{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1730 <br>KARAR NO: 2023/1185<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 11/07/2019<br>NUMARASI: 2015/971 E. - 2019/625 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin keşideci olduğu ... A.Ş Kaynarca Şubesine ait 02.08.2015 keşide tarihli 380.000,00 TL bedelli çekteki keşideci imzasının müvekkili şirkete ait olmadığını, imzanın sahte olduğunu ve davalı bankaya verildiğini, sahtecilik eylemi ile ilgili olarak İstanbul Anadolu CBS'nin 2015/138363 nolu dosyadan soruşturma devam ettiğini belirterek bu çekten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin kurulu olduğu adresin Gebze olması nedeniyle davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, dava konusu çekin davacıya verilecek ürünlerin bedeli yönünden avans olarak keşide edildiğini, müvekkili şirketin iflas erteleme talepli olarak dava açtığını, çeklerdeki imza sahteliği imzasının doğru olmadığını belirterek haksız olan davanın esastan da reddini savunmuştur. Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin keşide yerinin Kocaeli olması nedeniyle davanın yetkili yer mahkemesinde açılması gerektiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili banka ile diğer davalı ... San. ve Tic. A.Ş arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde bu şirkete kredi kullandırıldığını ve kredi kullandırılan şirket tarafından borca mahsup edilmek üzere dava konusu çekin ciro yoluyla müvekkili bankaya verildiğini, müvekkili bankanın iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, dolayısıyla sahtelik iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı ... San. ve Tic. A.Ş tarafından Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/135 E. sayılı dosyasında iflas erteleme davasının görüldüğünü ve tedbir kararı da verildiğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; \"Sahtelik iddiası mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden, davalı bankanın çeki ciro yoluyla elde eden iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunduğu yönündeki savunması yerine görülmemiştir. İmza sahteliği herkese karşı ileri sürülebilir. Mahkememizce benimsenen grafoloji raporunda ifade edildiği üzere çekteki keşideci imzasının davacı şirketin temsilcisinin eli ürünü olmadığı saptandığından\" Davanın kabulüne, davacının ... Kaynarca/İstanbul Şubesinden kesilen 02/08/2015 tarihli ... nolu 380.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında davacı şirketin sicil kaydı incelendiğinde çekin keşide edildiği 02.08.2015 tarihi itibariyle şirketi temsil ve ilzama yetkili olanın ... olduğunun anlaşıldığını, imza örnekleri alınarak çekin keşide tarihine yakın ve öncesine ait imzalarının bulunduğu belge asılları celp edilerek uzman bilirkişiden grafoloji raporunun alındığını, bu raporda çekteki keşideci imzasının keşideci davacı şirket yetkilisi ... eli ürünü olmadığının saptandığını, yerel mahkeme yargılamasının eksik ve yanlış olduğunu, yerel mahkemece hazırlatılan ve karara dayanak olarak kabul edilen 22.08.2015 tarihli raporun hukuken kabulünün mümkün olmadığını, raporun adli tıp kurumundan emekli olan bilirkişi tarafından hazırlanmış olduğunu ve ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapıldığının belirtilmediğini, Yargıtay HGK içtihatlarına aykırı hazırlanan işbu raporun kabul edilemeyeceğini, raporun Adli Tıp Kurumunca hazırlatılmadığını, \"uzman\" değil \"emekli uzman\" tarafından hazırlandığını, tüm bu nedenlerle istianf başvurularının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı ...San Tic Ltd Şti'nin lehtar olduğu bir adet çekin çalınarak ve müvekkil şirket ... yetkilisinin imzası taklit edilerek bankaya verildiğini, davaya konu çekin ön yüzünde davacı müvekkil şirkete atfen atılmış münker imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosyaya uzman bilirkişi tayin edildiğini ve yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda söz konusu imzanın kendisinin eli mahsülü olmadığı kanaatine varıldığını, tüm bunların sonucunda İstanbul 1. ATM tarafından davalarının kabulüne karar verildiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, işbu davanın hukuki sonuçlanabilmesi için münker imzanın ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve varılan noktada bu tespitin yapılmış olduğunu, davalının bilirkişinin emekli adli tıp uzmanı olması konusundaki iddialarının gerçeklik ve mantıktan uzak olduğunu, bilirkişi raporunda tetkik konusu imzalar ile davacı şirket yetkilisi ...'a ait mukayese imzalar arasında tersim tarzı, işleklik derecesi, meyil ve istikamet, seyir, sürat, istif, itiyatları ve baskı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlik bulunmadığının tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, 2004 Sayılı İİK'nın 72. madde gereğince açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından müvekkilin keşideci olduğu ... A.Ş. Kaynarca/İstanbul şubesine ait 02.08.2015 keşide tarihli ... no'lu ve 380.000,00 TL bedelli bir adet çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek dava konusu çek hakkında icra takibi açılmasının önlenmesi, takip açılması halinde takibin durdurulması ve müvekkilin davaya konu çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.22.05.2018 tarihli  Adli Bilimler ve Grafoloji Uzmanı (Adli Tıp Kurumu Em.Uzmanı) tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, inceleme konusu ve mukayese imzaların binoküler stereomikroskop, lup, uv ışık kaynağı ve diğer büyütme ve aydınlatma ve görüntüleme cihazlarından müteşekkil inceleme ortamında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik metotlarla analitik incelemeye ve objektif denetime uygun olarak yapılan incelenmesi neticesinde inceleme konusu çekin ön yüzünde davacı şirkete atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan ilgili kişiye ait mukayeseye elverişli yazı ve imzalar temin edildikten sonra sahtelik iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerekir (Yargıtay HGK'nın 2019/(23)6-128 esas ve 2021/1133 karar sayılı kararı). Yargıtay kararlarına göre, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın  davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa  ait olacağı, somut olayda  mahkemece alınan raporda incelemesi yapılan  mukayese belge ve imza örneklerinin senet keşide tarihine yakın tarihlere ait oldukları, bu sebeple bilirkişi raporunun teknik yeterliliğe haiz ve dosya kapsamına uygun oldukları, senet aslının dosyada bulunduğu, incelemeye konu mukayese belgelerinin asıl evrak olduğu, asıl evrakların da incelemeye haiz nitelikte evraklar olduğu bu sebeple bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca Adli Tıp Kurumu imza incelemesi yönünden son merci olmadığından, mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması zorunlu değildir. Adli Tıp Grafolojı Uzmanı tarafından verilen raporda şüpheye yer vermeyecek şekilde imzanın davacıya ait olmadığı belirtildiği gibi, bilirkişinin uzmanlık alanı imza incelemesi yapması için yeterli olduğundan, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapıldığının raporda belirtildiğinden, dosya kapsamı da raporu desteklediğinden, HMK 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesi uyarınca mahkemenin davayı en az masrafla ve en kısa sürede sonuçlandırma yükümlülüğü bulunduğundan, ATK'dan yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı  ... Bankası T.A.O. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2019 tarih ve 2015/971 E., 2019/625 K. sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.957,80 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.489,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.468,35‬ TL harcın davalı ... tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34d09bbdbf566beb","SID":"418a6caf24178e67"}}