{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1234 - 2023/1248<br><br><br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1234 <br>KARAR NO\t: 2023/1248<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/467 E.  -  2021/375 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Rekabetin Tespiti, Maddi-Manevi Tazminat     <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/05/2021 tarih ve 2019/467 Esas - 2021/375 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili,, davacı ile davalının almış oldukları izin kapsamında internet servis sağlayıcılığı lisansı ile internet hizmeti verdiklerini, internet sitelerinde yayınlanan davalıya ait \"...\" başlıklı reklam filminin doğrudan davacı şirketi ve davacı şirket tarafından sunulan hizmetleri kötüler ve haksız rekabet teşkil edecek içerikte olduğunu, reklam filminin davacı ile birlikte aynı sektörde yer alan diğer işletmecilerin faaliyetinin de açık bir şekilde kötülendiğini, reklam başlığı olan ve reklam içeriğinde kullanılan \"...\" ve \"...\" ifadeleri ile kotalı internet sunan internet servis sağlayıcılarının kötülendiğini, dış seste yer alan \"...\" ifadelerinin ve reklam filmi sırasında sunulan görsellerin de kötüleme amaçlı olarak kullanıldığını, dava konusu reklam filminin doğrudan davacı şirketi ve faaliyetlerini kötüleyen unsurlar içerdiğini, reklam filmi içeriğinde kullanılan 444 ile başlayan çağrı merkezi hizmetine ait telefonun aynı sektörde faaliyet gösteren internet servis sağlayıcıları arasında sadece davacı tarafından kullanıldığını, diğer servis sağlayıcılarının çağrı merkezi numaralarınını 850 ile başladığını, reklamda kullanılan dil ve görsellerin açık şekilde haksız rekabete sebep olduğunu, Reklam Özdenetim Kurulu tarafından da dava konusu reklam filminin kötüleme teşkil ettiği hususunun karara bağlandığını, dava konusu reklam filminin tamamen kötü niyetli olduğunu, Reklam Özdenetim Kurulu kararına rağmen yayınlanmasına devam edildiğini ileri sürerek, davalı tarafından yayınlanan \"...\" başlıklı reklam ile davacı aleyhine haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine, haksız eylem nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, dava konusu reklam filminin davacıyı hedef göstermediğini, haksız rekabet teşkil etmediğini, maddi ve manevi zarara uğramayan davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu reklam filminde davacının kampanya ve hizmetlerinin kötülenmesinin söz konusu olmadığını, davalının yeni kampanyasını diğer kampanyalardan ayrıştırma amacı ile yayınlandığını, sektörün tamamına yönelik eleştirel ve mizahi bakış açısı ile hazırlandığını, davacıyı veya aynı sektördeki diğer internet servis sağlayıcılarını hedef almadığını, davacının reklam filmi nedeniyle herhangi bir zararının doğmadığını, Reklam Özdenetim Kurulu kararının tavsiye niteliğinde bulunduğunu, eksik ve yanlış inceleme ile verilen bir karar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  davaya konu \"...\" başlıklı reklam filmi ile davalı tarafından pazarlaması yapılan kampanyalarının tanıtımının yapılmasının amaçlandığı reklam filmi içeriğinde yer alan sözler ve görsellerin doğrudan davacıyı hedef alır nitelikte olmadığı gibi davalının kendi dışında internet servis sağlayıcılığı sektöründe faaliyet gösteren diğer firmaların ürünlerini ve kampanyalarını kötüleme amacının bulunmadığı, reklam filminin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı, davalı tarafından yapmış olduğu kampanyayı tanıtmak ve müşteri temin etmek amaçlı yayınlandığı, kullanılan sözler ve beyanların doğrudan diğer internet servis sağlayıcıları ile sözleşme imzalayanların sözleşmelerini sonlandırmaya ve ihlal edilmesine yol açacak nitelikte olmadığı, kendi ürününün özelliklerini anlatma ve tanıtma amaçlı olduğu, Reklam Özdenetim Kurulu tarafından yapılan tespitin haksız rekabet tespiti ile ilgili olmadığı, kendi yayın ilkeleri ile ilgili tavsiye niteliğinde bulunduğu, dava konusu reklam filminin ve içeriğinin gereksiz yere incitici beyanlar içermesine rağmen haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu reklam filmiyle içerisinde müvekkilinin de yer aldığı, davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren diğer internet sağlayıcı şirketlerin açık bir şekilde kötülendiğini, dava konusu reklam filmi adında ve içeriğinde \"...\", \"...\" \"...\"  ifadelerine yer verilerek kotalı internet sunan internet sağlayıcılarının kötülendiğini, kotalı internet paketlerinin işin doğası gereği kotasız paketler yanında müvekkili tarafından seçenek olarak sunulan paketler olduğunu, ayrıca dava konusu reklam filiminde yer alan \"...\" ifadeleri birlikte reklam filminde yer verilen görsellerle taahhütlü paketlere \"...