{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/386 <br>KARAR NO: 2023/3339<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/12/2022<br>NUMARASI: 2021/432 E - 2022/805 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 09/11/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin küçük ölçekli bir plastik imalatçısı firma olduğunu, müvekkilinin resmi ve dini bayramlarda faaliyet göstermemekte olup, bu günler haricinde altı gün faaliyet gösterdiğini, haftanın 6 günü faaliyet gösterilen zamanlarda davalı tarafından 129 gün elektrik tüketimi olarak 61.850,40 TL fatura düzenlendiğini, 30.03.2013-02.09.2013 tarihleri arasında 156 günlük elektrik tüketimi için 61.183,20 TL elektrik faturası düzenlendiğini, davaya konu 03.09.2013-11.12.2013 tarihleri arası 90 günlük fatura dönemi için 63.731,10 TL elektrik faturası düzenlendiğini, müvekkili şirketin 99 günlük fatura dönemi içinde 9 günlük bayram tatili olması ve bu dönemde çalışma yapılmaması nedeniyle 90 günlük fatura döneminin 63.731,10 TL olarak düzenlenmesinin gerçek olmayacağını belirterek itiraz ettiğini, davalı çalışanı tarafından elektrik sayacında arıza olduğunu, sayaçla mikroişlemcisinin arızalı olduğunu, bu yüzden sayacın hatalı gösterdiğini, fazla tüketim göründüğünü, sayacı tetkik ettirmesini ve faturayı bu şekilde iptal ettirebileceğine yönelik itirazlar sunduğunu, sayacın davalı tarafından takıldığını, eğer arızalı ise sorumluluğunun kendilerinde olamayacağını belirttiğini ancak sayaç üzerindeki göstergeye göre fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkili şirketin iş yerinde elektrik kesintisi yapılmaması ve imalatın durmaması için faturayı ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından sayacın davalı şirketin kayıp kaçak direktörlüğü tahakkuk işleri ve laboratuvar müdürlüğüne incelenmek üzere götürüldüğünü, yapılan inceleme neticesinde sayacın mikroişlemcisinin arızalı olduğunun belirlendiğini, sayaç inceleme laboratuvar müdürlüğü raporunda ise, faturalarda hata olmadığı ve optik port okuması sonucuna göre sayaç üstünde kalan tahakkuk etmemiş tüketimlerin sonraki faturalara ekleneceği yönünde rapor düzenlendiğini; açıklanan nedenlerle müvekkili şirketten, tahsil edilen 15.000.-TL tutarındaki fazla bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tesisatta bulunan sayaç üzerinde yapılan teknik incelemeler neticesinde sayacın mikro işlemcisinin arızalı, ekranda hata ifadesi var tespitinin yapıldığı, ancak sayasın optik port okuması sonucuna göre sayaç üstünde kalanın tahakkuk etmediği ve tüketimlerin sonraki faturalara ekleneceği yönünde davacı yana yazılı olarak bilgi verildiğini, sonuç olarak müvekkili tarafından yapılan işlem ve tahakkuklarda hata bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" davacının elektrik aboneliği nedeniyle kullandığı sayaçtaki teknik arıza nedeniyle tahakkuk ettirilen ve tüketime uygun olmayan bir miktarda ödenen tüketim faturası nedeniyle fazla ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin bir alacak davası olduğu, bu bağlamda tüm delillerin toplandığı, mahkememizce bilirkişi heyetlerinden raporlar alındığı, davacı tarafça yapılan ödeme konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, davacı tarafça elektriğin kesildiği şeklinde herhangi bir iddiada bulunulmadığı, iş yerinde elektrik kesintisi yapılmaması ve imalatın durmaması için fazladan ödeme yapmak zorunda kaldıklarının beyan edildiği, ancak yapılan ödemelere ilişkin olarak da herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürüldüğünün iddia ve ispat edilmemiş olduğu, bu haliyle yapılan değerlendirmede de, elektrik kesintisi tehdidi altında veya elektriğin kesilmesi halleri dışında, ihtirazi kayıtla ödeme yapılmaması halinde, davacının yaptığı ödemeyi geri