{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/703 Esas<br>KARAR NO: 2023/1154<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/06/2019<br>NUMARASI: 2017/427 Esas, 2019/671 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalının 28.12.2015 tarihli \"Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Hizmet Sözleşmesi\" imzaladıklarını, sözleşmeye göre müvekkil şirketin, davalı şirketin İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetler Kanunu ve bu kanun gereği ilgili yönetmeliklere göre çalıştırılması zorunlu olan 1 adet A Sınıfı İş sağlığı ve Güvenliği uzmanı temin ettiğini, bu hizmete ilişkin olarak davalı şirkete aylık dönem sonlarında fatura keşide edildiğini ve sözleşme gereği davalı şirketin bu fatura bedellerinin bir kısmını ödediğini, ancak davalı şirketin kendisine keşide edilen faturalar karşılığı olan tüm bedelleri ödemediği için kalan 16.419,61 TL bakiye alacak nedeniyle 16.03.2017 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 27.03.2017 tarihinde söz konusu takibe, yetki ve borç yönünden itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, sözleşmeye göre davalının müvekkil firmaya fatura bedellerini ödemesi gerektiğini, davalı borçlu firmanın her ne kadar borca itiraz etmiş ise de 28.03.2017 tarihinde dava konusu alacağa ilişkin olarak, takipten ve borca itirazdan sonra müvekkil firmanın hesabına 2.759,11 TL ödeme gönderdiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın reddine, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile itiraz sonrası yapmış olduğu ödeme de dikkate alınarak takip talebindeki şartlarla icra takibinin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile davalı müvekkil arasında 28.12.2015 tarihinde \"Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Hizmet Sözleşmesi\" imzalandığını, davacı şirketin sözleşmede yer alan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, risk değerlendirme raporunu ilgili birime zamanında sunmadığını,  çalışan işçilerin emniyet kemeri kullanımını sağlamadığını, bu konuda işçilere gerekli eğitimi vermediğini, yeterli sayıda  yardım elemanı bulundurmadığını, işyeri hekimi bulundurmadığını, ayrıca çalıştırması gereken iş güvenliği uzmanı mevzuata uygun sürelerde çalışmadığı için müvekkil davalı şirkete Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 31.05.2016 tarihinde 18.214,00TL tutarında idari para cezası kesildiğini, ihtarname ile para cezasının davacının eksik ve kusurlu hizmetinden kaynaklı olması sebebiyle ödenmesinin istendiğini, ödeme yapılmaması üzerine, davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle Ankara ... Noterliğinin 31.03.2017 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak müvekkili tarafından feshedildiğini, anılan ihtarnamenin davacı şirkete 04.04.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkil şirketinde zarara uğramasına neden olduğunu, bu zarardan davacı tarafın sorumlu olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte cari hesap ekstresinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, öncelikle yetki itirazlarının dikkate alınarak davanın usulden reddine, mahkemenin esasa girmesi halinde haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, takibe konu faturalarının ödendiğinin taraf defter incelemesi ile anlaşıldığı, uyuşmazlığın ise Türkiye İş Kurumu tarafından davalı şirkete verilen idari para cezası ödemesinden kaynaklandığı, takip talebine dayanak faturalar incelendiğinde  idari para cezasına dair ödemenin dava edilmediği anlaşıldığından ve idari para cezasına dair kaydın takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşıldığından, idari para cezasının tahsili hususunun taraflar arasında ayrı bir dava konusu yapılabileceğinden bahisle davanın reddi ile davacının kötüniyeti ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkeme kararının davacıya 26/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, istinafın yasal 2 haftalık süre içerisinde yapıldığı, harçların tamamlandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin  verdiği hizmet bedelinin tahsilini istediğini, davalı tarafından hizmetin kusuruna ilişkin  açılmış bir dava, yasal yoldan yapılmış bir tespit bulunmadığını, müvekkilin hizmet kusuruna ilişkin iddiası bulunan davalının bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, böyle bir ispat söz konusu olmadığını,  verilen hizmetin usulüne uygun olarak ve tam ve eksiksiz ifa edildiğini gösterir belgelerin dosyaya ibraz edildiğini, İş Sağlığı Ve Güvenliği uzmanından alınan bilirkişi raporunda, rücu hakkının olmadığına dair  bilirkişi görüşü alındığını beyanla hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ödenmediği iddia edilen hizmet bedeli bakiyesine ilişkin takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının  yapılan incelemesinde takibin 16/03/2017 tarihinde başlatıldığı,  ödeme emrinin davalı/borçluya 22/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının  27/03/2017 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf ve ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmış olup,  davalı defterlerine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı şirketin davacı şirkete 2015 yılından devir 1.888,00.-TL bakiye borcu ile birlikte 2016 yılında 12 adet hizmet faturaları ile toplam 48.667,61.-TL lik tutarı davacı şirketin alacak kaydına aktarmış olduğu, Davalı şirketin, davacı şirkete 2016 yılında 9 adet havale işlemi ile toplam 32.248,00.