{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1770 <br>KARAR NO: 2023/1204<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/10/2019<br>NUMARASI: 2017/638 E. - 2019/265 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ... numaralı \"...\" markasının tescilli sahibi olmasına rağmen markayı 30.sınıfta yer alan \"pirinç, bulgur, keşkek, yarmalar\" emtiaları yönünden kullanmadığını, 6769 sayılı SMK'nun 9. maddesi uyarınca kullanmama sebebiyle markanın iptalinin gerektiğini beyan ederek, davalıya ait ... numaralı \"... \" markasının 30.sınıftaki \"pirinç, bulgur, keşkek, yarmalar\" emtiaları yönünden kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2002/32154 numaralı marka yönünden kullanma zorunluluğuna ilişkin süresinin SMK'nun yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinde başladığını ve henüz 5 yıllık sürenin dolmadığını, huzurdaki davanın zamansız açıldığını, davacının dava açmakta menfaati bulunmadığını, müvekkiline ait \"...\" markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin iptali talep edilen emtialar yönünden markayı kesintisiz şekilde kullandığını, şirketin 1967 yılında kurulduğunu ve halen faaliyetini sürdürdüğünü, ... grubunun Türkiye'nin en büyük gıda şirketlerinden biri olduğunu beyan ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; \"dava konusu markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığının davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...\" markasının 30.sınıfta tescilli olduğu, \"Pirinç, bulgur, keşkek, yarmalar\" emtiaları için SMK 9.maddesi uyarınca kullanılmaması nedeniyle kısmen iptaline,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, ilgili emtiaların müvekkili şirketin markalarında yer almasından doğan herhangi bir zararı bulunmadığını, ilgili emtiaların müvekkili şirket markasından terkin edilmesinin, davacıya bir yarar da sağlamayacağını,  davacının, evleviyetle bu davayı açmaktaki hukuki yararının olmadığını,Kullanmama nedeniyle iptal davalarına ilişkin düzenlemenin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile uygulanmaya başlandığını, öncesinde yürürlükte olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de yer alan 14. maddenin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, dolayısıyla, Türk Marka Hukuku’nda markaların kullanılması zorunluluğunun ortadan kalktığını, akabinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini ve markalara kullanma yükümlülüğü getirildiğini, SMK’nın yürürlüğü öncesinde, markalara ilişkin kullanma yükümlülüğü bulunmadığını, dolayısıyla, marka sahiplerine yüklenen 5 yıl içinde kullanma zorunluğunun, ancak ve ancak SMK’nın yürürlüğü sonrasında 5 yıl geçmesi ile uygulanabileceğini, somut olay açısından müvekkili şirketin 2002/32154 sayılı marka yönünden kullanma zorunluluğuna ilişkin süresinin, SMK’nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinde başladığını, henüz 5 yıllık sürenin dolmadığını, Dava konusu markanın tescil edildiği tarihten bu yana kesintisiz kullanıldığını, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, salt müvekkili şirkete ait internet siteleri üzerinde inceleme yapıldığını, gerek delil dilekçesi ekinde yer alan belgeler gerekse internet üzerinde detaylı inceleme yapılmadığı gibi, bilirkişi raporunda da bu hususlara yer verilmediğini, eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı adına tescilli ... numaralı \"... \" markasının emtia sınıflarından 30. sınıftaki \"pirinç, bulgur, keşkek, yarmalar\"  emtiaları yönünden kullanılmadığı iddiasıyla iptaline ilişkindir. <br>Davacının, davalı adına tescilli olan ve dava konusu ''...'' ibareli markanın tescilli olduğu sınıf ile aynı sektörde faaliyette bulunuyor olması ve davalı adına tescilli marka ile benzer ad altında faaliyet gösteriyor olması hususları birlikte dikkate alındığında, dava açmakta menfaatinin bulunduğu, bu nedenle hukuki yararının bulunmadığına yönelik istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. SMK’nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden itibaren henüz 5 yıllık sürenin dolmadığına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde;  mülga 556 sayılı Marka KHK henüz yürürlükte iken, 42/1-c maddesinin AYM’nin 09.04.2014 ve 2013/147-2014/75 sayılı, 14.maddesinin ise 14.12.2016 tarih ve 2016/148 – 189 sayılı kararıyla iptal edildiği, ikincisinin Resmi Gazete’de yayın tarihinin 06.01.2017 olduğu ve bu tarih itibariyle kullanmama sebebiyle hükümsüzlük/iptal davalarına ilişkin mülga KHK’da yer alan yasal dayanak ortadan kalkmış ise de, markanın son beş yıllık süre içerisinde kullanılmaması bu tarihten önce TBMM tarafından kabul edilen 22.12.2016 tarihli 6769 sayılı SMK’nın 9, 19, 25, 26 ve 27.maddelerinde, iptal ve def’i sebebi olarak kabul edilmiştir. Kural olarak kanunlar geriye yürümez ve ileriye etkili olarak sonuç doğurur ise de, TBMM’nin geçmişe etkili olacak şekilde kanun çıkarmasına da bir engel bulunmamaktadır. Her ne kadar 6769 sayılı SMK’da kullanmama sebebiyle iptal ve def’i haklarını düzenleyen Kanun maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme yapılmadığı için Resmi Gazetede yayını tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği anlaşılmakta ise de, Kanunun Resmi Gazetede yayım tarihinin 10.01.2017, kabul tarihinin ise 22.12.2016 olduğu dikkate alındığında, mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 14. maddesinin iptaline dair Anayasa Mahkeme kararının 06.01.2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanması ve bu tarihte yürürlüğe girmesi sebebiyle, 14.maddenin bu tarihe kadar hukuki varlığını sürdürüyor olması karşısında, SMK’nin kabul tarihi konusunda kanun koyucunun iradesi 22.12.2016 tarihinde ortaya çıktığından, Kanun Koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde kullanmama sebebiyle markanın iptalini öngördüğünün kabulü gerektiği, Kanunun kabulünden sonra ve henüz yürürlüğe girmesinden önce, yürürlük konusunda öngörülemeyen AYM kararı ile ortaya çıkan kanun boşluğunun bu şekilde doldurulması gerektiği, dolayısıyla 6769 sayılı SMK'nun geriye doğru uygulanamayacağı yönündeki davalı istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1765 Esas, 2019/4421 Karar sayılı ilamı, Dairemizin 2020/1189 Esas, 2022/973 Karar sayılı ilamı ). 6769 sayılı SMK'nın  9. maddesi  uyarınca  tescil  tarihinden  itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, söz konusu madde hükmünün, hem geçmişte tescil edilen markalar için hem de gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma külfeti getirdiği, dolayısıyla davalıya ait markanın da kullanma külfeti altında olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde markanın kullanım külfetinin bulunduğu, mevcut delil durumuna ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalının, yargılama konusu markayı, iptali istenen emtia sınıfında ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, böylelikle Mahkemece verilen kararda bir hata görülmediği, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/10/2019 tarih ve 2017/638 E., 2019/265 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın taraf lara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak  üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/10/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fddcd88345196e41","SID":"71a60415d40a14cb"}}