{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/757 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/782<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/07/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 28/09/2023<br><br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ <br>DAVA \t      /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;<br>Davalı ... nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğün ünün ... sicil numarasında kayıtlı, 150.000,00-TL sermayeli,50 paylı ve 75.000,00.-TL ödenmiş sermayeli iki ortaklı olduğunu, davacı ... in de şirketin iki ortağından biri olduğunu,<br>Davalı şirketinin konusunun; elektronik cihazlar, yedek parçalar, elektronik malzemeler ve bunların pazarlaması olduğunu, davalı şirketin 1802 yılında kurulmuş 200 yıllık bir şirket olan \"...\" markasının 01 Ocak 2000 tarihinden bu yana ... markası ve adı ile üretilen tüm ürünlerinin Türkiye distribütörü olduğunu, <br>Davalı şirketin diğer ortağının ... olduğunu, şirketin kurulduğu tarihten beri ... in şirket müdürü olarak görev yaptığını, en son 11.06.2017 tarihli genel kurul ile 10 yıllığına şirket müdürü olarak atandığını, davalı şirketi her hususta münferit imza ile temsil ve ilzam etmek üzere yetkili olduğunu<br>Davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü olan ... in münferit imza ile temsil yetkisini kötüye kullanarak müvekkili davacıyıortağı olduğu şirketten uzaklaştırmaya çalıştığını, iş yapmasını ve şirkete kazanım sağlamasını engellediğini,yönelik eylemler ve işlemler yapmış olduğunu,  bu surette ortaklığı sürdürmeyi müvekkil açısından çekilmez bir hale getirdiğini, <br>Davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü olan ... münferiden temsil yetkisini kötüye kullanarak 28.06.2017 tarihinde davalı şirketin banka hesabı bulunan ... Bankası ... Şubesi, ... Bankası ...  Şubesi ve ... Bankası'na yazı yazarak davalı şirket adına kayıtlı hesaplara müvekkil ...’in ticari interaktif yetki ve erişiminin engellenip kaldırılmasını sağladığı,böylece TTK.m.614 gereğince davacı ortağın, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, <br>Diğer ortağın ...tarihinde ... 5.Noterliği ... yevmiye nolu azilnameyi müvekkile keşide edip tam ve net olarak açıkça belirtilmeyen nedenlerle vekilliklerden ve şirketle ilgili olarak tüm yetkilerinden davalı şirket adına azledildiğini bildirdiğini, <br>Anlatılan bu nedenlerle TTK 638 maddesi gereğince haklı nedenlerin oluştuğunu, TTK.m.638 gereğince, davacı müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmasına,çıkma talebi gereğince davacının hak ve menfaatlerinin mahkemece teminat altına alınmasını istediklerini,bu amaçla dava dilekçesinin 16.maddesinde ayrıntıları yazılı olan davalı şirkete ait mallar üzerine dava neticesinde hüküm ve karar altına alınacak tutarın fiilen ve tamamen ödeninceye kadar geçerli olmak üzere ihtiyatı tedbir konulmasına,<br>Davacının, davalı şirket; ... Ltd. Şti'nde bulunan % 50 nispetindeki ortaklık payı değerinin TTK.m.641 hükmü gereğince belirlenerek çıkma akçesinin kendisine ödenmesine,belirlenecek gerçek bedele dava tarihinden itibaren TC Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faiz oranına göre faiz yürütülmesine, karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP\t         /Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;<br> Davacı tarafça ikame edilen işbu dava TTK 638/2.mad. dayandırılmış olmakla birlikte ilgili kanun hükümlerinin aradığı şartların gerçekleşmediğini,davacının şirketin diğer ortağı ...'e kişisel husumet duyguları beslediğini, bu nedenle kötü niyetli olarak haksız ve mesnetsiz olarak davanın açıldığını, bu nedenle şahsi sebep ve kişisel duygularla açılan işbu davanın reddi gerektiğini<br>Ayrıca HMK 389.madde gereğince ihtiyati tedbirin şartları gerçekleşmediğini, dava konusu, ortaklıktan çıkma için TTK'nın aradığı haklı sebeplerin mevcut olmadığını, şirketin diğer ortağı olan ... in görevlerini yerine getirerek, şirketi en iyi bir biçimde yönettiğini, <br>Davacı ... in şirketi fiilen yöneten ortak olup şirketin tüm hesaplarını ve muhasebe yönetimini tek başına yönettiğini ,  stok rakamlarını muhasebeye bildirenin davacı olduğunu,  davacının iddialarının aksine şirkete çok rahat girip çıktığını, <br>TTK 638/2.mad gereğince şirketten çıkmayı gerektirecek haklı sebeplerin bulunmaması nedeniyle  haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava; TTK 638 maddesi gereğince haklı sebeple ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 04/07/2019 tarih 2017/656 esas 2019/707 karar sayılı karar verilmiştir.