{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.... Bölge Adliye Mahkemesi       <br><br>T.C.<br>...<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .......<br>TARİHİ\t\t:  30/03/2023 <br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 11/01/2023 <br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  03/11/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki ... şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....yüklenici şirketlerinden ...işçilerinden .... tarafından kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı için müvekkili aleyhine iş mahkemelerinde açılan davalarda davaların kısmen kabulüne dair ilamların konu edildiği icra takip dosyalarına müvekkili tarafından adı geçen işçilere toplam 60.793,81 TL ödendiğini, yüklenici firmanın işçilerine yapılan bu ödemelerin rücuan tahsili için müvekkili tarafından ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/353 esas sayılı dosyasında terkin edildiği öğrenilen şirketin ihyası için taraflarına süre ve yetki verildiğini  ileri sürerek .... ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde özetle;.... kayıtlı bulunan ....6102 sayılı Türk ... Kanununun Geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, ayrıca şirketin terkin tarihinde derdest davalarının alacak ve borçlarının ... ... ... Müdürlüğü tarafından bilinmesi mümkün olmadığından ... ... ... Müdürlüğü işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket Geçici 7. maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, ... ... ... Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu belirterek davanın süre yönünden ve hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2. maddesi uyarınca. tasfiye memuru atanmasına, ... ... ... Müdürlüğü açılan bu davada yasal hasım olduğundan ... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince iddia, savunma, ve toplanan tüm delillere göre; ... sicilinden re'sen terkin edilen ... ... ... ... ve ... ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyası istemiyle açılan davada, somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... ... müdürlüğü tarafından hazırlanan ihtarnamenin şirkete tebliğe çıkarıldığı, tebligatın  taşındığı şerhi ile yapılamamış olduğu ihtarın  ... ... ...'nde yayınlandığı, ancak  ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmalığı 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ... ... Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usulüne uygun olmadığından bu yönü ile  ihyası istenen şirketin terkin işleminin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle ihya talebinin yerinde görüldüğü,  dava konusu edilen şirketin ... ... tarafından gösterilen \"5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler\"  açıklamasıyla re'sen terkin sebebinin 6102 sayılı Kanunun geçici 7. Maddesinde sayılmayıp 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı ... gazetede yayınlanan \" Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş ... ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve ... ... Kayıtlarının Silinmesine İlişkin  Tebliğ\"'in 5. maddesinin \"d\" bendinde düzenlendiği, bu yönü ile de kanunda sayılan haller dışında bir sebebe dayalı yapılan re'sen terkin işleminin usulsüz olduğu,  iş bu davanın  ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23/01/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı anlaşılmış ise de yukarıda açıklanan gerekçelerle TTK'nun Geçici 7. maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında resen terkin işleminin yapılması karşısında yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ... ... Müdürlüğüne 152900 ... numarası ile kayıtlı iken re'sen terkin edilen ... ... ... ... ve ... ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyası ile ... siciline tesciline, karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; Eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, TTK'nın geçici 7. Maddesinin 12. Fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını, yine ... şirketin ortaklarının silinme tarihinden önceki amme alacağına ilişkin sorumluluklarının 6183 sayılı Yasa kapsamında devam ettiğini, hukuki yarar şartı yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının ... tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, şirketin terkininin geçici 7. Maddedeki prosedüre uygun yapıldığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, usulüne uygun ihtarın şirkete gönderildiğini, mahkemece TTK'nın 547. Maddesi gereği ek tasfiyeye karar verilmesini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, zorunlu hasım olan müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, TTK'nın geçici 7. Maddesi gereği re'sen terkin olunan ... şirketin ihyası istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tBilindiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde anonim ve ... şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen ... ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre ... şirketler, 559 Sayılı Türk ... Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ... sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; ... ... müdürlüklerince kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ... sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve ... kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ... ... ... ... Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ... sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını  isteyebilirler.  <br>\tDosya kapsamından; ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 11.01.2023 tarihinde açılmıştır. Şu halde davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuştur. Ne var ki terkin işlemi TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen prosedüre uygun olarak yapılmadığından usulsüz terkin işlemi sebebiyle dava tarihi itibarıyla 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gözetilmemiştir. Şöyle ki; münfesih şirketin 5174 sayılı kanuna göre odadan kaydı silinmesi sebebi ile 23/01/2014 tarihinde geçici 7. madde uyarınca re'sen ... ... kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça münfesih olan şirketin taraf olduğu rücuan alacak davasında verilen kararın tebliği için şirketin ihyası istemine ilişkin olarak işbu dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince, davacı kurum tarafından  ihyası istenen şirket aleyhine açılan rücuan alacak  davasında taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden şirketin ihyasının istenilmesinde hukuki yararının bulunduğu, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi ve gerek tebliğin 6. maddesinde müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı son adresine ve temsil ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından  ... ... ... ... ve ... ... Şirketi'nin    yetkili temsilcisine ihtar yapılmaksızın kanunda öngörülen usule ve kanunda terkin sebebi olarak sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine istinaden hukuk aykırı olarak ihyası istenen sicilden terkin edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.    <br>\t... ... Müdürlüğü'nden celp edilen kayıtların incelenmesinde şirketin 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun geçici 7.maddesi gereğince 18/05/2004 tarihli ve 5174 sayılı ...... Kanunu gereğince kaydının 23/01/2014 tarihinde silindiği, anlaşılmaktadır. <br>\t5174 Sayılı ... Kanunun 10.maddesinde \" .... kayıt zorunluluğu bulunanlar, durumlarında meydana gelen ve Türk ... Kanununa göre tescil ve ilânı gereken her türlü değişikliği, gerçekleşmesinden itibaren bir ay içinde, kayıtlı oldukları odalara bildirmek zorundadır. ... siciline tescili zorunlu olup da yasal şekil ve sürede tescil ettirilmemiş olan bir hususu haber alan ilgili oda, bu yasal zorunluluğu yerine getirmeyenlerin durumlarını gerekli ... değişikliklerinin yapılması için ilgili ... ... memurluğuna bildirir. ... ... memurluğu, bu bildirim üzerine gerekli işlemleri yapmakla yükümlüdür. <br>\t\t\t\tİçinde bulunulan yıldan önceki iki yıldan itibaren adresleri ve durumları tespit edilemeyenler ile bu süre zarfında aidat ödemeyen üyelerin isimleri, oda yönetim kurulu kararıyla, meslek grupları ve seçmen listelerinden silinir; aidat tahakkukları durdurulur. Bu fıkra hükmünün gereğinin her yılın ocak ayı içinde yerine getirilmesinden oda yönetim kurulu sorumludur. \" hükümlerine yer verilmiştir. <br>\t\tYukarıdaki fıkrada anılan oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ... ... kaydının re'sen silinmesi için ... ... memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemezler. <br>\t\t... sicilinden re'sen veya işin bırakılması halinde üyenin talebi üzerine kayıt silinmesine ilişkin ilânlar ... ... ... Gazetesinde ücretsiz olarak yayımlanır.\" hükmünü içermektedir.<br>\t  30.12.2012 gün ve 28513 sayılı ... .... yayımlanan \" Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş ... ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve ... ... Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in  1. Maddesinin d bendi \" 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı ... Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, ... kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.\" ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. <br>\t\tTTK’nın geçici 7. Maddesinde \"1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen ... ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ... sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır\" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfeyi edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu madde belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus)  bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. Maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında  anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tututalamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. HGK’nın  14/06/2017 tarih ve 2017/4-1358 esas,  2017/1193 karar sayılı kararında \" ...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır\" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>\t\tÖzetle ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır. (... Bölge Adliye Mahkemesi 201/714 esas 2018/254 karar, Yargıtay 11. HD 24/09/2018 gün ve 2018/2834-5605 e-k sayılı ilamı) Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/03/2023 tarih ve 2023/1394 Esas 2023/1520 Karar ve 27/09/2022 tarih ve 2022/5605 Esas 2022/6373 Karar sayılı ilamları).  <br>\t Doktrinde de bu çelişkiye dikkat çekilerek tebliğdeki düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı ve kanundaki sayımın sınırlı olduğu vurgulanmıştır. (Murat Kaderoğlu Anonim Şirketlerin  İnfisahı, sayfa 350-351, dipnot 251 atfı Çalışkan s. 200; Şengül Al Kılıç, Anonim Şirketlerde Tasfiyeden Dönme, sayfa 168 dipnot 418-aynı yöndeki atıf Karaman Coşgun s.316,) O halde, geçici 7. maddede tahdidi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan ihyası istenen şirketin oda kaydının silinmesine dayanılarak   davalı ... tarafından söz konusu terkin işleminin gerçekleştirilmesi anılan yasa maddesine açıkça aykırıdır.  <br>\t Öte yandan davalı ... müdürlüğü geçici 7. maddeye göre tesis ettiği işleme gerekçe olarak oda kaydının silinmesini göstermiş ve işlemlerini de bu çerçevede yapmıştır. Yapılan işlemler geçici 7. Maddenin 4/a fıkrasındaki usule göre de yerine getirilmemiş, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye ihtar gönderilmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle esasen ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde TTK'nın 7. maddesine aykırı olarak dosyada yer alan ... ... kayıtlarına göre ihyası istenen şirket halen faal iken davalı ... terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince şirkete tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı sicilin bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.03.2022 tarihli ve 2022/1398 E. 2022/2300 K. Sayılı kararı, 26.10.2020 tarihli ve 2020/1896 E. 2020/4397 K. Sayılı kararı, 26.10.2020 tarihli ve 29.06.2020 tarihli ve 2020/1346 Esas-2020/3258K.  Sayılı emsal nitelikteki kararları da bu yöndedir.<br>\t Bu durumda, davalı ... ... Müdürlüğü tarafından TTK'nın geçici 7/1. Maddesinde sayılmayan 5174 sayılı  oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak şirketin ... sicilinden re'sen terkini anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu  gibi TTK'nın geçici 7/2. Maddesine  aykırı bir biçimde ... sicilinden aynı maddenin 4/a maddesindeki usule uyulmayarak terkin işlemlerinin gerçekleştirildiği gözetildiğinde, davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı ... aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi de yerinde görülmüştür.   <br>\tSonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvuru kanun  dilekçesinde yer verdikleri itirazların  yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İstinafa başvuran davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri gereği istinafa başvurusunda haksız çıkan davalı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu karar harcı başlangıçta peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,  varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/10/2023<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d73667dbc47116d1","SID":"53638dfbb4cbb353"}}