{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t:  13/07/2021 <br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/05/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/11/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili tarafından dava dışı ... ... .... asıl borçlu sıfatıyla davalı bankadan 22.04.2011 tarihli 200.000,00 TL limitli ... kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak davalı banka lehine ipotek verdiğini, söz konusu ... kredi sözleşmesi incelendiğinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sadece ... ile ...'in imzalarının bulunduğunu, müvekkilinin ipotek veren üçüncü şahıs sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığı esnada kredi limiti de sözleşmede yer almadığından kefalet sözleşmesinin bu yönü ile de müvekkili açısından geçersiz olduğunu, müvekkilinin bugüne kadar yaklaşık 500.000,00 TL ödeme yaptığı halde, halen borçlu olduğunun ifade edilerek ipoteğin fek edilmediğini, halen cebri icra tehdidinin devam ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin 22.04.2011 tarihli ... kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak bulunmadığının tespitine, müvekkilinin 22.04.2011 tarihli krediye ilişkin ... kredi sözleşmesi kapsamında 121.365,76 TL borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı bankaya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili duruşmalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince iddia, savunma, soruşturma, dosyasına, bilirkişi raporlarına ve toplanan tüm delillere göre; menfi tespit istemiyle açılan davada uyuşmazlığın dava dışı şirketin kullanmış olduğu kredi için taşınmazı üzerinden ipotek tesis eden davacının ayrıca söz konusu krediden dolayı müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı,  davalı banka ile dava dışı ... ... .... arasında imzalanan 22/04/2011 tarihli ... kredi sözleşmesini davacının sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamadığı, davalı banka lehine 25/10/2011 tarihinde taşınmazını 200.000TL üst sınırla 3. Kişi sıfatıyla ipotek/rehin vermesi esnasında yani sözleşmenin düzenlenmesinden yaklaşık 6 ay sonra 25/10/2011 tarihinde verdiği ipotekle/rehinle ilgili olarak imzaladığı, davacının 22/04/2011 tarihli ... kredi sözleşmesinden dolayı müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatının bulunmadığı, dava dışı borçlu  ... ... .... davalı bankadan kullandığı kredilere karşılık davacının 3. Kişi sıfatıyla davalı lehine taşınmazını 200.000 TL üst sınır limiti ile verdiği ipotekten dolayı davalıya 200.000 TL borçlu olduğu, davacının, davalı bankaya toplam 557.751,75 TL. Ödeme yaptığı, ödediği bu miktardan 200.000 TL düşüldüğünde davalı bankadan 357.751,75 TL. Alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 22/04/2011 tarihli ... kredi sözleşmesi kapsamında davacının davalıya 121.365,76 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının müteselsil kefil sıfatıyla 22.04.2011 tarihli ... kredi sözleşmesinin kefalet şerhi sayfalarını imzaladığını, söz konusu imzaların davacı eli ürünü olduğunun ... ....