{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1725 Esas<br>KARAR NO: 2023/1186<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/09/2019<br>NUMARASI: 2017/824 E. - 2019/794 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı .... Tic. A.Ş. arasında akdedilen 15.02.2016 tarihli sözleşme ile Klima ve malzeme satışı, montajı ve teslimi için tarafların anlaştığını, ayrıca davalının müvekkilin bazı şantiyelerinin klima döşeme işlerini üstlendiğini, bu sözleşme ve diğer işler kapsamında 15.02.2016 tarih 41 nolu tahsilat makbuzu ile ... Bankasına ait 5 adet çek, 05.04.2016 tarihli ... nolu tahsilat makbuzu ile ... Bankasına ait 1 adet çek, 04.05.2016 tarihli ... no'lu tahsilat makbuzu ile ... Bankasına ait 2 adet çek olmak üzere toplamda 8 adet çek verdiğini, Dava dışı ... Şirketinin sözleşme hükümlerine aykırı davranması, teslim etmesi, montajını ve döşemesini yapması gereken işleri yerine getirmemiş olması nedeniyle ... firması aleyhine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/561 E. sayılı dosyası ile menfi tespit ve istirdat davası açıldığını, bahsi geçen dava dosyasında, dava açılış tarihinde henüz vadesi gelmemiş çeklere ilişkin ihtiyati tedbir kararı alındığını, ... Bankası ... nolu 15.08.2016 vadeli 16.000,00 TL'lik çeki Faktoring firmasının faturaya dayanmaksızın tahsil ettiğini,  davalının devraldığı çeki 6361 sayılı yasanın 9/2. Maddesine aykırı olarak tahsil ettiğini, müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davalıdan çek bedelinin ödeme tarihi olan 15.08.2016 tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin ....Tic.A.Ş. ile davalı şirket arasında akdedilen faktoring sözleşmesi gereğince gerçekleştirilen faktoring işlemi ekinde davalı şirkete ciro ve teslim edildiğini, gerçekleştirilen işlemin bizzat davacı şirket yetkilisi ... hanımın işlem tarihinde ... numaralı şirket telefonundan aranarak teyit istendiğini, bizzat davacı şirket yetkilisi tarafından teslim alındığının teyit edilmesinin ardından faktoring işlemlerinin gerçekleştirildiğini, söz konusu çekin ... A.Ş. tarafından düzenlenen 26.03.2016 tarihli 16.225,00 TL bedelli e faturaya dayalı olarak gerçekleştirilen faktoring işlemi ile iyi niyetli olarak teslim alındığını, bu nedenlerle davanın reddine, %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"Davacı çek bedellerini talep etmiş olup, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3 maddesi;  “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla fakktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.\" şeklindedir ve davacı yan davalının iktisapta kötüniyetli olduğunu ve zararına hareket ettiğini kanıtlayamamış olması nedeni ile\" Davanın reddine, davalı vekilinin tazminat talebinin reddine  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının alacaklı olduğu ve 16.225,00 TL'lik e-faturaya ilişkin kaydın olmadığının tespit edildiğini, davalı Faktoring firmasının dava konusu çeki faturaya dayanmaksızın tahsil ettiğini, bu hususun hem 31.07.2019 tarihli hem de 11.12.2018 tarihli bilirkişi raporlarında açıkça tespit edildiğini, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca davalının öncelikle faturayı kontrol etmesi gerektiğini, davalının dayandığı 26.03.2016 tarihli 16.225,00 TL tutarlı bir faturanın faturada adı geçen her iki tarafın ticari defterinde bulunmadığını, davalı tarafından var olmayan bir faturaya göre faktoring işlemi yapıldığını, gerçek bir fatura yokken davalının istihbarat araştırması yapmasına gerek olmadığını, davalının devraldığı çeki 6361 sayılı yasanın 9/2.maddesine aykırı olarak tahsil ettiğini ve bundan doğan müvekkil zararından da sorumlu olduğunu, davalı şirketin açıkça kötü niyetli olduğunu, Dava dışı ... Şirketinin, sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davranması, teslim etmesi, montajını ve döşemesini yapması gereken işleri yerine getirmemiş olması nedeniyle ... firması aleyhine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/561 E. Sayılı dosyası ile menfi tespit ve istirdat davası açıldığını, yerel mahkeme kararında alınan ihtiyati tedbir kararının üçüncü kişiler hariç olmak kaydı ile verildiğine dayanarak davayı reddettiğini ancak dava dışı ...  