{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/04/2018<br>NUMARASI\t\t:.....<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/05/2016<br>KARAR TARİHİ\t:  11/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  11/10/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulması üzerine duruşmalı olarak yapılan yargılama sonucunda; <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ....... arasında 31/07/2013  tarihli ve 2.250.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu, ödemelerin aksaması üzerine davalılara ihtarname keşide edildiğini, müvekkili banka tarafından hesabın kat edilerek alacağın tahsili için davalılar hakkında Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2016/4690 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların süresi içinde borcun tamamına ve fer'ilerine itiraz etmeleri nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılara dava dilekçesi ve duruşma gününü tebliğ edilmesine rağmen, davalıların davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dosya içeresindeki bilgi ve belgeler ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacı banka ile davalı ... ..... arasında imzalanan 31/07/2013 tarihli ve 2.250.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kredi kullandırıldığı, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kullandırılan kredinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine bankaca kredili hesabın kat edildiği, 25/11/2015 tarihinde kât ihtaratının davalı borçlulara çıkartılarak 102.932,05 TL nakdi alacağın 3 gün içinde ödenmesi, 9 adet çek yaprağı bedeli 10.800,00 TL gayri nakdi alacağın da 3 gün içerisinde depo edilmesi aksi takdirde yasa yollara başvurulacağının ihtar edildiği, genel kredi sözleşmesinin 38.1.maddesi gereğince adres değişikliği halinde bu durumun bankaya bildirilmesi aksi halde önceden bildirilen adrese çıkartılacak tebligatın adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağının yer aldığı, davalı borçlulara çıkartılan kât ihtaratının adresleri boş olduğundan 26/11/2015 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, ihtarnamede verilen ödeme süresi nazara alındığında 30/11/2015 tarihinde temerrüte düştükleri, kât ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibine girişildiği,  takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının 102.514,23 TL ana para, 2.400,87 TL işlemiş faiz ve 120,04 TL BSMV olmak üzere 105.035,14 TL'den ibaret olduğu, takip talebinde davalı tarafa verilen çeklerden dolayı banka sorumluluk tutarının deposu talep edilmiş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmede çeklerin deposunun istenebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle çek depo talebinin yerinde olmadığı, genel kredi sözleşmesinin 7.8.3 maddesine göre temerrüt faizinin aynı tür krediler için en yüksek cari faiz oranının % 50 fazlası olacağının belirtildiği, bilirkişi raporunda davacı bankanın ... ... .... Yetkilisi'nin ekran bilgisine göre davaya konu BCH kredisi için fiilen uygulanan akdi faiz oranının % 13,75 olduğunun belirtildiği, buna göre bu akdi faizin % 50'si oranı eklendiğinde temerrüt faizinin % 20,62'ye tekabül ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2016/4690 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak davalıların itirazının 102.504,23 TL ana para, 2.400,87 TL işlemiş faiz ve 102,04 TL BSMV olmak üzere 105.035,14  TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 20,62 oranında temerrüt faizi ve faize % 5 oranında BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen toplam tutarın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. \t<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesice eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verdiğini, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi tanınmak suretiyle banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadığını, dava dilekçesinde ve delil dilekçelerinde belirtilen delillerin getirtilmediği gibi taraflarınca sunulması için süre de verilmediğini, 27/10/2017 tarihli delil dilekçelerinde müvekkili bankanın davalılardan olan alacağının ispatı olarak banka uhdesinde bulunan ve kullandırılan krediye ilişkin kredi sözleşmesi, ihtarnameler ve tebliğ şerhleri ile tüm sair bilgi ve belgelerin istenmesinin talep edildiğini, ilk derece mahkemesince delillerin getirtilmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişinin çek yapraklarına ilişkin müvekkili bankanın alacağının bulunmadığına ilişkin tespitinin hatalı olduğunu, sözleşmenin çek kredisi başlıklı 17. maddesinde bu hususun yer aldığını, bilirkişi tarafından raporunda temerrüt faiz oranının % 20,65 olması gerektiği yönündeki tespitin eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olup talep edilebilecek faiz tutarının % 35 olduğunu, banka ... yetkilisince gönderilen faiz oranları tabloları kesin delil olarak bilirkişi elinde mevcut iken bilirkişinin telefon görüşmesine dayanarak farazi beyanlara dayanarak belirlenen faiz oranına itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. \t<br>\tDavacı banka ile davalı  ....... arasında 31/07/2013 tarihli ve 2.250.