{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1965 Esas <br>KARAR NO: 2023/1753 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/551 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİHİ: 05/06/2023 (Ara Karar Tarihi)<br>DAVA: Sözleşmenin İptali<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, \"Müvekkilinin paylarının, vekaletnamenin kötüye kullanılması ile davalılara devredildiğini, dava konusu sözleşmelerin iptalinin gerektiğini, dava konusu sözleşmelerde gabinin söz konusu olduğunu, davaya konu hisselerin üçüncü şahıslara devrinin önlenmesinin gerektiğini, bu sebeple teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.\"<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/06/2023 (Ara Karar Tarihi) tarih 2023/551 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında;\"Davacı vekili tarafından her ne kadar ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebileceği, Aynı Kanun'un 390/3 maddesi, Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğuna ilişkin hükümlerin düzenlendiğini, davacı vekili tarafından davacının dava konusu şirketteki hisselerini davalılara hata, hile ve gabin altında ve vekaletnamenin kötüye kullanılması suretiyle devrettiğini iddia ettiği ve hisse devri sözleşmeleri ve vekaletnameleri sunduğu, ancak söz konusu iddialara ilişkin davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispatlayacak herhangi bir delil dosyaya sunmadığı, bu aşamada davacı iddialarının doğru olup olmadığı hususlarının yaklaşık olarak ispat edilemediği ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartları oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,\" karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili ...'ın 15/11/1950 doğumlu 73 yaşında olup, ... Mah. ... Cad. No:.. Avcılar İstanbul adresinde faliyet gösteren ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'de yönetim kurulu üyesi ve şirkette 2.177 paya sahip olup, şirket ortağı olduğunu, Müvekkili ..., eşi ...'ın pandemi  salgını esnasında COVİD19'dan kaynaklı olarak ani şekilde  11/02/2022 tarihinde vefat etmesi üzerine derin üzüntüye düşmüş olup,  mekan ve çevre değiştirerek bu derin ve sarsıcı üzüntüden kurtulmak için  kızı davalı ...'ın İzmir'de yazlığı olması ve orada bulunmaları ve yine   kızı diğer  davalı ...'nın İzmir'de ikamet etmesi sebebi ile  kızlarının yanına gittiğini, Davalıların birlikte hareket ederek, müvekkili annelerinin yaşadığı derin üzüntüden de yaralanarak ve anneleri üzerine yoğun bir şekilde baskı uygulayarak şirkette bulunan hisselerini çocuklarına devretmesini sürekli olarak talep ettiklerini; derin bir üzüntü ve bulanım içinde olan müvekkili ...'ın,  yalnızlık hissi ve korkusu içerisinde, kızlarının bu baskısına dayanamayarak çocuklarının talebi ile  şirkette bulunan hisselerinin devri hususunda yine ...'nında  vekilliğini yapan avukatlara Seferihisar Noterliği'nin 01/02/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesini verdirdiklerini; müvekkili vekaletnamedeki yetkileri, işlemleri  dahi anlamadan kızlarının baskısı altında vekaletnameyi imzalamak zorunda  bırakıldığını, Seferihisar Noterliği'nin 01/02/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde vekil olan Av...,   vekaletnamesindeki hisse devri ile ilgili yetkisine istinaden ...'a vekaleten Beşiktaş .... Noterliği'nin 20/03/2023 tarih ve  ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile ...'yi tevkil yoluyla vekili tayin ettiğini,  ...'nin aynı zamanda  Seferihisar Noterliği'nin 01/03/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalılardan ...'nın ve  Bakırköy ... Noterliği'nin 01/03/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile diğer davalı ...'ın da vekili olduğunu,  Av....'nin hem ... hem de davalılar ... ve ...'ın vekili durumda olduğunu, Müvekkili ...'a  tevkil ile vekil olan Av.... ile ... ve ... arasında yapılan davaya konu  23/03/2023 tarihli Anonim Şirket Hisse (Pay) Devri  Sözleşmeleri akdedilerek müvekkili ...'ın ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'de bulunan hisselerinin kızlarına devredildiğinin müvekkilce öğrenildiğini; müvekkilinin bu şekilde yapılan devirlerden hiçbir şekilde haberinin olmadığını; hisse devir sözleşmelerini  müvekkili  ... adına imzalayan ...'nin aynı zamanda ... ve ...'