şirketinin kanunu dolandırmak amacıyla davalı şirketle anlaştığının açık olduğunu, 6361 sayılı kanunun m.9/3'ün yargılama konusu olayla ilgili olmadığını, müvekkilin tek talebinin kanuna aykırı olarak çek devralan faktoring işleminin geçersizliğini ve bundan doğan zararın tazmini olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından da dava dilekçesinde ikrar edildiği üzere dava konusu çekin müvekkil şirkete ciro yoluyla devreden ... A.Ş.'ye kendi rızaları ile teslim edildiği konusunda ihtilaf bulunmadığını, gerçekleştirilen işlem ile ilgili davacı şirket yetkilisi ... Hanım'ın şirket telefonundan aranarak teyit istendiğini ve şirket yetkilisi tarafından çek konusu mal ve hizmetin kendileri tarafından teslim alındığının müvekkil şirkete teyit edilmesinin ardından faktoring işleminin gerçekleştiğini, davacının kendi isteğiyle devir ve teslim ettiği çekler için gerçekleştirilen faktoring işlemine teyit vermesine ve sonra çek bedellerini itirazsız ödemesine rağmen bu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu, ilk derece mahkemesinin 6361 sayılı kanunun 9/3.maddesini görmezden geldiğini, davacının kötü niyetinin yukarıda açıkladıkları nedenlerle sabit olduğunu, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi taleplerinin de reddedildiğini, davacının kanunun 9/2. maddesinden söz ederek faturaya dayalı olmadan faktoring işlemi gerçekleştirdiğini  zikretmiş olsa da davacının kötü niyetli olduğunu, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi taleplerinin reddedilmesinin hatalı karar olduğunu, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava haksız ödendiği iddia edilen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.Antalya 1. ATM'nin 2017/154 E. 2017/451 K. sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın İstanbul 15. ATM'ye gönderildiği görülmüştür.Davacı tarafından dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşme ilişkisi nedeniyle dava konusu çekin de içinde bulunduğu birden fazla çekin, dava dışı ... A.Ş.'ye verildiğini, ... A.Ş. tarafından hizmetlerin yerine getirilmediğini, ... A.Ş. aleyhine Antalya 3.ATM'nin 2016/561 E. sayılı dosyasında menfi tespit ve istirdat davası açıldığını, bu dosyadan ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı faktoring şirketinin çeki faturaya dayanmaksızın tahsil ettiğini, çek üzerinde tedbir olduğunun kayıtlarda bulunduğunu, davalının devraldığı çeki 6361 sayılı yasaya aykırı tahsil etmesi sebebiyle müvekkilin zararından da sorumlu olduğu belirterek 16.000,00 TL tutarındaki çeki 6361 sayılı yasaya aykırı olarak tahsil eden davalıdan çek bedelinin ödeme tarihi 15.08.2016 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dava konusu çekin ... A.Ş. tarafından düzenlenen 26.03.2016 tarihli e-faturaya istinaden faktoring işlemi ekinde teslim alındığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3. maddesine göre bir kambiyo senedini ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini, meğer ki faktoring şirketinin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun hükmünün yer aldığını, davacının iddiasının müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Antalya 3. ATM'nin 2016/561 E. 2016/870 K. sayılı kararında davacının ... A.Ş., davalının ... A.Ş., dava konusunun menfi tespit ve istirdat davası olduğu, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, dava konusu olan ... Şirinyalı şubesine ait ... numaralı 15.08.2016 keşide tarihli 16.000,00 TL bedelli çek yönünden ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine karar verildiği, işbu kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 08.01.2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İşbu dosyada 22.07.2016 tarihinde dava konusu çekin de bulunduğu çekler hakkında %15 teminat yatırıldığında söz konusu çekin 3. kişiler hariç olmak kaydı ile sadece davalı tarafından bankaya ibrazı halinde çek bedelinin ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.11.