{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1576 <br>KARAR NO: 2023/1741<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2023<br>NUMARASI: 2021/622 Esas - 2023/217 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/10/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı taksinin 13.01.2018 tarihinde yaya ...'a çarpması sonucunda  meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden müteveffanın ailesine davalı sigorta şirketince ödenen bedelin,  müvekkiline rücuen tahsili için davalı sigorta şirketince müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile ilamsız icra takipleri başlatıldığını, kesinleşen icra takipleri nedeni ile cebri icra tehdidi altında bulunan müvekkilinin herhangi bir borcu olmamasına rağmen icra dosyalarındaki borcu ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından 16.11.2020 tarihli 52.319,80 TL ve 05.11.2021 tarihinde 27.108,14 TL olmak üzerinde toplam 79.427,94 TL tutarında ödemenin icra dairesine yapıldığını, davalı tarafından ödenen bedelin müvekkiline rücu şartları oluşmadığını, davalı sigorta şirketine  ödenen bedellerin müvekkiline geri ödenmesi için 10.09.2021 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından süresinde olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini  ileri sürerek müvekkili tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında cebri icra tehdidi altında davalıya ödenen 52.319,58 TL’nin, ödeme tarihi olan 16.11.2020 tarihinden itibaren, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıya cebri icra tehdidi altında ödenen 27.108,14 TL’nin ödeme tarihi olan 05.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, kazada vefat eden yaya ...'un babası ... ve annesi ... tarafından müvekkili aleyhine ayrı ayrı tahkime başvurulduğunu, tahkim kararlarının kesinleşmesi üzerine karar verilen tazminatların tahsili için müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını,müvekkili şirket tarafından 20.05.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 20.649,87-TL ve  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına 13.07.2020 tarihinde 40.739,85 TL  ödeme yapıldığını, kaza tespit tutanağı ve diğer belgeler ışığında ödenen tazminattan %100 oranında davacı-sigortalının sorumlu olduğu ortaya çıktığını, sigortalı ticari araç sürücüsünün yasak olmasına rağmen alkollü olarak araç kullanması, olay yerini terk etmesi ve kazada kusurlu olması nedeniyle  müvekkilinin  davacı sigortalıya rücu hakkı doğduğunu, bunun için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaları üzerinden davacı sigortalı aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davacı tarafça anılan icra dosyalarına itiraz edilmeyip dosya borcunun tamamı ödenmek suretiyle dosyaların infaz edildiğini  belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...13/01/2018 tarihinde davacının maliki, dava dışı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı aracın yaya ...'a çarpması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, kaza neticesinde ...'un vefat ettiği, kaza tarihini kapsar davacı ile davalı arasında düzenlenmiş trafik sigortası poliçesi bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından kazada vefat eden ...'un annesine ve babasına destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, davalı tarafça ... plakalı araç sürücüsünün alkollü olduğu ve olay yerini terk ettiği bu nedenle sigortalıdan rücu hakkının bulunduğu belirtilerek ödenen tazminatın rücuen tahsili talepli davacı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına  16/11/2020 tarihinde 52.319,58 TL ve ... Esas sayılı dosyasına 05/11/2020 tarihinde  27.108,14 TL ödeme yapıldığı, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davacının herhangi bir borcu olmamasına, rücu edilebilecek bir durumun bulunmamasına rağmen davacının icra tehditi altında ödeme yaptığının beyan edilerek istirdat talepli bu davanın açıldığı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı tarafça görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu beyan edilerek görev itirazında bulunulmuş ise de ... plakalı aracın ticari amaçla kullanıldığı bu nedenle mahkememizin görevli olduğu, alkollü araç kullanma iddiası yönünden alınan bilirkişi raporunda araç sürücüsü yönünden alkol ölçüm saatinde tespit edilen alkol miktarı ile kazanın gerçekleştiği saat yönünden yapılan bilimsel hesaplama neticesinde araç sürücüsünün 0,33 promil alkollü olduğunun belirtildiği ancak sigorta şirketince ödenen bedelin sigortalısından rücuen tahsil edilebilmesi için araç sürücüsünün alkollü olmasının tek başına yeterli olmadığı, kazanın başkaca etki eden bir unsur bulunmadan münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmesi gerektiği, bilirkişi raporunda araç sürücüsünün %25, yaya ...'un %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, alınan bu raporun denetime elverişli ve uygun bulunduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana gelmediği, yaya ...'un da kusurunun bulunduğu, araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiası yönünden kaza tespit tutanağında araç sürücüsü yönünden sürücü firar olarak belirtilmiş ise de dinlenilen tanıkların araç sürücüsünün olay yerinden kaçmadığının, olay yerinde bulunanların tepkileri artmaya başlayınca güvenlik yönünden sürücünün en yakın kolluğa giderek teslim olduğunu beyan ettikleri, kaza tespit tutanağından kazanın 00:15 saatinde meydana geldiği, ceza dosyasından araç sürücüsünün kaza saatinden 25 dakika sonra 00:40 saatinde Esenyurt Polis Merkezine kendisinin teslim olduğunun anlaşıldığı,bu nedenlerle sigorta şirketinin ödediği tazminat yönünden sigortalısına rücu koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerektiği, '' gerekçesiyle; Davanın KABULÜ ile, 79.427,72 TL'nin 52.319,58 TL'sine 16/11/2020,  27.108,14 TL'sine ise 05/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,   karar verilmiştir. Karara karşı davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında müvekkili şirketçe tahsilat yapılmış ise de  yapılan reddiyatlarda  müvekkilinden tahsil edilen harçların  müvekkili şirkete yüklenmesinin doğru olmadığını, mevcut bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, çelişkili olduğunu, yerel mahkemece olay yerini terk hususunda hatalı değerlendirme yapıldığını  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava,  sigortalının ZMMS sigortacısı aleyhine açtığı istirdat istemine ilişkidir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; 1 noroloji uzmanı, 1 trafik uzmanı ve 1 sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan 31.01.2023 tarihli raporun, kazanın meydana geliş biçimi,  somut olayın özellileri ve  dosya kapsamı ile uyumlu olmasına, herhangi bir çelişki içermeyip  taraf-yargı denetime açık ve yeterli olmasına; kesinleşen ceza dosyasında da kabul edildiği üzere  kazada müteveffa yaya asli (%75) kusurlu olup, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesinin söz konusu olamayacak olmasına; tanık beyanları ve  sürücünün kollukta verdiği beyan ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında kazalının kaza sonrası  hastaneye kaldırıldığı, sürücünün ise birkaç saat sonra emniyete ifade vermek üzere teslim olduğu anlaşılmakla, olay yerini terkin söz konusu olmamasına, kaldı ki sırf sürücünün olay yerinden ayrılmasının  sigortalıya rücu hakkını vermeyecek olmasına ve davalı sigorta şirketinden icra dosyasında yapılan harç kesintileri yasal mevzuat gereği olup, bu durumun davacıya karşı ileri sürülemeyecek olmasına  göre;  davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, 2/İstinaf eden davalıdan alınması gereken 5.425,71-TL harçtan peşin yatırılan 1.356,43-TL harcın mahsubu ile  bakiye  4.069,28-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0dcc4fa219ac2c24","SID":"702b00cc5d7f114d"}}