{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/974 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1835<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/1006 Esas  2022/950 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/10/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve alacaklının otopark işleten bir ticari işletme olduğunu, davalı borçluya ait ... plaka sayılı otomobilin 11/09/2011 tarihinde  davacı şirket tarafından, yediemin ücretinin yazılı sözleşme ile temlik alındığı ... Otoparkına teslim edildiğini, aracın temlik işleminden sonra  Bodrum ilçesinde bulunan Yediemin Otoparkında çekili durumda bulunduğunu, aracın otopark işletmesine girdiği tarihten günümüze kadar işlemiş otopark ücretinden araç sahibinin sorumlu olduğunu, birikmiş otopark borcunun ödenmemesi sebebiyle davalı/borçluya birçok kereler ulaşıldığını, ancak otopark ücretinin tahsil edilemediğini, borcun ödenmemesi üzerine davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla 2. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4709  Esas sayılı dosyası ile 16/09/2021 tarihinde icra takibine başlatıldığını, davalı tarafın itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, uyuşmazlığın sulh yolu ile çözülmesi amacı ile Bodrum Arabuluculuk Merkezine başvuruda bulunulduğunu 2022/74 Büro, 2022/18439 Arabuluculuk numaralı dosya kapsamında anlaşma sağlanamadığını, davalı/borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazlarının tümünün iptaline, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle alacaklarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. <br>Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, uyuşmazlık, muhafaza edilmek üzere davacıya ait yediemin otoparkına çekilen ve yediemin olarak teslim edilen aracın muhafaza ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı TTK'nın 5/1 maddesi uyarınca ticari davalara bakmak görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.<br>Ticari davalar mutlak ve nispi ticari olmak üzere ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1 maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da tacir olmasından kaynaklanmakta olan hukuk davaları olduğu belirtilmiştir. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklarda TTK'nun 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen davalardır.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17/01/2011 gün ve 2010/19449 esas, 2011/72 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre; davalıya ait aracın ilgili görevli tarafından otoparka bırakılması, davacıyla davalı arasında bir sözleşme bağı kurmaz. Taraflar arasında bir sözleşme bağı kurulmadığı sürece davacı otopark tarife ücreti talep edemez. Bu durumda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin TBK.'nun 526 ve sonraki maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümlerine göre çözülmesi gerekir. Davacının talep hakkı ancak vekâletsiz iş görme hükümlerine dayandırılabilir. Yapılan iş, iş yapanın menfaatine yapılmış olması itibarıyla davacı TBK 530. maddesi uyarınca talepte bulunabilir.<br>Buna göre iş bu davada davalı tarafın tacir olmaması, davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmaması ve davanın konusunun Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan olmaması nazara alındığında, vekaletsiz iş görmeden kaynaklı davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden aşağıdaki gibi görevsizlik kararı verilmiştir.\" gerekçesi ile; \"Mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin  olduğuna, 6100 Sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talepde bulunulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, İki hafta içinde gönderme talebinde bulunulmadığı takdirde yargılama giderlerinin  HMK 331/2.maddesi uyarınca talep halinde mahkemece hüküm altına alınmasına,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Davacı/alacaklının otopark işleten bir ticari işletme olduğunu, davaya konu davalıya ait aracın davacı şirkete yediemin olarak teslim edildiğini, yıllar içinde hiçbir biçimde davalı tarafça teslim alınmayan ve ilgilenilmeyen işbu araç ile ilgili olarak, davacı şirket tarafından ilamsız icra takip dosyası açıldığını, davalı tarafça işbu takip borcunun tamamına itiraz edildiğini, mahkemece verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay ilamları da nazara alındığında yetkili ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmesi gerektiğini, bu nedenlerle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1006 Esas 2022/950 Karar sayılı 25/11/2022 tarihli ilamının  kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; muhafaza edilmek üzere davacıya ait yediemin otoparkına çekilen ve yediemin olarak teslim edilen aracın muhafaza ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup dava konusu somut olaya TBK 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.<br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında işbu davada davalı tarafın tacir olmaması ve davanın da her iki tarafın ticari işletmesi ilgili olmaması ve davanın konusunun TTK'da düzenlenen hususlardan olmaması nazara alındığından vekaletsiz iş görmeden kaynaklı davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesince verilen işbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/10789 Esas, 2016/8226 Karar ve 18.10.2016 tarihli kararında  belirtildiği üzere ; Mülga 6762 Sayılı TTK'nun  1463.maddesine göre ; Bakanlar Kurulu'nca 18.06.2007  tarihinde  karalaştırılmıp,  21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de  yayınlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararında  esnaf-tacir ayrımının nasıl  yapılacağı belirlenmiş olup, 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10.maddesinde ticari  işletmeler hakkında 6102 Sayılı TTK'nun 11.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu  Kararı  çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan  düzenlemelerin uygulanacağı  belirtildiğinden Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının   anılan kararda  belirtilen kıstasların  değerlendirilmesi  sureti ile yapılması gerecektir. <br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile \"Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup,  bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır \" şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , mahkemenin görevli olması 6100 Sayılı HMK'ın 114. maddesinde dava şartları arasında sayılmış olması nedeni ile yine 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince  mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir.<br>Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde  sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.<br>Bu açıklamalara göre;  dava konusu somut olayda, her ne kadar davacı tacir ise de, davalının ilgili ticaret sicilden müdürlüğünden ve yine ilgili vergi dairesinden getirtilen yazı cevapları gereğince tacir olmadığı, faaliyetinin esnaf faaliyetleri sınırında kaldığı, tacir olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge olmadığı, sadece gelir vergisi mükellefi olmasının tacir sayılmasını gerektirmeyeceği, ayrıca dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde münhasıran  sayılan uyuşmazlıklar arasında da yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla işbu davanın genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, davacı vekilinin işbu davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br><br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  göre davacı  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2022 tarih, 2022/1006 Esas ve 2022/950 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 269,85 TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 24/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"864d9254c5ef97a9","SID":"82573dbbfd098652"}}