{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br>                     T.C.<br>                ...<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2021<br>NUMARASI\t\t: ...<br>ASIL DAVANIN KONUSU\t: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARŞI DAVANIN <br>KONUSU\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 27/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2023<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada istirdat, karşı davada  alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; davalı ile müvekkiline ait .... adresindeki okul inşaatında yapılacak işler için davalı ile sözleşmeler akdedildiğini ve iş karşılığı yapılacak ödemelere ilişkin çeşitli vadelerde çeklerin davalıya teslim edildiğini, ancak, davalı tarafın yüklendiği edimlerini yerine getirmeksizin tüm çalışanları ve malzemeleri ile çalışma alanını terk ettiğini ve işi yarım bıraktığını, davalı ile işin bitirilmesi konusunda iletişime geçilmeye çalışılmışsa da ulaşılamadığını, ayrıca davalı hakkında ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/222 D. İş sayılı dosyası ile de mevcut eksikliklerin tespiti için dava açıldığını, davalının yüklendiği işi tamamlamadığını, davalının, müvekkiline ait 30.000,00 TL bedelli ... ... ......31.12.2018 tarihli çeki de iade etmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 30.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile davalının elinde bulunan müvekkiline ait 30.000,00 TL bedelli ... ... ... Şubesi ... 31.12.2018 tarihli çekin iptaline ve dava sonuna kadar tedbiren ödeme yasağı konulmasına, alacağın İİK'nun 72. Maddesi uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde ; davanın yetkisiz olan mahkemede açıldığını  ve yetkili mahkemenin  müvekkili şirketin adresi itibariyle  ..... Ticaret Mahkemesi olduğunu,  çekin, müvekkili şirket tarafından davacı ile aralarında akdedilmiş olan sözleşme konusu işlerle ilgili malzeme alınan üçüncü bir şirkete ciro edilerek verildiğini bu şirket tarafından muhatap bankaya ibraz edilmekle tahsil edildiğini, bu çerçevede, davacı tarafın dava konusu çekten ötürü borçlu olmadıklarını tespite ilişkin hukuki bir yararı kalmadığından davanın da konusuz kaldığını, bir an için davacı tarafın davasını istirdat davasına dönüştürebileceği düşünülecek olsa dahi istirdat davasının ancak haksız olarak ödendiği iddia edilen paranın ödenen kişiden iade alınması talebi olarak ele alınabileceğinden bu talebin çek bedelini tahsil etmemiş olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, taraflar arasında 16.05.2018 tarih ve 5247 teklif numaralı, 56.354,44 USD bedelli, 13.06.2018 tarih ve ..... teklif numaralı, 37.170 USD bedelli ve 28.06.2018 tarih ve .... teklif numaralı, 15.410,80 USD olmak üzere toplamda 108.665,24 USD bedelli üç sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme bedellerinin bir kısmının nakit, bir kısmının vadeli senetle, bakiye iş bedelinin ise işin teslimi ile birlikte kur farkı faturası da kesilerek ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmelerin akdedilmesi ile birlikte müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu edimleri eksiksiz biçimde ifa etmeye başladığını, ancak zaman içerisinde bitirmiş olduğu işlerin bedeline ilişkin ödemelerinde gecikme yaşandığı gibi bitirilen işlere ilişkin fatura düzenlenmek istendiğinde devamlı olarak faturaların işin tamamının bitiminde tanzim edilmesi cevabıyla karşılaştığını, müvekkili şirketin, davacı tarafın taraflar arasında akdetmiş olduğu sözleşmelerin dışındaki talepleriyle de karşılaştığını, bu taleplerin bir kısmına taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelenmemesi ve bu sözleşme dışı ilave işlerin de ayrıca kendilerine ödeneceğinin sözlü olarak beyan edilmesine güvenerek olumlu cevap verdiğini ve sözleşme dışı ilave imalatlar da gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin bakiye alacağını alabilmek umuduyla  ifa etmiş olduğu edimlere ilişkin 09.12.2018 tarih ve .... sıra numaralı faturaları tanzim ederek davacı tarafa tebliğ ettiğini, davacı tarafın ise bu faturaları müvekkili şirkete iade ettiğini, müvekkilinin bakiye alacağının bulunduğunu,  işin  teslim edildiğini ve  okulda eğitim öğretim faaliyetinin başladığını,  davacı tarafın işi teslim aldığında hiçbir ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tKarşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 16.05.2018 tarih ve 5247 teklif numaralı, 56.354,44 USD bedelli, 13.06.2018 tarih ve .... teklif numaralı, 37.170 USD bedelli ve 28.06.2018 tarih ve 5256 teklif numaralı, 15.410,80 USD olmak üzere toplamda 108.665,24 USD bedelli üç sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşme bedellerinin bir kısmının nakit, bir kısmının vadeli senetle, bakiye iş bedelinin ise işin teslimi ile birlikte kur farkı faturası da kesilerek ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmelerin akdedilmesi ile birlikte müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu edimlerini eksiksiz biçimde ifa etmeye başladığını, ancak zaman içerisinde bitirmiş olduğu işlerin bedeline ilişkin ödemelerde  gecikme yaşandığı gibi bitirilen işlere ilişkin fatura düzenlenmek istendiğinde devamlı olarak faturaların işin tamamının bitiminde tanzim edilmesi cevabıyla karşılaştığını,  müvekkili şirketin bu safhalarda geçici kabul tutanağı tutulmasına dair taleplerinin de devamlı olarak işin sonunda işin bütününe yönelik geçici ve kesin kabul yapılacağı yönündeki beyanlarla savuşturulduğunu, sözleşme dışı ilave işlerin de ayrıca kendilerine ödeneceğinin sözlü olarak beyan edilmesine güvenerek sözleşme dışı ilave imalatların da yapıldığını, taraflarınca yapılan hesaplamaya göre sözleşmede 3.840 metre lineer ürün kullanılması gerekirken 3.897,15 metre lineer ürün kullanıldığını, yine 274 adet 60x120 panel kullanılması gerekirken 384 adet panel kullanıldığını, müvekkili şirketin, bakiye ödemesini alabilmek umuduyla ifa etmiş olduğu sözleşmeye konu edimlere ilişkin 09.12.2018 tarih ve .....sıra numaralı faturaları tanzim ederek davacı tarafa tebliğ ettiğini, davacı tarafın ise bu faturaları müvekkili şirkete iade ettiğini, esasen taraflar arasında ilk etapta sorunsuz olarak başlayan ilişkinin, ülkemizde yaşanan olumsuz ekonomik gelişmeler üzerine döviz kurunun bir anda artması üzerine kötüleşmeye başladığını, davacı taraf yetkililerinin birkaç defa müvekkili şirket yetkililerine sözlü olarak kur farkına dair bahsi geçen düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ettiğini, davacı tarafın menfi tespit istemi bir yana, müvekkili şirketin ifa etmiş olduğu edimlerden ötürü bakiye alacağının bulunduğunun ortada olduğunu, müvekkili şirketin üretim ve imalatını gerçekleştirdiği aydınlatma ürünlerinin tamamının, yurt dışından ülkemize ithal edilen malzemeler kullanılarak imal edilen, dolayısıyla tamamen döviz maliyetli ürünler olduğunu, zira bu nedenden ötürü aydınlatma piyasasındaki satışların tamamının da ya döviz üzerinden ya da güncel döviz kuru esas alınarak Türk Lirası üzerinden yapıldığını, müvekkilinin dava konusu sözleşmede yer alan malzemeleri imal etmek üzere tedarikçilerinden temin ettiği ana kartlar, ... şeritleri, alüminyum kasalar ve diğer tüm ekipmanların döviz maliyetiyle yurda