{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1527 <br>KARAR NO: 2023/1733<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 27/10/2020<br>NUMARASI: 2019/582 Esas - 2020/539 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 04/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı kamyonetin 31.08.2012 tarihinde ...'a çarpması nedeniyle yaralandığını, kazada zarar gören dava dışı ...  maluliyetine dayalı zararının tazmini için ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı davalı yan olan ... Sigorta A.Ş. 'ye poliçe kapsamında başvurulduğunu ve 07.04.2015 tarihinde 18.510-TL bedel davalı ...'e ödendiğini, ayrıca kazada zarar gören ...'ın İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/106 E. Sayılı dosyasından maddi ve manevi zararlarının tazmini için dava açtığı, zarar gören dava dışı ...'ın  İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2015/106 E. Sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası davalı yana ihbar edildiği,  04.10.2018 tarihinde 2018/843 K. Sayılı karar verilmiş olup buna göre zarar gören \"...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 41.293,00-TL maddi tazminatın (geçici ve sürekli maluliyet nedeniyle), kaza tarihi olan  31.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine\" şeklinde hükmedildiğini, zarar gören ... vekilinin söz konusu Mahkeme kararını İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığını, buna göre maddi tazminat için istenen kalemlerin 41.293,00 TL, maddi tazminata işlemiş faiz 23.143,00 TL ayrıca maddi tazminat için ilam vekalet ücreti 4.892,23 TL'sı olarak belirtildiğini, müvekkili davacının haciz tehdidi altında olması nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü dosyasına kalan kısım yatırıldığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan poliçede gerekse de Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda  gerçekleşen zararın tazmininde ferilerinin teminat dışı olduğuna dair herhangi bir hüküm olmadığını, zamanında yapılan bildirime rağmen ve diğer bütün şartları gerçekleşmişken davalının maddi tazminat bedelini ödeyip ferilerini ödemeden imtina etmesi poliçe ve genel şartlar hükümlerine, dahası kanun hükümlerine aykırı olduğunu,  ileri sürerek müvekkilinin sigortalı aracında meydana gelen zararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk  Sigortası Genel Şartları ve taraflar arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesini sağlamak için dava açtıklarını ve bu nedenle fazlaya ilişkin hakları  saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat ferileri olan ve İstanbul Anadolu ... İcra ... e. Sayılı dosyasına yatırılan maddi tazminat işlemiş faizi ve ilam vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi tarafından tazminine, ilam vekalet ücreti için yatırılan 4.892,23 TL'ye işleyecek reeskont faizi ile tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.08.2012 tarihinde gerçekleşen kaza ve bu kazanın sonucunda dava dışı hak sahiplerinin davacı şirkete karşı başlattığı hukuki sürecin taraflarına geç ihbar edildiğini, Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Sigorta Genel Şartları gereği hasarın veya rizikonun meydana gelmesi ile birlikte sigortalının vakit geçirmeden sigorta şirketine ihbarda bulunması gerektiğini, acak söz konusu olayda davacı şirketçe herhangi ihbarda bulunulmadığını, yine hak sahiplerince davacı şirkete karşı açılan davada müvekkili şirket ihbar edilen konumunda olmadığını, Söz konusu İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/106 E. sayılı dosyanın gerekçeli kararında ‘’ihbar olunan’’ olarak herhangi bir ibare yer almadığını, davacı tarafın bu yöndeki tüm iddia ve beyanları gerçeğe aykırı olup hukuka uygun bir şekilde ihbar yükümlülüğü gerçekleşmediğini, Sigorta şirketinin tazminat ve buna bağlı ferilerden sorumluluğu ancak ihbar ve başvuru şartının hukuka uygun şekilde gerçekleşmesi ile başladığını ancak huzurdaki davada, davacı tarafından bu yükümlülükler hiçbir şekilde gerçekleşmediğini, dava dışı hak sahiplerine müvekkili şirketçe tüm tazminatlar ödendiğini, davacı tarafın ferilere yönelik iddiası mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, 31.08.2012 tarihinde meydana gelen davacı tarafın kusurlu ve sorumlu olduğu kaza neticesinde dava dışı hak sahiplerine poliçe teminatı gereği gerekli ödemeler müvekkili şirketçe yapıldığını, yapılan ödemeler sonucunda hak sahiplerinin tüm maddi