{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1937 <br>KARAR NO: 2023/1584<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi    <br>TARİHİ: 23.01.2020<br>NUMARASI: 2019/648 Esas - 2020/61 Karar<br>DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>Taraflar arasındaki  ticari sicil memurunun kararına itiraz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 17/01/2017 tarihinde ... San. Tic. Ltd. Şti. Ünvanlı şirketi kurarak ... sicil numarası ile davalı ... müdürlüğüne tescil ettirildiğini, müvekkillerinin ortağı olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti. Kurulduğu tarihten itibaren hiç faaliyette bulunmadığını, vergi kaydının açılmadığını ve vergi mükellefiyetinin hiç tesis ettirilemediğini, şirketin kuruluş tarihi olan 2007 yılından beri gayri faal durumda olduğunu, şirketin kuruluş yılı olan 2007 itibari ile MERSİS numarası uygulaması bulunmadığından ve şirketin vergi mükellefiyeti de olmadığı için MERİS numarası alınamadığını, zira MERSİS numarası alınması için vergi açılışın yapılması gerektiğini, şirketin MERSİS numarası bulunmadığından ve vergi kaydı da olmadığı için MERSİS numarası alınma imkanı bulunmadığından ortakların aldığı tasfiyeye giriş kararı da dahil olmak üzere alınan hiçbir kararın İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğüne tescil ettirilemediğini, şirketin ticaret sicilden silinmesi için gerekli hiçbir prosedürün uygulanmadığını, tasfiye prosedürü işletilmediğinden müvekkillerinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne 23/10/2019 tarihinde müracaat ederek ortakları oldukları gayri faal durumdaki ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden terkinini talep ettiğini, davalı ... müdürlüğünün 13/11/2019 tarih ve ... sayılı \"şirketin kapatılması için öncelikle tasfiyeye giriş kararı alınarak tescil işleminin tamamlanması veya Asliye ticaret Mahkemesine müracaat edilerek bu hususa ilişkin verilecek kesinleşme şerhine havi mahkeme kararının tescilinin yaptırılması gerektiği...\" yönündeki cevabı ile şirket kaydının silinmesi taleplerinin reddine karar verildiği, şirketin MERSİS numarasının bulunmaması ve alınmasının da mümkün olmaması nedeniyle tasfiyeye giriş kararı alınarak tescil işleminin tamamlanması mümkün olmadığından davalı ... müdürlüğünün 13/11/2019 tarihli kararının kaldırılarak faaliyette bulunmayan ve halen gayri faal durumdaki ve vergi kaydı dahi bulunmayan ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Limited Şirketlerinde tasfiye usulü mevzuat kapsamında düzenlendiği, müvekkili sicil müdürlüğünde ... ticaret sicil numarası kaydı altında faaliyet göstermekte olan, kapatılması talep edilen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sicil kayıtlarında yapılan incelemede tasfiyeye ilişkin sürecin ve tasfiye işlemlerinin başlatılmamış olduğunun tespit edildiğini, mevzuata uygun biçimde tasfiye sürecinin tamamlayamayan şirketlerin sicilden terkini, ancak kesinleşen bir mahkeme kararıyla mümkün olabileceği, resen terkin süreci ise kanunun ilgili maddesi kapsamında ticaret siciline kayıtlı şirketler bakımından belirli kriterlerin varlığı halinde uygulanan bir süreç olduğu, şirketin bu kriterleri taşıdığı yönünde bir tespit bulunmadığı için sicilden terkinini yine ancak kesinleşen bir mahkeme kararıyla mümkün olabileceği, vergi dairesince vergi kaydının yapılmamış olmasının ise anılan şirketin  mahkeme kararı ya da gerekli organ kararı olmaksızın tasfiye ya da sicilden terkini sonucu doğurması mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Davacılar tarafından dava dışı ... San Tic Ltd Şti'nin sicilden terkini talep edilmiş, davalı ...tarafından 13/11/2019 tarihli ... sayılı karar ile terkin talebinin reddine karar verilmiş, davacılar tarafından yasal süresi içerisinde Ticaret Sicil Memurluğunun bu kararına karşı itiraz edilmiştir. Dava dışı şirketin ... sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna kayıtlı olduğu, şirketin Ticaret Sicil Memurluğundan terkin edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin tamamlanması gerektiği, terkin edilmesi talep olunan dava dışı şirketin tasfiye sürecinin başlatılmadığı,  6102 sayılı TTK'nun limited şirketlerin fesih ve tasfiyesine ilişkin hükümlerin işletilmesi sonucunda şirketin fesih ve tasfiyesine mahkeme kararı ile karar verilebileceği ve bu kararın tescil edilebileceği, davacıların dava dışı şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik herhangi bir talepte bulunmadığı, dava dışı şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik bir mahkeme hükmününde bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesine ilişkin resen terkine yönelik hükümlerinde dava dışı şirket açısından gerçekleşmediği, Ticaret Sicil Memurluğunun tasfiye sürecini tamamlamamış ve hakkında tasfiye ve fesih konusunda kesinleşen bir mahkeme kararı bulunmayan dava dışı şirketi sicilden terkin etmesi mümkün olmadığı...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dışı ... SAN. TİC. LTD.ŞTİ. ünvanlı şirketin ticaret sicilden resen terkini için şartların gerçekleşmediğinden ve dava dışı şirketin fesih ve tasfiyesi için mahkeme kararı bulunmadığından bahisle davayı reddettiğini ancak dava dışı ... SAN. TİC. LTD.