{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2023/25 <br>KARAR NO\t: 2023/3336<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 14/06/2022<br>NUMARASI\t: 2018/1201 E - 2022/626 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 09/11/2023  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  06.03.2018 tarihinde müvekkili şirkettin davalının satıcısı ve yetkili servisi olduğu 2018 model, ... marka ... Şasi numaralı, ... plakalı kamyoneti satın aldığını, aracın satış işlemlerinin gerçekleşmesinden 3 ay gibi kısa bir süre geçmesine rağmen araçta arıza meydana geldiğini ve aracın tamir edilmek üzere 19/06/2018 tarihinde davalıya ait yetkili servise teslim edildiğini, aracın azami tamir sürelerinin geçmesine rağmen aracın tamirinin yapılarak teslim edilmediğini ve ikame bir araçta teslim edilmediğini, davalı tarafa 03/08/2018 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnameye davalı tarafından cevap verilmediğini, aracın 3 ay gecikmeli olarak 21.09.2018 tarihinde teslim edildiğini, davalı şirketin 05/11/2018 tarihli e-mailinde \"Aracın 3 ay süre ile servislerinde parça beklemesinden dolayı kdv dahil toplam 8.400 TL ödemenin\" feragatnamenin imzalanması ile ödenebileceğini, bu durumun aynı zamanda bir ikrar olduğunu, tutarın çok düşük olması sebebi ile kabul edilmediğini, müvekkili şirketin aracın geç teslim edilmesi ve yerine ikame araç verilmemesi sebebi ile 21.09.2018 tarihine kadar 52.079,00 TL tutarında nakliye bedelini ödemek zorunda kaldığını, söz konusu aracın hem satıcısı hem de yetkilisi servisi olan davalı tarafın, sıfır olarak alınan 2018 model aracın tamiri için gerekli yedek parçayı bulundurmayarak basiretli bir tacir olarak gerekli önlem ve yükümlülükleri yerine getirmediğinden makul servis hizmet süresinin aşıldığını bu sebeple davacının ticari faaliyetlerini kesintiye uğratmamak için ücreti mukabil nakliye hizmeti aldığını, davaya konu alacak miktarının; müvekkil şirketin ödemek zorunda kaldığı nakliye bedellerine ilişkin faturalara dayandığını, ancak fatura tutarlarının fahiş olup olmadığı yönünde bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile belirlenebileceğinden belirsiz alacak davası açıldığını, sonuç ve istem olarak; HMK Madde 107'ye uygun olarak fazlaya dair hakların bilirkişi incelemesi sonrasında ıslah dilekçesi verilerek dava değerinin artırımı haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tutarında maddi tazminatın tahsiline, tazminat tutarının tamamına davalının temerrüte düştüğü ihtarnamenin keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz işletilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK, Madde 107'ye göre dava açılabilmesi için, davacının alacağının miktarını belirleyecek durumda olması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde dava değerini fazlaya dair haklarını saklı tutarak 5.000 TL göstermesine rağmen dilekçesinin 2. Sayfa ve 6. Bendinde ise toplam 52.079,00 TL olduğunu belirttiğini, şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesini, davalı şirketin ... yetkili araç satış servis ve yedek parça yetkili bayisi olduğunu, dava konusu aracın üretimi ve yedek parça tedarik edenin ise yine ... muhatap aldığını, müvekkili şirketin taraf olmadığını ve husumet itirazında bulunduğunu, İhbar olunan ..., dava konusu aracın serviste kalma süresi için davacı tarafa mail suretiyle aşağıdaki gibi bilgilendirme yaptığını, \"Konu hakkında yapılan değerlendirme sonucuna istinaden müşterimize feragatname karşılığında aracın serviste kaldığı yedek parça beklemesi nedeni ile 60 gün için günlük KDV dahil 140 TL destek sağlanacaktır. ( 60 gün x 140 TL = 8400 TL)\" ,davacı tarafın  