{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1980 Esas<br>KARAR NO: 2023/1540<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2021<br>NUMARASI: 2012/217 E, 2021/372K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eserinden kaynaklanan (Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:  Müvekkillinin davalılardan ... A.Ş. için çekilecek bir tanıtım filminin yönetmenliğini yapması amacıyla adı geçen davalının reklam koordinatörü ... ve işin yapımını üstlenen dava dışı ... San. Ltd. Şti'nin sahibi ... tarafından Türkiye'ye davet edildiğini ve ayrıca kendisinden çekilecek reklam filmi için konsept oluşturmasının da istendiğini bunun üzerine müvekkilinin, dünyadaki birçok havacılık şirketi için üretilmiş eserleri incelediğini ve “...” firmasının ihtiyaçlarını da gözeterek yeni bir konsept/yaklaşım oluşturduktan sonra Kanada'daki işlerine ara vererek  22.07.2010 tarihinde Türkiye'ye geldiğini, söz konusu “tanıtım filmi” işinde diğer davalı ... A.Ş.'nin ise “ajans\" olarak rol aldığını,  tanıtım filmi ve tanıtım filmi işi sırasında oluşturulacak arşiv çekimlerinin ileride başka amaçlarla kullanılması söz konusu olur ise müvekkili (yönetmene), oyunculara ve müzik eserini yapan kişiye piyasa şartları gözetilerek mutabık olacakları bir miktar üzerinden ayrıca telif ücreti ödeneceğinin deklare edildiğini, tanıtım filminin çekimlerine başlandığında, iyi bir görüntü yönetmeni bulunamadığı için filmin “yönetmenlik” işi dışında “görüntü yönetmenliği” işini de müvekkilinin üstlenmesinin istendiğini ve böylece müvekkilinin filmin görüntü yönetmenliğini de yapmış olduğunu, başlangıçta 20-25 gün içinde bitirilmesi planlanan tanıtım filminin çekilip, montajlanarak teslim edilmesinin, davalılar ve dava dışı yapımcı şirketten kaynaklanan sebeplerle 4 ay gibi uzun bir sürede tamamlanabildiğini, davalıların ortaya çıkan eseri, hiçbir düzeltme talepleri olmaksızın ve memnuniyetlerini dile getirerek kabul ettiklerini, davalıların; müvekkilinin yönetmenliğini yaptığı tanıtım filminin/eserin, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında haksız olarak kullanmaları sebebiyle tazminat ve davalıların elde ettikleri karın tahsili davası olduğunu, müvekkilinin 2011 yılı Eylül ayında  İstanbul'a geldiğinde, bir televizyondaki (...) ... hava durumu/sor bültenini “sunar/sundu” şeklindeki reklam görüntülerinin kendisinin “tanıtım filmi” olarak çektiği esere ait görüntüler olduğunu gördüğünü, ... firmasının ... ile telefon ve e-mail yoluyla iletişime geçerek haksız tecavüzlerin ortaya çıkarılarak gerek bunlar için ve gerekse de tanıtım filmi için ödenmeyen telif ücretlerinin ödenmesini istendiğini, davalı ajans yetkilisi ...'un da, diğer davalı ... reklam koordinatörü ...'e cevabi olarak 07.10.2011 tarihli e-maili gönderdiğini, ...'un e-maili gönderirken müvekkilinin de e-maile ekli olduğunu gözden kaçırdığı için ...'e gönderdiği e-maili farkına varmadan aynı anda müvekkiline göndermiş olduğunu, müvekkilinin “sunar-sundu” reklamı dışında, yönetmenliğini yaptığı eserin izni ve bilgisi olmadan davalılarca hukuka aykırı olarak başka şekillerde de kullanıldığına böylece muttali olduğunu, davalıların bilerek, isteyerek ve izinsiz olarak müvekkilinin haklarına tecavüz ettiklerini ve doğal olarak bu işlerden kar elde ettiklerini, davalıların hak ihlallerinin, söz konusu e-mailde belirtilenlerle de sınırlı olmadığını, 3. Yıl kampanya filmi (ulusal TV kanlarlında), Bir adet 59 TL'ye uçuş kampanya filmi ( ulusal TV kanalında), Bir dakikalık uzun film (advertorial), “...” filmi galasına bedava bilet verme kampanya filmi, 2 adet “...” şeklindeki reklam ve sponsorluk filmlerinin (TV kanallarının. hava durumu ve spor programları için) de yapıldığını, bunların dışında başka ihlallerin de olduğu kanaatinde olduklarını, bunların da tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla \"asgari miktar” olarak ve şimdilik  25.000,00 TL olarak açtıkları davanın HMK 