ın  da vekili olduğunu; ayrıca  Av....'da  ...'nın Seferihisar Noterliği'nin 08/04/2022 tarih ... sayılı vekaletnamesi ile  vekili olduğunu, Av.... Kendirili tarafından davalılara ... ve ... vekili olarak Beyoğlu ... Noterliği'nin 27 Mart 2023 tarih ve ... Nolu İhtarnamesi  ile  dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ihtarname  keşide edilerek hisse devirlerinin pay defterine işlenmesi talep edildiğini, Müvekkili ...'ın  iradesi davalı kızları ve vekalet verdiği avukatlar tarafından sakatlanarak dava dışı ...Sanayi ve Ticaret A.Ş'de bulunan  ... hissesi ...'ya ... hissesinin de ...a devredildiğini; iş bu devir sözleşmeleri vekaletnamenin kötüye kullanılmasına hile'ye ve gabine (aşırı yararlanma) dayalı olarak akdedildiğini; bu nedenle de iş bu  dava konusu  23/03/2023 tarihli Anonim Şirket Hisse (Pay) Devri  Sözleşmeleri'nin iptali için iş bu davanın açılması zaruretinin doğmuş olup, dava konusunun anonim şirket hisse devir sözleşmesinin iptali olması, anonim şirket paylarının kolay şekilde 3. Kişilere devrinin mümkün olması ve bu halde müvekkilinin haklarının elde etmesinin zorlaşacağının açık olması ve müvekkilinin bu sebeple zarara uğrayacak olması sebebi ile aynı zamanda  davanın devamı sırasında hisselerin üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk yaşanması ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmamasının mümkün olması sebepleri ile davaya konu hisselerin  3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi, kararın dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ivedilikle bildirilmesinin ilk derece mahkemesinden talep edildiğini, İlk derece mahkemesi tarafından verilen 05/06/2023 tarihli ara karar ile bu taleplerinin reddine karar verildiğini; iş bu kararın dosya içeriğine ve duruma uygun olmadığından karara karşı istinaf talep etmek zaruretinin doğduğunu; İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, İhtiyati tedbir şartları mevcut olup,  dava süresince, davaya konu hisselerin üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi gerektiğini; anonim şirket hisselerinin kolay şekilde devri mümkün olduğundan bu devrin dava sonuna kadar önlenmesinin elzem olduğunu; bu sebeple de ilk derece mahkemesinin red kararının kaldırılarak,  teminatsız  ihtiyati tedbir kararı verilerek dava konusu hisselerin devrinin engellenmesine, bu hususta ara karar oluşturularak dava dışı şirkete bildirilmesini öncelikle arz ve talep ettiklerini, 6102 sayılı HMK'nın  389'uncu maddesinde  \"gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,\"  yine HMK'nın  390'uncu maddesinde  İhtiyati tedbirin, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden  talep edilebileceği,  ve talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebileceği,  tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunun belirlendiğini,  Kanunda aranan şartların mevcut olup,  anonim şirket hisselerinin kolay şekilde devri mümkün olduğundan ihtiyati tedbir kararının gecikmesi halinde dava konusu payların 3. kişilere devri halinde müvekkilinin ciddi zarara uğrayacağını, Müvekkil ...'ın  gerek vekilleri ve gerekse davalı kızları tarafından iradesinin sakatlandığı,  kızları davalıların kendi  vekilleri  ile  birlikte hareket ederek, kendi vekillerine annelerinin vekaletname verilmesini sağladığı  bu hususta vekaletnamenin kötüye kullanılması ve hile söz konusu olduğunun açıkça ortada olduğunu,  İlgili pay devri sözleşmelerinde devredilen pay bedellerinin rayiç bedel üzerinden gösterilmediği, payın rayiç bedellerinin  gösterilen bedelden çok çok fazla olduğu  nominal bedel gösterilen bedel bakımından hisselerin devredilmesinin davalılar  yararına aşırı yararlanma (gabin) olduğunu,  Müvekkilin, davaya konu edilen paylarının Anonim  Şirkete ait olması ve  dava süresince üçüncü kişilere devrinin yapılmasının mümkün olması, gerek müvekkilinin gerekse 3. Kişilerin zarara uğramasının pek muhtemel olması sebebi ile HMK md 389 uyarınca tensiple birlikte dava konusu hisselerin devrinin önlenmesi hususunda  davalıların