{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/12/2021<br>NUMARASI\t\t: Esas - Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av. <br>\t  Av.<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 13/10/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/10/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 17/12/2021 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 08.06.2017 tarihli ''Danışmanlık Sözleşmesi'' imzalandığını, sözleşme neticesinde müvekkili şirket tüm sorumluluklarını yerine getirmekle beraber danışmanlık hizmetini de eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşmede işin bitiş tarihi olarak 31.12.2017 tarihi belirlenmişse de müvekkili şirketin 01.11.2018 tarihine kadar danışmanlık hizmeti vermeye devam ettiğini, sözleşmede belirtilen imza tarihinin 08.06.2017 ve bitiş tarihinin 31.12.2017 tarihleri arasındaki danışmanlık hizmetine karşılık ödenmesi gereken meblağın ödenmemesine rağmen müvekkili şirket hizmet vermeye devam ettiğini, sözleşmede belirtilen meblağın ve 31.12.2017-01.11.2018 tarihleri arasındaki danışmanlık hizmetine tekabül eden meblağın ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki danışma hizmetinin sonlandırıldığını, akabinde müvekkili şirketin, 08.06.2017 - 31.12.2017 tarihleri arası sözleşmede belirtilen meblağın eksiksiz ödenmesi için davalı şirket aleyhine Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 02.01.2019 tarihli protokol düzenlendiğini ve Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takibine ilişkin ödeme hususunda tarafların anlaştığını ancak sözleşme bitiş tarihi olan 31.12.2017 ile 01.11.2018 danışmanlık hizmeti sonlandırma tarihleri arasında müvekkili şirketçe verilen danışmanlık hizmeti karşılığı olan meblağın ödenmemesi üzerine davalı şirkete Ankara .... Noterliği .... Yevmiye Numaralı ihtarname gönderdiklerini, ihtarnamenin usulüne uygun olarak davalı şirkete tebliğ edildiğini ancak müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek  31.12.2017 - 01.11.2018 tarihleri arasında müvekkili şirketçe verilen danışmanlık hizmetine karşılık şimdilik 20.000,00 TL'nin ihtarname tebliğ tarihi olan 03/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede de belirtildiği üzere belirtilen sürenin, hedeflenen süre olarak kayıt altına alındığını, ayrıca işin anahtar teslim olduğu herhangi bir fiyat farkı verilmeyeceğinin de belirtildiğini, bu sebeple işin süresinin uzadığı gerekçesiyle fiyat farkı talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, işin süresinin uzadığı iddiası kabul edilmemekle birlikte işin süresinin uzamasında müvekkilinin herhangi bir sorumluğu olmadığını, yine davacının müvekkili aleyhine Ankara ....İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyası kapsamında kendisine ödeme yapıldığını ve davacının müvekkilini ibra ettiğini, bu icra takibine konu alacağının dışında herhangi alacağının bulunmadığının, ayrıca davacı üstlenmiş olduğu işi sözleşme ve teknik şartlara uygun yapmadığı için istenilen verimin elde edilemediğini, bu sebeple müvekkilinin çok büyük kaybı bulunduğunu, davacının müvekkiline gönderdiği ihtarname de işi tamamlamadan işi bıraktığını kabul ettiğini, sözleşme konusu işi yapmadığını davacının kabulü ile ortada olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Yapılan yargılama sonucunda; Taraflar arasında imzalanan ve ihtilaf konusu olmayan sözleşme hükümlerine göre  taraflar arasında anahtar teslim bir sözleşme imzalandığı ve bedelinin de buna göre  belirlendiği, davacının yapılacak işin süresine göre ücret veya danışmanlık hizmet bedeli alacağına yönelik anlaşma yapılmadığı, belirlenen işin bitim tarihinin hedef olarak yazıldığı, bu tarihte bitmemesi halinde davacıya ayrı bir ücret ödeneceğinin kararlaştırılmadığı ve yapılan anlaşma gereği tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davalının davacıya borcunu ödediğinin anlaşıldığı ve bakiye alacağın bulunmadığının da tespit edildiği, davacının davasının haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 08.06.2017 tarihli sözleşmenin 5.maddesi kapsamında hedeflenen süre 31.12.2017 olmasına rağmen sözleşme süresinin uzatılması noktasında müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözleşmenin devamına ilişkin ek bir sözleşme yapılmadığını, bu nedenle 31.12.2017 tarihinin sözleşmenin sona erme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından hedeflenen sürenin değiştiği ya da bu hususta görüşme yapıldığına dair hiç bir delil sunulmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin 31.12.2017 ile 01.11.2018 tarihleri arasındaki ilave hizmeti nedeniyle ücrete hak kazandığını, müvekkili şirketin sözleşmede düzenlenen işini bitirdiğini ve devamında ek bir hizmet yerine getirdiğini, müvekkilinin bu hizmetine ilişkin ödeme yapılması gerektiğini, bilirkişinin dosyayı yeterince incelemediğini, kesilen tüm faturaların ödendiğini belirttiklerini, ödenen faturaların 08.06.2017 sözleşme tarihi ile sözleşme sona erme tarihi olan 31.12.2017 tarihleri arasındaki danışmanlık hizmetini kapsadığını, 31.12.2017 tarihi ile 01.11.2018 tarihleri arasındaki danışmanlık hizmetine ilişkin bir fatura ödemesi olup olmadığının dahi araştırılmadığını, davanın bu dönemler arasındaki danışmanlık hizmet bedelini kapsadığını, bu döneme tekabül edilen rakamın belirlenmesi ve bu dönemdeki danışmanlık hizmetin verilip verilmediğinin tespitinin dava açısından önem arz ettiğini, mahkemece dosyaya sunulan deliller ve sözleşme hükümleri değerlendirilmeksizin, dava dilekçesinde deliller kısmında dayanılan yemin delilinin hatırlatılarak, sunulan yemin metni de kabul edilmeyerek, mahkemece oluşturulan yemin metni ile davalı şirket yetkilisine yaptırılan yemin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu somut olay detaylı tetkik edilmeden, davalı şirket yetkilisi tarafından icra edilen yemin geçerli bir yeminin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  alacak talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;  Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği,  yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre taraflar arasındaki sözleşmenin anahtar teslimi sözleşme niteliğinde olduğu, davalı tarafın sözleşmede belirtilen bedeli ödediği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafın sözleşmede hedef süre olarak belirtilen 31.12.3017 tarihinden sonra yapılacak işler için aylık ücret ödenmesi gerektiği ve sözleşme dışında ilave işler yaptığı yönündeki iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığı, davacı tarafça teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edildiği, buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, davacı  tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda  kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/10/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Katip<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82a819fd4bfb5ba2","SID":"3b56eaf03972225b"}}