107 maddesi gereğince “belirsiz alacak” davası olarak görülüp, yargılama neticesinde tam ve kesin olarak tespit edilecek tazminatın ve davalıların elde ettikleri karın haksız fiillerin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline  karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava konusu tanıtım filmi üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığını, söz konusu tanıtım filminin müvekkili şirket tarafından ... Tic. Ve San. Ltd. Şti. ile çalışılarak meydana getirilmiş olduğunu, dolayısıyla dava dışı yapımcı şirketin müvekkili şirkete tüm telif haklarının kendisine ait olduğu konusunda taahhütler verdiğini ve müvekkili şirketin de bu tanıtım filmi için kullanım, değişiklik, vs. gibi haklara ilişkin telif bedellerini ikinci yıl da dahil olmak üzere yapımcı şirkete ödemiş olduğunu, bu noktada yapımcı şirketin çalışanı olan davacı ile aralarındaki ilişkinin, müvekkili şirketi bağlamadığını, ayrıca dava dışı yapımcı şirket tarafından hazırlanmış bütçe bilgilerini içerir evrakta ve tanıtım filmine ait tüm evraklarda da görüldüğü üzere , söz konusu tanıtım filminin yönetmeni olarak, “...” isminin yer almakta olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın kendisini söz konusu tanıtım filminin yönetmeni olarak göstererek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, ancak davacının söz kanusu tanıtım filminin sadece “görüntü yönetmeni\" olduğunun açık olduğunu, görüntü yönetmenin tanıtım filmi üzerindeki hak sahipliğin söz konusu olmadığını, davacının söz konusu reklam Üzerinde iddia ettiği üzere hiçbir hak ve yatırım faaliyeti içerisinde bulunulmadığını, davacının söz konusu tanıtım filminin görüntü yönetmeni olup senaryo dahil tüm yapımın müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketin kendisine sunmuş olduğu senaryo için bir araya getirilen görüntülerin eser olduğunun iddia edilmekte olduğunu ancak her görüntünün eser olmasının da hayatırı olağan akışına ve kanuna aykırı olacağını, tanıtım filminde yer alanı görüntülerin de bu hali ile bir fikir eserinde bulunması gereken bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini,  Türkiye'de tanıtım filmi çeken yönetmene, yapım şirketinin bütçesine dahil olmak üzere bir kaşe bedelinin ödenmekte olduğunu, çünkü tanıtım yada reklam filmleri için yoğun kullanım döneminin ilk bir yıl olduğunu, sonrasında film kullanılmak istenirse bu sefer kaşe bedelinin altında makul bir ücretin ödenebildiğini, ama tanıtım filmleri söz konusu olduğunda yönetmene ikinci yıl ödemesinin yapılmadığını, çünkü tanıtım filmlerinin reklam filmleri kadar ticari geliri olmayan ve şirketin kendi içerisinde ya da fuarlarda kullandığı bir yayın olduğunu, ancak müvekkili şirketin, tanıtım filminde yer alan bir takım görselleri kullanarak bir reklam filmi meydana getirdiği için, dava dışı yapımcı şirkete müvekkili şirket tarafından bu değişikliklere ilişkin telif bedelinin de ödenmiş olduğunu, bu halde; kaşe bedelinin, birinci yıl telif hakkı ve reklam filmini oluşturan değişikliklere ilişkin telif bedelini ödemiş olan müvekkili şirketin haksız bir kullanım içerisinde olmasının düşünülemeyeceğini, dava konusu tanıtım filmi için dava dışı yapımcı şirket ile çalışma hususunda, müvekkili şirketin müşterisi olan diğer davalı ... A.Ş.'nin ısrarcı olması ve onların talebi ile müvekkili şirket dava dışı yapımcı şirketle işbirliği yapılmak durumunda kalındığını, dolayısıyla dava dışı yapımcı şirket ile diğer davalı ... arasındaki sözleşmeler ve yazışmaların da davanın çözülmesi için gerekli belgeler olduğundan, özellikle aralarındaki tanıtım filmi çekimine ilişkin sözleşmenin mahkeme dosyasına sunulması hususunda, hem diğer davalı ... hem de dava dışı yapımcı şirkete müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir tanıtım ya da reklam filmi için hiçbir şey görüşülmediğini, müvekkili şirketin, davacının telif hakkı bedellerinin de dahil olduğu tüm ödemeleri de eksiksiz