{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1416 <br>KARAR NO\t: 2023/1273<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/228 E.  -  2020/409 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:                       <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ve Marka İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2020 tarih ve 2019/228 E. - 2020/409 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, İstanbul Ticaret Odası tarafından 21/07/1992 tarihinde tescil edilen “...” ticari unvanı ile çalışma hayatına başladığını, daha sonra “...” olarak unvan değiştirildiğini, 25 yıldır aktif olarak kullanmakta olduğunu, faaliyet konularının “Her çeşit çelikten mamul el aletleri (testere, kolastar, kütük hızarı, daire testere, bağ makası, körük, ispatula) imali, ithalatı, ihracatı ve alım satımı ve bu maksatla her türlü fabrika, imalathane kurulması ve bunların işletilmesi, her çelik ..., vida ve demir hırdavat imali, ithalatı ihracatı ve alım satımı Yurt içinde ve yurt dışında sabit, frefabrik bina, liman, havaalanı, yol, enerji üreten maddelerin üretimi, dolumu, depolanma ve dağıtımına yönelik tesisler, sulama, içme suyu kanalizasyon, ısıtma, soğutma, kalorifer, asansör tesisleri gibi her türlü yapıların yapımı Çimento, fayans, kereste, demir çelik, cam, boya, mermer, mıcır, elektrik, kaynak, montaj kaplama hırdavat malzemesi, kimya ve cam sanayi ürünleri ile her türlü yapı malzemeleri, bunların ham maddeleri ve hurdaları ile inşaat ve inşaat malzemesi, makina araç gereçleri ile yedek parçaları sayılanların üretimi, başkalarına yaptırılması, dahili alımı ve satımı, ihracı ve ithalatı Şirket bu gayesini gerçekleştirmek için yurt içinde ve dışında gayrimenkuller satın almak gayrimenkuller satmak arsa arazi tarla satın almak satmak bina daire fabrika binası satın almak satmak bina daire fabrika binası inşa etmek satmak ve 27.7.1999 tarihinde tescil edilen tadil mukavelesinde yazılı olan diğer işler.” olarak tanımlandığını, müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin ticaret unvanının tescilinden çok daha öncesine dayandığını, müvekkili şirket ortaklarından ...’nun babası ... ...’nun ilk olarak 1984’te ... olarak “El Aletleri İmalatı” faaliyetine başladığını, aynı yıl İstanbul Vergi Dairesine “... ...” olarak kaydolduğunu, ... ...’nin 1988 yılında kendini yenileyerek çelik beton çivisi üretimine geçtiğini, 1992’de “...” adı altında yürütülen faaliyetlere son verildiğini, ...'nin kurulduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarını ilk tescil / başvuru tarihinden itibaren bilfiil aralıksız kullandığını, bu markalar altında 06. ve 08. sınıflara dahil mallar üzerinde, başta çiviler olmak üzere, kullanım olduğunu, tescilli markalının fiilen kullanıldığını, 160103 sayılı “... ...” ibareli markanın yenilenmeme nedeniyle hükümden düştüğü fark edilince yeni başvuru yaptıklarını, kısmen ret nedeniyle tescil edilemediğini, markanın davalı durumda olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markası ile benzer bulunduğunu, davalının 2007 34496 sayılı markasının kısmen reddedildiği için davalının müktesep hakkı bulunmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait itiraza gerekçe markalardan 160103 sayılı markanın koruma süresinin dolduğu ve yenilenmediğinden müddet olduğu hususunun kayıtlara yansıdığı, Kurum tarafından iltibas değerlendirmesine alınmamasının yerinde olduğu, davacı tarafın 2007/37401  sayılı markası açısından, her iki taraf markası arasında işaretsel açıdan ... asli unsurlu ibarelerde görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmuş ise de, davalı tarafın marka başvurusu ile ilgili olarak davacı tarafın süresinde  SMK'nın 6/1 ve diğer maddelere göre yayına itiraz ettiğinde davalı firma vekili karşı görüşünde 2007/37401 sayılı mesnet markanın SMK'nın 19. ve Yönetmelik 29. maddeye uygun şekilde kullanılmasının ispatının talep edilmesi üzerine davacının kullanım ispatına yönelik delil ve belgeler sunduğu, ... nezdinde işlem dosyasına yansıtılan delil ve belgeler incelendiğinde; davaya konu  olan markanın başvuru tarihinden geriye yönelik 5 yıl içinde (20/06/2017 - 20/06/2012 arasındaki dönem) davacı taraf 2007/37401 sayılı marka açısından \"...