{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/468 <br>KARAR NO: 2023/1594<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/10/2020<br>NUMARASI: 2018/1256 Esas - 2020/757 Karar<br>DAVA: Sözleşmenin İptali<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davacının açtığı Estetik merkezi için 1.7.2014 tarihinde davalı şirketten ... marka lazer makinasını  55.000-TL ye satın aldığını , karşılığında 11 adet senet verdiğini, ilk olarak , davalı teknik elemanlarınca tamir edildiğini, 17.9.2014 tarihinde yeniden arızalandığını, yeniden tamir edildiğini, sonrasında yeniden arızalandığını,  davalının bu kez yanıt dahi vermediğini, cihazın işi yapacak olan başlığının bozuk olduğunu,  satıcı fırma yetkilisinin  kendilerini oyaladığını, ayrıca elden  ödediği senetleri de bankaya vererek protesto ettirdiğini, , cihazın alınıp senetlerin iadesini istediğini, ödediği iki senet bedeli 10.000-TL nin kendilerinde bırakılmasını şart koştuklarını, davalıya 6.11.2014 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek, ayıplı satış nedeni ile sözleşmenin tek taraflı iptali ile senetler ile 10.000-TL nin iadesinin istendiğini, davalının ayıbı kabul etmeyerek 3. senedin ödenmesini istediğini, arada yazılı sözleşme olduğunu ancak kendilerine bir suretinin verilmediğini, cihazın atıl konumda kaldığını ileri sürerek sözleşmenin iptaline, ödenen 10.000- TL senedin ticari faiziyle tahsiline  ve senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında 3.7.2014 tarihli sözleşmenin olduğunu, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını, cihazın çalışır vaziyette eksiksiz teslim edildiğini, kullanıcı hatası olduğunu, davacının tacir olup TTK 25. Md uyarınca süresi içinde ayıp ihbarının yapılmadığını, cihaz başlığının atış sayısı tükendikçe değiştirilmesi gerektiğini, tek başına değiştirilmesinin mümkün olduğu gibi davacının cihaza bir zarar vermiş olabileceğini senetlerin ödenmediğini, ihtara rağmen icra takibi yapılmamasının iyi niyetlerinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini dilemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile cihaz arızasının üretimden kaynaklandığı, gizli ayıp olduğununu kabulü ile sözleşmenin feshi ile 19.000-TL tazminatın dava tarihinden ticari avans faizi ile;15.10.2014,15.11.2014,15.12.2014,15.1.2015,15.2.2015,15.3.2014,15.4.2014,15.5.2014,15.4.2014 tarihli bonolar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, tavzih ile  10.000-TL nin sehven 19.999,99 TL olarak yazıldığı belirtilerek 10.000- TL olarak tavzih edilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili , görevsizlik kararı sonrası görevli mahkemece  kendilerine herhangibir tebligat yapılmadığını, vekaletnamenin Uyap kaydının yapılmadığını ,kararın icraya konulması üzerine haberlerinin olduğunu, taraf teşkili yapılmadan davanın görüldüğünü, cihazın halen davacı tarafça kullanıldığını,ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, bilirkişi incelemesinin yeterli olmadığını, cihazın tanınmadığını, epilasyon cihazı değil güneş , yaşlılık, doğum lekeleri, dövme ve kalıcı makyajı yok eden bir makine olup epilasyona uygun olmadığını, yeni bilirkişiden rapor alınması taleplerinin  önceki mahkemede değerlendirilmediğini,  ayrıca  bilirkişinin cihazın başlığını inceleyerek rapor verdiğini, cihaz başlığının cihazdan ayrı olarak alım satıma konu olabildiğini  ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>GEREKÇE: Dava, satış sözleşmesi gereği  ayıplı olduğu ileri sürülen cihaz için  sözleşmesinin feshi ile ödenen bedelin istirdatı ile bakiye senetlerden borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Dava ,ilk olarak Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış görevsizlik kararı ile Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesince  bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalı tarafça rapora itiraz edilmiş, mahkemece tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile  Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesine gönderilmiş,  Tüketici Mahkemesinin de görevsizlik kararı vermesi sonucu  İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 37. Hukuk dairesince Bakırköy 1. Asliye Ticaret mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği, mahkemece davada davalı vekili bulunduğu halde, tebligatın TK 35. Maddesine göre davalı şirkete yapıldığı görülmüştür. 6100 sayılı HMKnun  \"Hukuki dinlenilme hakkı\" başlıklı 27. maddesinde, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları ifade edilmiştir. Bu hak, ilk olarak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir. Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.  Tebligat Kanunu 11. Maddesi uyarıca \"Vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır\" hükmü gereği Bakırköy 1. Asliye Ticaret mahkemesinde davalı vekili olmasına rağmen asile yapılan tebligatın geçersiz olduğu, davalı vekilinin usulüne uygun şekilde  duruşmaya davet edilmediği,taraf teşkili sağlanmadan davanın görüldüğü, davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır.Davalının savunma hakkının  kısıtlanmasına sebebiyet verildiği gözetilerek usulü eksikliğin giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden  kararın kaldırılması gerekmiştir.  Diğer yandan  kabule göre;   10.000,00 TL üzerinden açılan davada  mahkemece sözleşmenin feshi ile her biri  5.000,00 TL den 9 adet olan toplam 45.000,00 TL lik  senetlerin iadesine  karar verilmiş olup , senetler yönünden  eksik harcın tamamlattırılmadığı ,kabule göre tavzihte  15.3.2015, 15.4.2015 , 15.5.2015 ve 15.6.2015 tarihli senetlerin sehven  2014 yılı olarak yazılmış olduğu,  bedelin tahsiline  karar verilmesine rağmen  cihaz iadesi ile ilgili herhangi bir  hüküm kurulmadığı gözetilerek ; mahkemece   eksik harcın tamamlattırılıp, tebligat eksikliği giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2020 Tarih 2018/1256 Esas - 2020/757 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE\" Davalı tarafından yatırılan 170,78-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 19/10/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ef84c671f5693c1","SID":"c88383d3b3176038"}}