{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/943 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/864<br><br>DAVA\t:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>DAVA TARİHİ\t: 23/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2023<br>K.YAZIM TARİHİ\t: 24/10/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: <br>Davacı vekilinin 23/08/2023 harçlandırma tarihli  dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den bedelini ödeyerek satın aldığı ve adına tescil edilmeyip, teslim edilmeyip dava  konusu  bağımsız  bölüm üzerinde   yer  alan   diğer  davalılar   ...bank .. ve  ... Kiralama A.Ş. tarafından konulmuş olan ipoteklerden ve diğer  haciz  kayıtları  ile  takyidatlardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu ipoteklerin ve diğer haciz kayıtları ile takyidatların tapudan tüm fer’ileri ile birlikte terkin edilerek (fek edilerek) terkin işleminin ilgili Tapu Müdürlüğü’ne bildirilmesi,  gerçek mülkiyet hakkına tüm takyidatlardan ari bir biçimde, dava konusu bağımsız bölüm  üzerine  davalılar ...bank ...  ve ... Kiralama A.Ş. tarafından konulmuş olan ve tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve diğer haciz kayıtları ile takyidatların paraya çevrilmesine yönelik  yapılacak her türlü yasal takibin ve cebri/icrai işlemin dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulması, mümkün olmayan zararlarının önlenmesi adına HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve ivedilikle cebri/icrai satışın önlenmesi, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar’a yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Huzurda görülen dava tapu iptali ve tescil davasıdır.<br>Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin 02/082023 tarih ... Esas, .. Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.<br>Kayıt  kabul davası, alacaklının iflas idaresi tarafından reddedilen alacağına ilişkin olarak, alacağını ispat etmek ve alacağını hüküm altına aldırmak amacıyla açılmaktadır. Bu doğrultuda alacaklının açmış olduğu kayıt kabul davası, mahiyeti gereği alacak davasıdır ve davacı taraf, alacağının sıra cetveline kaydını ve kabulünü talep etmektedir. Dava, iflas idaresine karşı açılmaktadır. Söz konusu bu davada; tüm dosya kapsamında taraflar arasındaki ilişki,  belgeler ve bilgiler dikkate alınarak gerçek alacağın tespit edilmesi gerekmektedir. <br>İflas idaresine veya basit tasfiye usulü neticesinde iflas müdürüne alacak bildirilirken, kararın kendisine tebliğini isteyen alacaklıya, alacağının ret veya kabulü tebliğ edilmektedir. Kural olarak  İİK m. 223/3 hükmü gereğince; bu alacaklılar bakımından kayıt kabul davası açma süresi tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür. Nitekim Yargıtay  23. Hukuk Dairesi, 06.03.2017 Tarihli, E. 2016/8334 ve 2017/687 sayılı kararında; <br>\"İflâs, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İflâs Kanunu’nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun’un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır.\" ve   \"Mahkemece, en son ilan tarihine göre, davanın, hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine\" şekline ifade ederek, hak düşürücü sürenin kayıt kabul davasındaki önemine değinmiştir.<br>İcra ve İflas Kanunu'nun 194. Maddesine göre;<br>\"Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.\"<br>Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin E. ..., K. ..., T. 7.11.2017 sayılı kararına göre;<br> \"Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacaktır. Alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Dosyada mevcut bulunan belge ve bilgilerden, Müflis .... San. Tic. A.Ş'nin 29.04.2010 tarihinde iflas kararı verilmiş olduğu, ancak davacı alacağının iflas masasına kaydedildiğine dair bir delil bulunmadığından bu davalı hakkında davanın kayıt kabul davası olarak görülüp, sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.\"<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamına göre;<br>\"...Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği  bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.  İlk derece mahkemesi davalı şirket hakkında iflas kararı verildiğini belirterek görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı hatalıdır....\"<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...  Karar sayılı ilamına göre;<br>\"Somut olayda davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği  bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.\"<br>Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından müflis şirket ile aralarında yapılan gayrimenkul satışına konu gayrimenkulün tapu iptali ve tescili istemli olarak Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'ne dava açılmıştır. Bakırköy ... Tüketici Mahkemesi tarafından açılan davanın İİK'nın 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz davası olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek görevsizlik kararının kesinleşmesinin üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça sözleşmeye konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili talep edilmiştir. Davacının öncelikli talebinin tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olması nedeniyle huzurda görülen davanın İİK'nın 235. maddesi kapsamında açılan bir dava olarak kabulü mümkün değildir. Yukarıda belirtilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.  Dosya kapsamında davaya dayanak yapılan sözleşmede satışa konu gayrimenkulün mesken niteliğinde olması ve davacının konut ihtiyacı ile hareket ettiği anlaşıldığından davacının tüketici sıfatını haiz olduğunun kabulü ile söz konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun çerçevesinde Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin  görevli olduğuna,  <br>2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin  görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, <br>3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Büyükçekmece Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,<br>5-Yargılama gideri  ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,<br>Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere; mahkememizce verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda karar verildi. 09/10/2023<br><br><br>Katip ...<br>☪e-imzalıdır.☪<br><br><br> <br> <br> <br>Hakim ...<br>☪e-imzalıdır.☪<br><br><br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d744d79e5ed3598a","SID":"21a20ffeb9053e99"}}