<br>Davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 04/11/2021 tarih 2019/2110 esas 2021/1559 karar sayılı ilamında;<br>\"... Somut olayda, davacı dava dilekçesinde ayrılma akçesinin ödenmesi karşılığında davalı şirket ortaklıklığından çıkmasına karar verilmesini talep etmiş, ancak istediği ayrılma akçesi miktarı ile ilgili dava değerini bildirerek, bu değer üzerinden nispi harç yatırmadan, maktu harç yatırarak dava açmıştır. Mahkemece davacıya bu talebi yönünden dava değeri  açıklattırılarak harç ikmali yaptırılmadığı gibi bilirkişi raporu ile belirlenen ayrılma akçesi miktarı üzerinden davacı tarafça dava değeri artırılarak harç da yatırılmadığı halde raporda belirlenen miktar üzerinden davacı lehine ayrılma akçesine hükmedilmiştir. Belirtilen hususlar taleple bağlılık ilkesine, ayrıca Harçlar Kanunu'nn 28, 30 ve 32 maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumda, harç alınması kamu düzenine ilişkin olup re'sen nazara alınacağı gözetilerek, mahkemece davacı tarafça talep edilen ayrılma akçesi miktarı açıklattırılıp, bu miktar üzerinden nispi harcın yatırılması hususunda süre verilip, harcın yatırılması halinde işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>Öte yandan, davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı somut iddialar ileri sürülerek yeniden rapor alınması veya ek rapor alınması talep edilmiştir. Mahkemece davalı vekilinin talebinin raporun hüküm vermek için yeterli olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalı vekilinin somut itirazlarını karşılamadığı gibi gerekçeli kararda da davalı vekilinin itirazlarının mahkemece tartışılıp değerlendirmediği görülmektedir. Bu hali mahkemece davalı vekilinin itirazlarını karşılayacak şekilde ek rapor veya yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.<br>HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. \" gerekçesi ile mahkememiz kararını kaldırmıştır.<br>Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda rapora olan itirazların değerlendirilmesi bakımından bilirkişiler ..., ..., ... ve ... dan oluşan heyetten 17/03/2022 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.<br>Davalı şirket vekili \"Davalı vekilinin sektör bilirkişisi için şirketin iştigal alanı ile bir ilgisi yoktur, sektör bilirkişisinin kırtasiye veya matbaa sektöründen olması lazımdır\" itirazının ise, Makine Mühendisi olarak atanan bilirkişi uzmanlık adalı olan tesis makine teçhizat, taşıtlar ve demirbaşların rayiç değerini tespiti yaptığı, ticari malların ise kayıtlı değerleri ile raporlandığı,<br>Dava dosyasında alınan ek raporda itirazların karşılanmadığı ve sektör bilirkişisinin  şirketin iştigal ettiği konuda yeterli değerlendirme yapmadığı görülmüş bu nedenle ; HMK 218 maddesi gereğince davalı şirket ticari defter ve kayıtları ile, şirket merkezinde, stokların bulunduğu depolarda yerinde inceleme yetkisi verilerek davalı şirket hisselerinin güncel rayiç değerinin belirlenip davacı şirket ortağının karara en yakın tarihteki çıkma payının hesaplanması bakımından yeni heyetten bilirkişi raporu alınmıştır.<br>Bilirkişiler SMM ...,akademisyen ..., Yüksek Makina  Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi ... tarafından sunulan 16/01/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.Raporda davacı ...'in çıkma payı 16.626.759,09 TL olarak belirlenmiştir. Mahkememizce davacı vekiline belirlenen miktar üzerinden eksik nisbi harcı tamamlaması için ( kaldırma ilamı gereğince) süre verilmiş, davacı vekili eksik nisbi harcı 28/03/2023 tarihinde tamamlayarak dekontunu sunmuştur.