{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/529 Esas - 2023/617<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/529 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/617<br><br>HAKİM\t:....<br>KATİP\t:...<br><br>DAVACI \t: ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 18/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 01/11/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile aralarındaki abonelik sözleşmesine istinaden şirketleri adına ... adet mobil hat tanımlandığını, müvekkilinin 12 ay taahhüt vermek karşılığında hatlar için indirim tanımlandığını, davalının sözleşmeye uymayarak indirim tutarlarını faturaya yansıtmadığını, müvekkilinin ''...''na başvuru yapması neticesinde davacının haklı bulunduğunu ancak davalı şirketin buna rağmen gerekli indirimleri yapmadığını iddia ederek fazla ödenen tutarların ve davalı şirket tarafından hat taşıma ceza bedeli olarak kesilen 6.999,99-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava değeri 23.240,19-TL olarak gösterilmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davacının arabuluculuk yoluna başvuru yapmadan dava açtığını, dava şartlarının sağlanmadığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava gsm aboneliği sözleşmesinden doğan alacağının tahsiline yönelik alacak davasıdır. <br>Davacı ve davalı tüzel kişi tacir olup TTK'nın 4. Maddesi hükmüne göre dava Mahkememizin görev ve yetki alanına girmektedir.<br>Bilindiği üzere; 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunu’nun 20. Maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk''  Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Md'si), 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. Madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava  açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.<br>6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde; ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldan rededileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığından anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.’ denilmektedir.<br>Dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair belge bulunmadığından, Mahkememizce anılan yasal hükümlere göre işlem yapılarak davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının  aslını ya da onaylı suretini sunmak üzere tensip zaptı ile  2 haftalık kesin süre verilmiş, belirtilen sürede sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususu ihtar edilmiştir. Tensip zaptı davacı vekiline usulüne uygun şekilde 01/08/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen süre adli tatil nedeniyle 08/09/2022 tarihinde dolmuş, ancak davacı tarafından arabuluculuk tutanağı ibraz edilmemiştir.<br>Kanunun açık ifadesine göre arabucuculuk yoluna başvuru dava öncesi yerine getirilmesi zorunlu olan bir dava şartı olup, sonradan tamamlanması mümkün değildir. Anılan gerekçe ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,<br>2-Alınması gereken 269,85-TL maktu harcın, peşin alınan 396,89-TL harçtan mahsubu ile bakiye 127,04-TL harcın karar kesinleştiğinde, istek halinde yatırana iadesine,<br>3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinde karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avasından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...  Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023<br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imza <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3561d155ebfc94bd","SID":"2646f00fcc8d957d"}}