dava dilekçesinde günlük kira bedelini kabul etmediğini, davacı ... dava konusu aracı 06/03/2018 tarihinde 102.204,50 TL ödeyerek \"0\" kilometre araç aldığını, satış sonrası hizmetler yönetmeliğine göre tamir süresinin 30 gün olduğunu bu süreden sonra 2 ay için dava dilekçesinde talep edilen tutarın 52.079,00 TL olduğunu bu tutarın araç bedelinin %50 sini geçen bir miktar olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu nakliye giderleri ile ilgili fişler/makbuzların yapılan hizmet karşılığı olup olmadığının belli olmadığını, görevlendirilecek uzman bilirkişilerce tarafların  defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme, günlük araç kiralama tespitleri, aracın amortisman, yakıt giderleri ve gibi tüm hesaplamalar ile ortaya çıkacağı, davacı tarafın aracın bedeli yakın bir nakliye bedeli istemesinin hukuksuz olduğunu, ihbar olunan ... tarafından önerilen günlük kira bedelinin davacı tarafından kabul edilmediği konusuz kalan davanın reddi gerektiği, netice ve talep; usule ilişkin itirazlar doğrultusunda davanın usulden reddine, husumet itirazının kabulüne, ihbar  talebinin kabulü ile ihbar olunana tebliğine, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"... alınan bilirkişi raporları, tarafların iddia ve savunmaları ve dosya kapsamına sunulan belgeler değerlendirildiğinde dava konusu aracın makul süreden fazla bekletilmesi sebebiyle davacının zarara uğramasında, basiretli bir tacir olması gereken davalının gerekli tedbirleri almayarak, yetkili servisi olduğu araçların yedek parçalarını yeteri kadarını nezdinde bulundurmayarak veya süresinde temin etmeyerek sorumludur. Davacının aracın zamanında servisten çıkmamasında herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Davalının yedek parça beklendiğine ilişkin savunması davacıyı bağlayacak nitelikte bir savunma değildir. Bu nedenle davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Dava konusu aracın geç teslimi sebebiyle davacının uğradığı zararın tespiti için Mahkememizce davacı defter ve kayıtları ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyeti tarafından davacının KDV hariç 44.050,00-TL nakliye bedeli ödediği ve zararının olduğu, ancak bu dönemde nakliyeyi kendisinin yapması halinde 17.331,65-TL yakıt ve 13.200,00-TL şoför maliyeti ödemesinin gerekeceği, nakliyeyi kendisinin yapmaması sebebiyle bu giderlerden kurtulduğu, bu nedenle bu giderlerin mahsup edilmesi gerektiği ve bunlar mahsup edildikten sonra davacının 13.518,35-TL zararının olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetinin davacı tarafından ödenen nakliye bedelinden yakıt bedelini mahsup etmesi davacı tarafça bu dönemde bu giderden kurtulması sebebiyle yerindedir. Ancak davacının nakliye işi sebebiyle çalıştırdığı ve maaş ödediği şoförlerine bu dönemde maaş ödemeye devam etmiştir. Davacı taraf nakliye işi için dışarından şoför istihdam etmemekte, kendi sürekli maaşlı şoförleri ile nakliye işini yapmakta ve dava konusu aracın olmadığı dönemde de bu çalışanlarına maaş ödemeye devam etmiştir. Bu nedenle bilirkişi heyetinin davacı tarafça ödenen nakliye bedellerinden şoför ücretinin mahsup edilmesi yönündeki tespitine iştirak edilmemiş ve Mahkememizce hesaplanan nakliye bedelinden mahsup edilmemiştir. Davacının aracının davalıya ait serviste makul süreden fazla kalması sebebiyle uğradığı zararın KDV dahil  34.647,35-TL olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne ve  temerrüt tarihi olan ihtarnamenin tebliği tarihinden üç gün sonrası olan 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleriyle Açılan davanın KABULÜ İLE; -Davacıya ait dava konusu aracın davalı serviste makul süreden fazla