{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1470 <br>KARAR NO: 2023/1591<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi   <br>TARİHİ: 30.01.2020<br>NUMARASI: 2016/768 Esas - 2020/86 Karar <br>DAVA: Tespit <br>Taraflar arasındaki  tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasından 13/01/2011 tarihinde genel kredi sözleşmesine dayanılarak icra takibi yapıldığını, müvekkilinin sözkonusu krediyi imzalamadığını ve imzaların kendisine ait olmadığını, müvekkilinin işbu sahte belge nedeniyle Büyükçekmece CBS'nın 2014/20147 Sor. Sayılı dosyasından şikayette bulunduğunu ve dosyaya sunulan grafolog bilirkişinin düzenlediği raporda da imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini beyanla icra takibine konu edilen sözleşmedeki imzanın sahteliğinin HMK 106/1 gereğince tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili bankanın Sirkeci şubesiyle ... Ltd. Şti. Arasında genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup davacının işbu sözleşmeyi imzalayarak borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ilgili kişilere Ankara ... Noterliği'nin ... yev. No'lu 24/12/2010 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasıyla takibe başlandığını ancak davacı tarafından itiraz edildiğini, İstanbul 8. ATM'nin 2011/74 E. Sayılı dosyasıyla görülen davada yapılan itirazın kısmen iptaline karar verildiğini, sözleşmedeki yazının davacının kendi el yazısı olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Netice itibariyle özetlemek gerekirse; davacının  İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/74 Esas sayılı itirazın iptali dosyasında sunmuş olduğu beyan dilekçesinden de anlaşılacağı üzere gerekçeli kararı tebliğ aldığı halde sahtecilik gibi ciddi nitelikte bir itiraz yönünden yasa yoluna başvurmayıp sonrasında  İstanbul (Kapatılan) 41 ATM 2013/29 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açmış olduğu menfi tespit davasının usulden ret kararıyla sonuçlandığı, mahkememizde açılan tespit davasının da aynı mahiyette tespit hükmü içerdiği, bu sebeple kesinleşmiş yerel mahkeme ve Yargıtay kararı nezdinde mahkememizde açılan iş bu davanın da kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği... \" gerekçesiyle, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında ismi geçen  ve icra takibi ile bağlantılı itirazın iptali konulu  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/74 E. dosyasına taraf olarak görünen ... ile yerel mahkeme dosyasında davacı olarak görünen müvekkilim ...'in aynı kişi olmadığını, her ne kadar, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına mesnet banka kredi sözleşmesindeki imzaların müvekkiline ait olmadığı ve borcun olmadığı yönünde, İİK.'nın  72.madde çerçevesinde,  İstanbul 41. ATM (kapatılan) 2013/29 E. Dosyasından menfi tespit davası açılmış ise de söz konusu mahkemece kesin hüküm engeli sebebiyle dava reddedildiğini ve temyiz etmeleri üzerine de Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/2878 E. , 2016/718 K. Ve 25.01.2016 tarihli kararı ile onandığını, mahkeme kararının ve Yargıtay onama kararının dosya içeriğinde olduğunu, Büyükçekmece CBS' nın 2014/20147 Soruşturma numaralı dosyası her ne kadar 2014 yılı dosyası olarak görünmekte ise de esasında müvekkilinin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/21832 soruşturma dosyasına   şikayet dilekçesini  31.07.2012 tarihinde sunduğunu ancak yetkisizlik ile dosya Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini ve 2014/20147 soruşturma numarası aldığını, ilk derece mahkemesinde açtıkları dava tarihinde de soruşturması hala devam ettiğini, yapılan soruşturma sonucunda Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/460 E. dosyasından banka dolandırıcılığı ve resmi evrakta sahtecilikten dolayı, müvekkilinin ceza yargılaması sonucu alınacak karara göre yargılamanın yenilenmesi davası açma yoluna gidilmesi halinde zamanaşımı sorunu yaşanacağından, HMK 106/1 maddesi gereğince tespit davası açıldığını, İlk derece mahkemesinin, İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/74 Esas dosyasını ve İstanbul (Kapatılan) 41 ATM 2013/29 Esas sayılı dosyasında verilen kararlar nedeniyle kesin hüküm engeliyle davanın reddine karar vermesinin hukuk aykırı olduğunu, Dosyaya sunulan 09.