{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/809 \t\t             (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN<br>KARAR NO\t: 2023/1303                                     ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/01/2021<br>ESAS NO\t\t: 2015/226 E 2021/9 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 12/10/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 02/11/2023<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ile inşaat iskelesi satımı konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, satış bedeli olarak davalıya 30.01.2015 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli ve 28.02.2015 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 70.000,00 TL bedelli iki adet çek verdiğini, çek bedellerinin davalıya tamamen ödendiğini, davalının satım konusu inşaat iskelesinin teslim edilmeyeceğini bildirdiğini, dolayısı ile müvekkilinin satın almadığı malın bedelini ödemiş bulunduğunu, ayrıca cari hesap alacağı olarak 55.000,00 TL alacağı bulunduğunu, bu suretle davalıdan toplam 125.000,00 TL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; takip talebinde borçlu olarak gösterilmeyen müvekkiline sonradan borçlu sıfatı ile ödeme gönderilerek takibe dahil edilmesinin mahkemece re'sen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekeceğini, borçlu isminin temsilde hata gerekçesi ile değiştirilemeyeceğini, davacı ile 01.05.2014 tarihinde yapılan görüşmeler neticesi 8 adet 2. el T30 tipi hareketli iskele için 265.000,00 TL bedelle sözlü olarak anlaşma yapıldığını ve çeklerinin alındığını, 6 adet makine ve ekipmanın 16.05.2014 tarihinden itibaren davacının ... şantiyesine sevk irsaliyesi ile gönderildiğini, kalan 2 makineyi de ihtiyaç olmadığı gerekçesi ile teslim almadıklarını, davacının makineleri şantiyede 3 bloğun mantolama işinde 6 ay süre ile kullandığını ve daha sonra makineleri irsaliyesiz olarak iade ettiğini, sözlü anlaşma ile alınan 265.000,00 TL çek bedelinin 160.000,00 TL'sinin geri ödediğini, ancak davacının kullandıkları makinelerin kira bedellerinin müvekkiline ödemediğini, piyasada bir makinenin aylık rayiç kira bedelinin 3.500,00 TL/ay olduğunu, buna göre 3.500,00 x 6 ay x 6 adet = 126.000,00 TL müvekkili şirkete ödenmesi gereken kira bedeli bulunduğunu, Bk.139. ve devamı maddeleri uyarınca takas-mahsup defini ileri sürdüklerini, ayrıca iade edilen 6 adet makinenin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğini bildirerek  davanın reddine, takas-mahsup definin değerlendirilmesine, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi ve davası nedeniyle %20 tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; taraflar arasında 265.000,00-TL bedelle 8 adet inşaat iskelesinin alım satımı konusunda görüşüldüğü, davalı tarafından davacıya 2 adet iskeleye ihtiyaç duyulmaması nedeniyle 6 adet iskelenin teslim edildiği, bu iskelelerin bir müddet kullanılıp davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu hususların taraf şirket temsilcilerinin  beyanları ile sabit olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları ile taraflarca sunulan belgeler incelendiğinde, davacının 10 adet toplam 324.000,00-TL tutarlı çekleri keşide ederek davalıya verdiği, davacının 2014 yılında 149.000,00-TL ve 2015 yılında ise 175.000,00-TL (toplam 324.000,00-TL) ödeme yaptığı, davalının ise davacının defterinde de kayıtlı olan 2014-2015 tarihlerinde toplam 63.484,00-TL tutarlı 4 adet faturaları düzenlediği, ayrıca davacıya toplam 135.000,00-TL ile davacının 15/03/2016 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği üzere 20.000,00-TL (toplam 155.000,00-TL) ödemede bulunduğu, aldırılan bilirkişi raporlarına göre taraflar arasındaki karşılıklı ödemeler, çeklerin verilmesi, çeklerin iadesi, davalının dosyaya sunduğu banka ödeme dekontları ile davacının muavin defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, bu konularda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalının dosyaya sunduğu faturalardan 04/09/2015 tarihli ve 241299 nolu 106.200,00-TL tutarlı iskele kira bedeli açıklamalı fatura dışında kalan faturaların davacı muavin defter kayıtlarında da göründüğü, nitekim bilirkişi marifetiyle davalı ticari defter