{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1350 <br>KARAR NO: 2023/1179<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>EK KARAR TARİHİ: 26/04/2023<br>NUMARASI: 2023/141 D.İş  - 2023/147  Karar<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP:İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 15.07.2019 tanzim tarihli, 15.04.2023 vade tarihli ve 15.630,00 Euro bedelli bononun alacaklısı olduğunu, borçlulardan ... Tic. Ltd. Şti'nin bonoda tanzim eden olarak sorumlu olduğunu, diğer borçlu ...'ün ise borçlu şirketin yetkilisi olduğunu, bonoda iki imza bulunduğunu, imzaların şirket yetkilisi ... tarafından atıldığını, bonoda belirtilen bedelin, yapılan ihbara rağmen borçlu tarafından vadesi geçtiği halde ödenmediğini, borçlular hakkında takibe başlanması ve icra takibinden haberdar olduğu takdirde mallarını kaçırmaları ihtimali olduğundan ihtiyati haciz talep etme mecburiyetlerinin doğduğunu, bu nedenlerle 15.630,00 Euro karşılığı 335.507,30 TL alacak için borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.Talebin kabulü ile 26/04/2023 tarihli D. İş kararı ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"..İhtiyati hacze itiraz eden ... Tic. Ltd. Şti. vekili, şirket adresinin Beylikdüzü İlçesinde bulunması nedeniyle yetki itirazında bulunduğu görülmekle, ihtiyati hacze konu bonoda taraflarca yetkili mahkeme ve icra dairesinin, İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri olarak kararlaştırıldığı görülmekle, ihtiyati hacze itiraz eden ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.İstanbul Ticaret Odası kayıtlarında, karşı taraf ... Tic. Ltd. Şti.'nin çift imza ile temsil ve ilzam edildiği, keşideci şirket imzasının tek imza ile atıldığı, ihtiyati hacze konu bonoda şirket ortaklarından sadece ...'ün imzasının bulunduğu, borçlu şirketin imza yetkilerinden ikisinin imzası ile temsil edilmediğinin anlaşıldığı, ihtiyati hacze konu bonodan TTK. m. 678 gereğince sadece imza edenin sorumlu bulunduğu, bonodan dolayı itiraz eden ... Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle ... Tic. Ltd. Şti. yönünden muaccel bir para alacağının varlığından söz edilemeyeceği (İstanbul BAM., 43. HD., 2022/1394E., 2022/1234K.) görülmekle ... Tic. Ltd. Şti. yönünden ihtiyati hacze itirazın kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle:Borçlunun, söz konusu kambiyo senedini keşide eden şirket yetkilisi ...'ün tek başına şirketi temsil edemeyeceğini ileri sürerek ihtiyati hacze itiraz ettiğini, borçlunun, imza sahibinin tek başına şirketi temsile, kambiyo senedi düzenlemeye yetkisi bulunmadığına yönelik itirazı maddede sayılan sebeplerden herhangi birinin kapsamında kalan bir sebep olmadığını, kaldı ki borçlu şirket ile müvekkili arasında bir sözleşme yapılmış ve bu sözleşmeyi de kambiyo senedini düzenleyen şirket yetkilisi ...'ün imzaladığını, bu kapsamda müvekkili şirketin, ... Tic. Ltd. Şti.'ye hizmet vermiş, fatura kesmiş karşılığında borçlu şirketten ödemeler aldığını, yani bugüne kadar borçlu şirket, şirketi temsilen ...'ün yaptığı işlemlerin hiçbirine itiraz etmediğini, hepsini kabul ettiğini, bu iş ve işlemler tarafların banka kayıtlarında ve ticari defterlerinde sabit olduğunu, borçlunun ihtiyati haciz kararından şirketin aktif olarak kullandığı banka hesaplarının bloke edilmesiyle haberdar olduğunu belirttiğini, bankalara haciz yazısının -uyap sisteminde görüleceği üzere- 28.04.2023 tarihinde sistem üzerinden gönderildiğini, bankaların da aynı tarihte borçlunun hesaplarına haciz şerhini işlediğini, yani borçlunun 28.04.2023 tarihinde banka hesaplarına haciz işlendiğini öğrendiğini, borçlunun haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde ihtiyati hacze itiraz etmesi gerekirken borçlunun ihtiyati haczi öğrenmesinin üzerinden 11 gün geçtikten sonra itiraz ettiğini, yani borçlu tarafından yapılan itirazın süresinde olmadığını, ihtiyati hacze itirazın, süresinde olmadığından reddedilmesi gerekirken itirazın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvurularının kabulüyle ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın kabulü kararının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin borçlu  tarafa yüklenmesini talep etmiştir.  İhtiyati hacze itiraz eden ... Tic. Ltd. Şti vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, her ne kadar ihtiyati hacze konu edilen senet altında müvekkili şirketin kaşesi yer almakta ise de imza sahibi ...'