bir şekilde dava dışı yapımcı şirkete ödediğini, davacının ise kötü niyetli olarak açmış olduğu dava ile haksız bir kazanç elde etmeye çalışmakta olduğunu,  davacının tazminat talebinin fahiş olduğunu, dava dışı yapımcı şirkete yapılan ödemelerin bir adet tanıtım filmi ve 1 dakikalık reklam filmi için gerçekleştirildiğini, fakat işin teslimi sırasında, tanıtım filmi verildiğini, 1 dakikalık reklam filminin ise daha sonra verilmesinin kararlaştırılmış olduğunu, söz konusu 1 dakikalık  filmin, hiçbir şekilde oluşturulmadığını, dolayısıyla tanıtım filmi bütçesi içerisinde yönetmene ödenen kaşe bedeli ve telif bedellerinin; bir adet tanıtım filmi ve 1 dakikalık reklam filmi için ödenmiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin anlaşmalı ajansı olan ... A.Ş. (...) tarafından Ağustos 2010 tarihinde ... İnşaat Tic. ve San. Ltd.Şti. (...) isimli yapımcı şirkete ... tanıtım filmi stok görüntü çekimi işlerinin verildiğini, Mezkur çekimle ilgili işlemler ve ödemelerin müvekkili ...'nin anlaşmalı reklam ajansı ... tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, ... tanıtım filmi ve stok çekimi işine ilişkin olarak, senaryo ve çekim planlarının müvekkilinin anlaşmalı reklam ajansı ... tarafından hazırlanarak yapımcı ...'ne verilmiş olduğunu, bu çekim planlarına göre görüntülerin çekilmesi ve senaryoya uygun birleştirilmesinin yapımcı ...'deri talep edilmiş olduğunu, tanıtım filminin çekim planları, senaryosu ve ses düzeninin müvekkilinin anlaşmalı reklamı ajansı ... tarafından yapılmış olduğunu, yapımcı şirket ...'nin ... tanıtım filmi ve stok çekimiyle ilgili olarak davacı yönetmen ...'le anlaşmış olup, ... tanıtım filmi ve stok çekimi işine ilişkin olarak yapılması gereken tüm ödemelerin müvekkilinin anlaşmalı reklam ajansı olan ... tarafından yapımcı şirket ...'ne yapılmış olduğunu, müvekkilinin anlaşmalı reklam ajansı olan ...'nın, yapımcı şirket ...'ye defalarca sözleşme yapılmasını teklif etmesine karşın ...'nin daha sonra yaparız şeklindeki yaklaşım; sebebiyle imzalanmış yazılı bir prodüksiyon sözleşmesinin bulunmadığını, ayrıca, ...'nin tanıtım filmini Uzun ve kısa versiyon olarak teslim edeceğini kabul etmesine rağmen iş yoğunluklarından kısa versiyonu teslim etmemiş olduğunu, müvekkili ...'nin anlaşmalı reklam ajansı ...'ya “verilen görüntülerden siz yapın” şeklinde ifade kullanıldığı hususunun müvekkiline aktarılmış olduğunu, sinema eserlerinde; kompozisyonun,  sıralamanın, çekim planlarının sahibinin hususiyetini taşımasının şart olduğunu, ... tanıtım filminin çekim planlarının, senaryosunun ve ses düzeninin müvekkilinin anlaşmalı reklam ajansı ... tarafından yapılmış olduğunu, bu dürüm göz önüne alındığında; ... tanıtım filminin, çekim planlarına göre görüntülerin çekilmesi ve senaryoya Uygun birleştirilmesi şeklindeki çalışmanın, davacı yönetmenin hususiyetini taşıyıp taşımadığı konusunun açık olmadığını, ... tanıtım filminin, bir tanıtım filmi olması sebebiyle niteliği itibariyle bir sinema eseri kategorisinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ... tanıtım filminin bir sinema eseri olarak değerlendirilemeyeceğinden FSEK 10. maddesinde yer alan, “birden fazla kişinin iştiraki ile vücuda getirilen eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek ve tüzel kişi tarafından kullanılır” şeklindeki düzenleme uyarınca, ... tanıtım filminin üzerindeki hakların eser sahiplerini anlaşmalı reklam ajansı ... vasıtasıyla bir araya getiren müvekkiline ait alacağının açık olduğunu, reklamların birden çok eser türünün bir araya gelmesi ile oluşan bir bütün olduğunu bu nedenle sırf tanıtım filminden bazı görüntülerin reklam filminde kullanılmış olmasının, davacı yönetmenin reklam filmi üzerinde eser sahipliği iddiasını ileri sürülmesine imkan tanımayacağının açık olduğunu, kaldı ki; reklam/promosyon filmi için görüntülerden bazı parçaları kullanmak istenildiğinde; müvekkilinin anlaşmalı ajansı ... tarafından bu durumun