ŞTİ. ünvanlı şirket müvekkilleri tarafından 17.01.2017 tarihinde kurularak ... sicil numarası ile davalı ... Müdürlüğü’ ne tescil edildiğini, söz konusu dava dışı bu şirket kurulduğu 17.01.2007 tarihinden itibaren hiçbir faaliyette bulunmadığını, vergi kaydı açılmadığını ve vergi mükellefiyeti hiç tesis ettirilmediğini, kuruluş tarihi olan 2007 yılından beri gayri faal durumda olduğunu, buna ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı Beyoğlu Vergi Dairesinden vergi kaydı olmadığına dair alınan yazı dosyada mübrez olduğunu, mahkemenin iş bu belgeleri detaylı olarak incelememiş olup mahkemece  bu hususlar dikkate alınmaksızın davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava dışı şirketin kuruluş yılı olan 2007 itibariyle MERSİS numarası uygulaması bulunmadığından ve şirketin vergi mükellefiyeti de olmadığı için MERSİS numarası alınamadığını, zira MERSİS numarası alınabilmesi için vergi açılışının yapılması gerektiğini, şirketin MERSİS numarası bulunmadığından  ve vergi kaydı olmadığı için MERSİS numarası alma imkanı bulunmadığından ortakların aldığı tasfiyeye giriş kararı da dahil olmak üzere alınan hiçbir karar Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil ettirilememekte olup şirketin ticaret sicilden silinmesi için gerekli hiçbir prosedür uygulanamadığını, ancak hukuki durum bu şekildeyken ve bu şartlar altında ticaret sicilde dava dışı şirket ile tasfiyeye yönelik işlem yapılması hukuken mümkün değilken sayın mahkemece tasfiye işlemlerinin tamamlanması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hatalı kararın kaldırılması gerektiğini, Tasfiye prosedürü izah edilen nedenlerle işletilmediğinden, alınan tasfiyeye giriş kararı dahi ticaret sicil müdürlüğüne işletilemezken müvekkillerinin ticaret sicil müdürlüğüne dava dışı şirketin ticaret sicilden terkin edilmesini talep etmeleri karşısında davalı ... müdürlüğünce şirketin kapatılması için öncelikle tasfiyeye giriş kararı alınarak tescil işleminin tamamlatılması şeklindeki red sebebinin uygulanmasının imkansızlığı açık ve net ortada olduğu halde mahkemece  bu hususa dikkat edilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, 6102 sayılı TTK'nın 34. maddesi uyarınca, dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret kaydının terkini talebinin reddine ilişkin davalı kurum kararına itiraza  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\tDavacılar  vekili, müvekkillerinin ortağı olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 17.01.2007 yılında tescil ile kurulduğunu, ancak vergi mükellefiyeti yaptırmadığını, kurulduğu tarihten itibaren de gayrı faal şirket olduğunu ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca kaydının silinmesi talebinin reddine ilişkin 13/11/2019 tarih ve ... sayılı kararının TTK'nın 34. maddesine göre kaldırılmasını talep etmiştir. TTK'nın geçici 7/1. maddesine göre, 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK gereğince, sermayelerini anılan KHK ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketlerin, kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacaktır. Aynı maddenin 3. bendi de \"Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir.\" şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işlemleri sonuçlandırma görevi yüklemiştir. Davalı ... Müdürlüğü, terkini istenen şirketin TTK'nın geçici 7/1. maddesindeki şirketlerden olup olmadığını tespit edebilecek durumda olup yapılacak inceleme sonucu şirketin bu madde kapsamında kaldığının anlaşılması halinde davalının, aynı maddenin 4. fıkrasında belirtilen işlemleri resen yapması gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde limited şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrasının d bendi uyarınca aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması terkin sebebi olarak sayılmış olup, anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket  ve  kooperatiflerin  ticaret  sicilindeki  kayıtlı  son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği,  4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan  şirketin  unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.Somut olayda, davalı ... Müdürlüğünün, herhangi bir kişi, kurum ya da kuruluş tarafından bildirim yapılması üzerine veya re'sen hareket edip Kanun'da öngörülen işlemleri yaparak terkini istenen şirketin terkin şartlarını taşıyıp taşımadığını araştırması gerekmektedir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de Kanun'un Geçici 7/1-d maddesi uyarınca, sebep her ne olursa olsun beş yıldır genel kurul toplantısı yapılmayan limited şirketler  yönünden de re’sen terkin işlemi yapılması zorunluluğu öngörülmüş olup; somut olayda da son beş yıldır toplantının yapılmamış olması, hatta vergi dairesi cevabı kapsamında şirketin kuruluşundan itibaren vergi kaydı bulunmadığı gerçeği  karşısında  Ticaret Sicili Müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Yukarıdaki açıklamalar ışığında ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce davanın kabulü yönünde yeniden aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu  kararının kaldırılmasına, davanın esas hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-TTK'nın 34.maddesi uyarınca itirazın kabulü ile davalı ... müdürlüğünün dava konusu 13/11/2019 tarihli ret kararının iptaline, 2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile kalan 225,45 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 38,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısımların, karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasındaki harç ve giderler yönünden; a-Davacı vekili  tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 54,40  TL peşin istinaf harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, c-Davacı tarafından harcanan 148,60 TL başvuru harcı gideri ile 86,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 234,60 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 8-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11/10/2023 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3902e7693dc1914","SID":"a28a0dca796bf17f"}}