herhangi bir zararını sözkonusu olmaması sebebi ile TEMİNATSIZ olarak  ihtiyati tedbir kararı verilmesini, iş bu ara kararın dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ivedilikle gönderilmesine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, Kanunun aradığı yaklaşık ispat kuralınında sağlandığını, müvekkilinin 73 yaşında olup, davalıların müvekkilin kızları olduğunu, müvekkilinin kocasını covid19 sebebi ile ani şekilde kaybetmiş olup, davalıların yanında kalmak için gittiğinde müvekkile annelerinin hem yaşlılığından hem de yalnız kalma korkusundan yararlanarak müvekkile kocasından miras yolu ile kalan paylarının ve şirkette halihazırda var olan paylarını  haksız şekilde kendilerine devir aldıklarını, dava konusu pay devir sözleşmelerinin tevkil ile müvekkile vekil olan tarafından vekaleten imzalandığını, müvekkile vekil olanlar ile  tevkil edilen vekil/avukatın aynı zamanda davalıların da vekili olduğunu, pay devir sözleşmeleri öncesi ve sonrasında müvekkile bilgi ve belge verilmediğini; müvekkilinin vekillerini dahi tanımadığını, müvekkile pay devir bedelinin ödenmediğini; sözleşmelerde belirlenen pay devir bedellerinin çok düşük gösterildiğini, Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde dava konusu payların 3. Kişilere devrinin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken,  müvekkili adına sözleşmeye imza atan vekillerin aynı zamanda davalıların da vekili olduğuna ilişkin vekaletnamelerin dosyaya sunulmasına rağmen ve yine  pay devir sözleşmeleri ve  payların nominal değer üzerinden satıldığının sözleşmelerde açıkça yazılmasına rağmen, dosyaya alınan nüfus kayıt belgelerinde davalıların müvekkilinin kızlarının olduğunun açık olmakla ve yine kocasının 11/02/2023 tarihinde vefat ettiğinin açık olması karşısında  yaklaşık ispat kuralının sağlanmış olması ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde dahi davalıların bir zarara uğramasının mümkün olmaması ve ancak ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin büyük zarara uğramasının pek mümkün olması karşısında ilk derece mahkemesinin 05/06/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, Müvekkilinin paylarının,  vekaletnamenin kötüye kullanılması mahiyetinde davalılara devredildiğini; dava konusu sözleşmelerin iptali gerektiğini kanunun aradığı yaklaşık ispat kuralının dosyada mevcut olduğunu,  Müvekkil adına hisse devir sözleşmelerini imzalayan  vekil  ...'nin aynı zamanda davalıların da vekili olduğunu, ayrıca hisse devirlerini imzalayan ...'ın vekili  tevkil ile vekil haline gelmiş olup, müvekkil ...'a  hiçbir bilgi ve haber vermeden sözleşmeleri imzaladığını, tevkil eden avukat Av....'nın da aynı zamanda hisseleri devir alan davalıların vekili olduğunu, davalıların, bunu gizlediklerini, ne tevkil ile ilgli vekaletname ne de hisse devri sözleşmelerinin müvekkile verilmediğini, müvekkilinin sözleşmeden haberdar edilmediği gibi imzalı nüshasının dahi kendisine verilmediğini,   Sözleşmeler incelendiğinde hisse bedellerinin nominal değer üzerinden belirlendiği gerçek rayiç bedelden çok çok düşük olacak şekilde belirlendiğinin görüleceğini, bu bedelin dahi müvekkiline ödenmediğini, Vekalet akdinin, tarafların karşılıklı güvenine dayanan, güven ilişkisinin en yoğun olduğu akit türü olduğunu, vekilin, vekil eden kişinin yararına ve iradesine aykırı her türlü eylem ve işleminin vekalet görevinin kötüye kullanılması anlamına geleceğini, vekilin vekil edenin arzusuna aykırı olarak üçüncü bir kişiyle birlikte hareket ederek, anonim şirket paylarını düşük bir bedelle üçüncü kişiye/kendi başkaca müvekkiline devretmesinin vekalet görevinin kötüye kullanılması olduğunu, ... ile ... arasında yapılan davaya konu  23/03/2023 tarihli Anonim Şirket Hisse (Pay) Devri  Sözleşmesinin iptal edilerek  iş bu sözleşme ile  devredilen 725 adet  payın müvekkiline  iadesi gerektiğini, yine ... arasında   yapılan davaya konu  23/03/2023 tarihli Anonim Şirket Hisse (Pay) Devri  Sözleşmesinin iptal edilerek  iş bu sözleşme ile  devredilen 726 adet payın müvekkiline iadesi gerektiğini, Müvekkilinin iradesinin,  gerek yaşı,  gerek davalıların kızları olması ve gerekse