isteme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizde yapılan istinaf incelemesi sonunda  27/05/2021 tarih ve 2020/265 E- 2021/1572 K sayılı kararımızla \" ... davacının dava konusu kaçak tahakkuk bedelinin ödemesini yaparken ihtirazi kayıt koymasına gerek yoktur.Davacının haksız olarak ödediğini iddia ettiği kaçak tahakkuk bedelinin iadesini, ihtirazı kayıt ileri sürmemiş olsa bile, zamanaşımı süresi içinde isteyebileceği göz önünde bulundurulduğunda  mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için üçlü bilirkişi heyetiyle bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.\" gerekçeleriyle  davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına  karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrası İDM tarafından;  \"..Kaldırma Kararı kapsamında bilirkişi heyeti kurulduğu ve rapor alındığı, alınan rapor sonucu az yukarıda ayrıntıları yazılı hususların tespit edildiği, alınan raporun, hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan teknik ve sektörel tespitler bakımından, BAM kaldırma kararını karşılar nitelikte ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşıldığı ve hükme esas alınmasına karar verildiği, bu haliyle yapılan değerlendirmede de; davalı yanın davacıdan, yürürlükteki mevzuat hükümleri kapsamında tanzim olunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, tükettiği elektrik enerji bedeli olan; 38.314,84-TL'yi tahsil etmesi gerekirken, 63.731,10-TL tahsil ettiği, fazladan tahsil olunan 25.416,26-TL yönünden davacının dava açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu, ancak davacının talebinin 15.000,00 TL olması nedeniyle, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, ayrıca davacı yanca her ne kadar fatura ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından da ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği şeklinde tespit yapılmış ve tarafların tacir olması sebebiyle de; davacının avans faizi talep etme hakkı olduğu da anlaşılmış ise de; faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak, davalının davadan önce temerrüte düşürülmediği ve bu nedenle de faiz başlangıç tarihinin en erken dava tarihi olduğu anlaşıldığından, bilirkişi heyetinin bu yöndeki tespitine ve davacı yanın bu yöndeki talebine itibar edilmemiş ve dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçeleriyle 1-15.000,00 TL'nin dava tarihi olan 04/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  kararın gerekçesiz olduğunu, müvekkili tarafından davacı adına kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak yapılmış olan kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, tutanakların aksinin ispat edilemediğini,  sayaçtan alınan optik-port bilgilerine istinaden, sayaç sökme endekslerinin T:6061,314/  T1: 4372,611/  T2:706,920/  T3: 981,783 kWh olduğunun anlaşıldığını, sayaç sökme endeksine istinaden, ilgili yönetmelik gereği, eski/yeni sarfiyat tetkiki yapılarak arızalı dönem 30/03/2013 - 19/12/2013 tarihleri arası olarak belirlenerek  yeni sayaçta ilk iki dönem tüketimler referans alınarak 50415 kwh ek tüketim çıkması gerektiğini, ancak sayacın üzerinde olup tahakkuk etmeyen sökme endeksi farkı 18661,07 kWh ek tüketim sisteme yansıtılmış olup, yapılan tahakkukta hata bulunmadığını,  sayacın optik port okuması sonucuna göre sayaç üstünde kalan tahakkuk etmemiş tüketimler karşılığı sonraki dönem faturasına eklendiğini, sayacın kaydetmediği bir tüketimin faturalandırılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda  03/09/2013 - 11/12/2013 tarihleri arasındaki dönem ihtilaflı olarak kabul edilerek  bu dönemden sonraki ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerin ortalaması esas alınarak ihtilaflı dönem fazla tüketim tahakkuk bedeli hesaplandığını, raporda, port okuyucusunun hatalı okuma yaptığına dair