kalması sebebiyle davacının uğradığı 34.647,35-TL zararın temerrüt tarihi olan ihtarnamenin tebliği tarihinden üç gün sonrası olan 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki savunmalarını  tekrarla birlikte özet olarak;  eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, bilirkişi raporunda, \"Dava dosyasına sunulan nakliye hizmeti faturalarının hangi satış ve sevkiyatlar için olduğu \"Taşıma İrsaliyeleri\" sunulmadığından tespit edilememiştir. Satış fatura ve satış irsaliyeleri ile taşıma faturaları arasında taşıma irsaliyesi olmaması sebebi ile illiyet bağı kurulamamıştır.\" dendiğini, davacının  dava dilekçesinde  davaya konu edilen alacak miktarının müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı nakliye bedellerine ilişkin faturalara dayandırdığını, bu nedenler ile belgelendirilmeyen dava konusunun talep edilmesi hukuka uygun olmadığını,  tüm bilirkişi raporlarına  karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, aracın satış değerinin  % 50'sini geçen bir miktarın talep edildiğini, ihbar olunan şirkettin  teklif ettiği günlük araç kiralama bedelinin, davacı tarafça  kabul edilmeyerek 2 ay için aracın tamamına yakın bir nakliye bedelinin talep edilmesinin  hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu nakliye giderleri ile ilgili  fişler/makbuzların yapılan bir hizmet karşılı olup olmadığının belli olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, azami tamir süresi içinde aracın tamir edilmemesi nedeniyle yapılan nakliye giderlerinin bilirkişi tarafından tespitiyle tahsili talebine ilişkindir.Davacı, sıfır kilometre olarak satın alınan aracın, satın alındıktan  3 ay gibi kısa bir süre sonra arızalandığını, davalının hem satıcı hem yetkili servis olduğunu,  aracın 19.06.2018 tarihinden 21.09.2018 tarihine kadar  davalı tarafın yetkili servisinde kalması ve ikame araç verilmemesi nedeniyle nakliye gideri yapıldığını ileri sürmüş ve delil olarak faturalara dayanmıştır.Bilindiği üzere, dayanılan delilleri bildirmek ve vakıaları açıklamak taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir (HMK. m 33).Davacı aracın geç teslimi nedeniyle yapmak zorunda kaldığı nakliye giderlerini talep etmiş olmakla uyuşmazlık aracın azami tamir süresinin aşılıp aşılmadığı ve buna bağlı olarak davacının nakliye gideri yapmak zorunda kalıp kalmadığı ve miktarı hususlarında toplanmaktadır.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir ve taşıma uzmanı bilirkişiler  11.05.2020 tarihli raporlarında \"Dava dosyasına sunulan nakliye hizmeti faturalarının hangi satış ve sevkiyatlar için olduğu taşıma irsaliyeleri sunulmadığından tespit edilememiştir. Davacının satın almış olduğu kamyonet öncesinde ve sonrasında nakliye hizmeti almaya devam ettiği ancak aracın serviste olduğu dönemde daha fazla nakliye hizmeti aldığı dolayısıyla bu fazlalığının sebebi satın almış olduğu aracı kullanamamaktan ötürü katlandığı söylenebilir. Davalı şirketinde işletmenin fazladan katlandığı bir maliyeti kabul ederek 8.400+ %18 KDV tazminat ödeme isteği bu hesaplamayı desteklemektedir. Yapmış olduğumuz hesaba göre tazminat tutarı 16.242,80 TL dir. Davacının davalının temerrüte düştüğü ihtarnamenin keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz işletilmesi talebi için yapılan hesaplama 1.128,10 TL'dir.\" şeklinde görüş bildirmişlerdir. Mali müşavir ve taşımacılık  uzmanı bilirkişiler18.06.2021 tarihli raporlarında sonuç olarak \" 2018 yılı şehir içi brüt şoför maliyetleri ortalama 4.400,00 TL civarında, 3 aylık şoför maliyeti 13.200,00 TL civarındadır. Bu hesaplama ya göre faturalardan tespit edilen KDV'siz nakliyeye ödenen tutar 44.050,00 TL Eğer taşımayı kendi aracı ile yapsaydı 17.218,00 TL yakıt, 13.200,00 TL ise 3 aylık şoför maliyeti olacaktı. Toplam maliyeti 30.418,00 TL 44.050,00 TL — 30.418,00 — 13.632,00 TL. davacının kayba uğradığı tutar olarak çıkmaktadır.  