ithal edildiğinden müvekkili şirketin de istisna kapsamında bulunduğunu, müvekkilinin tüm malzeme tedariğini döviz üzerinden gerçekleştiği ve maliyetinin tamamen dövize endeksli olduğu ortada iken müvekkiline ödemenin ancak tebliğ gereği sabitlenmiş kur üzerinden yapılacağı yönündeki kabulün açıkça adaletsiz olacağını, tespit raporunu kabul etmediklerini, davacı tarafın davaya konu sözleşmedeki işleri aylar önce fiilen teslim aldığını, okulda eğitim öğretim faaliyetinin başladığını, davacı tarafın, dava konusu sözleşmedeki edimlerin ifa edildiği okulda eğitim öğretim faaliyetine başlamakla sözleşme konusu işi en geç bu tarihte fiilen teslim aldığı hususunda bir kuşku olmadığını, davacı tarafın işi teslim aldığında hiçbir ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  1.000 TL bedelin ticari faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı- karşı davalı vekili; taraflar arasında akdedilen eser sözleşmeleri uyarınca müvekkilinin tüm ödemeleri yapmasına karşın, davalı/karşı davacının yüklenmiş olduğu edimleri yerine getirmediğini ve inşa işini yarım bırakarak iş sahasını tüm personeli ve malzemeleri ile birlikte terk ettiğini,  ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/222 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiği üzere, davalının eksik ve hatalı imalatları bulunduğunu, tespit raporunda belirtilmeyen veya tespitten sonra ortaya çıkan bir çok hatalı imalatın da müvekkilince diğer firmalara sözleşme ve fatura karşılığı tamamlatılmak durumunda kalındığını, müvekkiline ait 30.000,00 TL bedelli ... ... ... Şubesi .... vade tarihli çekin de vadesinde 3. kişi cirantanın çeki bankaya ibraz etmesi nedeniyle ödenmek zorunda kaldığını, davacının müvekkilinden her hangi bir alacağı olmadığını, bu nedenle de karşı davanın reddi gerektiğini kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar davalı/karşı davacı tarafından kur farklarından kaynaklı alacağı olduğu iddia edilmekteyse de, müvekkilinin fazla ödemelerinin mevcudiyeti ve 06/10/2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ uyarınca davalı/ karşı davacı firma ile bir çok görüşme yapıldığını, akdedilen eser sözleşmesinin Türk Lirasına çevrilmesinin talep edildiğini, bu yönde kendilerine ihtarname dahi gönderilmesine karşın firmaca herhangi bir dönüş yapılmaksızın taraflarına kur farkı faturaları gönderildiğini, ancak, gönderilen kur farkı faturalarının usulsüz olması ve davalı/karşı davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedenleriyle faturaların müvekkilince kabul edilmediğini, anıldığı üzere, 06/10/2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ hükümlerine karşı taraflarıyla uzlaşmaya yanaşmayan davalı/ karşı davacının kur farkından kaynaklı alacak talebinin de usulsüz olduğunu, mevcut durumda sözleşme bedelinin, 06/10/2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 8/24. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin kur farkından kaynaklı borcu bulunmadığı gibi, kur farkı gözetilse dahi fazla yapmış olduğu ödeme bulunduğunu savunarak,  karşı davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece; taraflar arasında 16.05.2018 tarih ve 5247 sayılı, 13.06.2018 tarih ve 5253 sayılı, 28.06.2018 tarih ve 5256 sayılı Fiyat Teklifleri üzerinden sözleşme imzalandığı, imalata tam olarak hangi tarihte başlandığı ve sonlandığının belli olmadığı ancak mayıs ayındaki ilk teklif sözleşmede 06.06.2018 tarihinden itibaren sahada montaja başlanacağı belirtildiğine göre  davalı karşı davacı tarafından kesilip sonradan iptal edilen fatura tarihinin 13.08.2018 olduğu göz önüne alındığında işin 2018 haziran ayında