+ Müdürlüğü'nce tespit edildiğini, davacının dava dışı firmanın kullanmış olduğu krediler için kefil sıfatıyla ödemeler yaptığını ve bu sırada herhangi bir itirazda bulunmadığını, mahkemenin davacının soyut iddiasına itibar ettiğini, davacının iddiasının aksine gayrimenkulü üzerinde tesis edilen ipotek sebebiyle kefil olmadığını, davacı dahil üç kefilin de hem ... kredi sözleşmesinin hem yazıyla hem de rakamla kefalet limitinin bulunduğu 1. Sayfasında, hem kredi ... sözleşmesinin kefalet şerhi başlıklı ve kefalet hükümlerini içeren 62-63-64. Sayfalarında adının imzasının ve kefalet limiti ibarelerinin yer aldığını, davacının aynı zamanda ....ortağı ve yetkilisi olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, davacının şube ile ilgili işlemlerini işbu davayı ikame eden avukat eşi aracılığıyla yürüttüğünü ikrar ettiğini, davacı borçlu tarafından kredi sözleşmesine kefalet imzalarının alındığını, ipotek veren 3. Şahıs sıfatıyla imzalanmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de kefaletin geçerli olduğunu ileri sürerek açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavacı vekili, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, ipotek veren 3. şahıs sıfatıyla imzaladığı ... kredi sözleşmesini ayrıca müteselsil kefil sıfatıyla imzalamadığı iddiasıyla  davacının, davalı bankaca keşide edilen kat ihtarnamesinde bildirilen kredi borcu sebebiyle  borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.  <br>\tİlk derece mahkemesince yargılama sırasında bankacılık işlemleri konusunda uzman 3 ayrı bilirkişiden rapor alınmış olup bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06.10.2020 havale tarihli raporda özetle; davalı bankanın ... Şubesi tarafından 23.3.2011 tarihinde dava dışı ... ... Ltd.Şti. Lehine 1.000,000 TL limitli ...kredisi açıldığını, ...kredisinin yıllık cirosu 7.500,000 TLsının altında olan firmalara açılan ve kullandırılan bir kredi olduğunu, bu kredinin nasıl kullandırılacağı, her kredi için ne miktarda sözleşme alınacağının 2008/113 sayılı genelgede çok açık bir şekilde izah edildiğini, kobi ...kredisi ile şahsi taahhüt, ortak kefaleti, 3.şahıs kefaleti, taşıt rehni, gerçek müşteri senet ve çekleri, ipotek, hazine bonosu, devlet tahvili, mevduat rehni ve bankanın yatırım fonları teminat alınarak kredi kullandırılabileceğini, kullandırılan bütün bu kredilerin toplamının firmaya tahsis edilen 1.000,000 TL'lık kredi limitin geçemeyeceğini, kullandırılan her kredinin birbirinden bağımsız olduğunu, her kredi için ne miktarda sözleşme alınacağının 2008/113 sayılı genelgede açıkça belirtildiğini, ...kredisinde firmaya sağlanan kredi limiti ile sözleşme limiti arasında miktar yönünden eşitlik olmadığını, 22.4.2011 tarihinde 3.şahıs kefaleti ile 75.000 TLlik kredi açıldığını ve kullandırıldığını, 2008/113 sayılı genelgeye göre bu krediye şirket ortaklarının yanında tacir olan iki kefil alınacağını ve kredi tutarının %150 fazlasıyla 187.500 TLlık sözleşme imzalatılacağını, davalı banka yetkililerinin ne böyle bir sözleşme imzalattıklarını ne de sözleşmeye tacir olan iki kefil aldıklarını, 22.4.2011 tarihinde 2008/113 sayılı genelgeye göre davalı banka yetkililerinin 1.000.000 TLlık sözleşme imzalatma yetkilerinin olmadığını, bu durumun banka yetkililerinin 2008/113 sayılı genelgeyi okumadıklarını, yanlış işlem yaptıklarını, ya da sözleşmeyi sonradan bilinçsizce doldurduklarını gösterdiğini, 22.4.2011 tarihinde imzalatılması gereken sözleşme tutarının iki adet tacirin kefaletiyle 187.500 TLlık kredi sözleşmesi olduğunu, dava dışı kredi borçlusu ... Ltd.