{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1021 Esas<br>KARAR NO: 2023/1012<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 08/06/2023 <br>NUMARASI: 2023/329 Esas<br>DAVA: MENFİ TESPİT (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/10/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri yönetmeliği ile tanımlanmış iş yerlerine iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı sağlayan bir şirket olduğunu ve yönetim yapısı temelinde aile şirketi niteliği taşıdığını, müvekkil şirketin  28.08.2012 - 27.02.2023 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olan ve davalı şirkette temsile yetkili müdür sıfatıyla görev yapmakta olan  ...'in şirketi usule uygun olmayan bir şekilde terk ettiğini  ve sonrasında  uhdesinde bulunan şirkete ait karar defterini, çek koçanlarını, fatura ve belgeleri teslim etmediğini, elinde bulunan şirkete ait boş çek koçanlarından da (kaç adedini bilmemekle birlikte) hukuka aykırı ve yetkisiz olarak şimdilik 2 adet çeki keşide ettiğinin de ...'in göndermiş olduğu ihtarname ile öğrenildiğini, davalı şirket müdürü ...'in kötü niyetli olarak müvekkili şirketteki yetkisi sona erdikten sonra mal kaçırmak, zarara uğratmak ve müvekkilin ticari faaliyetlerini sona erdirmek maksadıyla çek düzenleyip teslim ettiğini,  davalının haksız ve hukuka aykırı olarak müdür sıfatına haiz olarak ... Tic. Ltd. Şti.'ye verilen ... - Ataşehir Şubesi, ... Çek Şubesi Kodlu ve ... Hesap Numaralı, ... ve ... yaprak numaralı çeklerin şirketi temsile yetkili kişi tarafından düzenlenmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketi bağlamayacağını, ayrıca müvekkil şirketin davalı şirkete  ve çeklerin kötü niyetli bir şekilde ciro edilmesi ihtimaline binaen 3. Kişi ve/veya kurumlara da borçlu olmadığının tespitine, davalı uhdesinde bulunan tüm çek yapraklarının müvekkile iadesine, yargılama giderleri ile sair giderlerin davalıya yükletilmesine, çeklerin bankaca ödenmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP; Davalı cevap dilekçesi ile, müvekkili ile davacı arasında uzun zamandır süregelen bir iş ilişkisi bulunduğunu, Davacı ... Ticaret Anonim Şirketi firmasının hizmet vermekte olduğu müşterilerine yönelik olarak mevzuat gereği iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verememesinden dolayı söz konusu hizmetin müşterilerine Davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından verildiğini,  hizmet neticesinde de ... Şirketi'ne bu hizmet devamlılık arz edecek şekilde fatura edildiğini,  söz konusu faturaların davacı firmaya gönderildiğini,  TTK md. 21/2 hükmüne istinaden süresi içerisinde faturalara itiraz edilmediğinden faturaların muhasebeleştirildiğini, ayrıca  ... Birimi Ticaret Anonim Şirketi'ne hizmet verilmeye devam edildiğini ve yeni hizmet faturaları kesilerek davacıya tebliğ edilen muaccel hale gelmiş faturalara ilişkin olarak da müvekkil şirkete bir ödeme gerçekleştirilmediğini,  şirket yönetimini elinde bulunduran yetkili ... ve ... tarafından yetkili temsilci ...'in hukuksuz ve etik dışı tavırlarla şirketteki yetkilerini ortadan kaldırmak ve kısıtlamak adına birçok eylemde bulunmaya başlandığını, ... Sağlık Güvenlik Birimi Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi ve şirketin de %50 ortağı ...'in söz konusu durum karşısında şirketin gelir-gider dengesinin zarara uğramaması ve aynı zamanda da cari hesap ilişkisini düzene sokabilmek maksadıyla, bizzat yönetim kurulu başkanının da bilgisi dahilinde, 20.02.2023 tarihinde resmi ve kayıtlı alacağa istinaden ... Hiz. Tic. Ltd. Şti. adına ve yetkisi dahilinde, ... Bankası Ataşehir Şubesi'ne kayıtlı ihtiyati haciz kararına konu edilen 01.06.2023 keşide tarihli 700.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı çekle birlikte ve .. seri numaralı çeki, ... Bankası Ataşehir Şubesi'ne kayıtlı 03.07.2023 keşide tarihli, 700.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı, ... Bankası Ataşehir Şubesi'ne kayıtlı 01.08.2023 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli çeki keşide ederek müvekkil şirket firması sahibine teslim ettiğini, firmanın da söz konusu çekleri kabul ederek muaccel alacağının tahsili maksadıyla bankaya tahsile verildiğini beyanla  haksız davanın ve çeklerin bankaca ödenmesinin önlenmesi için için istenen ihtiyati tedbir  talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı ve HMK. 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile davacı vekilinin çeklerin bankaca ödenmesinin önlenmesine  ilişkin  ihtiyati tedbir isteminin  reddine karar verilmiştir.Davacı vekili verdiği dilekçesi ile dava konusu çeklerin ödenmesinin durdurulması/yasaklanması için tedbir istemi yinelenmiş , mahkemece aynı mahiyetteki tedbir talebi hakkında  08/05/2023 tarihli ara kararı ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere tedbir isteminin reddedildiği, iş bu red kararını değiştirir nitelikte delil ve belge sunulmadığı  gerekçesi ile yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına ilişkin 01/06/2023tarihli karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkeme kararının davacıya 17/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, istinafın yasal 2 haftalık süre içerisinde yapıldığı, harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirket yetkililerinin 27.02.2023 tarihinde, yönetim kurulu toplantısı yaparak ...'in şirketi temsil ve ilzam yetkisini kaldırdığını  ve anasözleşmede yer verildiği üzere şirketin çift imza ile temsili uygulamasına geçildiğini, ... 'e noter ihtarı ile elindeki şirket defterlerini ve çek karnelerini iadesi hususunun bildirildiğini, iade yapılmadığı gibi, haksız olarak davaya konu yapılan çeklerin ileri vadeli olarak yetkisi sona erdikten sonra düzenlemek suretiyle tedavüle koyduğunu, mahkemece verilen kararın eksik ve yanlış değerlendirmeye dayalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.   <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, menfi tespit talebine ilişkin açılan dava içerisinde, davacı şirket yetkililerinden ...'in yönetim kurulu üyesi sıfatı  kalktıktan sonra davacı şirketi zarara uğratmak maksadıyla davalı lehine dava konusu iki çeki düzenlediği iddia edilerek, bu çeklerin bankaca ödenmesinin önlenmesi için  ihtiyati tedbir talep ettiği, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilince bu kararın  istinaf edildiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1 maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya geçikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır. HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talebi eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını gözetilmesi gerekli ve zorunludur. HMK'nun 389. Maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. Çekin bir ödeme aracı olması, ileri tarihli çek düzenlenmesinin mümkün olması, talep edilen çekin bankacı ödenmesinin engellenmesine yönelik talebin davada yer almayan 3. Kişilerin haklarını da etkileyecek nitelikte olması, dosyanın bulunduğu aşama delillerin büyük çoğunluğunun toplanmaması da gözetildiğinde,  mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık isnat  koşulunun gerçekleşmediği, bağlı olarak HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden davacı vekilinin çekin bankaca ödenmesinin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesine dair ilk derece mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/329 Esas ve 08/06/2023 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-/b/1. bendi gereğince  esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95‬ TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b-1 ve 362/1-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccc81f24ae153c94","SID":"52e00d30889d4d60"}}