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, diğer davalıların aynı limitle sözleşmede müteselsil kefili olduğu, <br>\t Genel kredi sözleşmesinin 7.8.2 maddesinde, temerrüt faizinin bankanın muacelliyet tarihi itibariyle benzer kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranın % 50 fazlası olarak belirleneceğinin hüküm altına alındığı,   <br>\tAlacaklı ... .... tarafından asıl borçlu ... ...., müteselsil kefiller ... ve ... ...... çıkartılan Ankara 20. Noterliği'nin 25/11/2015 tarih ve .... yevmiye no'lu kât ihtarnamesi ile; 102.932,05 TL nakdi alacağın 3 gün içinde ödenmesi, 9 adet çek yaprağı bedeli 10.800,00 TL gayri nakdi alacağın da 3 gün içerisinde depo edilmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, davalı borçlulara çıkartılan kât ihtaratının adresleri boş olduğundan 26/11/2015 tarihinde bila tebliğ iade edildiği,<br>\tAnkara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/462 esas sayılı takip dosya örneğinin incelenmesinden; alacaklı banka tarafından borçlular ... ..., ... ve ... ... aleyhine  107.368,10 TL asıl alacak, 2.400,87 TL işlemiş % 35 faiz, 120,04 TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 109.889,01 TL alacağın ödenmesi ve 1 adet çek bedeli 10.800,00 TL'nin depo edilmesi için 31/07/2013 tarihinde ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emirlerinin ... ......  26/02/2016 tarihinde, ...'ye 26/02/2016 tarihinde ve ... ....... 26/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin borca ve fer'ilerine yasal süresi içerisinde itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğu görülmüştür. <br>\tDairemizin 20/02/2020 tarih ve  2018/1687  Esas 2020/271 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2018 tarih ve 2016/462 Esas 2018/216 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2016/4690 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 102.504,23 TL ana para, 2.400,87 TL işlemiş faiz ve 102,04 TL BSMV olmak üzere 105.035,14 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 20,62 oranında temerrüt faizi ve faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen toplam 105.035,14 TL'nin % 20 oranında olan 21.007,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin karar temlik alan davacı vekilince temyiz edilmiştir. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11/10/2022 tarih ve 2022/5752 Esas 2022/6840 Karar sayılı kararı ile; \"...Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili ve çek bedelinin depo edilmesine yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl borçlunun gayri nakdi kredilerden de sorumlu olduğu gözetilerek çek asgari sorumluluk tutarı yönünden asıl borçlu davalı ..... yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.<br>\tDiğer taraftan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelenmeksizin eksik inceleme ile düzenlenmiş olup hükme esas alınamaz. Mahkemece bilirkişiye banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınarak, davacının ödeme tablosundaki akdi faiz oranının davalı bankayı bağladığı dikkate alınmak suretiyle, davalı bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı ve miktarı belirlenerek ve Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı bu orandan yüksek ise davacının ödeme tablosunda gösterilen faiz oranının ya da aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı hesaplamada dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak düzenlenecek bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...\"gerekçesi ile  bozulmuştur. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda Dairemizce  bankacı bilirkişi ...'dan alınan raporda özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında 31/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ... ve ...'nin sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, davalı şirketin kullanmış olduğu krediyi ödememesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtarnamenin 26/11/2015 tarihinde davalıların sözleşmede belirtilen adreslerine ulaşmasına rağmen adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ edilemeden iade edildiğini, davalı asıl borçlu şirketin 01/12/2015 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, davalı kefillerin ise takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, temerrüt tarihi olan 01/12/2015 tarihi itibariyle davacı bankanın şubesinde yapılan incelemeye göre BCH kredisinde fiilen uygulanan akdi faiz oranının yıllık %13,75 olduğunu, sözleşmeye göre temerrüt faiz oranının akdi faizin %50 fazlası olması gerektiğinden temerrüt faizi oranının %20,625 olacağını, bu oranlar dikkate alınarak takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucu davalı asıl borçlu şirketin  102.778,18 TL asıl alacak, 2.400,87 TL işlemiş faiz ve 120,04 TL BSMV olmak üzere 105.299,09 TL, davalı kefillerin ise takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünden takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı kefillerden  102.572,50 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. <br>\tDosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli Dairemizce bankacı bilirkişi ...'dan alınan raporda da belirtildiği üzere, davacı banka ile  davalı şirket arasında 31/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılar ... ... ve ...'nin sözleşmede müteselsil kefil olduğu, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan BCH kredisinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, bankacı bilirkişinin davacı banka şubesinde