yapımcı ...'e sorulmuş olduğunu onaylarının alınmış ve teliflerinin de ödenmiş olduğunu, bu itibarla, herhangi bir kabul anlamına gelmemek üzere; tanıtım görüntülerinden bazı parçaların reklam/promosyon filmi için kullanılmış olmasının davacıya tazminat ya da temin edilen karın talep edilmesi imkanı tanımasının söz konusu olamayacağını, müvekkilinin FSEK 'e aykırı bir davranış söz konusu olmadığını, yapımcı şirket ...'nin reklam/promosyon için bazı parçaların kullanılmasına onay vermiş, gerekli telif ödemeleri de ...' e yapıldığını, davacı ... ve yapımcı ...'e gerekli tüm ödemelerin yapıldığı göz önüne alındığında, davacının müvekkilinden bir talepte bulunamayacağının açık olduğunu beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...1-FSEK 68.maddesi uyarınca 3.000 TL nin 3 katı olan (3.000 x 3 = 9.000 TL) 9.000 TL 'nin 07/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, hiçbir gerekçe ortaya koymadan ikinci bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporu hükme esas almasının yerinde olmadığını,  Üçüncü heyet tarafından hazırlanan 29.05.2018 tarihli raporda \"filmler ve kullanılan görüntüler dikkatle incelendiğinde söz konusu görüntülerin Ham olmadığı, tanıtım filmi içerisinde kullanıldığı gibi kullanıldıkları anlaşılmaktadır\", denmek suretiyle ikinci heyet tarafından yapılan değerlendirmenin doğru olmadığı açıkça tespit edildiğini, davalı ... yetkilisi ...’un diğer davalı ... yetkilisi ...’e ve yanlışlıkla davacıya da gönderdiği 07.10.2011 tarihli e-mail içeriğinin dikkate alınması gerektiğini, e-mailde; davalıların, davaya konu reklam filmlerinde kullandıkları görüntülerin ham görüntü olmadığını tam aksine davacı yönetmene ait tanıtım filmindeki görüntüler olduğunu; davalıların davaya konu reklam filmlerini, tanıtım filmindeki görüntüleri (yeni bir yönetmen yahut çekim maliyetine katlanmadan) sadece montaj yöntemiyle aynen/olduğu gibi kullanmak suretiyle elde ettiklerini apaçık ortaya  koyduğu gibi, davalıların, davaya konu her bir ihlal için davacı yönetmene telif ücreti ve komisyon ödemeleri gerektiğini bildiklerini ve bu sebeple (telif ödememek için) davacıya haber vermediklerini de ortaya koyduklarını, ikinci heyetin davacının yönetmenliğini yaptığı tanıtım filmindeki görüntülerin davaya konu reklam filmlerinden sadece birinde kullanıldığı şeklindeki raporun hatalı  olduğunu, Somut olayın özellikleri ve dosyadaki delil durumu dikkate alındığında hükmedilen tazminatın maddi gerçeğe aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte ikinci heyetin, kök raporda dile getirdikleri sektörel uygulama görüşünden ek raporda vazgeçerek sektörde \"standart bir uygulama olmadığını\" kabul ettikleri, ayrıca yine ek raporda, kök raporda hesaplamayı sehven TL cinsinden yaptıklarını açıkça belirterek tazminatı 15.000,00-USD'nin 1/5'i olan 3.000,00.-USD'nin üç katı (9.000,00.-USD) olarak hesapladığını; ancak Mahkemenin, hükme esas aldığı ikinci heyetin ek raporda değişen görüş ve hesaplamalarını dikkate almadığını, Birinci heyetin, davaya konu haksız kullanımlar sebebiyle davalıların 75 Bin TL ila 150 Bin TL civarında bir maliyetten kurtulduğunu ve bunun 25.000,00.-TL'sinin yönetmen maliyeti olduğunu söyleyerek davacının isteyebileceği tutarı 25.000,00.-TL olarak tespit ettiğini, Üçüncü heyetin ise 14.07.2020 tarihli ek raporda, tanıtım filminden yeni versiyonlar yapılacağı ve reklam filmlerinde kullanılacağı hususunda tarafların baştan (evvelce) anlaşma yaptığı durumlarda sektörel uygulamanın \"reklam filmi başına %50'ye varan ekstra kaşe (telif ücreti)\" olduğu şeklinde bir değerlendirme yaptığını, Davalı ... yetkilisi ...’un diğer davalı ... yetkilisi ...’e gönderdiği 22.03.2011 tarihli “ e-mailden de anlaşılacağı üzere, davalılar, davaya konu tanıtım filminden ürettikleri \"bir adet\" reklam filmi için tanıtım filminde rol alan oyunculara ücretlerinin %50'si (½’si) oranında ilave kaşe/cast/telif ücreti ödediği, Başka bir deyişle davalılar, üçüncü heyet ek raporundaki \"ana filmden faydalanılarak oluşturulan her bir reklam filmi başına ekstra %50 kaşe ödeme \" şeklindeki sektör uygulamasını somut olayda fiilen zaten uyguladıklarını, davalıların, davaya konu her bir ihlal için (davaya konu her bir reklam filmi için ayrı ayrı olmak üzere) davacı yönetmene telif (tazminat) ödemeleri gerektiğini, davalı ... yetkilisi ...’un dava tarihinden önce davacıya gönderdiği 21.12.2011 tarihli e-mailde, temlikname karşılığında davacıya 9.000,00.