ve kayıtlarına göre bu fatura dahil edildiğinde davalının davacıdan 684,00-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,  6 adet iskelenin davacıya teslim edildiği, bunların bir müddet kullanıp davalıya iade edildiği konularında şüphe bulunmadığı, bu iskelelerin kullanım bedeli ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, davalı tarafça iskelelerin 6 ay davacının kullanımında olduğu ve bu nedenle 6 aylık kullanım bedeli nedeniyle KDV dahil 106.200,00-TL fatura kesildiğinin belirtildiği, davacı vekilince 06/07/2015 tarihli davaya cevap dilekçesinde bu kiralamanın kabul edildiği, ancak davacının bir başka vekilince  15/03/2016 tarihli beyan dilekçesinde aksine böyle bir hizmet almadıklarını belirttikleri,  her ne kadar taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi bulunmasa da davacı vekilinin 06/07/2015 tarihli beyan dilekçesinde 90.000,00-TL bedelli verilen çeklerin kira kullanım bedeli olarak kabul edildiğinin belirtilmesi, bu beyan dilekçesindeki kiralama hizmetinin kabulüne yönelik ifadelerin davacıyı bağlaması, ön inceleme duruşmasından daha sonra 15/03/2016 tarihinde davacı vekilince aksine sunulan beyan dilekçesinin iddiayı ve savunmayı değiştirme yasağına tabi olması ve davalı tarafın buna muvafakat etmemesi ile davacı şirket temsilcisinin son celse alınan beyanı birlikte değerlendirildiğinde iskelelerin kullanım amacı, süresi ve niteliğine, iskelelerin kullanılan dönem piyasa rayicine ve yukarıda belirtilen bahse konu beyanlara uygun olarak davalı tarafın KDV dahil 106.200,00-TL tutarlı faturanın iskelelerin kira kullanım bedeli olarak düzenlemiş olduğu, davalının bahse konu faturayı kiralama süresi bittikten çok sonra düzenlemesinin ve bu faturanın davacıya usulüne uygun tebliğ edilmemesinin bu maddi olguyu ortadan kaldırmayacağı, karine olarak kabul edilen bu maddi olgunun aksinin davacı tarafça ispat edilemediği,  bu suretle davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü takas mahsup talebinin yerinde olduğu, davacı şirket temsilcisinin beyanında davalının kendisine yapılan ödemeler sonrası 50,000,00-TL borcunun kaldığı, bu konuda anlaştıkları ancak icra takibini başlatınca anlaşmalarının aksine davalı yanca kira kullanım bedelinin ödenmemesi nedeniyle itirazda bulunulduğuna yönelik beyanlarına dosyada bulunan yazılı belgeler, ödeme evrakları ile tarafların sunduğu ticari defter ve kayıtlar karşısında itibar edilmesinin mümkün olmadığı, nitekim bu yönde anlaşma olduğuna dair yazılı bir beyan ve bilgiye de rastlanılmadığı,  neticeten davacının icra takip tarihi itibarıyla davalıdan alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; yargılama süresinin uzun olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, tek kişilik bilirkişi raporun aitibar edilemeyeceğini, davalının tek taraflı düzenlediği fatura ile müvekkilinin alacaklı olmadığına karar verilemeyeceğini, üç kişilik bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; tarafların inşaat iskelesi alım satımı yahut kiralanması konusunda anlaşıp anlaşmadıkları, kaç adet iskelenin davacıya teslim edildiği, iskelelerin davacı tarafından ne kadar süre kullanıldığı ve ne zaman teslim edildiği, iskelelerin kullanma bedelinin tayini, bu nedenle davalı tarafın takas-mahsup talebinin yerinde olup olmadığı, davacı alacaklı ise alacağın varlığı ve miktarı ile likit olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; inşaat iskelesi satın alımı sözleşmesi kapsamında yapılan avans ödemesinin ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.\t<br>Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2015/3900 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine 17/02/2015 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 125.000,00-TL asıl alacak, 462,33-TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 125.462,33-TL istendiği, takibin dayanağının 2002-2015 cari hesap fotokopisi olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 10/03/2015 tarihinde  tebliğ edildiği, davalının 16/03/2015 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında 265.000,00-TL bedelle 8 adet inşaat iskelesinin alım satımı konusunda görüşüldüğü, davalı tarafından davacıya 2 adet iskeleye ihtiyaç duyulmaması