yerinde yapmış olduğu incelemeye göre davalı asıl borçlu şirketin temerrüte düştüğü 01/12/2015 tarihi itibariyle BCH kredisine fiilen uyguladığı akdi faiz oranının yıllık %13,75 olduğu, sözleşmeye göre temerrüt faizinin %50 fazlasının %20,625'e tekabül ettiği, davalı kefillerin ise kat ihtarı kendilerine tebliğ edilemediğinden takip tarihi itibariyle temerrüte düştükleri gözetildiğinde takip tarihi itibariyle davacı bankanın  davalı asıl borçlu şirketin  102.778,18 TL asıl alacak, 2.400,87 TL işlemiş faiz ve 120,04 TL BSMV olmak üzere 105.299,09 TL, davalı kefillerin ise takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünden takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı kefillerden  102.572,50 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından açılan davanın bu tutarlar üzerinden kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. <br>\tÖte yandan, gayri nakdi çek kredisi yönünden açılan davada ise;<br>\t5941 sayılı Çek Kanunu'nun  geçici 3. maddesinin 4. fıkrasında; \"Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>\tBilindiği üzere 31/01/2012 tarihli ve 6273 sayılı Yasa'nın 2. Maddesi ile değişik  5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesinin 9. fıkrasında; \"Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>\tGayri nakdi alacağın deposu yönünden sözleşmede davalı kefiller yönünden herhangi bir düzenleme bulunmadığından gayri nakdi alacaktan asıl borçlunun sorumluluğu bulunmakta olup, davacı banka ile davalı müşteri arasında 31/07/2013 tarihinde çek sözleşmesi imzalanmış olduğuna göre dava ve takip konusu çek yapraklarının bu tarihten sonra basılmış olduğunun kabulü gerekir. Davacı banka tarafından dosyaya sunulan 17/04/2017 tarihli bilgisayar dökümüne göre 9 adet çek yaprağının müşteri nezdinde olduğu ve davacı bankanın 10.800,00 TL  depo talep hakkı bulunmakta ise de, yargılama sırasında 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesinin 9. Fıkrası gereğince, çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erdiğinden takip ve karar tarihi gözetildiğinde 5 yıllık süre de dolduğu gözetildiğinde bankanın dava konusu çeklerden ötürü ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir sorumluluğu kalmadığından bu talep yönünden açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tBozma ilamına göre asıl borçlu  ... ... gayri nakit kredinin deposundan sorumlu olduğundan gayri nakit kredi çin yargılama giderlerinden davalı asıl borçlu  ... ...... Tic. Ltd. Şti. sorumlu tutulmuştur. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2018 tarih ve 2016/462 Esas 2018/216 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t2-Davanın KISMEN KABULÜNE,<br>\tDavalı asıl borçlu ... ... Limited Şirketinin   Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2016/4690 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 102.778,18 TL ana para, 2.400,87 TL işlemiş faiz ve 120,04 TL BSMV olmak üzere 105.299,09 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 20,62 oranında temerrüt faizi ve faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, <br>\tDavalı kefiller ... ve ... ... yönünden  Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2016/4690 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 102.572,50 TL ana para üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 20,62 oranında temerrüt faizi ve faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, <br>\t3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t4-Gayrinakdi çek kredisi yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Hükmedilen toplam 105.299,09 TL'nin % 20 oranında olan 21.059,81 TL icra inkar tazminatının (davalı kefiller  ... ve ... ... 20.514,50 TL'sından sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t6-Alınması gerekli 7.174,95 TL harçtan peşin alınan 2.061,07 TL harç ve icra dosyasında alınan 603,45 TL peşin harç toplam 2.664,52 TL'nin mahsubu ile kalan 4.510,43 TL'nin (davalı kefiller ... ve ... ... 4.342,21 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,   <br>\t7-Davacı tarafından yapılan 217,4 TL posta ve tebligat gideri ve 400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 617,40 TL yargılama giderinin kabul oranı gözetilerek 518,61 TL'sinin (davalı kefiller  ... ve ... ... 505,18 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davacı tarafından yatırılan 2.090,27 TL peşin harç, icra dosyasına yatırdığı 603,45 TL peşin harç ve 29,20 TL başvurma 2.722,92 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, <br>\t9-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.152,81  TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t10-Kendilerini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>\t11-Taraflarca yatırılan gider avansı ve delil avansından kullanılmayan kısmın talep halinde ilgililerine iadesine, <br>\tB)1-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı 315,00 TL  posta gideri 1.500,00 TL  bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.913,10 TL  yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında açılan  duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca  uyuşmazlık konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.10/10/2023\t<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"caaa6a113276a8cf","SID":"b083cf9fc45427bb"}}