Şti lehine 25.10.2011 tarihinde davacıya ait taşınmazın davalı banka lehine ipotek ettirilerek 100.000 TLlık kredi kullandırıldığını, ipotek bedelinin 200.000 TL sı olduğunu, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, bu kredi için de alınması gereken sözleşme tutarının 2008/113 sayılı genelgeye göre kredi bedelinin %150 fazlası ile 250.000 TLsı olduğunu, banka tarafından böyle bir sözleşme dava dosyasına ibraz edilmediği gibi, davacıya 25.10.2011 tarihinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalatılan 250.000 TLlık kredi sözleşmesinin de olmadığını, davacının sadece 200.000 TLlık ipotek kefili olduğunu, ipotek üst sınır limitinin de 200.000 TL olduğundan, davacıdan alınacak bedelin ipoteğin icra yoluyla satışından alınacak tutar olduğunu, bu tutarın da hiçbir zaman 200.000 TL sını geçemeyeceğini, bunun dışında davalı bankaya hiçbir kefilliği ve borcunun olmadığını bildirmiştir. <br>\tBankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06.01.2021 tarihli raporda özetle; ... Bankası .... ile dava dışı ... ... ... ... arasında 22.04.2011 tarihli 1.000.000,00-TL limitli ... Kredi  Sözleşmesi imzalandığını, davacı ...'ın ... Kredi Sözleşmesini 1.000.000,00-TL limit ile Müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, bankacılık uygulamaları ve ... Bankası 2008/113 numaralı genelge kapsamında sözleşmenin imzalandığı tarihte dava dışı firmanın davalı banka nezdinde Nakit Karşılıklı limit dahil 1.000.000,00-TL  kredi limitinin bulunması dolayısı ile davalı bankanın davacıdan 1.000.000,00-TL limitli ... Kredi Sözleşmesi imzalamasında herhangi bir hata bulunmadığının tespit edildiğini, davacının davalı bankaya kullandırılan kredilerden kaynaklı  kefaletinin sona erdiği bundan sonra kullandırılacak krediler için sorumluluğunun bulunmadığına dair noter kanalı ile herhangi bir ihbarda bulunmadığının tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan 22.04.2011 tarihli ... Kredi Sözleşmesinde tahrifat yapıldığı ve bu sebeple sözleşmenin hükümsüzlüğü  hususunda hukuki takdir mahkemeye ait  olmak üzere bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede Davalı kefil ...'ın kefalet imzasının bulunduğu ve dava dosyasına sunulan 22.04.2011 tarihli  ... Kredi Sözleşmesinde imzasının olması nedeniyle verilen kredilerden kefalet limitlerine kadar  olan meblağdan ve kendi temerrütleri oranında sorumlu olduğu davalı bankaya fazladan yaptığı bir ödeme bulunmadığını ve kefaletinin devam ettiği dolayısı ile borçsuzluğunun söz konusu olmadığı bildirilmiştir.<br>\tBankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/04/2021 havale tarihli raporda özetle; emekli banka müfettişi ve müdürü bilirkişi ...'ın 13/05/2019 tarihli mütaalasındaki görüşlerin, emekli banka müdür yardımcısı bilirkişi ...'nin 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki görüşlerin isabetli olduğunu, ....  07/01/2021 tarihli bilirkişi raporundaki görüşlerin isabetli olmadığını ve kendisince iştirak edilmesinin mümkün olamayacağını, davalı/... ... ... .... İle dava dışı borçlu/... ....Arasında imzalanan 22/04/2011 tarihli kredi ... sözleşmesinde davacı/...'ın imzası mevcut olsa da, davacı ...'ın söz konusu 22/04/2011 tarihli sözleşmeyi kefil sıfatıyla değil, davalı/banka lehine 25/10/2011 tarihinde taşınmazını 200.000,00 TL üst sınırla 3.kişi sıfatıyla ipotek/rehin vermesi esnasında yani sözleşmenin düzenlenmesinden yaklaşık 6 ay sonra ve 25/10/2011 tarihinde verdiği ipotekle/rehinle ilgili olarak imzalamış olduğunu, işbu raporda açıklanan tüm hususlardan ve 22/04/2011 tarihli kredi ... sözleşmesi'nden dolayı, davacı/...