-TL ödemeleri ile 29.12.2016 tarihli 13.660,50.-TL bedelli ... nolu Türkiye İş Kurumu Gen.Md. İdari Para Cezası ödemesinin davacı şirket hesabında borçtan mahsup edildiği, bu işlem ile birlikte davacı şirkete 2016 yılında yapılan toplam 45.908,50.-TL tutarındaki ödemelerin davacı şirketin borç kaydına aktarılmış olduğu, davalı şirketin 2017 yılına ait ticari defterlerinde ise, takip tarihine kadar başkaca bir işlemin bulunmadığı, davalı şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları usulünce düzenlenmiş olmakla sahibi yararına delil olma özelliği taşımakta olup, kayıtlarına göre 16.03.2017 olan takip tarihi itibariyle davacı şirkete 2.759,11.-TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde takip sonrası  bu tutarda yapılan ödemeyi kabul ettiğini, yapılan bu ödemenin davalı şirketin takip tarihi sonrası işlemlerinde de kayıtlı olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davacı defterlerine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda, taraflar arasında imzalanan 28.12.2015 tarihli sözleşme ile ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, tarafların ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, takip konusu faturaların her iki şirket defterlerinde de kayıtlı olduğu, tarafların defterlerindeki uyuşmazlığın Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından, davalı şirkete kesilen 18.201,00 TL idari para cezasının 1/4 indirimle 13.660,50 TL ödemenin tek taraflı olarak davacıdan tahsil etme talebinden kaynaklandığı, idari para cezasını ödeyen davalının tanzim ettiği faturanın davacı kayıtlarında  yer almadığı, teknik heyet üyemiz tarafından OSGB'lerin verdikleri hizmet kapsamında sorumlulukları işverene karşı olduğu, İşverene uygulanan idari para cezasının bu şekilde OSGB rücu edilmesinin mümkün olmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde; Davacının 16.03.2017 takip tarihi itibarıyla 16.419,61 TL alacağının bulunduğu, takipten sonra davalının yaptığı 2.759,11 TL nin davacının takipteki talebi dikkate alınarak TBK m.100 kapsamında ilgili icra müdürlüğünce kapak hesabında dikkate alınacağından hesaplamaya dahil edilmediği bildirilmiştir. Her iki bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılacağı üzere, taraflar arasında ihtilaf,  davalı tarafından yapılan 13.660,50 TL tutarındaki para cezasına ilişkin ödemenin,  davacı alacağından mahsubunun yapılıp yapılamayacağı, bağlı olarak, davacının dava konusu yapılan 13.660,50 TL bakiye alacağın bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkemece, takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaların her iki şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğu, takibe konu faturaların ödendiğinin taraf defter incelemesi ile anlaşıldığı, uyuşmazlığın ise Türkiye İş Kurumu tarafından davalı şirkete verilen idari para cezası ödemesinden kaynaklandığı, takip talebine dayanak faturalar incelendiğinde, idari para cezasına dair ödemenin dava edilmediği,  idari para cezasına dair kaydın takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, idari para cezasının tahsili hususunun taraflar arasında ayrı bir dava konusu yapılabileceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de bilirkişi raporlarında, takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaların her iki şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğu ifade edilmiş ancak davalı defterlerinde, 13.660,50 TL'lik para cezası ödemesi mahsup edildiğinde, davalının  16.03.2017 olan takip tarihi itibariyle davacı şirkete 2.759,11.-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, kalan bu borcunda  takip sonrası ödendiği bildirilmiş olup, davacı defterlerine ilişkin raporda ise yine aynı ödemeler gözetilip, davacının  13.660,50 TL'lik para cezasının şüpheli işlemler kaleminde göstermesi nedeniyle 16.03.2017 takip tarihi itibarıyla 16.419,61 TL alacağının bulunduğu, takipten sonra davalının 2.759,11 TL ödeme yaptığı, bunun gözetilmesi gerektiği bildirilmiş olup, her iki raporda da takip ve dava konusu faturaların ödendiğinin belirtilmediği, buna rağmen mahkemenin yanılgılı değerlendirme ile raporlarda takip konusu faturaların ödendiği, taraflarca ödenen para cezasının cari hesaptan mahsup edilip edilemeyeceği yönündeki tartışma yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın ayrı bir dava konusu yapılabileceği  kabul edilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, öncelikle iş güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından ödenen para cezasına esas teşkil eden yedi eylemden üçünün davacıya ait olduğu, diğerlerinin davalıya ait olduğunun belirtildiği gözetilerek para cezasına sebebiyet veren eylemlerden kimin ne oranda sorumlu olduğu, dolayısıyla kesilen para cezasının davalı tarafından bir kısmının veya tamamının mahsubunun gerekip gerekmediğinin gerekçeli ve denetime elverişli olarak açıklanıp gösterilmesi hususunda alınacak bilirkişi raporu sonrasında, taraf ticari defter ve kayıtlarındaki ödemeler ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi için  HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/427 Esas, 2019/671 Karar sayılı ve 18/06/2019 tarihli  kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu karar harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/11/2023\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66249d8a1c7e20e5","SID":"f8b3806ed3d72f63"}}