{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1398 <br>KARAR NO: 2023/1727<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 15/03/2021<br>NUMARASI: 2019/978 Esas - 2021/320 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 04/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkiline ait zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı kamyonet tipi aracın 18/09/2018 tarihinde, motorlu araç kullanmak için KTK 36. Maddesi gereği yeterli ehliyetnameye sahip olmayan sürücü ... sevk ve idaresindeyken yolun solunda park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısmına çarpması, bu aracın da çarpmanın etkisi ile yaya ...'a ve başkaca araçlara çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin Zeytinburnu Trafik Denetleme Büro Amirliğince düzenlenen ölümlü/yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiği, ve kaza tarihinde reşit olmadığının ve ehliyetnamesinin de bulunmadığının tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuruyla sebebiyet verdiği kazada ... plakalı mağdur araç hasarı için zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereği 02/11/2018 tarihinde 9.263,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkilinin belirtmiş olduğu gerekçelerle sigortalıya rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve müvekkili lehine alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  trafik kazasında müvekkilin sorumluluğu bulunmadığını, kendisi kaza yapmadığını, araç park edildikten sonra müvekkil dükkana ürün indirirken, kaza yapan kişi aracın anahtarını alarak aracı kaçırmaya çalıştığını  ve sağa sola çarparak durabildiğini, araç sahibi olarak müvekkilin yapabileceği bir şey bulunmadığını, kazayı engellemesi mümkün olmadığını, çevreden daha önce de müvekkil ürün bırakırken gelip konuşan genç bir çocuğun hayatını, daha başındayken karartmamak için şikayet etmediğini,  davacının kaza yapan kişiye rücü edip bu bedeli ondan ve velisinden alması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olmaması sebebiyle reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkilin aracını sigortalayan sigorta şirketi olduğunu, kendi sigortalısına dava açma hakkı olmadığını, üstelik kazanın oluşumunda müvekkilin kusuru olmadığını, aracı  rıza hilafına 3. kişinin çaldığını ve bir başka araca çarptığını, müvekkil aracın kullanıcısı olmadığını, zaten aracı kullanan müvekkilin kendisi olsaydı bu bedelin istenmeyeceğini, müvekkilin kusurunun, aracı yola yakın bir yerde anahtarlarını da yakın bir konumda bırakmaktan ibaret olduğunu, bu sebeplerle suçlanamaz ve tazminat ödemek zorunda bırakılamayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin ehliyetsiz olmaları, uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin ehliyetsiz olmaları, alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Somut olayda dava dışı sigortalı araç sürücü, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan, resmi mercilerce düzenlenmiş kaza tespit tutanağına göre sürücünün ehliyetsiz olduğu tespit edildiğinden bu yön itibari ile davacının rücu hakkı doğmaktadır. Davalının aracın maliki ve zmms poliçesinin tarafı  olması sebebiyle işleten sıfatıyla, kaza tespit tutanağına göre meydana gelen olayda sigortalı araç sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle 3. kişilerin gördüğü zararı karşılayan davacının rücu  davasının  muhatabı olduğu ve davacı sigorta şirketi tarafından karşılanan zararı  tazmin etme yükümlülüğü bulunduğundan bu yöne ilişkin  istinaf  talepleri yerinde değildir. Davalı vekilinin tazminat talebinin hırsızlık olayı olması nedeni ile sorumlu olmadığına ilişkin istinaf talebi hakkında, hırsızlık olduğuna ilişkin somut delil sunulmadığı, davalının bu yönde adli makamlara başvurusunun olmadığı,   Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının teminat dışında kalan halleri düzenleyen A.6. maddesinin  h bendinde düzenlenen teminat dışı halinin dava konusu olaya uygun düşmediği  nedeni ile aynı yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır.  HMK'nın  357/1. maddesinde de  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların  dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur ve hasar  raporlarının istinaf talep eden davalıya HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile 27/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği halde davalının süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur oranları ile hasar hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur ve hasara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken  666,02 TL harçtan peşin alınan (59,30 TL +107,21 TL)=166,51 harcın mahsubu ile bakiye 499,51 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9328643f2a9b444","SID":"bc66ee2044524b58"}}