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, ... Bankası Sirkeci Şubesi ile ...Ltd.Şti. Arasında imzalanan 04.09.2009 tarihli ... numaralı 2.500.000-USD bedelli kredi genel sözleşmesinde ... ismine atfen atılmış imzalarla, davacıya ait mevcut mukayese imzalarla kıyaslandığında davacın eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirdiklerini, İlk derece mahkemesince, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında ismi geçen  ve icra takibi ile bağlantılı itirazın iptali konulu  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/74 E. Dosyasına taraf olarak görünen ... ile müvekkilinin aynı kişi olmadığı ayrımına varamadığını, yine İİK.'nın 72.madde çerçevesinde açılan menfi tespit davasında verilen (ki bizce  İstanbul 41. ATM (kapatılan) 2013/29 E. dosyasından verilen kararda hukuka aykırı olduğunu ancak Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/2878 E. , 2016/718 K. Ve 25.01.2016 tarihli kararı ile onanınca  başkaca bir hukuki yol kalmadığını, kararı kesin hüküm engeli olarak gerekçe göstermesinin hukuka aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki kredi sözleşmesindeki imzanın sahte olduğunun tespiti istemine  ilişkin olup HMK'nın 106. maddesi uyarınca açılmış bir tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kesin  hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili  eldeki davada,  taraflar arsında imzalandığı ileri sürülen genel kredi sözleşmesindeki müvekkiline atfen atılan imzanın sahte olduğunu, kimlik bilgilerini ele geçiren aynı isimdeki bir başkası tarafından müvekkili adına sahte olarak imzalandığını, iş bu kredi sözleşmesi uyarınca davalı banka tarafından başlatılan ve itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında da aynı kişi tarafından sahte kimlik ile vekil tayin edilen avukat tarafından temsil edildiğini, bu nedenle takip sırasında ve dava aşamasında imza itirazında bulunulmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.İlk derece mahkemesi gerekçesinde işaret edildiği üzere, kredi sözleşmesindeki imzanın sahteliğinin tespitine ilişkin açılan eldeki davada öne sürülen talep daha önce yine davacı vekilince menfi tespit davası olarak açılmış olan İstanbul (Kapatılan) 41 ATM 2013/29 Esas sayılı dava dosyası nezdinde açılan davada da ileri sürülmüştür. Eldeki dava da da kredi sözleşmesindeki imzanın  sahteliğin tespiti istemiyle açılmıştır. Daha önce yine kredi sözleşmesindeki imzanın sahteliği nedenine dayalı olarak açılan ve   İstanbul (Kapatılan) 41 ATM 2013/29 Esas sayılı dava dosyasında görülen menfi tespit davasında,  İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/74 Esas sayılı itirazın iptali davasında verilip kesinleşen ilam dikkate alınarak davanın  kesin hüküm engeli sebebiyle reddedildiği ve hükmün Yargıtay 19. H.D'nin 2015/2878 E.2016/718 K. Sayılı ilamıyla onandığı ihtilafsızdır.  Davacının daha önce kredi sözleşmesindeki imzanın sahteliği iddiasıyla açmış olduğu İstanbul (Kapatılan) 41 ATM 2013/29 Esas sayılı dava dosyasında verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararı dikkate alındığında, açılan tespit davasının da aynı mahiyette tespit hükmü içerdiği, bu sebeple kesinleşmiş yerel mahkeme ve Yargıtay kararı nezdinde açılan iş bu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olup aksi yöndeki davacı vekili istianaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yine ilk derce mahkemesi karar gerekçesinde vurgulandığı üzere, yürüyen ceza soruşturma ve davası kapsamında verilecek karara göre şartları bulunması halinde davacı yanca   HMK'nın 374 vd. maddeleri kapsamında  yargılamanın iadesi usulü izlenerek hak arayışına engel de bulunmamaktadır.Yukarıdaki açıklamalar ışığında ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 11.10.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5528798a6a67d74c","SID":"460a5bb2a85de0c9"}}