{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1916 <br>KARAR NO\t: 2023/1430<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK                                                                   MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/164 E.  -  2023/200 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2023 tarih ve 2022/164 E. - 2023/200 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin 2020/160621 sayılı \"...\" ibareli marka tescil başvurusunun, davalı şirketin 2017/93763, 2020/134431, 2020/134432, 2020/134433 sayılı ve \"...\" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazı sonucunda, ... 2022-M-2028 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa bir işaretin marka olabilmesi için ayırt edici niteliğe sahip bulunmasının ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olmasının gerektiğini, dava konusu markanın müvekkilinin adı ve soyadı olduğunu ve kişi adlarının marka olarak tescil edilebileceğinin mevzuatımızda açıkça düzenlendiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 5000 sayılı Kanunun 15/C maddesi uyarınca ... tarafından verilen nihai karar olan YİDK kararlarının iptali istemiyle tebliğinden itibaren iki ay içinde dava açılabileceği, Kanunda belirlenen iki aylık sürenin hak düşürücü süre olduğu, bu nedenle dava şartı niteliğinde olup resen dikkate alınacağı, iptali istenen 2022-M-2028 sayılı YİDK kararının davacı marka vekiline 28/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, HMK 92/2 maddesi uyarınca bu tarihte başlayan iki aylık hak düşürücü sürenin 28/04/2022 tarihinde perşembe günü dolduğu, davanın iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 29/04/2022 tarihinde salı günü açıldığı gerekçesiyle süresi içerisinde açılmayan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Tebligat Kanunu’nda Ocak 2011’de yapılan değişiklik ile elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı düzenlemesinin getirildiğini, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemeye benzer bir düzenlemenin de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesinin 2. fıkrasında yer almakta olup, “..Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır…” şeklinde bulunduğunu, tüm bu gerekçelerden yola çıkılarak marka vekiline yapılan tebliğin hangi süreye dayanılarak karar verildiğine ilişkin bir gerekçenin kararda belirtilmediğinden, işbu davada hak kaybı yaşanmaması adına istinaf etme gerekliliğinin doğduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Asıl ve birleşen davalar, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve 6769 sayılı SMK'nın 160/6. maddesinde açıkça \"Bu Kanunun uygulanması kapsamında yapılacak tebligatlar, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde düzenlenen elektronik tebligata ilişkin usullere bağlı olmaksızın, tebligat yapılacak kişinin onayı alınmak şartıyla ve Kurum tarafından gerçek veya tüzel kişi için tahsis edilen elektronik posta kutusuna konulmak suretiyle elektronik ortamda tebliğ edilir. Bu şekilde yapılan tebligatlar, tebligat konusu belgenin posta kutusuna konulmasını müteakip muhatabın, posta kutusuna ilk giriş yaptığı tarihte ve her hâlde belgenin posta kutusuna konulduğu tarihi izleyen onuncu günün sonunda yapılmış sayılır.\" hükmünün yer aldığı, bu maddeye dayalı olarak anılan Yasa kapsamındaki tebligatların, ... tarafından oluşturulan ETEBS (Elektronik Tebligat Sistemi) Uygulaması üzerinden yapıldığı, bu durum karşısında 6769 sayılı SMK kapsamında yapılacak tebligatlarda, elektronik tebligat işlemlerinin PTT A.Ş. tarafından kurulan ve işletilen UETS (Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi) Uygulaması üzerinden yürütülmesini esas alan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulanması imkanının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/11/2023\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1064b31892bb9e6a","SID":"1a7a01f979c5831c"}}