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının ve dava dışı ... A.Ş.'nin defterlerinin incelendiği, 26.03.2016 tarihli e-fatura'nın tarafların defterlerinde kayıtlı olmadığı, muhtemelen faktoring işleminden sonra faturanın ... A.Ş. tarafından iptal edildiği, dava dışı ... A.Ş.'nin e-defter kayıtlarında 31.12.2016 tarihi itibariyle davacıya 16.000,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “Faktoring (Factoring)” kavramı üzerinde durulması ve kurum olarak nasıl işlediğinin açıklanmasında fayda bulunmaktadır.Faktoring işleminin üç tarafı vardır. Bunlar;a) Müşteri (firma): Faktoring hizmetlerini talep eden ve alacaklarını faktoring şirketine devreden (satan) işletme,b) Faktoring Şirketi (Factor): Müşterinin alacaklarını devir ve satın alarak karşılığında nakit olarak ödeyen şirket,c) Borçlu: Müşterinin alacaklı olduğu kişi veya işletmedir. Faktoring şirketlerinin yapamayacakları iş ve işlemler 6361 sayılı Kanun’un 9. maddesinde düzenlenmiş olup anılan maddede; “Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz” hükmüne yer verilmiştir.  Bu düzenlemenin, uygulamada bir kısım boş ve hileli kambiyo senetlerinin, faktoring şirketlerince ciro yolu ile devralınmasının engellenmesi amacıyla sevkedildiği anlaşılmaktadır. Kanun hükmünde belirtilen koşullara uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirilmediğinde, faktoring şirketi kambiyo senedinin yetkili hamili olmamaktadır. 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi, kamu düzenine ilişkin emredici bir hükümdür.Kanun’da açıkça, faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre faktoring şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Senet borçlusu, faktoring işleminden haberdar olduğu andan itibaren, faktoring müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî def’îleri, faktöre karşı da ileri sürebilmektedir.Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-259 E., 2022/426 K. sayılı kararında da aynı ilkeler kabul edilmiştir.Davalı faktoring şirketinin dava konusu olan 15.08.2016 keşide tarihli 16.000,00 TL bedelli çekin çek tevdi bordrosuna istinaden 05.04.2016 tarihinde temlik aldığı, 26.03.2016 tarihli faturanın dava dışı ... A.Ş. tarafından davacı adına düzenlendiği, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında görülmekte olan Antalya 3. ATM'nin dosyasında 22.07.2016 tarihinde dava konusu çek ile verilen ihtiyati tedbir kararının davanın tarafları yönünden verildiği, davacı tarafından 15.08.2016 tarihinde 16.000,00 TL'nin takasla ödendiği sabittir.  Kıymetli Evraktaki Defilerin Factoring islemi Açısından Değerlendirilmesinde; Kıymetli evraktaki defiler mutlak defiler ve șahsi defiler olarak ikiye ayrılmaktadır. Mutlak defiler de kendi içinde senet metninden anlaşılan defiler ve senedin hükümsüzlüğüne ilişkin defiler olarak sınıflandırılmıştır. Factoring işleminin temelinde alacağın temliki yattığından alacağın temliki hükümlerinin gözetilmesi gerekmektedir. 2006 tarihli Yönetmeliğin 22/2. maddesi uyarinca factoring șirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş ya da doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacaklar satın alamazlar ve tahsilini isteyemezler, Nitekim 636l sayilı FKFFSK\"nun 9/2 maddesinde de; \"Faktoring sirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmus fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring șirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutan fatura tutarını aşamaz' hükmüne yer verilmiştir. Hal böyle olunca factoring işlemi çerçevesinde devralınacak bir kambiyo senedinde mündemiç alacağın mal veya hizmet satşıyla ilişkilendirilmesi gerektiğinden BK'nun ortadan kalkmakta soyutluk ilkesi artik burada 167/1(TBK.md.188/1) maddesi hükmü karşımıza çikmaktadır.Anilan Yasa hükmüne göre, borçlu, factoring işleminden haberdar olduğu andan itibaren temlik eden durumundaki önceki alacaklısına karşı ileri sürebileceği şahsi defileri temlik alan durumundaki factoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir.Örneğin borçlu, sözleşme ilişkisine girdiği önceki alacaklısına karşı mal veya hizmet vermediği,aralarındaki sözleşmenin geçersiz olduğu vb.gibi șahsi defileri factoring șirketine karşı da ileri sürebilir. Factoring işlemine konu olan kambiyo senedi yönünden soyutluk ilkesi otadan kalkmış olacağından bu gibi durumlarda,6762 sayılı TTK`nun 737/2 (6102 sayihı TTK.md.825/2) ve 6762 sayilı TTK'nun 599.(6102 sayılı TTK. md.687) maddeleri uygulanamayacaktır. Başka bir anlatmla, factoring șirketi senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmemiş olsa bile alacağın temliki hükümleri nedeniyle şahsi defiler kendisine karşı ileri sürülebilecektir. Kuşkusuz bu açıklamalar factoring işlemi içinde yer alan yani factoring işleminin köşelerinden biri olan borçlular bakımından geçerlidir. Factoring işleminin köșelerinden biri olmayan ancak devre konu senette bir şekilde kambiyo borçlusu durumunda olanlar hakkında alacağın temliki hükümleri uygulanamayacağından onlar hakkında TTK'nun 737/2 ve 599.(6102 sayili TTK.md.825/2 ve md.687)maddeleri gereğince değerlendirme yapılması gerektiğini söyleyebiliriz. Nitekim bu husus 6361 sayılı FKFFŞK'nun 9/3. maddesinde açıkça hükme bağlanmıştır. (Yargıtay Kararları Işığında Faktoring ... 230-231. sayfa)Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/561 E. 2017/870 K. sayılı dosyasında davacının ... A.Ş., davalının ...  A.Ş. olduğu, mahkemece 09.11.2017 tarihinde davanın kabulü ile birden fazla çekin de yer aldığı, ... Şirinyalı şubesine ait ... numaralı 15.08.2016 keşide tarihli 16.000,00 TL bedelli çek yönünden ödeme tarihi 15.08.2016, tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar 08/01/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Somut olayda kesinleşmiş mahkeme kararı ile, davacının faktoring ilişkisinin tarafı olan dava dışı ... A.Ş.'ye borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiğinden, çekin bedelsiz olduğu anlaşıldığından,  yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından davalıya bedelsizlik defiinin davalı Factoring şirketine karşı da ileri sürülebileceği kanaatine varılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunda haklı olduğu anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödediği 16.000,00 TL bedelin 15.08.2016 ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2019 tarih, 2017/824 E., 2019/794 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,2-Davanın KABULÜNE, 3- Davacının davalıya ... Bankasına ait  ... nolu 15.08.2016 vadeli 16.000,00 TL'lik çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ödediği 16.000,00 TL bedelin 15.08.2016 ödeme  tarihinden itibaren  değişen oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken 1.092,96 TL nispi karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 273,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 819,72 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı,  273,24 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 750 TL bilirkişi ücreti, 310,05 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.369,29‬ TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7-  Davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 7/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu  ile 225,45 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 94,65 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 215,95 TL'nin davalının üzerinde bırakılmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"382c602a1336069d","SID":"5d55c270e22b0711"}}