{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2022<br>NUMARASI\t\t: . Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... -  (T.C. Kimlik No: ...)\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br><br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 03/10/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 25/05/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya mobilya satışı yaptığını, davalı ile müvekkili arasında devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından e fatura olarak faturalandırılan 31/01/2020 tarih ve .... nolu 28.080,00 TL'lik faturanın 19.888,00 TL'sinin ödenmediğini, buna istinaden davalı aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile ödenmeyen faturaya ilişkin icra takibine girişildiğini, davalının icra dosyasına itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız olup iş bu itirazın iptali gerektiğini, davalının faturaya itirazda bulunmadığını, buna rağmen icra takibine itiraz etmesinin iyi niyetli olmadığını, alacak likit olduğundan ve borçlu takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden takibe yapılan itirazın iptali ile birlikte alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takip dosyasında bulunmayan ve takip talebinde dayanmadığı belge ve bilgilerle davada dayanmasına muvafakatlerinin olmadığını, davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının iddia ettiği ticari satımı ve aralarındaki hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, davacının takip talebinde yer alan belgelerden başkaca delillere dayanmasına muvafakatleri olmadığından ticari defterlerinin ve dava dilekçesinde bildirdikleri cari hesap dökümü gibi başka belgelerin davada delil mahiyeti bulunmadığını, davacının iddiaları kabul edilse dahi faiz yönünden takibin iptali gerektiğini, davacının faturaya dayalı takip başlatmış olup fatura bedelinin ne zaman ödeneceğinin taraflar arasında kararlaştırılmadığını, takip dosyasına temerrüte ilişkin herhangi bir ihtarname, protesto vb belge de eklenmediğini, dolayısıyla takip öncesi faizden dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddi ile davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"... Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı tarafa İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası açmış, davalı yan yasal süresi içerisinde cevap dilekçesini ibraz etmiştir. <br>TMK'nın 6. Maddesinde \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. \" hükmü bulunmaktadır. <br>HMK 190. Maddesinde ise \"  Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı<br>hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış Sayılmaz.\" hükmü ile <br>HMK 222. Maddesinde ise \"  (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br>(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br>(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. <br>(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.\" hükmü bulunmaktadır. <br>Mahkememiz dosyasına SMMM bilirkişi ....'a tevdi edildiği, bilirkişinin nihai raporunda; Davacı firma ...'ın 2020 defter kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda; davalı firma ... Ticaret A.Ş ile bir ticari faaliyetinin bulunduğu, 2020 Dönemine ait olarak 19.888,00 TL borcunun gözüktüğü ve bu borcun 2021 yılına devredildiği. Davalı firma ..... Ticaret A.Ş nin 2020 defterlerinde ise Davacı firma ...'a ait herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiştir. 7251 Kanunun 23 maddesince;“Diğer tarafın ikinci fiıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” düzenlemesine göre davalı firmaya ait 2020 Dönemlerine ait Yasal defterler davalı lehine delil teşkil etmeyeceği, Her ne kadar davalı firma .... Ticaret A.Ş defter kayıtlarında ilgili hususla herhangi bir kayıt olmamasına rağmen,davacı firma ... yasal defterlerinde 07.02.2020 Tarihlerinde 5.000,00 TL - 2.000,00 TL ve 4.000,00 TL olmak üzere toplam 11.000 TL lik bir ödemenin ..... Bankasına aracılığıyla yapıldığı tespit edilmiştir şeklinde rapor tanzim ettiği görülmekle dosyanın ayrıntılı incelenmesi neticesinde davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bu nedenle kendi lehine delil teşkil etmeyeceği, davalının defterlerinde; dava konusu alacakla ilgili herhangi bir kaydın olmaması nedeniyle ispat edilemeyen davanın reddine, kötüniyeti ispat edilmediğinden kötüniyet tazminat talebinin de reddine ...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup davanın kabulü gerektiğini, müvekkili defterlerinin usule uygun tutulmuş olup, sahibi lehine delil teşkil ettiğini, bilirkişi raporunun mahkeme tarafından hatalı yorumlandığını, rapora göre davalı defter kayıtlarının delil özelliğinin olmadığını, davalı ödeme yapmasına rağmen ödeme kaydının bile defter kayıtlarında yer almadığını, bu kapsamda müvekkili defter kayıtlarına göre davanın kabulü gerektiğini, davalı tarafından kötü niyetli olarak faturaların defterine kaydedilmediğini, bu nedenle müvekkilinin defter kayıtlarına göre davanın kabulü gerektiğini istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, Konya ..İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile 30.01.2020 tarihli \"Masa sandalye takımı 10 adet\" açıklamalı 28.080,00 TL bedelli faturaya istinaden 19.888,00 TL asıl alacak, 995,49 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 20.883,49 TL alacak için başlatılan ilamsız icra takibine borçlu tarafça borca itiraz edildiği, bunun üzerine davacının 19.888,00 TL asıl alacağı dava değeri olarak göstermek suretiyle eldeki itirazın iptali davasını açtığı, davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu, bilirkişi tarafından davacı ve davalı defterleri üzerinden yapılan inceleme neticesinde davalı defterlerinde takip konusu faturanın kaydı bulunmadığı yine kısmi ödemelere ilişkin de kayıt bulunmadığı, davacı ticari defterlerinde ise takip konusu fatura ile davalı tarafça banka havalesi ile yapılan kısmi ödeme kayıtlarının yer aldığı, davacı tarafça bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi sunulduğu dilekçe ekinde  banka dekontları ve fatura içeriği ve tarihiyle uyumlu Teslim Formu sunulduğu, formda, teslim alan ismi ve imzası yer aldığı, bilirkişiden alınan ek raporun da kök raporla aynı kanaati içerdiği, mahkemece davacı defterinin kendi lehine delil olmayacağı, alacağını ispatlayamadığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Davalı taraf gerek itiraz dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde taraflar arasında akdi ilişkiyi kabul etmemiştir.<br>İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” <br>Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Davacının yemin deliline dayanmadığı, davanın niteliği gereği uyuşmazlığın çözümünde tanık dinlenmesi de mümkün görülmemektedir.<br><br>Taraf defterleri üzerinden yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olup, karar gerekçesinde taraf defterlerine yönelik yapılan saptamalarda bir yanlışlık bulunmamakta ise de; davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan 05.02.2020 tarihli 5.000,00 TL, 06.02.2020 tarihli 4.000,00 TL ve 06.02.2020 tarihli 2.000,00 TL bedelli banka dekontları çerçevesinde taraflara arasında bir akdi ilişki olduğu anlaşılmaktadır.<br>Yine itiraz dilekçesi ekinde davacı tarafından 30.01.2020 teslim tarihli \"Stol Masa (11 adet) +sandelye (66 adet)\"  açıklamalı Ürün Teslim Formu sunulduğu, teslim formu tarihinin, teslim içeriğinin takip konusu fatura ile uyumlu olduğu, teslim alan kısmında isim ve imzanın yer aldığı görülmüş olup, teslim formunda bulunan imza sahibi ile ismin, teslim formu tarihinde davalı şirkette çalışıp çalışmadığı, şirketin ortağı, temsilcisi veya müdürü olup olmadığına dair araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı karar verildiği anlaşılmış olduğundan, ilk derece mahkemesince yukarıda anlatıldığı şekilde araştırma ve değerlendirme yapılarak  sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarih, ... Esas.... Karar, sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Alanya İcra Dairesi'nin 2021/81 Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,<br>7- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/10/2023 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>(muhalif)<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dava dosyası incelendiğinde; taraflar arasında hukuki ilişkinin varlığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın; takibe dayanak faturadaki malların davalıya teslim edilip edilmediği konusunda olduğu, bilirkişi incelemesinde, alacağa dayanak faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu nedenle malların tesliminin davacı tarafça ispatlanması gerekmekte ise de, alacağa dayanak fatura incelendiğinde; faturanın, 30/01/2020 tarihinde düzenlendiği, düzenleme tarihinden sonra, 05.02.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 06.02.2020 tarihinde 4.000,00 TL ve 06.02.2020 tarihinde 2.000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL davalı tarafın kısmi ödemede bulunduğu ve bu ödemelere ilişkin dekontların dava dosyasına sunulduğu nazara alındığında; faturadaki malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bu durumda fatura bedelinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, bu konuda kabul edilebilir herhangi bir delilin davalı tarafça dosyaya sunulmadığı ve dava dosyasında ilk derece mahkemesince araştırılması gereken bir hususun da olmadığı gözönünde bulundurularak; davacının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın (17.080,00 TL üzerinden) davanın kısmen kabulü şeklinde yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatinde olduğumdan;<br>Sayın çoğunluğun faturadaki malların davalıya teslimine ilişkin sevk irsaliyesindeki imzaların davalı çalışanlarına ait olup olmadığı hususunun araştırılması, bu nedenle davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin görüşüne katılmıyorum. <br><br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"808c245d764096d5","SID":"82059e4ea732d576"}}