\" demek suretiyle  müvekkili ve diğer internet sağlayıcı şirketler tarafından tüketicilere sundukları taahhütlü kampanyaların da kötülendiğini, dava konusu reklam filminin bütününde davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren işletmecilere yönelik kötüleyici başka mesajlar da verildiğini, reklam filminde müşteriye verilen ayranın üzerinde “Tuzlu Tarife” ifadesinin yer aldığını, yine, reklam filminin bir bölümünde satıcının dürümün içerisine kopmuş kablolar vs, koyduğunu, bir başka bölümünde ise dürümün içerisine modemi ezerek koyduğunu, bu görseller ve reklamda kullanılan diğer sektör metaforları ile davalı tarafından mizah sınırlarının aşılarak kötüleme yapıldığını, dava konusu konusu reklamda gerek kullanılan dil, gerekse kullanılan görseller açısından baştan sonra rakiplerin ve hizmetlerinin kötülendiğini, dava konusu reklamda doğrudan müvekkili şirketi ve faaliyetlerini kötüleyen unsurların yer aldığını, reklam filminde \"Yakiyor bunlar yakıyor, el yakıyor, ağız yakıyor,cep yakıyor\" ifadeleri ile birlikte  “...” görseline yer verildiğini, daha sonra tüketiciye çağrı merkezinin arandığı mesajı iletilerek “Bekleyenler arasında 24.sıradasınız” cümlesine yer verildiğini, ilgili sektörde faaliyet gösteren 7 büyük internet sağlayıcısı şirketten sadece müvekkilinin 444'lü numara üzerinde çağrı merkezi hizmeti verdiğini, bu numaranın müvekkili ile özdeşletiğini, anılan ifadelerle doğrudan müvekkili şirketin çağrı merkezi hizmetinin ve hizmet kalitesinin kötülendiğini, dava konusu reklamın \"kötüleme\" teşkil ettiğinin ve reklamda kullanılan 444 numarası nedeniyle müvekkilinin kötülendiğinin  Reklam Öz denetim Kurulu kararı ile tespit edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  ve davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>                 Davalı vekili, müvekkiline ait dava konusu reklamın gereksiz yere incitici olmadığını, bir ifadenin gereksiz yere incitici olarak kabul edilebilmesi için bu ifadelerin açık ve anlaşılır bir muhatabının olmasının gerektiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da dava konusu reklam filminde davacı dahil herhangi bir hizmete verenin hedef alınmadığının belirtildiğini, tüketicilerin dikkatini çekmek ve sektöre bir yenilik olarak takdim edilen bir hizmeti için yapılan reklamın kolay bir şekilde haddini aşan, ölçüsüz ve gereksiz yere incitici olarak nitelendirilmesinin sektörün gelişimine, yaratıcı işlerin yapılmasına ve rekabete olumsuz etki edeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki reklam filimin gereksiz yere incitici olduğuna ilişkin kısmının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava,  haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  <br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, TTK'nın 55/1-a-1 maddesine göre “Başkalarını veya onların mallarını, iş <br>ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere <br>incitici açıklamalarla kötülemek” eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, anılan hükmün uygulanabilmesi için yapılan a<br>çıklamanın yanlış, yanıltıcı veya <br>gereksiz yere incitici nitelikte bulunması gerektiği gibi  açıklamanın kime yöneltildiğinin açık ya da anlaşılabiliyor olması gerektiği, somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtildiği üzere, davalıya ait reklamlardaki dava konusu beyanların, içeriği doğru olmakla birlikte,  gereksiz yere incitici olduğu, ancak dava konusu beyanlar davacıyı hedef göstermediğinden, eş deyişle matufiyet içermediğinden, haksız rekabet teşkil etmediği, her ne kadar davacı tarafça müvekkilinin 444'lü numara üzerinden çağrı merkezi hizmeti veren tek internet sağlayıcısı olduğu, bu nedenle dava konusu reklamda \"...\" açıklamasının davacıyı işaret ettiği  ileri sürülmüşse de, yine mahkemece alınan kök ve ek raporlarında belirtildiği üzere,  kotalı internet ve taahhütlü kampanya seçeneği sunan internet sağlayıcılarının adlarının ve çağrı merkezi numaralarının reklamın hedef kitlesi tarafından bilinmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının müşterisi olan bir kullanıcının, reklamda 444'lü numara kullanıldığını gördüğünde, bunun kendisinin abonesi olduğu davacı şirketin numarasını hedef aldığını düşünebilmesi için, kendisinin abonesi olduğu şirketten başka internet sağlayıcısı şirketlerin bulunduğunu, bunların çağrı merkezi numaralarının 444 ile başlamadığını bilmesi gerektiği, oysa bu türden bir bilginin reklamın hitap ettiği sıradan internet kullanıcıları için gerekli olmadığı gibi bunları bildiklerinin düşünülmesinin de gerçekçi bulunmadığı, açıklanan nedenle davacının bahsi geçen iddiasına itibar edilemeyeceği, ayrıca davalıya ait reklamdaki dava konusu beyanlar hakkında Reklam Öz Denetim Kurulu'nun aksi yönde verdiği kararının mahkemeyi bağlayıcı niteliği bulunmadığı, anılan Kurul'un  kötüleme kıstasını  kendi \"Özdenetim Esasları\" na göre değerlendirdiği, TTK kapsamında bir haksız rekabetten söz edilebilmesi için aranan “kötüleme” kriterlerinin, TTK'nın 55/1-a-1 hükmüne göre değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t<br>1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t<br>                         2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t<br>3-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t<br>5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t<br>Daİr, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023\t<br><br>Başkan V.<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8b648ff8195c8e0","SID":"b53806c64ca5519d"}}