{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1183 <br>KARAR NO: 2023/1048<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhinde Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 23.500,00 TL bedelli çeke ilişkin haciz yoluyla icra takibi başlattığını, takibe dayanak çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, mahkemece imza örneklerinin alınarak incelenmesini, müvekkilinin söz konusu takip nedeniyle zarara uğradığını, daha fazla zarara uğramaması için takibin tedbir kararı ile durdurulmasına karar verilmesini ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep  ve  dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının arasında geçmişte de ticari ilişki bulunduğunu, söz konusu çekin bu ticari ilişkiye dayalı olarak verildiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, söz konusu çek üzerindeki ... Ltd Şti'nin altındaki imzanın şirketin şimdiki yetkilisi ...'ye ait olduğunu, bu kişinin vekaletname altındaki imza ile faturaların kabulü sırasında attığı imzaların çek üzerindeki imza ile aynı olduğunu, davacı ...'in cirosu altındaki imzanın kendisi tarafından atıldığını, bu imzanın davacının gerçek imzası olduğunu ya da kasıtlı olarak farklı atılmış olabileceğini, imza incelemesi yapıldığı takdirde imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılacağını, keşideci şirketin aynı imzasının bulunduğu başka çekler veya ciranta olarak davacı ...'in aynı imzasının bulunduğu, başka çeklerin karşılığı ödendiğini, davacıların bu çeklerdeki imzalara itiraz etmediğini, ... Merter Şubesi'ne müzekkere yazılarak ödenmiş çeklerde kullanılan imzaların takip konusu çek üzerindeki imza ile karşılaştırılmasını ve davacılar hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/32276 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, davacıların alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ederek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince 17/11/2017 tarihli kararı ile; \"Bankanın müzekkere cevabı doğrultusunda takibe konu çek üzerindeki imzanın ... tarafından vekaleten atıldığı anlaşılmış, ancak ...'ye çıkartılan ihtaratlı meşruhatta imza örneklerini vermesi için hazır olması, gelmediği takdirde imzayı kabul etmiş sayılacağına ilişkin tebligat 15/02/2017 tarihinde davacı şirket müdürü ...'ye usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen imza örneklerini vermek için hazır olmamış davacı tarafça da verilen süre içerisinde ...'nin imza örneklerinin bulunduğu kurumlar   mahkememize bildirilmemiş olup, davacı her ne kadar imza itirazında bulunmuş ise de takibe konu çek üzerindeki imzanın vekaleten atıldığı, vekaleten imza atan kişi içinde imza incelemesindeki prosedürün davacı tarafça yerine getirilmediği anlaşıldığından\"  davanın  reddine, davacının ve davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.Dairemiz 24/03/2022 tarih 2020/934 Esas 2022/484 Karar sayılı ilamı ile; \"Dava konusu çekin ait olduğu muhatap banka ... Merter Şubesi'ne müzekkere yazılarak  \" Yazımız ekinde gönderilen çek üzerinde keşideci ve lehtar kısmında benzer imzalar gereğince, keşidecinin başka çekler için ödeme yapıp yapmadığı hususunun araştırılıp, bankanız nezdinde bulunan çek görüntülerinden bir suretin ve ekte gönderilen ve bilgisi verilen çekin keşidecisinin çek keşide etme konusunda başka kişilere vekalet verip vermediği hususunun araştırılarak ilgili tüm bilgi ve belgeler\" istenilmiş, bankanın 30/01/2017 tarihli müzekkere cevabında davaya konu çekin keşideci kısmında yer alan imzanın vekaleten ...'ye ait olduğu, ... no'lu çek dışında yine vekaleten imzalanan çeklerin bulunduğu bildirilmiş, bankanın müzekkere cevabı doğrultusunda takibe konu çek üzerindeki keşideci imzasının ... tarafından vekaleten atıldığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, bankaca daha önce aynı imzalarla ödeme yapıldığı söylenen çek örnekleri dosyada bulunmadığı ve denetiminin yapılmadığı, tarafların karşılıklı olarak C.Savcılıklarına yaptıkları şikayetlere ilişkin soruşturma dosyalarının delil olarak incelenmek üzere dosyaya getirtilmediği, dosya kapsamına göre, sadece keşideci imzasına değil ayrıca davacı ...'nun çek arkasındaki ciro altındaki imzanında kendisine ait olmadığı ileri sürülmüş olup, mahkemece bu konuda bu davacının imza incelemesine esas  imza ve yazı örneklerinin toplanmasına yönelik araştırmaya başlandığı, fakat araştırma tamamlanmadan ve ... yönünden imza incelemesi yapılmadan bu davacı yönünden de davanın reddine karar verildiği, bu şekilde eksik araştırma sonucu karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurunun bu sebeplerle kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece davacı isticvap edilerek huzurda imza örnekleri alınıp, resmi kurumlardan da tanzim tarihinden önce ve sonra atılmış davacıya ait imza örnekleri getirtilerek imza incelemesi yapıldıktan ve bahsi geçen diğer deliller toplandıktan sonra, deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği\" kanaat ve sonucu ile Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2017 tarih, 2016/188 E. 2017/904 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince 22/02/2023 tarihli kararı ile; \"Tüm dosya kapsamından; davacı ... tarafından ...'ye çek keşide edilmesine ilişkin usulüne uygun vekaletname verildiği, banka yazı cevabından dava konusu çekin vekaleten ... tarafından atıldığının bildirildiği yine aynı şekilde vekaleten ... tarafından düzenlenen ve dava konusu edilmeyen çekin ödendiğinin belirtildiği, ...'nin ihtarlı tebligata rağmen mahkememize gelmediği ve çek altındaki imzanın kendisinden sadır sayıldığı, lehtar ...'ya ait imzanın geçersiz olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, raporun