{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/303 Esas<br>KARAR NO:2023/647<br><br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:06/05/2016<br>KARAR TARİHİ:04/10/2023<br><br>....Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/04/2023 tarih ... sayılı gönderme kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmiş olup, mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ltd.Ştİ.’nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sayısında kayıtlı sermayesinin 500.000.-TL olduğunu ve 100 paya ayrılmış, 50 payın ..., 30 payın dava dışı ... ve 20 payın ise davacıda olduğunu, şirketi münferiden ... ve müştereken de davacı ile davalının temsil ve ilzama yetkili olduğunu, şirketin ....İflas İdaresinin 2012/16 esas sayılı dosyası ile müflis olduğunu, 28.06.2012-28.03.2016 arasındaki Şirkete ait 100.626,39 TL verginin davacı tarafça ödendiğini, yasal mevzuat gereği davacının hissesi oranında ödenen vergiden sorumlu olduğunu, davalının % 50 hissesine düşen bedelin 50.314,69 TL olduğunu, .... Noterliğinin 18.04,2016 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile davalıdan bedelin talep edildiğini, 19.04.2016 tarihinde İhtarnamenin tebliğ edildiğini ancak netice alamadıklarını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.314,69 TL’nİn faizi ile birlikte tahsili ile masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının ödeme listesini kabul etmediklerini, davacının ödemesinin kanun dairesinde olmadığını, kişisel öngörü ile ve keyfi olarak ödendiğini, kanuni temsilcinin asıl mükellef dışındaki diğer sorumlulardan talepte bulunabilmesinin kamu alacağının asıl yükümlüden tahsil imkanı olmamasına bağlı olduğunu, yapılan ödemelerin usulü dairesinde zorunlu olduğunu kabul etmediklerini, zorunlu olduğu kabul edilse bile iflas dairesince sıra cetveline geçirilip iflas masasınca ödenmesinin sağlanması gerektiğini, davacının kendi inisiyatifi ile yaptığı ödemede rücu şartlarının gerçekleşmediğini, davacının şirketi maksatlı olarak müflis duruma sürüklediğini, şirketin alacaklarını kendi nam ve hesabına geçirdiğini, şirketi temliknameler düzenleyerek borçlandırdığını, davacının talebinin MK. 2. Madde gereği hakkını kötüye kullanılması olduğunu, şirketi kötü yöneterek şirketin içini boşalttığını, davacının şirketi düşürdüğü kötü durumdan menfaat temin etmeye çalışmasının himaye edilemeyeceğini beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben yazılan dilekçe ile açılan dava .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sırasına kaydedilmiş ve .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında üç farklı heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. <br>03/07/2017 tarihli Bilirkişi heyeti raporunda özetle; gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun “Kanuni Temsilcilerin Ödevi” başlıklı 10'ucu maddesi, gerekse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun mükerrer 35 inci maddesinde yer alan düzenlemenin kanuni temsilciler için şirketten sonra ikinci derece tam sorumluluk okluğu, sermaye paylarına uygun olarak ortaklara paylaştırılamayacağı, bununla birlikte şirket aleyhine yürütülen takipler tamamlanmadan kendi kendine vergi ve diğer yükümlülükteri ödemesi ve ardından şirketten ve diğer ortaklardan tahsil etmesine imkan veren bir düzenlemenin mevcut olmadığı, atıları kanunlarda diğer ortaklardan rücuen tahsile imkan veren bir düzenlemenin mevcut olmadığı, şirketin hukuka aykırı herhangi bir eylemi söz konusu olmadığından, davacının ve şirketin Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiilden Kaynaklanan Borçlara ilişkin hükümleri kapsamına giren bir borcundan bahsetmenin mümkün olamayacağı, gerekçesiyle davacının talep edebileceği alacağının bulunmadığı belirlenmiştir. <br> 24/12/2017 tarihli ikinci bilirkişi heyeti raporunda özetle; V.U.K.md 10 ve 6183 aylı kanunun 35 ve 75 md.leri, Yargıtay 11.HD'nin 2015/... esas ve 2016/... Karar sayılı 07/03/2016 tarihli kararları ve diğer Yargıtay kararlarına göre takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının iflası açıklanan şirketin vergi borçları için şahsen ödemiş bulunduğu 100,625,39TL'nın davalılara şirket pay oranlarına göre rücu edebileceği gerekçeleriyle davacının davacının şirketin vergi borçları için şahsen ödediği tutarın davalının hisse payı oranında rücu etme hakkı bulunduğu elirlenmiştir. <br>29/03/2019 tarihli üçüncü bilirkişi heyeti raporunda özetle; VUK md 10 ve 6183 sayılı Kanunun 35 ve 75 maddeleri, emsal Yargıtay kararları, dikkate alındığında davacının müflis şirketin vergi borçları için şahsen ödemiş bulunduğu 100.626,39 TL’nin davalılara şirket pay oranlarına göre rücu edebileceği belirtilmiştir. <br>.