{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/06/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas - Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ... <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 27/10/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 31/10/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan İtirazın İptali davasında 14/06/2022 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflarınca 01/09/2020 tarihinde Konya .. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası kapsamında borçlu davalı firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine taraflarınca zorunlu olarak arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, arabuluculuk faaliyetinin olumsuz neticelendiğini, davalı borçlunun itirazlarının takibi sürüncemede bırakmak amaçlı olduğunu, bu nedenle itirazın iptalinin gerektiğini, faturalardan, mail yazışmalarından ve taraflara ait cari kayıtlarla ticari defterlerin incelenmesinden borçluların/davalıların haksız yere icra takibine itiraz ettiğinin açıkça ortaya çıkacağını, kaldı ki şifahi ihtarlar dışında müvekkili firma tarafından davalı/borçluya Konya .. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı ile ödeme ihtarı gönderildiğini, bu ihtarın 21/10/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak takibe konu borcun davalı tarafça ödenmediğini, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalı borçlunun itirazının iptaline, icra takibinin devamına, 12.862,00 TL  asıl alacak,  996,81 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.858,81 TL'nin tahsili ile asıl alacağa mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, davalının dava değerinin % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Uşak merkezli bir şirket olduğunu, davanın Konya'da açıldığını, yetkili yer mahkemelerin Uşak Mahkemeleri olduğunu, davacının dava dilekçesinde bir çok delile dayandığını, ancak hangi delile niçin dayandığının belirtilmediğini, kaldı ki iş bu delillerin dilekçe ekinde verilmediğini, verilmiş ise de taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflarına tebliğ edilmeyen ve ne olduğunu bilmedikleri belgeler hakkında hele de kendi kayıtlarını incelemek için taraflarına süre verilmemişken beyanda bulunmanın hukuka ve gerçeğe aykırı olacağını, delillerin bildirilmemesi ve taraflarına tebliğ edilmemesi hem dava dilekçesinde eksiklik meydana getirdiğini hem de hukuki dinlenilme haklarını ellerinden aldığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının da dava dilekçesinde borcun sebebini belirtmediğini, borcun neden kaynaklandığını açıklamadığını, sadece icra takibinden bahsedildiğini ve takibine itiraz edildiğinin yazıldığını, başkaca bir hususa yer verilmediğini, davacının davasının  haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; Davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 13/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalının ticari defter ve belgelerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil olma mahiyeti taşıdığı, takibe konu faturalardan 18/01/2019 Tarih, ..... numaralı ve 360,00 TL bedelli fatura, 19/01/2019 Tarih, ...... numaralı ve 600,00 TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu lakin 07/03/2019 Tarih ve 4.636,00 TL ve 22/05/2019 Tarih ve 7.266,00 TL'lik faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, kayıtlı olan faturaların nakden peşin olarak işlendiğinin ifade edildiği ancak bu ödemeye ilişkin defter kaydı dışında herhangi bir dekont, makbuz ya da başkaca bir delil bulunmadığı yönünde görüş belirtildiği, davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 15/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda  davacının ticari defter ve belgelerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil olma mahiyeti taşıdığı, takibe dayanak 18/01/2019 Tarih, 107969 numaralı ve 360,00 TL bedelli fatura, 19/01/2019 Tarih, .... numaralı ve 600,00 TL bedelli fatura,  07/03/2019 Tarih ve 4.636,00 TL ve 22/05/2019 Tarih ve 7.266,00 TL'lik tüm faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından yapılan herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, fatura miktarları yönüyle davacının alacaklı olduğu görüş belirtildiği, hizmet ilişkisinin davalı tarafından inkar edilmesi karşısında davacının, davalının ticari defterlerinde kaydı bulunmayan  07/03/2019 Tarih ve 4.636,00 TL ve 22/05/2019 Tarih ve 7.266,00 TL'lik faturalar yönüyle hizmet verdiğini ispatlamakla yükümlü olduğu,  davalının da kendi defterlerinde ödeme kaydı görülen lakin davacının defterlerinde ödeme kaydı bulunmayan  takibe konu faturalardan 18/01/2019 Tarih, .... numaralı ve 360,00 TL bedelli fatura, 19/01/2019 Tarih, ..... numaralı ve 600,00 TL bedelli fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, davacının davalıya  07/03/2019 Tarih ve 4.636,00 TL ve 22/05/2019 Tarih ve 7.266,00 TL'lik faturalarda belirtilen hizmeti verdiğini ispatlayamadığı, davalının da  18/01/2019 Tarih,...... numaralı ve 360,00 TL bedelli fatura, 19/01/2019 Tarih, ..... numaralı ve 600,00 TL bedelli fatura bedellerini ödediğini ispatlayamadığı, davalı şirket yetkililerinin teklif edilen yemini eda ettikleri, davacının  icra takibinden önce davalının temerrüde düşürüldüğünü ispatlayamadığı, kabul edilen kısım yönünden alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle  davanın kısmen kabulüne, a) T.C. Konya ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından 18/01/2019 Tarih, ..... numaralı ve 360,00 TL bedelli fatura ile 19/01/2019 Tarih, ..... numaralı ve 600,00 TL bedelli faturalar yönüyle asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak olan 960,00 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, b) Asıl alacağa takip tarihi olan 01/09/2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 192,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br> İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan araştırmalar sonrasında müvekkilinin ticari defteri ile takibin uyumlu olduğunun görüldüğünü, ancak karşı tarafça bir kısım faturaların kendi defterlerine işlenmediğini, bu durum karşısında müvekkili firmada konaklayan kişilerin davalı firma çalışanları yahut ilgilileri olduğu gerekli şekilde araştırılmadan/tespit edilmeden karar verildiğini, davanın kabulüne bilgileri verilen alacağın tahsili için taraflarınca yapılan icra takibine haksız sebeplerle itiraz eden davalı borçluların itirazın iptaline, icra takibinin devamına, 12.862,00-TL asıl alacak + 996,81-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.858,81-TL'nin tahsili ile asıl alacağa mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, itirazında haksız olan davalının dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava faturadan  kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir.  Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini  ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir. Dava konusu somut olayda dosya kapsamında davacının icra takibine dayanak yaptığı  07/03/2019 Tarih ve 4.636,00 TL ve 22/05/2019 Tarih ve 7.266,00 TL'lik faturalarda belirtilen hizmetin ifa edildiğini gösteren herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davalı taraf, davacı tarafça teklif edilen yemini eda etmiştir. Buna göre mahkemece davanın söz konusu faturalar yönünden kısmen reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine  karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br><br>3- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/10/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c1fd1b442f9fdd5","SID":"3e866a52b3a07bb1"}}