teknik incelemeyi içerdiği ve denetime elverişli olduğu, imzaların istiklali ilkesi uyarınca lehtara ait ciranta imzasının geçersiz olmasının sadece onun yönünden sonuç doğuracağı, keşideci borçlu şirketin sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmakla icra dosyasında tedbir kararı uygulanmadığından davalı lehine İİK 72/4 uyrınca kötü niyet tazminatı talebinin reddine, icra takibinin haksız ve kötü niyetli yapılmadığından\" davacı ... Tekstil Gıda ve Turizm yönünden açılan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden açılan davanın kabulü ile davacı ...'nun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacı ...'nun kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu davalının imzasının incelenmesi muhal olduğunu, aynı imza ile başka çekler ödendiğini, keşideci şirketin aynı imza ile müvekkile verilen ve ödenen çekler olduğunu, davacılar tarafından bu imzalara itiraz edilmediğini, keşideci imzasının ... değil ... tarafından vekaleten atıldığından, ...’nun yazı ve imza incelemesinin ihtilafı çözecek bir işlem olmadığını, imzasına itiraz edilmeyen bu çeklerin ... kayıtlarından celbedilmiş ve dava konusu çek üzerindeki imza ile mukayese edildiğinde imzanın vekaleten ... tarafından atıldığının sabit olduğunu, buna rağmen bilirkişi raporunda lehtar ... imzasının ...'nun el ürünü olup olmadığının incelendiğini,  hükme esas alınan bilirkişi raporunun ihtilafı çözmekten uzak, dayanak olmayacak nitelikte, denetime elverişsiz olduğunu, objektif olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.  Alacaklı tarafından borçlular aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatıldığı, takibe konu çekin düzenleme tarihinin 31.02.2013 tarihi olduğu, ... Ltd. Şti'nin keşideci ...'nun lehtar olduğu, çekin arkasında ...'nun imzasının yer aldığı, çekin 28.02.2013 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılıksız çıktığı görülmüştür. Davacılar tarafından çekteki imzanın kendilerine ait olmadığı ileri sürülmüş, davalı tarafından da şirket adına atılan imzanın şirketin şimdiki yetkilisi ...'ye ait olduğunu, bu kişinin vekaletname altına attığı imza ve faturalara attığı imzaların aynı olduğunu, davacı ...'in cirosu altındaki imzanın da kendisi tarafından atıldığını ileri sürmüştür. Adli grafolog bilirkişiye ait raporda inceleme konusu çekin arka yüzünde ...'na atfen atılan imza ve ... el yazıları ile ...'nun karşılaştırma belgelerindeki imzaları ve el yazıları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlik nedeniyle takip konusu çekteki imzaların karşılaştırma belgelerindeki imzalara kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 07.12.2010 tarihli ilanında ... ve ...'nun kurucu oldukları, ilk 30 yıl için müdür seçilen ...'nun münferit imzası ile temsile ve ilzama yetkili olduğu, 03.01.2014 tarihli ilanında ... ve ...'nun ...'ya devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, 13.04.2015 tarihli ilanda da ...'nin 10 yıl müddetle şirket müdürlüğüne seçildiği belirtilmiştir. ... Bankasına ait 18.08.2022 tarihli müzekkere cevabında söz konusu firma nezdinde ...'ye verilmiş herhangi bir vekalet kaydına rastlanılmadığı belirtilmiştir. Bankaya ait 20.01.2017 tarihli yazıda ... no'lu çekin ... Ltd Şti'ne ait çek olup, imza yetkilisinin ... olduğu, çek üzerindeki imzanın vekaleten ... tarafından atıldığı, vekalet üzerinde 20.01.2016 tarihinde alınan teyit ile azil olmadığı bilinmekle geçerli olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafından dava dışı çeklere ödendiği iddiası somutlaştırılmadığından mahkemece bu yönde araştırma yapılmaması usuli bir eksiklik değildir.Somut olayda davacılar tarafından çekteki keşideci ve lehtar imzasına itiraz edilmiş olup, lehtar imzası yönünden yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde ...'na ait olmadığı tespit edildiğinden mahkemece ... yönünden açılan davanın kabulüne dair verilen karar isabetlidir.Davalı cevap dilekçesinde çek üzerindeki ... şirketi altındaki imzanın şirketin şimdiki yetkilisi ... tarafından imzalandığı, davacı ...  cirosu altındaki imzanın kendisi tarafından atıldığı, bu imzanın davacnın gerçek imzası olduğunu, ya da bilerek farklı imza attığını ileri sürmüş olup HMK 357. maddeye göre davada  ileri sürülmeyen hususlar istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden, dava konusu çek üzerindeki ... adına imzanın vekaleten ... tarafından atıldığı iddiası bu aşamada dinlenemez.  Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının davacılardan ... yönünden yaptığı istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, Davalının davacılardan ... Ltd Şti yönünden yaptığı istinaf başvurusunun  mahkemece bu davacı yönünden davanın reddine karar verildiğinden davalının istinafa başvurmakta hukuki yararı bulunmadığından ve tazminat yönünden açıkça istinafı bulunmadığından  istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2023 tarih ve 2022/369 E., 2023/180 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından davacılardan ... yönünden yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının davacılardan ...Ltd Şti yönünden yaptığı istinaf başvurusunun  mahkemece bu davacı yönünden davanın reddine karar verildiğinden davalının istinafa başvurmakta hukuki yararı bulunmadığından ve tazminat yönünden açıkça istinafı bulunmadığından  istinaf başvurusunun reddine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.605,28 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 401,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.203,78 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/10/2023\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aba3335795020c5e","SID":"aaafef76c8ab41ee"}}