başladığı ve tüm işin 2018 yılının ağustos ayı sonunda tamamlandığı, 2018/222 D. İş sayılı dosyasına sunulan 20.12.2018 tarihli bilirkişi raporuna ve davacı- karşı davalı tarafça sunulan 10.10.2018 tarihli tutanak evrakına istinaden davalı- karşı davacı firma tarafından eksik bırakılan işler ile arızalı ürünlerin mevcut olduğu, talimatla aldırılan ve dosya kapsamında yer alan 27.12.2019 tarihli mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim olunan rapora yönelik olarak tarafların herhangi bir itirazının bulunmadığı, asıl dava yönünden; mahkeme tarafından sonradan sunulan belgelerin kabul görmemesi halinde davalı-karşı davacı firma tarafından eksik bırakılan ve 2018/222 D. İş sayılı dosyasına sunulan 20.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen eksik işler ile arızalı ürünlere ait bedelinin 19.807,43 TL olacağı, yerinde yapılan incelemeler sırasında davacı- karşı davalı tarafça sunulan ve dava dışı  ... Mimarlık tarafından düzenlenmiş olan 20.09.2019 tarih 002403 sayı ve KDV dahil 56.640,00 TL bedelli son fatura davanın açılmasından 9 ay sonrasına ait olduğu, bu faturanın içeriğinde yazan eksik ve hatalı işlerin ilk imalat sırasında mı olduğu hususunun net olmadığı, bu kapsamda hesaplanan tutarın nazara alınmadığı, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu 492.000,00TL ödeme yapılmış olduğu, bu kapsamda yapılan iş ve ödenen miktarın birbirini teyit ettiği, teslimin davacı- karşı davalı tarafından kabul edildiği, işin kabulüne engel nitelikte eksiklik bulunmadığı, teslim edilen malzemeler üzerinde tespit edilen eksikler ve uygunsuzluklar ile tamamlanmayan iş ve işlemlerin, açık ayıp niteliğinde olduğu ve sözleşme kapsamında yapılması gereken iş ve işlemlerin tamamının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmekle birlikte,yapılan işin bedeli bilirkişi tarafından tespit edilen 19.807,43 TL eksik iş bedelini karşılamış olduğu,  davacının eksik iş bedeli alacağını hak etmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden; taraflar arasında imzalanmış olan her üç Teklif-Sözleşmede işin tamamen teslim edildiğinde o güne ait kur farkı faturasının kesileceği yönünde bir hüküm olmakla birlikte imalata tam olarak hangi tarihte başlandığı ve sonlandığının belli olmadığı ancak mayıs ayındaki ilk teklif sözleşmede 06.06.2018 tarihinden itibaren sahada montaja başlanacağı belirtildiğine göre davalı- karşı davacı tarafından kesilip sonradan iptal edilen fatura tarihinin 13.08.2018 olduğu göz önüne alındığında  işin 2018 haziran ayında başladığı ve tüm işin 2018 yılının ağustos ayı sonunda tamamlandığı bu kapsamda  işin gecikmesi, eksik ve hatalı imalatların olması, sonradan ciddi oranda değişikliklerin yapılmak zorunda kalındığına dair belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu 492.000,00TL ödeme yapılmış olduğu, bu kapsamda yapılan iş ve ödenen miktarın birbirini teyit ettiği teslimin davacı- karşı davalı tarafından kabul edildiği, kur farkından kaynaklı bir faturanın taraf ticari defterleri incelendiğinde tespit edilmediği, bu kapsamda kur farkından kaynaklı alacağın bulunduğunun sabit olmadığından ispatlanamayan karşı davanın da reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı- karşı davalı vekili istinaf başvurusunda; taraflar arasında okul inşaatında yapılacak işler için sözleşme yapıldığını ve iş karşılığı yapılacak ödemelere ilişkin çeşitli vadelerde çeklerin davalıya teslim edildiğini, ancak davalı tarafın yüklendiği edimlerini yerine getirmeksizin tüm çalışanları ve malzemeleri ile çalışma alanını terk ettiğini ve işi yarım bıraktığını, bu hususta ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/222 D.