zararları Trafik sigortası teminatı gereği karşıladığını, yapılan bu ödeme ile tün hukuki sorumluluk yerine getirildiğini, davacının talebinin öncelikle zamanaşımı ve başvuru şartı noksanlığı dikkate alınarak reddi aleyhe hüküm kurulacak olması halinde yapılan ödemelerin müvekkilimiz şirket’in sorumluluğundan tenziline, müvekkil şirketin dava dışı hak sahiplerine yaptığı ödemeler nedeniyle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile, davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında ödemiş olduğu 23.143,00 TL işlemiş faiz ile 4.892,23 TL ilam vekalet ücretinin; 4.892,23 TL ilam vekalet ücretinin ödeme tarihi olan 24/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça ihbar ve bildirim yükümlülüğü yerine getirilmemiş olduğundan işbu dava kapsamında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın faiz ve feriler yönünden sorumluluğu ile müvekkili şirketin sorumluluğunun birbirinden farklı bir şekilde doğduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin istinaf başvurusuna konu kararda gösterilen alacaklar bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından,  31/08/2012 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı ...'e çarpması sonucu, çift trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada dava dışı ...'in yaralandığı, davalı sigorta tarafından kendisine yapılan başvuru neticesinde 07/05/2015 tarihinde dava dışı yaralanan ...'e 18.510,00 TL ödendiği,   daha sonra dava dışı ... ve diğer davacılar tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/106 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkemece 04/10/2018 tarih, 2018/843 Karar sayılı karar ile 41.293,00 TL maddi tazminat ve manevi tazminata hükmedildiği, ilamın Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, maddi tazminat yönünden 41.293,00 TL asıl alacak, 23.143,00 TL işlemiş faiz, 4.892.00 TL maddi tazminat vekalet  ücreti talep edildiği, davalı sigorta tarafından 41.293,00 TL asıl alacığın ödendiği, kalan kısmın davacı tarafından ödenerek dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme yapılarak ve mahkeme dosyasına hasar dosyası ve ödeme ile ilgili cevap vererek davadan haberdar olunduğu, ihbar edilmesinin yasal zorunluluk olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat yönünden işlemiş faiz ve vekalet ücreti yönünden davanın kabulüne  karar verilmiştir. TTK'nın 1446. maddesine göre \"(1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir.(2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir. (3) Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.\"  TTK'nın 1475. maddesine göre \"(1) Sigortalı sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde, sigortacıya bildirir.(2) Sigortalı kendisine yöneltilen istemi, aksi kararlaştırılmamışsa derhâl sigortacıya bildirir. Bu bildirim üzerine veya zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurması hâlinde 1427 nci madde uygulanır.(3) Bildirim yükümlülüğünün ihlali hâlinde, 1446 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.\"şeklinde düzenleme getirilmiştir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Ancak Sigorta şirketi yönünden KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinin 8.günden itibaren davalı Sigorta Şirketinin  temerrüdünden söz edilebilir. Somut olayda Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına dayanak İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin  04/10/2018 tarih 2015/106 Esas 2018/843 Karar sayılı karar ilamı içeriğinde maddi tazminat yönünden faizin kaza tarihinden itibaren işletilmesine karar verildiği açıktır. Mahkemece davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olacağı faiz başlangıç tarihi yönünde bir değerlendirme yapmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Dosya kapsamındaki belgeler doğrultusunda davaya konu trafik kazası nedeni ile  dava dışı yaralanan ...'ın  davalı Sigorta Şirketine başvurusu nedeni ile davalı sigorta Şirketi tarafından 07/04/2015 tarihinde ödeme yaptığı sabit olup davalı sigorta şirketinin yönünden faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece bu yönde bir hesaplama yapılmadan karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Kabule göre de davacı tarafından maddi tazminata ilişkin işlemiş faiz ve  vekalet ücreti talep edilmiş olup manevi tazminata ilişkin bir talep bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"746c48a3131c5bd2","SID":"9406d759aedebc66"}}