-TL ödeme yapmayı “kabul” ettiklerini ancak davacının bu komik tutarı kabul etmediğini, davalı ...'nin davacıya ait bu eserden sadece montaj parasına (yani yeni bir yönetmene hacet olmaksızın) tam 7 adet reklam filmi türettiği; izinsiz ve açıkça kötü niyetli olarak türettiği bu reklamların ülke çapında yayın yapan TV ve medya kuruluşlarında birkaç yıl süreyle yayınlandığı vb. hususlar nazara alındığında hükmedilen tazminatın hak, nesafet. hakkaniyet ve adalet ölçüleriyle bağdaşmadığını, Davalı ...’nin, davacının yönetmenliğini yaptığı tanıtım filmini izinsiz şekilde kullanarak 7 ayrı reklam filmi halinde ulusal kanallarda yayınladığını, ...’nin elde ettiği bir kâr olduğunu, bilirkişi heyetlerinin kâr taleb hakkında inceleme yapmadığını, ikinci heyetin ise  5.000.-TL gibi komik bir tutar belirlediğini, ...’nin 7 ayrı reklam filmi için ödemekten kurtulduğu yönetmen maliyetlerini kâr olarak hesaplanması talep edilmiş ise de dikkate alınmadığını üçüncü heyet ek raporunda ...’nin 7 ayrı reklam filmi için ödemekten kurtulduğu yönetmen ücretine ilişkin kâr hesabına gerek olmadığını; zira mali hakka ilişkin olarak takdir edilen bedelin (3.000.-TL’nin) davacı için yeterli olduğunu öne sürdüğünü, tecavüze uğrayan kimsenin tazminattan başka temin edilen kârın kendisine verilmesini de isteyebileceğini, “bir adet reklam filminde yönetmen maliyetinin 20.000,00.-TL ila 100.000,00.-TL arasında olduğu” şeklindeki bilirkişi tespiti, 07.10.2011 tarihli e-mail birlikte değerlendirilerek, (kârın tamamı hesaplanamasa dahi) davalı ...’nin 7 ayrı reklam filmi için ödemekten kurtulduğu yönetmen maliyetinin ...’nin en az kârı olarak hesaplanması gerektiğini, kararın gerekçesiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Anonim Ortaklığı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin anlaşmalı ajansı olan ... Hizmetleri A.Ş. (...) tarafından Ağustos 2010 tarihinde ... İnşaat Tic. ve San. Ltd.Şti. (...) isimli yapımcı şirkete ... tanıtım filmi stok görüntü çekimi işlerinin verildiğini,  ödemelerin müvekkil anlaşmalı reklam ajansı ... tarafından yapımcı şirket ...'e yapıldığını, yapımcı şirketin ... tanıtım filmi ve stok çekimiyle ilgili olarak davacı ... ile anlaştığını, çekim işinde yapımcı şirket olan  Depography ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında yer aldığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 10/son maddede; “Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır.” hükmü düzenlendiğini, Uyuşmazlığa konu tanıtım  filmi; birden çok eserin bir araya gelmesi ile vücut bulmuş bir eser olduğunu, ... tanıtım filminin çekim planları, senaryosu ve ses düzenin Müvekkili Ortaklığn anlaşmalı reklam ajansı olan ... tarafından yapıldığını, Müvekkili Ortaklığın eser sahiplerini bir araya getiren tüzel kişi olması  ve  Yapımcı ...'e tüm ödemelerin yapılması nedeniyle tanıtım filminin fikri mülkiyet hakkının Müvkkil Ortaklığa ait olacağını ve davacının Müvekkil Ortaklık tarafından herhangi bir talepte bulunmayacağını, ... tanıtım filminin, çekim planlarına göre görüntülerin çekilmesi ve senaryoya Uygun birleştirilmesi şeklindeki çalışma, davacı yönetmenin hususiyetini taşıyıp taşımadığı konusunun açık olmadığını, bir tanıtım filmi olması sebebiyle niteliği itibariyle bir sinema eseri kategorisinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek karaın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılardan ... Hizmetleri A.