İş sayılı dosyası ile de mevcut eksikliklerin tespiti hakkında dava açıldığını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından eksik bırakılan ve sözleşmeye aykırı yapılan imalatların tespitinin yapıldığını, mahkemece de alınan raporda eksiklerin tamamlanmış olduğunu, malzeme kalitesi ile ilgili eksiklerin laboratuvar incelemesi ile tespit edilebileceği, ... şeritleri üzerinde marka olmaması sebebiyle ... firmasından böyle bir üretimlerinin olup olmadığının sorulması gerektiği tespitlerinin yapıldığını, ancak belirtilen hususları kabul etmediklerini, ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/222 D.İş sayılı dosyası ile tespit istenmesinin sebebinin, davaya konu yerin okul binası olması ve okulda eğitim öğretimin sağlanması amacıyla buranın aydınlatmasının, elektrik projesinin uygun hale gelmesinin sağlanması olduğunu, kaldı ki davalının nam ve hesabına 3.kişilere yaptırılan işlere ilişkin teklif, fatura, sözleşme ve benzeri kayıtların da dosyada mevcut olduğunu, ... şeritler üzerinde marka basılı olmadığı rapor edilmişse de tespit dosyası kapsamında alınan bilirkişi kurulu raporunun ekinde ... şeritlerin görüntüsünün bulunduğunu, şeritlerin üzerinde ... ..., ... Aydınlatma markalarının yer aldığı ayrıca Driverların da ... markalı olmadığının görüldüğünü, aynı raporda yanmayan armatürler, olmayan ... kapaklar, ... ve kapak düşmeleri, aydınlatma kanallarının şartnameye uygun olmadığı, farklı renklerde yanan armatürler de miktarları ve yerleri ile birlikte belirtildiğini,  davalı tarafından ... ... kayıtlarına delil olarak dayanılmaması, bu aşamada bu talebin savunmanın ve iddianın genişletilmesi olacağı ve bu hususa açıkça muvafakatlerinin olmaması nedenleriyle itiraz edildiğini ve ... Firmasına bu hususların sorulmadığını, yine davalı tarafından laboratuvar incelemesine delil olarak dayanılmaması, bu aşamada bu talebin savunmanın ve iddianın genişletilmesi olacağı ve bu hususa açıkça muvafakatlerinin olmaması nedenleriyle itiraz edildiğini ve laboratuvar incelemesinin de yapılmadığını, davalının nam ve hesabına 3. kişilere yaptırılan işlere ilişkin teklif, fatura, sözleşme ve benzeri kayıtlarla; davalının, sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimi tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğinin açık olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDavalı- karşı davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece dava konusu işte eksiklik bulunmadığı nedeniyle asıl davanın reddine karar verildiğini, ancak müvekkili şirket tarafından sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinin dava konusu eser üzerinde hiçbir ölçüm gerçekleştirmeden, sözleşme dışı ek işlerin ne ölçüde yapıldığına dair en ufak bir tespite yer vermeden rapor düzenlediğini, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazları tekrarla, mahkemece müvekkili şirket tarafından sözleşmeye ilaveten yapılan işlerin tespiti ve bedeline dair bir inceleme yapılmamasının   usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilave işler bakımından hüküm kurmaya elverişli bir raporun bulunmadığını, davacı- karşı davalı tarafından dosyaya ibraz edilen evrakın müvekkili şirketin sözleşmelerde kararlaştırılandan fazla iş yaptığını gösterdiğini, sözleşmede müvekkili şirketin yapmayı üstlendiği ve metre üzerinden birimlendirilen ... işlerin sehven adet olarak yazıldığını, 16.05.2018 tarihli sözleşmenin konusunun 2090 metre ... işi (sehven adet olarak yazılmıştır) ve 274 adet armatür montajı olduğunu, 13.06.2018 tarihli sözleşmenin konusunun 1750 metre ... işi olduğunu, 