nedeniyle 6 adet iskelenin teslim edildiği, bu iskelelerin bir müddet kullanılıp davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu hususların taraf beyanları ile sabit olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları  incelendiğinde, davacının 10 adet toplam 324.000,00-TL tutarlı çekleri keşide ederek davalıya verdiği, davacının 2014 yılında 149.000,00-TL ve 2015 yılında ise 175.000,00-TL (toplam 324.000,00-TL) ödeme yaptığı, davalının ise davacının defterinde de kayıtlı olan 2014-2015 tarihlerinde toplam 63.484,00-TL tutarlı 4 adet faturayı düzenlediği, ayrıca davacıya toplam 135.000,00-TL ile davacının 15/03/2016 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği üzere 20.000,00-TL (toplam 155.000,00-TL) ödemede bulunduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına göre taraflar arasındaki karşılıklı ödemeler, çeklerin iadesi, davalının dosyaya sunduğu banka ödeme dekontları ile davacının muavin defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu,  taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalının dosyaya sunduğu faturalardan 04/09/2015 tarihli ve 241299 nolu 106.200,00-TL tutarlı iskele kira bedeli açıklamalı fatura dışında kalan faturaların davacı muavin defter kayıtlarında da göründüğü, çekişme bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında inşaat iskelesi konusunda sözlü anlaşma bulunduğu bu anlaşma karşılığında satış bedeli olarak davalının  280.000,00 TL tahsil ettiği, davalının daha sonra 155.000 TL ‘yi davacıya iade ettiği, davalı tarafından keşide edilen iskele kullanım bedeline ilişkin davacı defter kayıtlarına işlenen fatura toplamının ise 63.484 ,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının bakiye alacağının 61.516,00 TL olarak hesaplanması oluşa ve  dosya içeriğine uygun olmasına rağmen mahkemece takip ve dava tarihinden sonra tek taraflı olarak düzenlenen iskele kullanım bedeli adı altında sekiz ay sonra  düzenlenen 04/09/2015 tarihli, 106.200.00 TL bedelli faturanın kabulüyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Yargılama sırasında davacı şirket temsilcisi katıldığı 14/01/2021 tarihli oturumda alacağının 50.000,00 TL olduğunu belirttiğine göre artık bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne davalının itirazının kısmen iptaline, takibin devamına, İİK 67/2 maddesi uyarınca alacak likit olduğu için davacı lehine icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;<br>2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/226  Esas 2021/9 Karar sayılı ve 14/01/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>3-a-)Davalı tarafın Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2015/3900  sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile icra takibinin 50.000,00 TL  yönünden takipte belirtilen koşullar üzerinden devamına,<br>\tFazlaya dair talebin reddine,<br>\t  b)Hüküm altına alınan  50.000,00TL'nin %20'sine karşılık gelen 10.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,<br>\t c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.415,50TL harçtan peşin alınan 2.142,59TL harcın mahsubu ile bakiye 1272,91TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T uyarınca hesap ve takdir edilen17.900,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>    e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T uyarınca hesap ve takdir edilen  15.868,92TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t\tf)Davacı tarafından yapılan; 27,70-TL Başvuru Harcı, 2.142,59-TL Peşin/nisbi Harcı, 378,79-TL olmak üzere toplam 2.170,29TL yargılama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t g)Davacı tarafından yapılan posta, tebligat, bilirkişi ücreti ve müzekkere giderinden oluşan 4.477,00TL yargılama giderinden davanın kabul ve reddi oranında hesap edilen 1.790,80TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t\th)HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, iadesi yönünde başvurunun olmaması halinde arta kalan giderin iade edileceğinin davacıya meşruhatlı  davetiye ile bildirilmesine, <br>\tİstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 12/10/2023  tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"188aa66019c2f0d8","SID":"56d2b6e7e132bbdd"}}