herhangi bir tespitte de bulunmamasına karşın, port okuyucusunun çalışır vaziyette olduğu ve port okuma sonucuna göre sayaç üzerinde kalan tahakkuk etmemiş tüketimler karşılığının sonraki dönem faturalarına eklendiği ve bu cihetle faturaların tahakkukunda hata bulunmadığı gerçeğini göz ardı edilerek hesaplama yapıldığını,  davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının iddiasına göre, hatalı ölçüm yapan sayacın değişimi öncesi 11/12/2013 - 19/12/2013 tarihleri arasındaki 8 günlük sürenin hesaplamaya dahil edilmesi, söz konusu dönemde de sayaç hatalı kayıt yapacağından, gerçek ölçüm değerlerinin elde edilmesini sağlamayacağını, bu 8 günlük süre esas alınarak ihtilafsız dönem hesabı yapılması zaten mümkün olmadığını,bilirkişilerin sanki davacının iddiasına göre bu 8 günlük dönem ihtilafsızmış gibi tüketim miktarı hesabı yaptığını, bilirkişinin hukuki değerlendirme yapma yasağını ihlal ettiğini davacı tarafın ihtirazi kayıt yapmadan ödemiş olduğu bedelin iadesini isteyemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, davacı adına tahakkuk ettirilen faturaların mevzuata aykırı düzenlendiği iddiasına dayalı menfi tespit ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.Davacı şirketin ... tesisat numaralı plastik imalat fabrikasındaki ... marka ... seri numaralı sayacın 11.12.2013 tarihinde sökülerek laboratuvara sevk edildiği, 26.12.2013 tarihli Sayaç Muayene ve Sonuç Formunda; “Sayacın mikroişlemcisi arızalı. Ekranda hata ifadesi var. Eski-yeni sarfiyatların tetkiki uygundur” tespiti yapıldığı anlaşılmaktadır.Kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler \" mikroişlemcisi arızalı bir sayaç her halükarda artı veya eksi yönde hatalı ölçüm yapar. Çünkü elektronik sayaçlarda; akım, gerilim ve faz açısı bilgilerini mikroişlemci çarparak hafıza entegresine aktarmaktadır. Dava konusu olay, sayacın, mikroişlemcisinin arızalanması nedeniyle tüketicinin kusuru dışında doğru tüketim kaydetmediği anlaşılmış olduğundan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 20. Maddesine göre davacının aynı döneme ait geçmiş dönem tüketimleri olmadığından tespit tarihinden sonraki tüketicinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak hesaplama yapılarak,  davalının davacıdan fazla tahsil ettiği bedelin  25.715,54 TL olduğunu \" mütalaa etmişlerdir.Ek raporlarında ise, dönem fiyatlarına göre yapılan hesaplamaya göre   davalının davacıdan fazla tahsil ettiği bedelin  25.416,26 TL olduğunu belirtmişlerdir. Buna göre, ihtilaflı dönemin  03.09.2013-11.12.2013 arasındaki dönem olduğu,  geçmiş ihtilafsız aynı dönem 03.09.2012-11.12.2012 tarihleri arasındaki dönem olduğu, bu döneme ait kayıtların davalı tarafça sunulamadığından  tespit tarihinden sonraki tüketicinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemi 11.12.2013-04.02.2014 arasındaki dönemin esas alındığı anlaşılmaktadır.4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2015 tarih, 2013/19-1362 E. - 2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E. - 2016/523 K.) . Somut olayda davacı, sayacın arızalı olduğunu ve hesaplamanın hatalı olduğunu  iddia ettiğine göre, ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Davalı davaya konu tahakkukta  sayacın optik port okuması sonucuna göre sayaç üstünde kalan tahakkuk etmemiş tüketimler karşılığı sonraki dönem faturasına eklendiğini ileri sürdüğüne göre bunu ispat davalıya aittir. Davalı tarafça ileri sürülen hususun kanıtlanamadığı, bilirkişiler tarafından ihtilafsız döneme göre yapılan hesaplamanın uygun olduğu anlaşılmasına göre yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,  davalının  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye  768,48 TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c80351b5df75f093","SID":"e70d0f1deaec4ffe"}}