\" malları açısından markayı kullandığını ispatlamakla beraber bu mal kullanım ispatına konu olan 2007/37401 sayılı  markanın kapsamında aynen yer almadığı, davaya konu markanın kapsamındaki diğer mallar açısından ise herhangi bir kullanım ispatının yerine getirilmediği, bu markanın SMK 6/1 incelemesine esas alınmamasının yerinde ve doğru olduğu, davacı tarafın 2015/83662 sayılı markası açısından ise, davalının \"Şekil + ...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"Şekil+...  kesici el aletleri\"  ibareli tescilli markası arasında sescil ve görsel benzerlik oluşmakla beraber kapsamındaki malların birbirleriyle aynı/ benzer veya ilişkilendirilebilir mahiyette olmadığı için SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas-karıştırılma koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın \"Şekil + ...\" ibareli başvurusu üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, somut olayda  SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın \"Şekil + ...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanamadığı, dava konusu marka açısından  kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın  reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında alınan 24.10.2019 tarihli bilirkişi raporuna esaslı ve etraflıca itiraz edildiğini, ardından düzenlenen ek raporun da itirazları aydınlatır mahiyette olmamasına rağmen raporun denetime elverişli bulunmasının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin 160103 ve 2007 37401 sayılı tescilli markalarını uzun yıllardır aktif olarak kullandığını, bilirkişilerin, iş bu raporda yalnızca 2015/83662 sayılı marka ile dava konusu markayı karşılaştırmış olup hiçbir şekilde  160103 ve 2007 37401 sayılı markalar ile karşılaştırma yapmadıklarını, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, müvekkilinin müktesep hak sahibi olduğunu, müvekkili şirket ortaklarından ...’nun babası ... ...'nun ilk olarak 1984 senesinde “...” olarak “El Aletleri İmalatı” faaliyetine başladığını, aynı yıl İstanbul Vergi Dairesine “... ...” olarak kaydolduğunu, 1988 yılında kendini yenileyerek çelik beton çivisi üretimine geçiş kararı aldığını, kurumsallaşma adına da 1992 yılında “...” adı altında yürütülen faaliyetlere son verilerek, İstanbul Ticaret Odası nezdinde “...” kurulduğunu, “.... Şti.”nin bugün de bu unvan altında haklı ünlerini devam ettirdiğini, “...” ibareli markanın ilk olarak müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, bu ibarenin gerçek ve öncelikli hak sahibinin müvekkil olduğunu,  müvekkili şirketin iştigal konusunda ..., vida imalatı, ithalat ve ihracatı, alım satımının yer aldığını, kötüniyet iddialarının ispat edilemediğine yönelik itirazların dikkate alınmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/9. maddesi kapsamında da başvurunun “tümden reddedilmesi” gerektiğini,  duruşmada tefhim edilen kısa kararında yargılama giderlerine, vekalet ücretine ilişkin hüküm tesis edilmediğini, kısa karar ile gerekçe arasında çelişki olmasının hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.      <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dayandığı 160103 sayılı markanın koruma süresinin dolduğu, 2007/37401 sayılı markasının da \"...\" malı için kullanıldığının ispatlanmasına rağmen \"...\" emtiasının 2007/37401 sayılı markanın eşya listesinde olmadığı, söz konusu markanın eşya listesinde yer alan diğer mallar için de davacı tarafından kullanımın ispatlanamadığı, marka işaretlerinin benzer bulunmasına rağmen emtia benzerliği koşulu oluşmadığından davalının dava konusu 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında SMK madde 6/1 gereğince iltibas tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin SMK'nın 6/3. maddesi gereğince eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği, somut olayda  SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın \"Şekil + ... \" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, davalının kötüniyetle marka başvurusunda bulunduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55‬-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2023<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45fcb4f985ef10e2","SID":"680839a436bd4383"}}