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatının bulunmadığını, sözleşme limitinde yapılan tahrifatın limitle ilgili güven duygusunu sarstığını, sözleşmenin 22/04/2011 tarihi itibariyle limitinin ne olduğunun belli olmadığını, sözleşmeye 1.000.000 TL limitin ne zaman ve ne amaçla kimin tarafından yazıldığının belirsizlik arz ettiğini, gerek bilirkişi olarak kendisince yapılan tespitler, gerekse davacı/...'ın vekilinin 02/12/2020 tarihli dilekçesindeki talebi (taleple bağlılık ilkesi) gereğince dava dışı borçlu.... davalı/bankadan kullanacağı kredilere karşılık davacı/...'ın 3.kişi sıfatıyla davalı/banka lehine taşınmazını 200.000,00 TL üst sınır limiti ile verdiği ipotekten dolayı, davalı/bankaya 200.000,00 TL borçlu olduğunu, davacı/...'ın davalı bankaya toplam 557.751,75 TL ödeme yaptığını, ödediği bu miktardan 200.000,00 TLnin tenzil edilmesi halinde, davalı/bankadan (557.751,75-200.000,00 =357.751,75 )357.751,75 TL alacağının bulunduğunu, ancak davalı bankanın da davacı ...'ın ipotek/rehin verdiği taşınmaz üzerindeki ipoteği fek ettirmesinin gerektiği, belirtilmiştir.  <br>\tDosya kapsamında bir örneği yer alan dava dışı ... ...Ltd. Şti'nin asıl borçlu sıfatıyla imzaladığı 22.04.2011 tarihli 1.000.000,00 TL limitli kredi ... sözleşmesinin 1. Sayfasında, 62., 63. Ve 64. Sayfalarında davacı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının atılı bulunduğu, \"müşterek borçlu ve müteselsil kefiller üst başlığı altında sayfa sonunda davacı ...'ın da adının sayfa sonuna eklenerek adının soyadının ve imzasının alındığı ayrıca rakamla ve yazıyla kefalet limitinin yazılı olduğu, ayrıca ... ve ...'in de kefalet imzalarının alındığı, davacıya kefil sıfatıyla davalı bankaca keşide edilen Bursa 2. Noterliği'nin 16.05.2016 tarihli ihtarname ile kredi hesabının 13.05.2016 tarihinde kat edildiği bildirilerek toplam 121.365,76 TL'nin tebliğ tarihinden itibaren bir gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, davacı ... tarafından 25.10.2011 tarihinde taşınmazı üzerinde davalı banka lehine 100.000 TL kullandırılan kredinin teminatı olmak üzere 1. Sıradan 200.000,00 TL ipotek tesis ettiği, davacının 28.09.2012-31.03.2016 tarihleri arasında davalı bankaya toplam 557.751,75 TL ödediğine dair ödeme dekontları örneklerini ibraz ettiği, görülmüştür. <br>\tDavacının davalı banka çalışanlarını şikayeti üzerine .... tarafından başlatılan 2016/17293 soruşturma nolu hazırlık soruşturmasında; ... ..... tarafından düzenlenen 01.02.2019 tarihli grafoloji raporunda; incelemeye konu Kredi ... Sözleşmesinin kapak sayfasından sonra gelen \"... ... Bankası ... Kredi ... Sözleşmesi\" başlıklı sayfasında \"sözleşme tutarı\" bölümünde evvelce mevcut 22.03.2011 tarih rakamlarının bulunduğu bilahare belirtilen tarih rakamları üzerine şerit daksil vb. Bir madde yardımıyla kapatıldıktan sonra 1.000.000 ibaresinin tahrifen yazıldığı sonucuna varıldığı, ancak, sözleşme tutarı bölümündeki tahrifatın, hemen üst satırında yer alan düzenleme tarihi satırı dikkate alındığında sehven yapılan bir yanlışlığın düzeltilmesi yapıldığının değerlendirildiği, ayrıca, söz konusu kredi sözleşmesi üzerinde belirtilen tahrifat dışında, silinti, kazıntı ve ilave yapıldığını gösterir nitelikte başka bulgu tespit edilemediğini, kredi ... sözleşmesinin 1., 62.,63.,64.ve 65. Sayfalarında ... isim yazıları ve bu isim yazıları altında atılı bulunan imzalar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında benzerlik görüldüğü, söz konusu yazı ve imzaların ... elinden çıktığı, belirtilmiş, soruşturma sonucunda güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından şüpheli banka çalışanları hakkında 06.03.2019 tarihli takipsizlik kararının verildiği, müşteki davacının itirazının ise ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 02.04.2019 tarihli ve 2019/1374 D.