{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1423 <br>KARAR NO: 2023/3348<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2022<br>NUMARASI: 2021/48 E - 2022/938 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 09/11/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurumun davacı şirkete  ait elektrik sayacını tüm talep ve ısrarlarına rağmen yaklaşık 1 yıl okumadığını, 1 yıl sonra yine ısrarları sonucu okuyarak şirketlerine yüksek miktarda elektrik faturası ve usulsüzlük cezası tahakkuk ettirdiğini, kesin ve kati delillere dayanmadan ve davalı kurumun kendi kusurundan kaynaklı nedenlerle taraflarına usulsüz elektrik kullanma iddiası ile tahakkuk ettirilen para cezasının iptali gerektiğini,ayrıca 23/01/2020 tarihinde kesilen elektrik hizmetinin davalı tarafça tekrar verilmesi için ihtiyati tedbir talep ettiklerini , usulsüz elektrik kullanımına dair eylemin olmadığı ve davalı tarafça tahakkuk ettirilen 14.871,10 TL lik para cezasının haksız ve yasaya aykırı olduğundan borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Bakırköy Asliye Hukuk mahkemesinde açılan davada dava konusu yerin ticarethane olması nedeniyle Asliye Ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verildiği ve yargılamaya Bakırköy ATM  de devam edildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin adresinin Kağıthane olduğu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği, dava konusu ... tüketim noktalı mahalde yapılan kontrolde sözleşmesiz sayaç üzerinden elektrik kullanımı yapıldığı, yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği 36.104,12TL tutarında kaçak elektrik tarifesinden tahakkuklandırıldığını beyanla  davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, haksız fiil nedeniyle davalının yetki itirazının yerinde olmadığı,ayrıca alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda ;davacı şirketin kaçak elektrik kullanımı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği “Madde 42 a) Perakende satış sözleşmesi veya anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,\" hükmü dahilinde olup tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi kaçak elektrik tüketim olduğu, , davalı kurumun hatalı mevzuat madde uygulaması nedeniyle mevzuat 46-(2) hükmü uygulanması gerekirken mevzuat 46-(3) hükmünün uygulanması gerekçesi ile davacı şirketin, dava konusu faturada dahli bulunan ceza enerji bedeli kapsamında 7.435,55 TL. + KDV - 8.773,95 TL. menfi tespit talebinin  yerinde görüldüğü, 28/11/2019 tarihli ... numaralı faturaya konu 14.871,10 TL tahakkuk edilen ceza yönünden 8.773,95 TL tutarında  davacının borçlu olmadığının tespiti gerektiği gerekçesi ile; \"1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, 2-8.773,95 TL yönünden davacının menfi tespit isteminin kabulü ile, 28/11/2019 tarihli ... numaralı faturaya konu 14.871,10 TL tahakkuk edilen ceza yönünden 8.773,95 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacının kaçak tüketiminin mükerrer olduğunu,bu nedenle 1,5 kat yerine 2 kat ceza uygulanması gerektiği konusundaki bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini,kaçak tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli olduğunu,davacının aksini ispat edemediğini,davanın tümden reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak tahakkuku bedeli yönünden menfi tespit talebine ilişkindir. Bilirkişi ...'dan alınan kök raporda abonelik kayıtları ve aboneliğin sonlandırma nedenlerinin bildirilmesi istenilmiş,alınan ek raporda ise, 14.10.2021 tarihli rapor sonrasında davalı vekilince sunulan belgeler arasında davacı adına, dava konusu  28.11.2019 tarih öncesine ait  düzenlenmiş kaçak elektrik faturası bulunmadığının  anlaşıldığı, Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılmasına ilişkin yönetmelikte;  \"MADDE 46 – (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin  tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil  olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.  (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi  durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır.\" şeklinde belirtildiği,bu durumda, mevzuat madde 46-(3) hükmünün  uygulanamayacağı,çünkü  davacının tekrar eden mükerrer kaçak elektrik enerji tüketimi bulunmadığı,mevzuat 46-(2) hükmü uygulanması gerektiği,yani  kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketiminin  1,5 kat sayısı ile çarpılması gerektiği,  davalı kurumca hesaplanan ceza bedeli; fatura içerisindeki aktif bedel + dağıtım bedelinin toplanması ile elde edildiği,bu durumda  2 kat ceza bedeli uygulandığı anlamı taşıdığı,  (aktif bedel + dağıtım bedeli) /2   hesaplaması ile 1,5 ceza kat sayısı uygulanması gerektiği,  davacı adına olan abonelik, davacının borçları nedeniyle 12.09.2018 tarihinde borçtan iptal edildiği,endeks döküm kayıtları incelendiğinde;  12.09.2018  tarihindeki sayaç işareti  26.699 kwh , 28.11.2019 tutanak tarihi sayaç işareti 46.346 kwh  ,sayaç tüketim farkının 19647 kwh  olduğu, faturaya esas 19647 kwh tüketim değeri davacının mahalde bilfiil  tüketmiş olduğu (12.09.2018 abonelik iptal tarihi ile 28.11.2019 dava konusu tutanak tarihi arası) elektrik miktarı olup faturaya esas tüketimden davacının sorumluluğu bulunduğu, Enerji Bedeli  19646,804 kwh x 0,543673 TL/kwh = 10.681,44 TL. Dağıtım  Bedeli 19646,804 kwh x 0,213249 TL/kwh =   4.189,66 TL. Toplam (2 kat ceza bedeli uygulanan tutar) idarece    14.871,10 TL.olarak bulunduğu, davacı şirketin kaçak elektrik kullanımı, Elektrik Piyasası Tüketici  Hizmetleri Yönetmeliği “Madde 42  a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili  anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,” hükmü dahilinde olup tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketiminin  kaçak elektrik tüketimi olduğu, belirtilen ve  tespiti yapılan, davalı kurumun hatalı mevzuat madde uygulaması nedeniyle  Mevzuat 46-(2) hükmü uygulanması gerekirken  Mevzuat 46-(3) hükmünün uygulanması gerekçesi ile davacı şirketin, dava konusu faturada dahli bulunan ceza enerji bedeli kapsamında  7.435,55 TL.  + KDV = 8.773,95 TL. Borçlu olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olmasına rağmen ,davacının mükerrer kaçak elektrik kullandığı davalı tarafça ispat edilememesine rağmen 2 katı ceza uygulanarak kaçak tahakkuk hesabı yapılması ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı olmakla, eksikliğin giderildiği alınan ek raporda davacının sorumlu olmadığı  kaçak tahakkuk tutarının 8.773,95 TL  olduğu belirlenmekle,ek bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 599,35 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 419,45 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eabb4c15f3cd55a8","SID":"ae6f924337cc654f"}}