Davacının aracının 90 gün boyunca serviste kalmasından dolayı, fazladan nakliye ücreti ödediği, bu nakliyelerden dolayı tazminata konu esas değerin yapılan hesaplama neticesinde 13.632,00 TL olduğunu\" belirtmişlerdir. Tekstil, makine mühendisi, mali müşavir ve taşımacılık uzmanı bilirkişi heyeti sundukları 28.03.2021 tarihli raporda \". Davacı şirketin söz konusu ticari aracı 06.03.2018 tarihinde yasal defterlerine usulüne uygun kaydettiği, araç bedelinin % 18KDV dahil ve% 4 ÖTV (ÖTV matrahı 91.584,78 TL) hariç bedelli 82.950,59 TL olduğu, teknik inceleme neticesinde, 19.06.2018 — 21.09.2018 tarihleri arasında ödemiş olduğu nakliye faturaları ve bazı faturalara ait ürün sevk irsaliyeleri sunulduğu, sevk irsaliyelerinin nakliye faturalarıyla uyumlu olduğu, yapılan analizde davacının araç satın alma öncesi ve sonrasında nakliye hizmeti aldığı, analizde işletmenin Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında tarih kayması sebebi ile Ekim aylarını analize dahil edildiği ve bu ayların ortalamasının diğer aylara göre yüksek olduğu, Genel yıl ortalaması nakliye giderinin, ciroya oranlandığında %0,49 olduğu, ancak 4 aylık ortalamanın ise %0,53 olduğu, dört aylık ciro toplamı 40.607.002,44 TL üzerinden nakliye bedeli fazlalık oranı olan 90,04 ile çarpıldığında 16.242,80 TL olarak hesap edildiği, . Davacının ürün nakliyesi için satın almış olduğu aracı 19.06.2018 tarihinden 21.09.2018 tarihine kadar geçen sürede 3 ay boyunca kullanamadığından ürün nakliyesini dava dışı 3.taraf firmalardan taşıma hizmeti satın alarak gerçekleştirdiği,  Davacının dava konusu aracı kullanamadığı dönemde (KDV hariç) 44.050,00 TL nakliye ücreti ödediği, davacı taşımayı kendi aracı ile yapsaydı, 17.331,65 TL yakıt ve 13.200,00 TL şoför maliyeti olmak üzere toplam maliyeti 30.531,65 TL harcama yapması gerekeceği, davacının nakliyeyi bedeli dahilinde başkalarına yaptırması nedeniyle 13.518,35 TL zararının oluştuğu, Nakliye giderinin ciroya oranları incelendiğinde; davacının dava konusu aracı kullanamadığı Ağustos ayında 0,29 oranı çıkarken dava konusu aracını kullandığı Nisan ayında 0,51 Ekim ayında 0,67 olduğu, nakliye giderinin ciroya oranındaki düzensizlik nedeniyle, nakliye giderinin ciroya oranı üzerinden nakliye bedeli fazlalık miktarı hesabı net olarak yapılamayacağından; faturalardan tespit edilen nakliye bedelinden şoför ve yakıt maliyetlerinin düşülmesiyle hesaplanan 13.518,35 TL davacının nakliye zararının Nakliye sektörüyle uyumlu olduğu\" mütalaa edilmiştir.Taraflar arasında aracın tamir için bırakıldığı ve tamirin yapılarak teslim edildiği tarihler konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı aracındaki ayıbın giderildiği süre içerisindeki gerçek zararının  tazminini talep etmiş olmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da denetime elverişli şekilde zarar tespitinin  yapıldığı, davacının zararının ticaret defterleri ve faturalarla tespit edildiği anlaşılmakla aracın tamirde kaldığı süre için tespit edilen gerçek zarara göre hüküm kurulması usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,  davalının  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 2.366,76 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 663,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  1.703,06 TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/11/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aeb0ee216996bbc8","SID":"ad0411efec241b8a"}}