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile davacının tarafların hissedarı olduğu müflis şirket vergi borçları için şahsen ödemiş olduğu 100.626,39-TL'nin davalının şirketteki %50 hissesine isabet eden 50.314,69-TL tutarının davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 14. HD 2020/... esas 2023/... karar sayılı ilamı ile görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, bunun üzerine dosya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/131 esas sırasına kaydedilmiş, BAM kaldırma ilamı doğrultusunda 2023/141 karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ve kararın kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2023/303 esas sırasına kaydedilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;<br>Görevsizlik kararı veren .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/207 esas sayılı dosyasında uyuşmazlık kapsamında üç farklı heyetten rapor alınmış, ilk heyetten alınan rapor ile ikinci heyetten alınan raporlar birbirine aykırı sonuçlar ihtiva etmekle beraber üçüncü bilirkişi heyetindeki raporda da ikinci bilirkişi heyetindeki rapordaki tespitler gibi davacının davalının hissesi oranında rücu hakkının bulunduğu değerlendirilmiş, alınan üçüncü bilirkişi heyeti raporunun denetime açık olduğu daha evvel alınan raporlar arasında çelişkinin giderildiği kanaatine varılmakla Mahkemizce yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. <br>Davacının şirkette %20 davalının %50 payının olduğu, davacı ve davalının müflis şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları, dosya içeriğinde yer alan cari hesap muavin defter kayıtlarından ve sunulan belgelerden davacının müflis şirketin vergi borçları için muhtelif tarihlerde şahsen 100.626,39 TL ödeme yaptığı belirlenmiştir.<br>Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Limited şirketlerde kanuni temsilciler şirket müdürleri ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur. Buna göre limited şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen kamu alacakları ortaklardan, ortaklık payı oranında istenebilecektir (6183 SK. m.35). Limited ve kolektif şirketlerde temsilcilerin kamu alacaklarından sorumluluğu ortaklık sıfatına bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir. Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde kamu alacağından her ortak kendi payı oranında sorumlu olup bu payı haricindeki ödediği kısım için diğer ortaklara rücu edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/... E 2016/... K sayılı kararı). Somut olayda da, dava dışı şirketin müflis olduğu, davacının ödeme tarihleri dikkate alındığında davacının rücu alacağının iflasın açıldığı tarihten sonra doğduğu, bu nedenle davacının müflis şirketin vergi borçları için şahsi hesabından ödediği bedelin davalının hissesine isabet eden kısmının davalıdan rücuen tahsilini talep hakkının olduğu, davacının dava açılmadan evvel dava konusu alacağın ödenmesi talebiyle davalıya ihtarda bulunduğuna dair somut delil sunulmadığından davalının temerrütünün davanın açılmasıyla gerçekleştiği kanaatine varıldığından davacının ödediği tutarın davalının %50 hissesine isabet eden tutarı olan 50.314,69 TL'nin dava tarihi olan 06/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak  davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>Ayrıca  6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesi \"Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderleri ödemeye mahkum eder\" hükmünü içermektedir.<br>.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı görevsizlik kararı gereğince de HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM   : Yukarıda izah olunan nedenlerle;<br>1-Davanın KABULÜ İLE,<br>50.314,69 TL'nin dava tarihi olan 06/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, <br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.437,00-TL harçtan peşin alınan 859,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.577,75-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvurma harcı, 859,25-TL peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı, 371,00-TL tebligat/ posta gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.263,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı görevsizlik kararı gereğince de HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 7.maddesi gereğince ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra görevsizlik kararı verildiğinden tarifede yazılı ücretin tamamı olan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/10/2023<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5fd87d29a0a7c22","SID":"690d51fd96a45d46"}}