eşini yakın süre önce ani şekilde kaybetmesi  sebebi ile sakatlandıüını,  bu sebepler ile de  dava konusu sözleşmelerin iptaline ve müvekkile ait payların iadesine kararar verilmesin gerektiğini, İrade bozukluğu hâllerinin 6098 sayılı TBK’nın 30 ila 39. maddeleri arasında bu defa “Yanılma”, “Aldatma” ve “Korkutma” başlıkları altında düzenlendiğini, müvekkilinin paylarını devretmek istemediği gibi, bu şekilde bir pay devri sözleşmesi de  yapmak istemediğini, davalıların hile ile müvekkilini hataya düşürdüklerini Pay devrine ilişkin dava konusu sözleşmelerde irade sakatlıklarının yanında ayrıca gabinin (aşırı yararlanma) söz konusu olduğunu, bu sebeple de dava konusu sözleşmelerin iptali gerektiğini, TBK madde 28'de Aşırı Yaralanmanın düzenlendiğini, Yukarıda da ifade edildiği üzere, müvekkilin gerek yaşı gerekse manevi durum halinden yararlanan davalı kızları müvekkil paylarını nominal değer üzerinden alınması hususunda sözleşme yaptiklarını, devre konu şirket paylarının  rayiç  değerinin  sözleşmelerde belirtilen değerden çok çok fazla olduğunu, her iki sözleşme ile devir edilen  payların en az  2.000.000 TL  değerde olduğunu,  72.600 TL ve 72.500 TL olarak belirlenen bedellerin, payların rayiç değeri karşısında davalılar lehine  aşırı yararlanma durumu açıkça ortaya koyduğunu, (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2021/9493 E., 2021/7624 K.) Dava süresince davaya konu payların davalılar uhdesinde kalmasının, 3. Kişilere devrinin önlenmesinin büyük önem arz ettiğini, aksi halde müvekkilin zarara uğrayacağını, İleri sürerek, ihtiyati tedbir taleplerinin redine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak; İhtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davaya konu payların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi hakkında  davanın mahiyeti gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek, dava konusu olan  23/03/2023 tarihli Anonim Şirket Hisse (Pay) Devri  Sözleşmesinin ile  ...'ya  devredilen 725 adet  payın  ve  yine   davaya konu  23/03/2023 tarihli Anonim Şirket Hisse (Pay) Devri  Sözleşmesi  ile  ...'a  devredilen 726 adet payın  dava süresince 3. Kişilere devrinin önlenmesine, ihtiyati tedbir  kararının da pay defterine işlenebilmesi için  dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ivedilikle bildirilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar  tarafına yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Talep; pay devri sözleşmelerinin iptali davasında, payların üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece 05/06/2023 tarihli ara karar ile tedbir istemi reddedilmiş, davacı vekili tarafından karar istinaf edilmiştir. Ara karara yönelik istinaf başvurusu inceleme aşamasında iken, davacı vekili ...  ilk derece mahkemesine sunduğu 14/09/2023 tarihli dilekçe ile; sözleşmenin iptali davasından davacının hür iradesi kapsamında  feragat edildiğinin,  HMK 309 ve devamı maddeleri uyarınca, feragat beyanı nedeniyle mahkemece davanın feragat nedeniyle reddinin talep edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin, Bakırköy .. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 13/09/2023 tarihli vekaletnamesinde davadan ve temyizden feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesinin 26/09/2023 tarihli celsede; davanın feragat nedeniyle reddine karar verdiği, gerekçeli kararın henüz yazılmadığı görülmüştür.HMK'nın 307. Maddesinde düzenlenen  feragat, davacının, talep  sonucundan  kısmen veya  tamamen  vazgeçmesidir.  Feragat, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin  muvafakatine de bağlı değildir. Feragat,  hüküm kesinleşinceye  kadar  her  zaman yapılabilir. Somut olayda; davacının feragati ile dava sona ermiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin 05/06/2023 tarihli, tedbir isteminin reddi kararına yönelik davacının yaptığı istinaf başvurusu da konusuz kalmıştır. Bu nedenle davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,  5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/11/2023 tarihinde HMK'nın  362/1-f  maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e936824142868fd","SID":"f601eb1c1de31b8f"}}