{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/896 <br>KARAR NO: 2023/1029<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/01/2023<br>NUMARASI: 2020/796 Esas, 2023/91 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 11/10/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı ile davalı arasında davalının fabrikasının yağ tankerlerini boyama işine ilişkin 31/08/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının sözleşmeye konu işi ifa ettiğini, fabrikadaki boya ve dekorasyon işine ilişkin 3-4-5 numaralı hakedişlere dair düzenlenen 15.04.2016 tarihli 3 adet fatura toplamı 235.087,86 TL'nin tahsili için Küçükçekmece ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, TSE standartlarına ve sözleşmeye uygun olarak yapılan işe karşılık düzenlenen faturanın ve alacağın davalının cari hesaplarında da kayıtlı olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava ve icra takibine konu faturaların taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında düzenlendiğini, faturaların müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyerek itiraz edildiğini, davacı sözleşmedeki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiğini iddia etmiş ise de, fatura içeriği işlerin yapılmadığını, bu hususların yapılacak keşifle ortaya çıkacağını belirterek, davanın reddine, kötüniyet  tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında boya işine ilişkin eser sözleşmesi düzenlendiği, takibe konu faturalara süresinde itiraz edilmediği, davalı tarafça işin ayıplı ya da eksik olduğuna dair yaptırılmış bir tespit bulunmadığı, bilirkişi heyetince mahallinde yapılan incelemeye göre faturalara konu işlerin yapıldığının tespit edildiği, davalının ödeme belgesi ya da işin yapılmadığına ilişkin delil ibraz edemediği gerekçesiyle, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalının itirazının iptaline, takibin 235.087,86-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa yıllık %10.5 oranını geçmeyecek şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın  icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında 47.017,57-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu faturalara itiraz edildiğini, akdi ilişkinin ispat yükünün davacıda olduğunu, faturalara konu işlerin yapılmadığını, bunun tespitine ilişkin bilirkişi raporununun yetersiz olduğunu, bilimsel ölçütle tespit yapılmadığını, bildirilen kanaatin ölçüme ya da bilimsel bir tespite dayalı olmadığını, fabrika sahasına girmeden sadece ofis kısmında yapılan ziyaretle raporun düzenlediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin 29/09/2020 tarih, 2018/799 esas 2020/955 karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağına ilişkin itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dava dilekçesinde ve delil listesinde  \"imzalı sözleşmeden\" bahsedildiği, ayrıca davacı vekilince sunulan 01.02.2017 tarihli dilekçede taraflar arasında imzalanan \"31.08.2015 tarihli sözleşmenin 5.maddesinden\" ve fiyatlandırmanın birim başına yapıldığından bahsedildiği halde ve  dosyaya sunulan bir sözleşme olmamakla birlikte tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinden davacıya ait ticari defterlerde 2016 yılı  hesabına devreden alacak talebi 17.05.2016'da gönderilen havale bedeli kaydı,  rapor ekindeki 2015 yılına ilişkin kayıtlar, davalı tarafça gönderilen 15.01.2016 tarihli e-mail içeriği dikkate alındığında taraflar arasında süregelen bir ilişki olduğu anlaşılıyor ise de, davaya konu edilen 3 adet faturaya konu işlere dair yazılı sözleşme sunulmadığı, mahkemece, keşif ara kararı kurulmasına rağmen keşif tutanağı ile bu ara kararın \"sadece bilirkişinin katiple birlikte giderek inceleme yapması\" şeklinde değiştirildiği, keşif mahallinde incelemeye dair ayrıca bir tutanak düzenlenmediği, incelemenin davalı tarafın fabrikasında yapılmasına rağmen davalı tarafı temsilen keşfe katılan bulunmadığı, keşif sonucu mali müşavir ve mimar - mühendis bilirkişi heyetinden alınan raporda \"fatura konusu işlerin yapıldığı yönünde\" kanaat belirtilmesine rağmen, davacının davaya konu ettiği faturalara konu işlere ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapılmadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen takibe konu 3 adet faturanın davalı tarafça iade edildiği, davalının 8 gün geçtikten sonra faturaları iade etmesine rağmen davacının herhangi bir itirazının bulunmadığı, mahkemenin davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmış ise de, davacının delil listesinde yazılı sözleşmeden bahsettiği, sözleşmenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, davacı tarafa  taraflarca imzalanmış yazılı sözleşmeyi ve hakediş dosyasını sunmak için süre verilmesi, sözleşmenin sunulması halinde mahallinde mahkemece keşif yapılmak ve keşifteki gözlemlerde keşif tutanağına geçirilmek sureti ile dava ve takibe konu faturalar içeriğine ilişkin işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılan işlerin sözleşme hükümlerine göre bedeli,  sözleşme ibraz edilmemesi halinde de işin yapıldığı tarih itibarı ile mahalli piyasa rayiçlerine göre yapılan iş bedelinin belirlenmek sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında davacı vekilince dosyaya sunulan 31/08/2015 tarihli sözleşme ile hakediş dosyası sonrası mahkemece Dairemizin kaldırma kararı öncesi rapor düzenleyen bilirkişi heyeti ile birlikte yerinde inceleme yapılmak suretiyle dava ve takibe konu faturaların sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunda inceleme yapılmıştır. Keşif sonrası alınan 03/01/2022 tarihli raporu ile 28/12/2022 tarihli ek raporda bilirkişiler davacının alacağına konu 3 adet fatura içeriği işlerin yapıldığını, tespit ettiklerini bildirmişlerdir. Mahkemece verilen 31/01/2023 tarihli karar ile, davacının delilleri arasında yer alan sözleşme ve hakediş dosyası, takibe konu fatura içeriği işlerin yapıldığının bilirkişi incelemesi sonucu tespit edildiği, faturaya konu işlerin eksik ve ayıplı yapıldığına ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgesi de ibraz edilmediği, davacının takibe konu faturalarından kaynaklı alacağının mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin 235.087,86-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa yıllık %10.5 oranını geçmeyecek şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın  icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 47.017,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; protokol kapsamında davacı tarafa çekler ve peyderpey yapılan ödemeler ile toplamda 325.350,00 TL ödeme yaptıklarını, davacı tarafın dosyaya sunduğu 02/05/2018 tarihli protokolü kabul ettiklerini, protokole göre daha fazla ödeme yaptıklarını, müvekkili şirketin ödemelerinin büyük çoğunluğunun yapıldğı süreçte, konkordato sürecinde olduğunu, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/1313 esas sayılı dosyasında 29/06/2021 tarihinde konkordato projesinin tasdik edildiğini, ilgili kararda \"konkordatonun adi ve rehinli alacaklar yönünden İİK'nın 306. maddesi uyarınca tasdikine, borçlular tarafından konkordatoya tabi adi borçların, 20.000,00 TL'ye kadar olan borçların 31/12/2021 tarihinde, kalan borçlardan 31/02/2022 tarihinde 1/3'ü, 29/12/2023 tarihinde 1/3'ü, 30/12/2024 tarihinde 1/3'ü olmak üzere borçlular tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ödenmesine karar verildiğini, bu karar uyarınca müvekkili şirketin borca, faize ve yargılama giderlerine karşı olan muafiyetlerinin nazara alınmadığını, İstanbul Bölge Adliye  Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin  kaldırma kararı gereğinin mahkemece yerine getirilmediğini, 29/06/2021 tarihli duruşmada dosyadaki deliller değerlendirilerek \"bozma ilamı doğrultusunda takibe konu fatura içeriği işlerin yapılıp yapılmadığı, sözleşme kapsamında yapılan işlerin bulunması halinde sözleşme hükümlerine göre  varsa davacı alacağının belirlenmesi hususunda mahallinde keşif yapılmasına karar verildiğini, bilirkişi raporunun ayrıntılı değerlendirmeden yoksun olduğunu, itirazları üzerine alınan ek raporunda yeterli olmadığını, keşif sırasında müvekkili şirket tarafından hazırlanıp sunulmuş olan krokilere ve hesaplamalara göre sözleşme tarihi itibarı ile bir an için tüm fabrikanın boyanması halinde dahi maliyetin KDV dahil 157.226,00  TL olacağını, kaldı ki tüm fabrikanın boyanmadığını, pencere kapı ve boşluklar düşülmeden fazla hesaplama yapıldığını, üç adet faturadan kaynaklı alacağın varlığına ilişkin bilirkişi heyeti değerlendirmesinin herhangi bir ölçüme ve tespite dayanmadığını, bu nedenle davanın kabulüne dair verilen kararın kaldırılması gerektiğini  beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı  yüklenici, davalı  ise iş sahibidir.Taraflar arasında davalının fabrikasının boyanmasına ilişkin eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı taraf 31/08/2015 tarihli ve davacı yüklenicinin imzasını içerir sözleşmeyi dosyaya sunmuştur. Her ne kadar sözleşmede davalı iş sahibinin imzası yok ise de herhangi bir itirazı da bulunmamaktadır.  Davalı taraf ise 02/05/2018 tarihli protokolü ibraz etmiştir. Davacı sözleşmeye konu işin tamamlandığını, üç adet fatura bedelinin ödenmediğini belirterek icra takibi başlatmıştır. Davalı taraf ise, taraflar arasında  02/05/2018 tarihli protokol düzenlendiğini, bu protokole göre ödeme yaptığını, ayrıca Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1313 esas sayılı dosyasında 27/12/2018 tarihinde konkordato davası açtıklarını ve 30/05/2019 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiğini, yargılama giderleri ile faizden muaf olduklarını, borcu da kabul etmediklerini belirtmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece mahallinde keşif yapılmış ise de, keşif sonrası düzenlenen 03/01/2022 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda ayrıntılı açıklama, değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmaksızın, kök raporda bir değişiklik yapmaya gerek olmadığı belirtilmek sureti ile rapor düzenlenmiştir. Tarafların iddia, savunma ve delilleri ile itirazları gözetilerek, bu hususları açıklayıcı, ayrıntılı, gerekçeli, hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınması gerekmektedir. Öte yandan davalı vekilince istinaf dilekçesine ekli olarak sunulan 02/05/2018 tarihli protokolde belirtilen icra dosyası da getirtilmek sureti ile eldeki dava konusu borç ilişkisini etkileyecek yada söndürecek nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Yine, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1313 esas sayılı konkordatoya ilişkin dava dosyası getirtilip incelenerek eldeki dosyaya etkisi değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi de zorunludur. Bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2023 tarih, 2020/796 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-  Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-  Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da471f6b433e23fe","SID":"3456404f6b98fecc"}}