İş sayılı kararıyla reddedildiği, anlaşılmıştır. Davalı bankaca gönderilen 24.08.2016 tarihli yazı cevabında; ekinde Kredi Komitesi karar tutanağının gönderildiği belirtilerek banka uygulamasında kredi değerlendirme formu olmadığı için gönderilemediği belirtilmiş, Şube tarafından dava dışı asıl borçlu ... ...Ltd. Şti'ye 1.000.000 TL limitli kredi kullandırılmasının mümkün olduğu, söz konusu firmaya banka mevzuatı kapsamında kullandırılan kredilerin %150 fazlası üzerinden düzenlenecek Kredi ... Sözleşmesine firma ve kefillerin imzası alınarak 22.04.2011 tarihinde 75.000,00 TL meblağlı 24 ay vadeli işletme ihtiyaç, 25.10.2011 tarihinde 100.000,00 TL meblağlı 36 ay vadeli işletme ihtiyaç, 09.05.2012 tarihinde 220.200 TL meblağlı 48 ay vadeli borç transfer kredisi ve 18.05.2011 tarihinde 20.000,00 TL meblağlı olarak açılan rotatif kredi ile 13.04.2012 tarihinde 80.000 TL meblağlı rotatif kredi kullandırıldığı bildirilmiş, ekli Şube Kredi Komitesi Karar tutanağı 09.05.2012 tarihli olup  bu kararda; ... firmasının 09.04.2012 tarihinde yapılan skorkart sonucunda oluşan ipotek karşılığı 400.000 Tl oluşan limitin 100.000 TL artırılarak 500.000 TL ye yükseltilmesine, (107.000 TL lik kısmın çek/senet karşılığı kullandırılmasına) 400.000 TL kredi limiti için (firma lehine skorkart limit tahsisi) alınan ipoteklerin ve firma ortakları ... ve ...'in kefaletlerinin devamına karar verilmiştir. <br>\tUyuşmazlık, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından kullanılan kredinin dayanağı ... kredi sözleşmesi için ipotek veren 3. Şahıs sıfatıyla taşınmazı üzerinde sadece ipotek tesisi ettiğini iddia eden davacının işbu kredi sözleşmesini ayrıca müteselsil kefil sıfatıyla da imzalayıp imzalamadığı, dolayısıyla kefil olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı, kredi limitinin sözleşmeye sonradan eklenip eklenmediği noktalarında toplanmaktadır. <br>\tDavacı dava dışı ... ..Ltd. Şti'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredi için ipotek veren 3. Şahıs sıfatıyla sadece taşınmazı üzerinde 200.000,00 TL bedelle ipotek tesis ettiğini, kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamadığını, müvekkilinin kredi sözleşmesindeki mizasının altına 1 milyon ibaresinin yazı ve rakamla sonradan eklendiğini, kredi limitinin de sözleşmede yer almadığını, davalı bankanın müvekkilinin kefil gibi gösterdiğini, davalı bankaya toplam 557.751,75 TL ödediğini ve kendisine tebliğ edilen kat ihtarında bildirilen anılan firmanın kredi borcu sebebiyle borçlu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı banka vekili ise davacının kefil sıfatıyla kredi sözleşmesinde imzasının bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacı tarafından davalı banka lehine, davalı bankaca dava dışı ...Ltd. Ştiye 25.10.2011 tarihinde kullandırılan 100.000,00 TL meblağlı kredi için davacı taşınmazı üzerinde aynı tarihte 200.000,00 TL bedel üzerinden 1. Sıradan ipotek tesis etmiştir. Davacının eldeki davadan önce 28.09.2012-31.03.2016 tarihleri arasında davalı bankaya toplam 557.751,75 TL ödediğine dair ödeme dekontları