{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/960 <br>KARAR NO: 2023/1620<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2019<br>NUMARASI: 2017/1114 Esas - 2019/1035 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik kazasından kaynaklanan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12/07/2016 tarihinde, trafik sigortası olmayan .... plakalı araçla ile müvekkili yönetimindeki tescilsiz motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığın, müvekkilinin Turgutlu Devlet Hastanesi'nce verilen 06.06.2017 tarihli  %8 oranında kalıcı sakatlık raporu bulunduğunu, müvekkilinin kalıcı sakatlık oranının daha fazla olduğunu, ATK'ya sevki ile maluliyet oranının yeniden tespit edilmesini istediklerini, yapılan başvuru sonucunda davalı tarafından müvekkiline 25/07/2017 tarihinde 24.990.00- TL ödeme yapıldığını  bu miktarın yetersiz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş göremez hale gelmesi, gelir kaybına uğraması nedeniyle 100.00-TL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabına başvuru tarihinden 8 gün sonra başlamak üzere faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiş; 23/09/2019 tarihli dilekçesi ile 10-TL olan geçici iş göremezlik tazminatı talebini 9.348,80-TL olarak  arttırdıklarını belirtmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili kurum tarafından gerekli ödemelerin yapıldığını, davacı tarafından imzalanan ibraname nedeniyle sorumluluğun ortadan kalktığını,  geçici iş göremezlik zararlarının teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..  davacının 12/07/2016 tarihli kaza nedeniyle %4 oranında maluliyetinin oluştuğu ve geçici iş göremez olduğu sürenin 9 ay olduğu, davacının kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın %75 oranında kusurlu olduğu, tespit ettirilen maluliyet ve kusur oranları çerçevesinde yaptırılan aktüerya hesabında, davacıya yapılan sürekli iş göremezlik zararından kaynaklı ödemenin ödenen meblağ ve hesaplanan zarar arasında açık nispetsizlik tespit edilemediğinden davalının bu zarar kalemine ilişkin ödeme sorumluluğunu yerine getirdiği, davacının geçici iş göremezlik zararının 9.348,80 TL olduğu belirtilmiş,  raporlar dosya kapsamıyla uyumlu ve yerinde görülmekle hükme elverişli kabul edildiği; ödemenin sürekli iş göremezlik hesabına yönelik olarak yapılması karşısında davacının geçici iş göremezlik zararı talep etmekte haklı olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli sigrta poliesi bulunmadığından davalı Güvence Hesabının oluşan zarardan sorumlu olduğu; davacı tarafından dava tarihinden önce Güvence Hesabına tazminat ödenmesi için başvurulduğu, davalı tarafından 25/07/2017 tarihinde davaya konu maddi tazminat istem türlerine nazaran eksik ödeme yapılmış olması karşısında faizin bu tarihten itibaren yürütülmesi gerektiği '' gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 9,348,80-TL geçici iş göremezlik tazminatının 25/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin yerinde görülmeyen istemin REDDİNE,,  karar verilmiştir. Karara karşı davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davadan önce müvekkili kuruma  geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile ilgili olarak davacı tarafça başvurulmadığından başvuru şartı yerine getirilmeyen davanın usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, davacı tarafa SGK tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediği araştırılmadan karar verildiğini,  davacıya yapılan ödeme ile zararının fazlasıyla karşılandığını, bu halde davacıya hak ettiği tazminattan fazlası ödenmiş olacağından sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olacağını, davacının yaralanmasına göre kask yada koruyucu tertibat kullanılmasının müterafik kusur teşkil ettiğini, yerel mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını,  müvekkili aleyhine dava tarihinden önceki bir tarih olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekilince geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi ile eldeki dava açılmış, davalı sigorta şirketlerince davacıya dava tarihinden önce yeterli ödeme yapıldığı, davacının bakiye zararının bulunmadığı ileri sürülmüş, mahkemece davacıya yapılan  sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı ödemesinin yeterli olduğu,  davacının geçici iş göremezlik tazminatı alacağının bulunuduğu  kabul edilerek bu rakama  hükmedilmiştir.Uyuşmazlık, davadan önce davalı tarafından yapılan ödemenin davacının zararının karşılayıp karşılamadığı noktasında toplanmaktadır.Bu gibi durumlarda mahkemece yapılacak ilk iş; ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için ödeme tarihi verileri (ödeme tarihindeki asgari ücret vs. gibi) dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile bu tutar yönünden de müterafik kusur sebebi ile indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılarak, indirim yapılması gerekiyorsa bu tutardan gereken indirimler yapıldığında ortaya çıkan miktar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak ödemenin yeterli olup olmadığının araştırılması; ödemenin yeterli bulunması halinde davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez mahkemece yazılı olduğu şekilde karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmasının yapılması, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafça yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmesi, bulunacak tutar  yönünden de müterafik kusur sebebi ile indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılarak, indirim yapılması gerekiyorsa bu tutardan gereken indirimler yapıldığında ortaya çıkan miktara karar verilmesinden ibarettir.( Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2016/4127 Esas,2019/644 karar sayılı ilamı) Somut olayda; davacı tarafça davalıya davadan önce yapılan başvuru sonucunda 14.07.2017 tarihli makbuz ve ibraname imzalandığı ve Turgutlu Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 06/06/2017 tarihli rapora  göre %8 maluliyet üzerinden hesaplama yapılarak davacıya  25/07/2017 tarihinde  24.990,00-TL ödeme yapıldığı  anlaşılmıştır. Eldeki davada davacı  fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100-TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemiyle iş bu davayı açmış olup, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20/03/2019 tarihli adli sağlık kurulu raporunda davacının yaralanması ( tıbia şaft kırığı) nedeniyle sürekli sakatlık oranının %4 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu belirtilmiş; akabinde 09/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda  davacının ödeme tarihindeki verilere göre  9.348,80-Tl geçici iş göremezlik tazminatı, 15.759,22-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 25.108,02-TL tazminat alacağı olduğu, davacı tarafından yapılan 24.990,00-TL ödeme ile davacının 15.759,22-TL kalıcı sakatlık tazminatı alacağının karşılandığı, ancak 9.348,80-TL geçici iş göremezlik tazminatı ödenebileceği açıklanmıştır. Davacı tarafça  9.348,80-TL üzerinden bedel artırımı yapılmış, yerel mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile  9.348,80-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında; ödeme tarihindeki verilere göre davacının  9.348,80-Tl geçici iş göremezlik tazminatı ve  15.759,22-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 25.108,02-TL tazminat alacağı bulunduğu saptandığına göre, davalı tarafça  25/07/2017 tarihinde  yapılan  24.990,00-TL ödeme ile davacının davada konusu kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı toplam tazminat alacağının 0,9952 ( %99) oranında karşılandığı, ödemenin yeterli olduğu anlaşılmış olup, bu halde yerel mahkemece davacının zararı karşılandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken,  hatalı yorumla yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın 6100 sayılı  HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği  sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  / Gerekçe Uyarınca,1-Başlıkta yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstinaf yasa yoluna başvuru sırasında davalı tarafından yatırılan peşin karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine İADESİNE,3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-Yukarıda başlıkta bilgileri yazılı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca, KALDIRILMASINA,a-)Davanın  REDDİNE, b-)Alınması gereken 269,85-TL harçtan davacı tarafça yatırılan toplam 63,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 206,45-TL  harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,c-)Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,d-)Davalı  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜTF  gereğince hesap ve takdir olunan  9.348,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-)Artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"adce47f21fa3dfd6","SID":"2522efc04ce45f35"}}