{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                  Esas-Karar No: ...  Esas - ...<br>\t              T.C.<br>\t              KAYSERİ<br>\t 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>          TÜRK MİLLETİ ADINA\t\t               GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/11/2023<br><br>Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kuru domates alım-satım işi yaptığını, davalı ile yaklaşık 3 yıldır kuru domates alım satımı konusunda ticaret yaptıklarını,  2022 yılı yaz dönemi için de  kuru domates alımı için anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin anlaşmaya istinaden kuru domates alımı için ...  ve ...  tarihli ödeme dekontları ile toplamda 689.548,00-TL'yi davalı peşinen ödemiş olmasına rağmen davalı borçlunun kasaları dahi müvekkili tarafından gönderilen kuru domatesleri müvekkiline teslim etmediğini, gönderilen bedelin tahsili amacıyla Kayseri ...  Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca ve tüm ferilerine itirazı nedeniyle takibin ... tarihinde durdurulmasına karar verildiğini, alacağın tahsili amacıyla arabuluculuk görüşmeleri yaptıklarını ancak bunun da sonuçsuz kaldığını, öncelikle davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının dava değeri miktarınca yatırılacak teminat ile ihtiyaten haczine  kararı verilmesine, HMK'nın 109. maddesi hükmü uyarınca kısmi dava olarak borçlunun Kayseri ...  Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın şimdilik 100.000,00-TL'lik kısmının iptali  ile takibin devamına, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmiş, davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>YARGILAMA VE GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.<br>TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.<br>Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.<br>Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.<br> TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.<br>Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.<br>Kayseri - ...  Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ...  tarih ... sayılı cevabi yazısında: ... vergi kimlik numaralı ... 'ın \"yeni işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar 2. sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler\" denilmekle herhangi bir defter tasdik ettirmediğinin bildirildiği görüldü.<br>Buna göre davalının işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar olduğu görülmektedir. Bilindiği üzere, ikinci sınıf tüccar, tacir sayılmamaktadır. Davalının tacir olmaması nedeni ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.<br>TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir.<br>HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden  araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.<br>Yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafın tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davalardan olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,<br>2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,<br>3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,<br>4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. ...<br><br>Katip ...<br> e-imzalı<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalı <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c8947936a9f8c32","SID":"7bfd029c4e092c92"}}