{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1302 - 2023/1247<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1302 <br>KARAR NO\t: 2023/1247<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/34 E.  -  2021/270 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Muarazanın Men'i, Markadan Doğan Haklarının İhlal                                                               Edilmediğinin Tespiti<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/07/2021 tarih ve 2021/34 Esas - 2021/270 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının \"...\" markasına istinaden marka başvurusuna itiraz ettiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, davalının bu karara karşı yaptığı itirazının YİDK'ın  2020-M-7497 sayılı kararı ile kabul edilerek, başvurunun reddine karar verdiğini, YİDK kararının iptali davasının Ankara 5. FSHHM nezdinde görüldüğünü, davalının YİDK kararının iptali davası devam ederken, müvekkiline noterden ihtarname gönderdiğini, oysa markalar arasında iltibas bulunmadığını, aksinin kabulünde dahi müvekkilinin dava konusu markayı 2 yıldır kullandığını, davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin “...” ibareli marka kullanımının/başvurusunun davalının “...” ibareli markası ile benzer olmadığının, karıştırılma ihtimali bulunmadığının ve müvekkili tarafından davalının markadan doğan haklarının ihlal edilmediğinin tespitine, davalının haksız ve hukuka aykırı ihtarname göndermek sureti ile yarattığı muarazanın men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirkete keşide etmiş olduğu ihtarnamenin yasal hak olduğunu, herhangi bir muarazanın bulunmadığını, davacıya ait dava konusu markanın kullanımının müvekkilinin SMK'dan kaynaklı haklarının ihlaline sebebiyet verdiğini, taraf markaları arasında iltibas oluşturmaya yönelik davranışlarının devamı halinde yasal yollara başvuracağının ihtar edildiğini, müvekkilinin  satış, pazarlama vb. yollarla ticari ilişkide bulunduğu bazı firmalardan gelen olumsuz geri dönüşler ve müşteri kitlesince \"...\" ve \"...\" markalarının birbiriyle karıştırıldığının müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin haklarını korumak maksadıyla ihtarnameyi keşide etmek zorunda kaldığını, taraf markalarının sınıfsal olarak da birbiriyle benzer olduğunu savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait \"...\" ibaresi ile davalıya ait \"...\" ibareli tescilli marka arasında, uyuşmazlık konusu 31. sınıf mallar, yönünden SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk dere mahkemesince sadece taraf marklarının benzerliği yönünden inceleme yapıldığını, davalının müvekkiline gönderlen ihtarname yönünden hiçbir inceleme yapılmadığını, taraflar arasında dava konusu \"...\" ibaresi ile ilgili olarak görülmekte olan YİDK kararının iptali davası var iken davalının müvekkiline gönderdiği ihtarın haksız olduğunu, bu yönden muarazaanın giderilmesi talep edilmesine rağmen bu yönde bir hüküm kurulmadığı gibi tahkikat aşamasında  da bir inceleme de yapılmadığını, mahkemenin kabulünün aksine taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, \"...\" ibaresinin Latince de kedi anlamına geldiğini, uyuşmazlık konusu 31. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin markasınında yer alan \"...\" ibaresi ile yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, markalar arasında iltibas bulunmadığını, markaların hitap ettiği tüketicinin bilinçli olduğunu, markaların benzer bulunduğunun kabulünde dahi davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, muarazanın men'i,  Markadan Doğan Haklarının İhlal Edilmediğinin Tespiti istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının  \"...\" ibareli kullanımı ile davalıya ait \"...\" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davalıya ait markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu kullanımda da aynen aldığı, dava konusu  başvuruda yer alan  diğer unsurun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu kullanımın gerçekleştiği 31. sınıf malların, davalıya ait marka  kapsamında aynen yer aldığı, her ne kadar davacı tarafça \"...\" ibaresinin Latince'de \"kedi\" anlamına geldiği bu nedenle uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt ediciliği düşük olduğu ileri sürülmüşse de; Latince'nin  ülkemizde yaygın olarak bilinmediği gözetildiğinde davacının bu iddiasının yerinde bulunmadığı,  ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, mahkemece bilirkişi raporu alınmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı şirketin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023\t   \t\t\t<br><br>Başkan V.<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc06b1fb7b67a8b5","SID":"47ac87c6208c17e1"}}