örneklerini  ibraz etmiş, ayrıca dava dışı kredi asıl borçlusu şirketin ortağı ... tarafından davalı banka lehine tesis edilen 3 adet ipotekli taşınmazın 06.12.2016 tarihinde 321.300,00 TL bedelle satıldığı bilirkişi raporlarıyla belirlenmiştir. Davalı bankaca eldeki davadan önce davacıya kefil sıfatıyla keşide ettiği Bursa 2. Noterliği'nin 16.05.2016 tarihli ihtarname ile kredi hesabının 13.05.2016 tarihinde kat edildiği bildirilerek toplam 121.365,76 TL'nin tebliğ tarihinden itibaren bir gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Davacının şikayeti üzerine davalı banka çalışanları hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında alınan 01.02.2019 tarihli grafoloji raporunda  incelemeye konu Kredi ... Sözleşmesinin kapak sayfasından sonra gelen \"... ... Bankası ... Kredi ... Sözleşmesi\" başlıklı sayfasında \"sözleşme tutarı\" bölümünde evvelce mevcut 22.03.2011 tarih rakamlarının bulunduğu bilahare belirtilen tarih rakamları üzerine şerit daksil vb. Bir madde yardımıyla kapatıldıktan sonra 1.000.000 ibaresinin tahrifen yazıldığı sonucuna varıldığı belirtilmiş, davalı bankanın kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihteki .. ... müdürü ... da kişilere sadece imzalatıldığını, kredi sözleşmelerindeki boşlukların iş yoğunluğundan sonradan banka görevlileri tarafından doldurulduğunun rutin bir uygulama olduğunu ifade etmiştir. Davalı bankaca, kredi ... sözleşmesini asıl borçlu sıfatıyla imzalayan dava dışı ....Ltd. Şti.'ye ilk defa kredi sözleşmesi tarihi olan 22.04.2011 tarihinde 75.000,00 TL kredi kullandırılmış karşılığında anılan firmanın ortağı olan ...'in kredi sözleşme tarihinden bir gün önce 21.04.2011 tarihinde taşınmazı üzerinde 1. dereceden 200.000,00 TL bedelle ipotek tesis etmiş, adı geçen firmanın 09.05.2012 tarihinde kullandığı 220.200,00 TL bedelli kredi için de yine ...'in 27.04.2012 tarihinde iki adet taşınmazı üzerinde 300.000,00 TL ve 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL bedelle 2. Sıradan ipotek tesis edilmiştir. Şu halde davalı bankaca dava dışı kredi asıl borçlusuna her kredi tahsisinden önce veya kredi tahsisi sırasında teminat olarak ipotek alınmış olup davacının da kredi sözleşmesini sözleşme tarihi olan 22.04.2011 tarihinde değil davalı banka lehine ipotek tesis ettiği tarihte 25.10.2011 tarihinde imzaladığı ve kredi ve kefalet limitlerinin ise sonradan doldurulduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, ilk derece mahkemesince usul ve yöntemine uygun olarak alınan Dairemizce objektif, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan davalı bankanın ... Şubesi kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi Hüsnü Seyri tarafından düzenlenen 1. Bilirkişi ve ... tarafından düzenlenen son bilirkişi raporunda da belirlendiği ve dosya kapsamında yer alan 09.05.2012 tarihli ve 23.03.2011 tarihli kredi komitesi karar tutanağı ile davalı bankanın 2008/113 sayılı Genelge içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalı bankanın ... Şubesi tarafından  yıllık cirosu 7.500,000 TLsının altında olan firmalara kullandırılan skorkart kredisinin 23.3.2011 tarihinde dava dışı ... ... Ltd.Şti. Lehine 1.000,000 TL limitle kullandırım koşullarının davalı bankanın 2008/113 sayılı Genelgesinde açıklanan ...kredisi açılmış olup buna göre; kullandırılan bütün bu kredilerin toplamının firmaya tahsis edilen 1.000,000 TL'lık kredi limiti geçemeyeceği kullandırılan her kredinin birbirinden bağımsız olacağı, her kredi için ne miktarda sözleşme alınacağının 2008/113 sayılı genelgede açıkça belirtildiğini, ...kredisinde firmaya sağlanan kredi limiti ile sözleşme limiti arasında miktar yönünden eşitlik olmadığı, 22.4.2011 tarihinde 3.