ün tek başına şirketi temsile ve/veya şirket adına borçlanmaya, kambiyo senedi düzenlemeye yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin iş ve işlemleri müşterek imza ile yürütüldüğünden söz konusu işlemin geçersiz olduğunu, kaldı ki takibin dayanağı yapılan kambiyo senedinde şirket kaşesi üzerinde imza da bulunmadığını, iddia olunan alacağın belirttikleri üzere ihtilaflı olduğunu, taraflarınca imzaya ve borca itiraz edilerek İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibinin durdurulması talebiyle  İstanbul 38. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/392 Esas  sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını  ve Mahkemece talepleri gibi karar verilerek mezkur icra takibinin durdurulduğunu ayrıca müvekkili şirketin alacaklı olduğunu iddia eden karşı tarafa borçlu olmaması sebebiyle mal kaçırma kastı gibi bir durum da söz konusu olmamakla beraber taraflarınca haklı olarak koşulları oluşmayan ihtiyati haczin kaldırılmasının talep edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu senedi kabul etmediğini, bu nedenlerle Mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararına karşı itirazın kabulüne, kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, karşı tarafın İstinaf başvurusunun reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep eden karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, kambiyo senedine (bono) dayalı olarak ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin ek kararın kaldırılması istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı keşideci şirket  tarafından mahkemenin yetkisine ve bononun şirketi temsilen müşterek imza ile atılmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz şartlarına itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 12.06.2023  tarihli ek karar ile  ihtiyati hacze itirazın kabulü ile 26/04/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının itiraz eden şirket yönünden kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden  vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemenin ihtiyati hacze itirazın süresinde olup olmadığı  ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. Somut olayda borçluya ihtiyati haciz veya ihtiyati haczin tatbikiyle ilgili herhangi bir tebliğ yapılmadığı gibi ihtiyati haciz talep eden tarafından, 28.04.2023 tarihinde sistem üzerinden bloke yazısının gönderilmesi ile ihtiyati haczin öğrenildiği ileri sürülmüş ise de ilgili icra dosyasında bankalar tarafından haczin işlendiği tarihlerin 30.04.2023 ve sonraki tarihlere ilişkin olduğu, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın ihtiyati haciz kararını en erken bu tarihte öğrendiği ihtimalinde dahi 7 günlük itiraz süresinin 08.05.2023 tarihinde  sona erdiği, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinin Uyap kayıtlarına göre 08.05.2023 tarihinde gönderildiği görülmekle itirazın süresinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu yöne ilişkin ihtiyati haciz talep eden tarafın istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İhtiyati hacze itiraz eden taraf, ihtiyati haczin dayandığı sebep kapsamında kalan şirketin çift imza ile temsil ve ilzam edildiği ve imzanın tek olması nedeniyle şirketi bağlamayacağı itirazında bulunmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden keşideci şirket tarafından dosyaya sunulan  imza sirkülerine göre ...-... ile birlikte müştereken, ...- ... ile birlikte müştereken, ...- ... ile birlikte müştereken şirketi temsile yetkili oldukları görülmüştür.İhtiyati haciz istemine dayanak yapılan bonoda keşideci şirket kaşesi yanında tek şirket yetkilisinin imzası bulunup, itiraz eden keşideci şirket bono nedeniyle sorumlu tutulamayacağından, keşideci şirket yönünden ortada muaccel bir para alacağının varlığından söz edilemeyecektir. Bu durumda  keşideci şirket yönünden İİK 257 md. uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları oluştuğu kabul edilemeyeceğinden mahkemece itirazın kabulü ile keşideci şirket hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi isabetli olmuştur. Mevcut dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararının keşideci şirket yönünden kaldırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi ek kararında bir isabetsizlik bulunmadığından ihtiyati haciz talep eden  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"176b11a9e3611121","SID":"967fc289e2445f32"}}