{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1740 <br>KARAR NO: 2023/1184<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/11/2019<br>NUMARASI: 2019/391 E. - 2019/954 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... Tic. A.Ş. İle 05/08/2017 tarihinde Türksat 4A uydusunda yer alan kapasitenin kullanımına ilişkin sözleşme imzaladığını, bu şirketten 08/09/2018 tarihli ve 60.000,00-TL bedelli ... bankasına ait çekin müvekkil şirkete verildiğini, bu çekin keşidecisinin davalı olduğunu, çekin vadesi geldiğinde; davalının, müvekkilinden çeki ibraz etmemesini ve çeke karşılıksızdır işleminin yaptırılmamasını istediğini, müvekkilinin çeki bankaya ibraz etmediğini, çekin bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, çekin kambiyo vasfını da yitirdiğini, çek bedelinin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacak miktarının % 20' sinden az olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"Alacak likit nitelikte olduğu için davacı yararına icra inkar tazminatına, ancak bankaya ibraz edilmemiş çek nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davada keşidecinin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiğinden ve bu yönde her hangi bir belge bulunmadığından, işlemiş faiz talebinin reddine\" tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulü ile davalının İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 60.000,00TL üzerinden devamına, 60.000,00TL tamamen ödeninceye kadar takip konusu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan alacağın %20 si olan 12.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delillerini içerir cevap dilekçelerinin süresinde yerel mahkemelerine ibraz olunmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin delillerini toplanmasına yönelik taleplerini dikkate almadığını, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 11.maddesine göre vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının esas olduğunu, davacı tarafın dava açmadan evvel Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosya ile davalı aleyhine ilgili çek ile ilgili icra takibi başlattığını, işbu dosyada borca taraflarınca itiraz edildiğini, davacı tarafın davayı işbu icra dosyasına dayanarak açtığını, arabuluculuk aşamasında yine davalı ... vekili olarak vekaletnameleri ile katıldığını, arabuluculuk yolunun bir dava şartı olduğunu, arabuluculuk aşamasında davalı vekili olarak bulunmaları sebebiyle dava açıldığında dava dilekçesinin vekili olarak kendisine tebliği gerektiğini, davada tebligatın davalı vekili olarak asil ile birlikte tarafına da yapılması gerektiğini, dosyaya sundukları Yargıtay kararlarından anlaşılacağı üzere icra dosyasına borçlu adına itiraz eden borçlu vekiline de açılacak itirazın iptali davalarının da tebligat yapma zorunluluğu olduğunu, davadan 21.09.2019 tarihinde haberdar olduklarını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın yeni ve bağımsız bir dava olduğunu ve vekil aracılığıyla takip edilip edilmeyeceğinin veya kimin vekil olacağının henüz belli olmadığını, dava dosyasına vekaletname ibraz etmeyen vekilin sebepsiz zenginleşme davası konusunda yetkilendirildiğinin belli olmadığını, davalı tarafından harçlandırılmış olarak sunulan vekaletname olmadığını, vekil ile takip edilen işin sebepsiz zenginleşme davası değil icra takibi olduğunu, davalı tarafın her kötü niyetli borçluda olduğu gibi esasa ilişkin hiçbir itiraz ve savda bulunmadan davayı ve takibi sürüncemede bırakma amaçlı beyanlarda bulunduğunu, 23/09/2019 tarihli beyan dilekçesinde usulsüz tebligat durumundan hiç bahsetmediğini, cevap süresini aştığı için dilekçeyi beyan dilekçesi olarak sunduğunu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK67. maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine 08.09.2018 tarihli çeke istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından vekil aracılığıyla 16.10.2018 tarihli dilekçesi ile borca, ferilerine ve faize itiraz edildiği, borçlu vekiline itiraz dilekçesi ekinde icra dosyasına vekaletnamesini sunduğu görülmüştür.İtirazın iptali davasında tebligatın davalı asile çıkarıldığı, 03.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 21.09.2019 tarihinde cevap dilekçesi ibraz edildiği, mahkemece 2 haftalık süre geçtiği için cevap dilekçesinin esas alınmadığı, ispat külfetinin sebepsiz zenginleşmediğini ileri süren davalı keşideciye ait olduğundan ispat yükümlülüğü yerine gelmediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  25.03.2015 gün ve 2013/19-1633 E.,  2015/1086 K. sayılı kararı ve 13/06/2018 tarihli, 2017/19-1630 Esas- 2018/1186  Karar sayılı kararında açıklanan ilkeler doğrultusunda; \"TTK m.644'e istinaden açılan davalarda ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini veya senet bedelini cirantalardan birine veya hamile ödediğini savunan keşideciye aittir. Diğer bir deyişle keşideci, ancak bu ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Zira, hamilden temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunmadığını ispat etmesi beklenemez. Bu nedenle keşidecinin, sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını ispat etmesi gerekir.\"Davaya konu çekin 08/09/2018 keşide tarihli olduğu, icra takibinin 08/10/2018 tarihinde başlatıldığı, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle kambiyo vasfını kaybettiği anlaşılıyorsa da, çek hamilinin bu çeke dayalı olarak 6102 Sayılı  TTK 732. madde (6762 Sayılı TTK 644. Madde)  gereğince, çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, keşideciden alacağını talep etme hakkının bulunduğu, somut olayda takip tarihi itibariyle 1 yıllık zaman aşımı süresinin geçmediği, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sebepsiz zenginleşme davasında ispat yükümlülüğünün davalı borçluda olduğu, davalı borçlu tarafından ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği, itirazın iptali davasında borçlu vekili tarafından icra müdürlüğüne itiraz dilekçesi verilmesi, itirazın iptali davasında borçlu vekilinin davaya katılacağı anlamına gelmediğinden, davalı asil adına duruşma gününün tebliğ edilmesi geçerli olup, mahkemece anılan gerekçelerle verilen karar hukuken  yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2019 tarih ve 2019/391 E., 2019/954 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8755077bd273ffff","SID":"d9b98ee229cd423f"}}