28.06.2018 tarihli sözleşmenin konusunun 2200 metre ... işi (sehven adet olarak yazılmıştır) ve  4 adet projektör montajı olduğunu, işbu sözleşmenin konusunun diğer sözleşmelerden farklı olarak dış cepheye yapılacak işi içerdiğini, davacı- davalı tarafça keşif esnasında ibraz edilen ve bir suretinin de bilirkişi heyetine verilen ancak sonrasında varlığı inkar edilen \"Tutanak\" başlıklı belgede, müvekkili şirketin iç mekanda toplamda 3.773 metre ... montajı yaptığından, bununla birlikte eksik 271,50 metre ... montajı olduğundan bahsedildiğini, oysa iç mekana ilişkin 16.05.2018 ve 13.06.2018 tarihli sözleşmelerden görüleceği üzere, müvekkili şirketin sözleşme ile yapmayı üstlendiği ... montajının metre toplamı ancak 3.840 metre olduğunu, tutanakta da belirtildiği üzere 271,50 metre ilave montaj için gerekli ürünlerin müvekkili şirket tarafından iş sahasına getirildiğini ancak driverları henüz getirilmediğinden montajının yapılmadığını, müvekkili şirketin iş sahasından çıkartıldığını, davacı- karşı davalı şirketin müvekkiline 3.773 metre montajı yapılan ... işinin ve 271,50 metre henüz montajı yapılmamış ilave ... malzemesinin bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, henüz montajı tamamlanmayan 78 adet armatürün de üçüncü kişi bir şirkete yaptırılmış olup, bu montajın bedelinin de haksız ve usulsüz olarak müvekkilinden talep edildiğini, tutanak başlıklı belgedeki tespitlere göre müvekkilinin yaptığı imalat toplamının KDV dahil 115.396 $ olduğunu, ancak davacı- karşı davalı tarafça müvekkiline bugüne kadar yapılan ödeme toplamının ancak 492.000 TL olması karşısında müvekkilinin alacaklı olduğunu, bilirkişiler tarafından yapılması gereken, müvekkili şirket tarafından sözleşmeler çerçevesinde yapılmış olan işin tespiti ile bu işlerin bedelinin amerikan doları karşılığını hesap ederek, davacı- karşı davalı tarafından yapılan ödemeleri bu meblağdan mahsup ederek, yine bu kalemlere ilave olarak müvekkili şirket tarafından ilave iş olarak yapılan veya malzemesi getirilmiş olan iş ve malzeme bedelinin de amerikan doları karşılığının hesaplanması olduğunu, mahkemece müvekkili şirketin yalnızca sözleşme konusu işleri yapmış gibi bir kabulle gerekçe oluşturulduğunu, bu anlamda, her ne kadar davacı- karşı davalının davası reddedilmiş olsa da kararın gerekçesine, müvekkil şirket tarafından yapılan sözleşmeye ilave işlerin varlığının kabul edilmemesi nedeniyle itiraz edildiğini ve kararın bu nedenle kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin sözleşme konusu iş kapsamında davacı-karşı davalı tarafa 13.08.2018 tarihinde kur farkı faturası düzenleyerek gönderdiğini ancak bu faturaların iade edilmesi üzerine faturaların iptal edilmek zorunda kalındığını, davacı- karşı davalının yükselen döviz kuru nedeniyle artan ödemeyi karşılamaktan kaçınır bir pozisyona girdiğini, taraflar arasında birbiriyle uyumlu bir muhasebeleştirmeye de mani olarak, müvekkilinin haklı alacağını faturalandıramaması sorununu doğurduğunu, faturayla ilgili olarak TTK' 21/1.maddesinde “Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” hükmünün yer aldığını, bu kapsamda fatura düzenleme zorunluluğunun ancak VUK kapsamında öngörüldüğünü, yerleşik Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere, mahkemece müvekkilinin güncel kur farkı alacağı için bilirkişi raporu aldırılarak bu rapordaki tespitlere göre haklı alacağının tahsiline ilişkin karar verilmesi gerekirken, karşı davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, mahkeme kararının karşı dava yönünden kaldırılmasını, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tAsıl dava, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında işin eksik ve ayıplı yapıldığı iddiasına dayalı iş bedeli olarak verilen 30.