{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2040 <br>KARAR NO: 2023/1901<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/09/2020<br>NUMARASI: 2016/1033 Esas -  2020/536 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in 01/05/2016 tarihinde arkadaşları ile alkol aldıktan sonra davalı ...'ya ait olup davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla eve dönerken polis ekiplerinin uygulama noktasından alkollü olduğu için ehliyetinin alınacağı düşüncesiyle kaçtığı esnada davacıların murisi ...'a çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, ...'ın tedavi gördüğü hastanede vefat ettiğini, davacı olan eşi ... ile 5 çocuğunun destekten yoksun kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1000-TL maddi tazminatın, davalı şahıslar yönünden olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 09.06.2016 başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, ... için 75.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL ve ... için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 350.000,00-TL manevi tazminatın davalı şahıslardan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı ...  Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkili tarafında ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, bu nedenle dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeden davanın reddinin gerektiğini, müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 1-Davacıların, davalı ... ve ...’dan talep ettikleri manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine;2-Destekten yoksun kalma talepli maddi tazminatın kısmen KABULÜNE,a) Davacı ... için 157.941,29 TL,b) Davacı ... için 18.253,42 TL destekten yoksun kalma zararının sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak üzere, 26/07/2016 tarihinden itibaren, davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Diğer davacılar yönünden davanın REDDİNE,3-Alınması gerekli 12.035,86TL harçtan davacı tarafından yatırılan 1.889,85TL peşin ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye 10.146,01TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 29,20TL başvurma harcı, 1.889,85TL peşin harcın toplamı olan 1.919,05TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.120,00TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%86,70 kabul, %13,30 ret oranında) olmak üzere 970,99TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, verilen karara karşı davalı ...  Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ...  Şirketi vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Müteveffanın anne-babasının destek payı yönünden dikkate alınmadığı, destek payları belirlenirken tüm hak sahiplerinin dikkate alınması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususa riayet edilmediği, raporda destek paylarının da hatalı olduğu, müteveffanın imam nikahlı eşi olduğunu iddia eden ... tarafından da müvekkili şirket aleyhine dava ikame edildiği, davaların birleştirilmesine karar verildiği, mahkemece birleşen davanın işlemden kaldırılmasına karar verilerek yeni esas kaydı yapıldığı, ancak imam nikahlı eş yönünden desteklik hususunun değerlendirilmemesinin hatalı olduğu, dosyada imam nikahlı olduğu iddia edilen eşin destekliğinin değerlendirilmesi ile destek paylarının da buna göre düşmesi gerektiği, müteveffanın eşinin hesap tarihi itibariyle yeniden evlenip evlenmediğinin araştırılması, evlenmiş ise hesabın Yargıtay kararlarına uygun olarak evlilik tarihine kadar yapılması gerekirken bu husus incelenmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu, olayın iş kazası teşkil edip etmediğinin incelenmediği, dava konusu olayda müvekkili şirketin yalnızca maddi tazminattan sorumlu tutulduğu, manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verildiği, ancak hükmedilen feriler ve harçlar için müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmuş olup müvekkili şirketin sorumluluğunun üstünde olan tutarlardan da sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin isabetsiz olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyada yapılan incelemede; 01/05/2016 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki davalı ...'ya ait olup davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla seyir halinde iken yaya olan davacıların miras bırakanı ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, kazada davalı sürücünün kusurlu olduğu iddiasıyla destekten yoksun kalma maddi tazminatı ve manevi tazminat istemiyle sürücü, malik ve sigortacı aleyhine; vefat edenin eşi ve çocukları tarafından eldeki davanın açıldığı,  Vefat edenin imam nikahlı eşi olduğu iddiasıyla destekten yoksun kalma maddi tazminatı isteminde bulunan ...'ın (...) açtığı davanın ise görülmekte olan dava ile birleştirilmesine karar verildiği, müteakip söz konusu davanın eldeki davadan tefrik edilerek mahkemenin 2020/501 esas sırasına kaydedildiği, yapılan yargılama neticesinde; vefat edenin imam nikahlı eşi olması nedeniyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı isteminde bulunan ...'ın (...) davasının; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/501 Esas, 2020/824 Karar sayılı ve 27/10/2020 tarihli kararıyla reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu ve kararın henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; vefat edenin eşi ve çocukları tarafından açılan görülmekte olan davada, hak edilecek destekten yoksun kalma maddi tazminatı oranı ve miktarının doğru belirlenebilmesi için, vefat edenin imam nikahlı eşi olduğu iddiasıyla destekten yoksun kalma maddi tazminatı isteminde bulunan ...'ın (...) açtığı ve İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/501 Esas, 2020/824 Karar sayılı ve 27/10/2020 tarihli kararıyla sonuçlandırılan ve halen istinaf aşamasında olduğu anlaşılan davada verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi zorunludur. Zira söz konusu davanın davacısının destekten yoksun kalma tazminatını hak etmesi durumunda, görülmekte olan davada destekten yoksun kalma tazminatı oranı ve miktarı değişecektir.Hal böyle olunca da; ilk derece mahkemesince İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/501 Esas, 2020/824 Karar sayılı ve 27/10/2020 tarihli kararının kesinleşmesinin beklenmesi ve müteakip her iki dava dosyasının birlikte değerlendirilerek görülmekte olan davada esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması hatalı olduğu gibi kabule göre de; davacıların desteğinin 07/05/2016 tarihinde vefat etmesine rağmen hesaplamanın kaza tarihinden itibaren yapılması de hatalı olmuş olup, bu suretle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile,  İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/09/2020 tarih ve 2016/1033 Esas 2020/536 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davalı İADESİNE, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/11/2023\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e31e7da5df80a68","SID":"7e775b8208c805ed"}}