Ş. İstinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, dava konusu tanıtım filmi için telif bedellerini dava dışı yapımcı şirket ... İNŞAAT TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ'ne ödediğini, tüm işlemlerini yapımcı şirket ile gerçekleştirildiğini,  davacı ile hiçbir bağlantısı olmadığını, davacı ile müvekkil şirket ile aralarındaki maillerde bu durum açıkça görüldüğünü, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın konusunu oluşturan tanıtım filminin, birden çok eserin bir araya gelmesi ile vücut bulmuş eser olduğunu, çekim planları, senaryosu ve ses düzeni müvekkili şirket tarafından ortaya koyulduğunu, Müvekkil Şirket tarafından ...'e atılan mailde de açıkça görüleceği üzere filmin senaryosu vs. Müvekkil şirket tarafından oluşturulduğu açık olduğunu, bilirkişilerin ham görüntülerin hususiyet taşımayan yaratımlar olduğunu belirttiklerini,  ham görüntüler üzerinden yapımcı şirket ile anlaşıldığı yapılan mailleşmelerde de açıkça görüleceğini, ham görüntülerin davacıya eser sahipliği bahşetmeyeceğini, sahibinin hususiyetini taşıyan bir oluşumdan bahsedilemeyeceğini, eser mevcut olmadığından, tazminat da söz konusu olamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME -Bilirkişiler yönetmen ..., yönetmen ... ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen 22.01.2015 Tarihli raporda özetle: Telif hakları genel müdürlüğüne göre: “5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip koruma altına almabilmesi için; fikri bir çabanın ürünü olması, sahibinin hususiyetini taşıması, şekillenmiş olması, kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi, gerekmektedir. Bir eserin sahibi onu meydana getiren kişidir. Bir eserin birden fazla sahibi olabilir. Bir işlemenin veya derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları saklı kalmak kaydıyla onu işleyendir. Sinema eserlerinde; Yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı eserin birlikte sahibidir.” buna göre yönetmenin tartışılmaz olarak eser sahibi olduğu ve haklarından feragat etmesinin söz konusu olmadığı, dava konusu olan projede de (her ne kadar tanıtım filmi olsa da) yönetmen eser sahibi sayılacağı, sonuç olarak (bugünkü sektörel uygulamada yeri olmasa da) davacının talebinde haklı göründüğü  fakat bu konuda tazminatın belirlenmesinin davacı tarafin önerdiği yollarla yapılamayacağı,  makul olanın herhangi bir ek çekim yapılsaydı doğacak maliyeti yani ekstra bir yönetmen maliyeti (kaşesi) ve prodüksiyon maliyetinin hesaplanması gerektiği, bu da tecrübelerine göre örnek videolarda izledikleri çekimler için yaklaşık 75.000 TL ile 150.000 TL arasında olabileceği, bu karışık durumunun bir an evvel sonuçlandırmak adına heyet olarak tavsiyelerinin yönetmen ...'e, şu anda var olan ortalama reklam yönetmeni kaşesi olan 25.000 TL üzerinden ödeme yapılması gerekeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler yönetmen ..., yönetmen ... ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen ek raporda özetle: 22.01.2015 tarihli kök raporlarındaki tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek bir durum bulunmadığı, herhangi bir reklam filminin herhangi bir firmanın satışlarını ne derece arttırdığının tespitinin neredeyse imkansız olduğu ayrıca ...' nın bu reklam filmi yerine yeni bir reklam filmi çekerek de reklam filminden kaynaklanan getiriyi sağlıyabileceği, davalı ...' nin asıl ve tek karının ek çekim maliyetinden kurtulması olduğu, şu anda reklam piyasasında var olan ortalama reklam yönetmeni kaşesi ücreti olan 25.000,TL.\" nin (yönetmen maliyeti) davalılardan alınarak davacı ...'e ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmişler 2.ek raporda görüşlerini sürdürmüşlerdir. FSEK uzmanı ..., senarist-yönetmen-yapımcı ... ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen 05/01/2016 tarihli raporda özetle:  “..., ...