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti/ yargılama aşamasında çek bedelinin ödenmesi nedeniyle istirdat istemine; taşeron tarafından açılan karşı dava ise, sözleşme dışı fazla iş yapıldığı iddiasına dayalı iş bedelinin tahsili, sözleşmeler kapsamında ödemelerdeki gecikme nedeniyle kur farkı istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  \t<br>\tTaraflar arasında  16.05.2018 tarih ve 5247 teklif numaralı,  13.06.2018 tarih ve 5253 teklif numaralı ve  28.06.2018 tarih ve 5256 teklif numaralı  üç  adet  Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesi bulunmakta olup, davacı karşı davalı  yüklenici, davalı karşı davacı taşerondur. <br>\tTaraflar arasındaki 16/05/2018 tarih ve 5247 teklif numaralı sözleşmede bedel 56.354,44 USD olup, Ödeme ve Kabul Koşulları başlıklı 2.maddede;<br>\t1.2.1 Ödeme: 25.000 TL nakit, 30.000 TL 60 gün vadeli evrak. 15.000  TL 150 gün vadeli 2 adet evrak ve 10.000 TL 150 gün evrak olmak üzere nakit ve 5 adet evrak olmak üzere toplam = 95.000 TL sipariş sırasında, <br>\t1.2.2 Ödemenin %10'u iş tesliminde verilmek üzere içeride tutulacak ve kalan bakiye hak ediş usulu olmak üzere: işin %30'u tamamlandığında 60 Bin TL 120 gün evrak, %60 tamamlandığından 60.000 TL 120 gün evrak... iş tamamen teslim edildiğinde ise o güne ait kur farkı faturası da kesilerek %10 bakiye ile birlikte alınacaktır.\" hükümlerinin bulunduğu,<br>\t13/06/2018 tarih ve 5253 teklif numaralı sözleşmede bedel 37.170,00 USD olup,<br>\tÖdeme ve Kabul Koşulları başlıklı 2.maddede ; <br>\t1.2.1 Ödeme: 15.000 TL nakit, 20.0000 TL Temmuz Ayı'nın 5'i vadeli 2 adet evrak 20.000 TL 90 vadeli 2 adet evrak ve 15.000 TL 120 gün evrak olmak üzere nakit ve 5 adet evrak olmak üzere toplam = 95.000 TL sipariş sırasında, <br>\t1.2.2 Ödemenin %10'u iş tesliminde verilmek üzere içeride tutulacak ve kalan bakiye hak ediş usulu olmak üzere: işin %30'u tamamlandığında 22 Bin TL 120 gün evrak, %60 tamamlandığından 22.000 TL 120 gün evrak... iş tamamen teslim edildiğinde ise o güne ait kur farkı faturası da kesilerek %10 bakiye ile birlikte alınacaktır.\" hükmünün bulunduğu, <br>\t28/06/2018 tarih ve 5256 teklif numaralı sözleşmede bedel 15.410,80 USD olup, <br>\tÖdeme ve Kabul Koşulları başlıklı 2.maddenin; <br>\t1.2.1 Ödeme: 15.000 TL nakit, 25.0000 TL Temmuz 31'ine evrak olacak şekilde...<br>\t1.2.2 Ödemenin %10'u iş tesliminde verilmek üzere içeride tutulacak ve kalan bakiye hak ediş usulu olmak üzere: işin %30'u tamamlandığında 15 Bin TL 120 gün evrak, %60 tamamlandığından 10.000 TL 120 gün evrak... iş tamamen teslim edildiğinde ise o güne ait kur farkı faturası da kesilerek %10 bakiye ile birlikte alınacaktır.\" hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tEser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak  imâlini yüklendiği eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen ve sanat kurallarına ve ayrıca eser sahibinin sözleşmeden beklediği amacına uygun şekilde ve tamamlanmış olarak eser sahibine teslim ettiğini ,  iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödediğini ispatlamakla yükümlüdür.<br>\tYine, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı halinde sözleşme ayakta olduğu sürece  asıl olan işin sözleşmenin yüklenicisi tarafından somut olayda davalı karşı davacı taşeron tarafından yapıldığının kabulü yönündedir. Aksi ancak yüklenicinin işi terk edip gittiği ve kendileri tarafından tamamlandığı ya da tamamlatıldığı delil tespiti, tutanak, ihtar gibi yasal delillerle kanıtlanabilir. <br>\tYine, sözleşme kapsamı dışında iş yapıldığı iddiasında bulunulması durumunda delil olarak dayanılması halinde, mahallinde keşifle sözleşme dışı işlerin bulunup bulunmadığının tespiti ve varsa yapıldığı tarihteki piyasa rayiçleri ile bedelinin belirlenmesi gerekir.