<br>Dava dosyasında bilirkişi raporuna itirazların karşılanması bakımından 22/06/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış, alınan ek rapor ile itirazların karşılandığı görülmüştür.<br>Somut olayda;<br>TTK 638 maddesinde \"her ortak haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir\" hükmü mevcuttur.<br>Somut olayda; Davalı ...  nin %50 paya sahip iki ortağından birinin davacı ..., diğer ortağının ... olduğu,<br>Şirketin diğer ortağı ... in şirketi temsile yetkili tek müdür olarak davacı ortağın şirketle bağını kestiği, şirket hesaplarına ulaşımını engellediği, kendisine şirket işleri için vekaletlerin azil nedeniyle sonlandırıldığı,  tanıklar ...,  ...,..., ... beyanlarına göre şirket binasının anahtarlarını değiştirildiği, davacı ... ile ... arasında şirketin kuruluşundan bu yana devam eden flört ilişkisi nedeniyle şirket müdürü ... in davacı üzerinde manevi baskı uyguladığı, aralarında şiddetli tartışmalar geçtiği,  bu haliyle davacı ... için şirket ortaklığının devamının çekilmez hal aldığı, TTK 638 gereğince takdiren şirket ortaklığından çıkmak için haklı nedenlerin oluştuğu sabit bulunmuştur.Davacının haklı nedenle şirket ortaklığından çıkmasına karar vermek gerekmiştir.<br>22/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; <br>\".. Davalı şirketin 30.09.2022 tarihi itibariyle rayiç değerden hesaplanmış mali verilerine göre özvarlığı 31.728.983,52 TL olup, davacının % 50 hissesi olmakla, payına düşen tutar (31.728.983,52 /2 )= 15.864.491,76 TL olarak hesaplandığı, diğer bir değişle davacının ortaklıktan çıkma payı 15.864.491,76 TL olduğu, \"  tespit edilmiştir<br>Mahkememizce davacı ... in TTK.638/2 gereğince haklı nedenle davalı şirket ortaklığından çıkmasına ve bilirkişi raporu ile belirlenen 15.864.491,76 TL çıkma akçesinin davalı şirketçe  davacıya  ödenmesine ,davacıya yapılan 1.524.534,66 TL ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, harcı yatırılan 16.626.759,09 Tl üzerinden fazla istemin reddine,karar vermek gerekmiştir<br>Ayrılma akçesinin niteliği gereği ortaklığa getirilen sermayenin karşılığında ödendiği ve bu bağlamda TTK m. 609/I'e göre esas sermayeye faiz ödenemeyeceği, ayrıca muacceliyet halinin henüz gerçekleşmemesi ve taraflar arasındaki menfaat dengesi dikkate alınarak kapital faiz işletilemeyeceği, temerrüt halinin ise ancak ayrılma akçesi muaccel olduktan sonra yani mahkememiz kararı kesinleştikten sonra gerçekleşeceği sabittir.Bu nedenle çıkma payı bedeline mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren reeskont avans faizi  yürütülmesine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>H Ü K Ü M \t\t\t\t/.<br>1-Davanın KABULÜ ile; davacı ... 'in ... Şti. Ortaklığından TTK.638/2 md gereğince haklı nedenle çıkmasına,<br>Davacının bu şirketteki hisse değeri olarak  belirlenen  15.864.491,76-TL hisselerinin karşılığı çıkma payının mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle davalı şirketten alınıp davacıya ödenmesine, (davacıya yapılan 1.524.534,66 TL ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına) fazla istemin reddine,<br>Davacının kayyım atanması talebinin şirkette organ boşluğu bulunmadığı anlaşılmakla reddine <br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu hükümlerine göre alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsup edilerek 238,45-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı 31,40 TL Peşin harc 18.290-TL bilirkişi tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 18.352,80-TL. Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına <br>5-HMK. 333. md. Uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine <br>Davacı ve davalı vekilin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/09/2023<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır    <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır    <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır    <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5a8653e66974c8a","SID":"29ba046255b9d42c"}}