\" adlı tanıtım filminin FSEK 5.maddesi çerçevesinde sinema eseri olduğu, davacının davaya konu tanıtım filminin birlikte eser sahibi olduğu, \"...\"  adlı reklamların, davacının görüntü yönetmeni olarak çektiği eser vasfını haiz olmayan tek tek planlardan, ham görüntülerden davalı ...'nın yeni bir hususiyetle işleyerek yaptırdığı ve bu anlamda davacı ...'in yönetmen olarak hususiyetini taşımayan reklam filmleri olduğunda hak ihlaline sebep olmadığı, \"...\" adlı reklamın davacı ...'in yaptığı eser olan ve yönetmen olarak sahibinin hususiyetini taşıyan 5 dakika 38 saniyelik ..., ... adlı eserin son bölümünden bir iki plan atılarak davacının hususiyet kattığı yönde kullandığı, bu çerçevede FSEK 21.maddesi çerçevesinde ihlal yaratan tek kullanımın bu olduğu, hem FSEK 68.maddesi, hem de FSEK 70/2 veya 70/3.maddeleri kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek “en çok bedel” ile sınırlı olacağından davacının bu taleplerinden hangisi yüksek ise, en yükseğine hükmedilebileceği yapılan değerlendirme sonucunda davalı ... şirketinin sunduğu belgelere göre yönetmen bedelinin 15.000TL olarak belirlendiği buna göre davacının 1/5 oranında olmak üzere  talep edebileceği en yüksek tazminatın FSEK 68.maddesi çerçevesindeki 3.000-TL x 3= 9.000-TL olabileceği, ancak hükmedilen bedelin ferileriyle birlikte fiilen ödenmesi halinde, Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca”, taraflar arasında FSEK 68/4 maddesi kapsamında bir sözleşmenin oluştuğu kabulü paralelinde, dava konusu kullanımın yasal hale geleceği ve davalı tarafça kullanılabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. FSEK uzmanı ..., senarist-yönetmen-yapımcı ... ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen 03/07/2017 tarihli ek raporda özetle: “..., ...\" adlı tanıtım filminin FSEK 5.maddesi çerçevesinde sinema eseri olduğu, davacının davaya konu tanıtım filminin birlikte eser sahibi olduğu,  \"...\" adlı  reklamların, davacının görüntü yönetmeni olarak çektiği eser vasfını haiz olmayan tek tek planlardan, ham görüntülerden Davalı ...'nın yeni bir hususiyetle işleyerek yaptırdığı ve bu anlamda davacı ...'in yönetmen olarak hususiyetini taşımayan reklam filmleri olduğunda hak ihlaline sebep olmadığı, ...-... adlı reklamın davacı ...'in yaptığı eser olan ve yönetmen olarak sahibinin hususiyetini taşıyan 5 dakika 38 saniyelik ..., ... adlı eserin son bölümünden bir iki plan atılarak davacının hususiyet kattığı yönde kullandığı, bu çerçevede FSEK 21 çerçevesinde ihlal yaratanı tek kullanımın bu olduğu, hem FSEK 68. hem de FSEK 70/2 maddeleri veya FSEK 70/3 maddesi kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek “en çok bedel” ile sınırlı olacağından davacının bu taleplerinden hangisi yüksek ise, en yükseğine hükmedilebileceği yapılan değerlendirme sonucunda davacının talep edebileceği en yüksek tazminatın FSEK 68 maddesi çerçevesindeki 3.000-USD x 3- 9.000-USD  olabileceği ancak hükmedilen bedelin ferileriyle birlikte fiilen ödenmesi halinde, Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca”, taraflar arasında FSEK 68/4 maddesi kapsamında bir sözleşmenin oluştuğu kabulü paralelinde, dava konusu kullanımının yasal hale geleceği ve davalı tarafça kullanılabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler FSEK uzmanı ...,  yapımcı-yönetmen-senarist ... ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen 29/05/2018  tarihli raporda özetle: ... başlıklı, 5 dakika 37 saniye uzunluğundaki tanıtım filminin eser niteliğinde olduğu, davacının hukuka aykırılık iddiasına dayanak teşkil eden altı adet videodan beşinde bu tanıtım filmindeki görüntülerden kısmen ya da tamamen faydalanıldığı, söz konusu kullanımın FSEK 21. maddede düzenlenen işleme hakkının kullanılması konusunda bir sözleşme yapılmasını gerektirdiği ve taraflar arasında böyle bir sözleşmenin mevcut olmadığının anlaşıldığı, davacıya 10.000USD ödeme yapıldığı, Ağustos 2010 itibarı ile karşılığının yaklaşım 15000TL olacağı, davacının 1/5 talep edebileceği işleme hakkının tanınması için davacıya ödenmesi gereken bedelin 3000 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. FSEK uzmanı ...,  yapımcı-yönetmen-senarist ... ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen 14/07/2020  tarihli ek raporda özetle: Kök rapordaki kanaatlerinin değişmediği, davacının hukuka aykırılık iddiasına dayanak teşkil eden altı adet videodan beşinde bu tanıtım filmindeki görüntülerden kısmen ya da tamamen faydalanıldığı,  söz konusu kullanımın FSEK 21.madde de düzenlenen işleme hakkının kullanılması konusunda bir sözleşme yapılmasını gerektirdiği ve taraflar arasında böyle bir sözleşmenin mevcut olmadığının anlaşıldığı, işleme hakkının tanınması için davacıya ödenmesi gereken bedelin 3000 TL olduğu, işleme hakkının devrine ilişkin tek bir bedelin ödenmesinin yeterli olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. <br>GEREKÇE Davacı,  dava dışı ... şirketi ile yapılan anlaşmaya istinaden ... firmasının tanıtım filmlerinin çekildiğini, ancak sonrasında davalılarca reklam filmlerinde izni dışında kullanıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek 25.000TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece aşamalarda üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup davacının yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini yaptığı tanıtım filminin reklam filmlerinde davacının izni dışında kullanıldığı sabittir. Davalılar, dava dışı ... şirketine ödeme yaptıklarını, husumetleri olmadığını, hukuka aykırılık olmadığını ileri sürmüş iseler de; davacı ile yapılan yazılı bir sözleşme sunulmamış olup davacının dava dışı şirket çalışanı olmadığı, davacının yönetmen olarak eser sahibi olduğu dikkate alındığında bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Maddi tazminat miktarına ilişkin istinaf istemleri incelendiğinde; esasen ikinci ve üçüncü bilirkişi raporunda hesaplama yönteminin aynı olduğu, her iki heyetin piyasa teamülüne göre davacının telif sözleşmesine konu bedelin 1/5'ini talep edebileceğine yer verildiği, 2.heyetin ek raporunda tutar USD olarak yazılmış ise de ilk rapordaki hesaplama yönteminin açıklamasına göre bu tutarın TL olduğunun görüldüğü, her ne kadar tanıtım filmindeki görüntüler davaya konu tüm reklamlarda kullanılmış ise de son heyet raporunda belirtildiği üzere reklam filmlerinde çeşitli görüntülerin yeni ses, müzik efektlerle kurgulanıp kullanıldığı, yeni yönetmenler tarafından ayrı bir eser oluşturulduğu, bu durumda  işleme hakkının devrine ilişkin tek bir bedel ödenmesinin yeterli olduğunun belirtildiği, neticeten sektör bilirkişilerinin yer aldığı 2. ve 3.heyetin tazminat miktarı yönünden aynı yönde görüş belirttikleri dikkate alındığında mahkemece hükmolunan tazminat miktarı yerinde bulunmuştur. Davacı vekili istinafında, davalı ... şirketinin reklam filmleri nedeni ile elde ettiği kara da hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de;  1. ve 3.raporlarda bu yönde bir tespit yapılamadığı,  2.raporda ise tanıtım filmindeki görüntülerin reklam filminde kullanılmasının kazanca katkı oranının sektörel olarak yaklaşık 5000TL olabileceğinin belirtildiği,  bu tutarın kabulü halinde dahi  FSEK 70/3 son cümlesi gereğince FSEk 68/1.md den indirilmesi gerektiğinden bu yöndeki istemin reddi yerinde olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacı vekili ve davalılar vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı ve davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85-TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Alınması gereken 614,79-TL harçtan, peşin alınan 153,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 461,09-TL harcın davalı ...A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, -Alınması gereken 614,79-TL harçtan, peşin alınan 234,95- TL harcın mahsubu ile bakiye 379,84-TL harcın davalı ...A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fadc28b94759732","SID":"703086a418b5a369"}}