<br>\tDavacı- karşı davalı tarafça dava tarihinden önce eksik işler yapıldığı ve işin terk edildiği iddiasına dayalı tespit talebinde bulunulmuş ve buna ilişkin tespit raporu düzenlenmiş, bu raporun yargılama aşamasında taraflara tebliğ üzerine taraflarca itiraz edildiği anlaşılmıştır.<br>\tYine, davalı- karşı davacı tarafça yargılama aşamasında taraf imzalarını içerir eksik ve sözleşmeye aykırı yapıldığı belirtilen imalatlar ile sözleşme dışı bir kısım işlerin yapıldığını da gösterir tarihsiz tutanak dosyaya sunulmuş, tutanakta belirtilen hususların tutanakla sınırlı olmadığı beyanı dışında taraflarca tutanağa karşı çıkılmadığı anlaşılmıştır.<br>\tMahkemesince, davacı karşı davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılması yetkisi verilerek bilirkişi raporu alınmış, bu rapora tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden  mahallinde keşifle alınan  ikinci heyet raporunda ise inceleme ve değerlendirme yapılabilmesi için bir kısım evrak ve belgelerin temini gerektiği belirtilmiş, ek raporda da istenilen belgeler temin edilmediği gerekçesi ile herhangi bir görüş beyan edilmediği görülmüştür.<br>\tMahkemesince tarafların ticari defterlerinde kesilen faturalar ile ödemelerin birbirini teyit ettiği, davacı-karşı davalının eksik ve ayıplı olduğunu belirttiği hususların açık ayıp niteliğinde olduğu, bu hususları da ispatlayamadığı, karşı dava yönünden talep edilen kur farkına ilişkin fatura düzenlenmediği, taraf defter kayıtlarında yapılan iş ve ödemelerin birbirini teyit ettiği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri,   davacı-karşı davalı tarafından davadan önce yaptırılan tespit, bu tespit raporuna karşı taraf beyanları, taraflar arasında tutulduğu anlaşılan tutanak birlikte değerlendirilmek suretiyle eksik  ve ayıplı iş ile sözleşme dışı işlere yönelik ve sözleşmedeki ödemeye ilişkin düzenlemeler dikkate alınarak yapılması gereken ödemeler ve ödendiği tarihler itibariyle sözleşmelerde kur farkına ilişkin hüküm bulunması nedeniyle kur farkı talep edilip edilemeyeceği,  fatura kesilmemesinin  alacağın  talebine engel teşkil etmeyeceği  dikkate alınarak, bu hususları  kapsar şekilde, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde gerekli görülmesi halinde mahallinde keşif de yapılmak suretiyle inceleme yapılması gerekeceğinden taraflara iddialarını ispat yönünde gerekli hak ve yükümlülükleri de hatırlatılmak suretiyle yargılama yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile taraf defterlerinde kayıtlı rakamların birbirini teyit ettiği, fatura kesilmemesi nedeniyle kur farkı talep edilemeyeceği şeklindeki hatalı değerlendirmeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t\t\t\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>\t<br>\t\t\t\t2-... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2018/892 Esas- 2021/671 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t\t\t\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>\t\t\t\t4-Davacı- karşı davalı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının  talep halinde kendisine iadesine, <br>\t\t\t\t5-Davalı- karşı davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının  talep halinde kendisine iadesine, <br>\t\t\t\t6-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efb1f07d456ec1cd","SID":"9dd272b67fb6a232"}}