şahıs kefaleti ile 75.000 TLlik kredi açıldığı ve kullandırıldığı, 2008/113 sayılı genelgeye göre bu krediye şirket ortaklarının yanında tacir olan iki kefil alınacağı ve kredi tutarının %150 fazlasıyla 187.500 TLlık sözleşme imzalatılacağı, belirtilmiştir. Ne var ki dava dışı şirkete skorkart kredi tahsis edildiği halde davalı bankaca anılan Genelge hükümleri doğrultusunda işlem yapılmamış, bu bağlamda davalı banka yetkililerince kullandırılan her bir kredi için kredinin %150 fazlası limitle ayrı bir kredi sözleşmesi imzalatılmadığı gibi imzalatılan sözleşmeye de tacir olan firma dışından iki kefil almışlardır. Somut olayda davalı bankanın 2008/113 sayılı Genelgesine göre davacının karşılığında taşınmazı üzerinde 25.10.2011 tarihinde davalı banka lehine 200.000,00 TL bedelle tesis ettiği ipoteğin karşılığında dava dışı kredi asıl borçlusu şirkete kullandırılan 100.000,00 TL kredi limitinin %150 fazlası olan 250.000,00 TL limitli ... kredi sözleşmesi imzalatılmamıştır. Kaldı ki dosyada bir örneği bulunan davalı bankaca sunulan 09.05.2012 tarihli Kredi Komitesi Karar Tutanağında, 22.04.2011 tarihli  kredi ... sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunan ... ve ...'in kefaletlerinin devamına karar verildiği halde işbu sözleşmede kefil sıfatıyla imzası bulunan davacı ... ... kefaletinin devamına karar verilmemiştir. Şu halde davadan önce davacı tarafından toplam 557.751,75 TL ödeme yaptığı da gözetildiğinde, davacının sadece ipotek veren 3. Şahıs sıfatıyla üst sınır ipoteği olarak düzenlenen ipotek akit tablosunda belirtilen 200.000,00 TL meblağ üzerinden dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı kredi için sorumluluğunun söz konusu olabileceğinin kredi ve kefalet limiti sonradan doldurulduğu anlaşılan 22.04.2011 tarihli kredi ... sözleşmesinde atılı imzaları sebebiyle kefil olarak sorumluluğunun bulunmadığının, dolayısıyla davalı bankaca davacıya eldeki davadan önce keşide edilen 16.05.2016 tarihli kat ihtarında kefil sıfatıyla ödemesi gerektiği bildirilen 121.365,76 TL kredi borcunundan borçlu olmadığının kabulü gerekmiş, açıklanan bu sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararına karşı davalı bankanın  istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.  <br>\tSonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin, istinaf başvuru kanun  dilekçesinde yer verdikleri itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İstinafa başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri gereği istinafa başvurusunda haksız çıkan davalı taraftan alınması gereken 8.290,49 TL istinaf maktu karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2014,00 TL nispi ve 59,30 TL maktu olmak üzere toplam 2073,3 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.217,19 TL nispi karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,  varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.11/10/2023<br><br>Başkan - ...               Üye - ...                 Üye - ...                  Zabıt Katibi - ...<br>...                ...\t      ...               ...<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90c4e81582c83071","SID":"14c564dc105f7fe9"}}