{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1374 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1458<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/460 Esas 2023/387 Karar \t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Kooperatif Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ\t: 25.10.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.10.2023<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.05.2023 gün ve 2020/460 Esas 2023/387 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacının 13.06.2009 tarihinde davalı ... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu başkanlığı'na seçildiğini, davacı başkanlığı döneminde kooperatifin yüklenici firması olan ... inşaat ile baştan uyumlu bir çalışma gösterdiğini,  ancak ... inşaat yetkilileri kendi aralarında yaşamış oldukları anlaşmazlıklar ve nihayetinde ortaklıklarının feshi ile sonuçlanan olumsuzluklar gidişatında, inşaat işlerini aksattığını, uhdeleri altında bulunan taşeron firmalara ve malzeme aldıkları kuruluşlara ödemeleri kestiğini,  ... inşaatın borçlusu bulunduğu ve inşaatı yapmakta olan taşeron firma ve malzeme aldığı kurumlar alacaklarını kooperatif yetkililerinden istediğini, davacının taşeronlara ve malzemecilere yapmış olduğu şahsi ödemeler şahitlerle de ispatlanacağını, davacının finans ettiği bu alacak ... inşaat yetkilisi tarafından tanınmış ve borcuna yazılmak suretiyle belirli tarih aralıklarını kapsayarak makbuzlarla imza edildiğini, davacının akabinde bu makbuzları davalı kooperatifin muhasebesine kaydetmek istese de kooperatif muhasebecisi SMMM ...'in \" Genel Kurul Kararı olmadan kooperatifi bu şekilde finanse edemezsiniz. Bu sebeple alacağınıza belge olan bu makbuzları muhasebeye girmem yasal değildir.” sözleriyle uyarması sonucu makbuzlar işlem görememiş; dolayısıyla da davacının kooperatif kasasına şahsi parasını finanse ettiği resmileşemediği gibi ... inşaata resmi olarak çıkışı da yapılamadığını, davacının alacağı için kooperatif üyelerine müracaat etmesine fırsat verilmeden kötüniyetli şahıslar tarafından genel kurul yapılarak başkanlığı düşürüldüğünü, tüm bunlara bahisle davalı kooperatif yönetimi haksız şekilde menfaat sağlayarak sebepsiz zenginleştiğini, davacının alacağı İzmir 12. İcra Müdürlüğü 2015/13976 sayılı dosya ile ilamsız icra takibi yapılmış davalının kötüniyetli itirazları sonrasında takip dosyası durdurulduğunu beyan ederek, 248.500,00 TL alacağının icra takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/429 E. 2018/595 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında davalı kooperatifin davacıya herhangi bir borcu olmadığı tespit edildiğinı, mahkemece davacının davasının reddine karar verildiğini, davacının aynı alacak talebi ile İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/429 E. Sayılı dosyası ile ikame ettiği davada alınan 02.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu alacak iddiasının kooperatif genel kurullarında gündeme gelmediği ve kooperatifin diğer davalı ... inşaata bir borcunun olmadığı kesinlik kazandığını, kooperatifin ödeme sorumluluğu bulunmayan bedellerin kooperatiften talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı yan ... inşaatın taşeronlarının kooperatiften para istediği yönündeki iddialarının hiçbir dayanağı bulunmadığını, yüklenici firmanın taşeronlarına karşı kooperatifin hiçbir surette sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta genel kurulda alınan bir karar vs olmadığı gibi yine taşeronlar ile kooperatif arasında imzalanan bir sözleşme vs. bulunması gibi bir durumda söz konusu olmadığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği makbuzlar ve bu makbuz koçanı yönetim devri esnasında kooperatife teslim edilmediğini, kooperatifin sorumluluğunda olmayan ödemeleri kooperatiften habersiz şekilde kooperatifin antetli makbuzları ile yapan davacının bu makbuz koçanını da kooperatife devir ve teslim etmediğinin açıkça ortada olduğunu, davacı tarafından yeni yönetici ...’ın davacının alacağının ödeneceğini beyan ettiği şeklinde farazi bir beyanda bulunmuşsa da bu beyanı kabul etmediklerini, yeni yönetim tarafından böyle bir ödemenin kabul edilmesinin söz konusu olmayıp davacı tarafından da bu hususta hiçbir yazılı belge ibraz edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/295 esas sayılı dosyasının dava dilekçesinin tamamının aynı olduğu, her iki dosyadaki davacı istemlerinin ve istemlerin yöneltildiği davalıların aynı olduğu, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/295 esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediği, bu haliyle mahkemenin önünde muhakeme edilen dava dosyası ile derdestlik konusunun gündeme geldiği, derdest davanın mahkemede de davacı tarafça muhakemesinin istendiği anlaşılmakla davanın 6100 Sayılı Yasanın 114/1-ı maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, söz konusu davada derdestlik yönünden verilen kararı kabul etmediklerini, mahkemece verilen tefrik kararının yerinde olmadığını, her ne kadar dava konusu olayda İDM tarafından derderslik kararı verilmiş ise de, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince 2019/513 E. 2020/223 K.sayılı ilamı uyarınca davalı ... Konut Yapı Kooperatifi yönünden yeni dava ikame edilmek zorunda kalındığını, işbu sebepler ile yerel mahkemece ikame edilen usulden red kararının yerinde olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olan davacının kooperatife yönelik alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.<br>\tDava şartı noksanlığının tespit edilmesi hâlinde davanın usulden reddine karar verilir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre verilecek olup, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.<br>\tDava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır. Derdestlik; (görülmekte olan dava) mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK) ilk itiraz olarak düzenlendiği hâlde, 6100 sayılı HMK’da dava şartı olarak kabul edilmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilmiştir.<br>\tDerdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir. Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik , yargılamanın başlaması anından hüküm  verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir.<br>\tDava dosyası içerisinde yer alan İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/429 Esas 2018/595 Karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalı kooperatif ve ... Şti. aleyhine 09.09.2016 tarihinde açılan itirazın iptali davasının 22.11.2018 tarihli karar ile davanın reddine yönelik karara çıkmasına müteakip, vaki istinaf istemi sebebiyle Dairemize gönderildiği, Dairemizin 19.07.2019 tarih 2019/525 - 1156 E.K sayılı kararımız ile kararın görev yönünden kaldırıldığı, bilahare Mahkemenin 01.10.2019 tarihli 2016/429 Esas 2018/555 Karar sayılı ilamı ile davanın HMK 20/1 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair karar verilmiş olduğu görülmüştür.<br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/513 Esas 2020/223 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde,  davacı ... tarafından davalı kooperatif ve ... Ltd. Şti aleyhine 30.09.2019 tarihinde açılan alacak istemine ilişkin davanın 30.06.2020 tarihinde davalı ... Şti yönünden tefriki ile davalı kooperatif yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tYerel Mahkemenin derdestlik gerekçesiyle vermiş olduğu istinafa konu karara dayanak İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/295 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise, davacı ... vekili tarafından davalı ... Ltd. Şti aleyhine (aynı Mahkeme'nin 2019/513 esas 2020/223 Karar sayılı tefrik kararına istinaden) 30.09.2019 dava tarihli alacak davasının Mahkemece verilen 09.07.2020 tarihli görevsizlik nedeniyle usulden verilen red kararı ile İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine yönelik olarak neticelendirildiği, görüldüğü üzere işbu davada davalının kooperatif olmayıp, ... Şti olduğu, bu nedenle İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/295 Esas sayılı dosyası yönünden derdestliğin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin istinaf istemi bu nedenle yerindedir. <br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.05.2023 tarih 2020/460 Esas 2023/387 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25.10.2023<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a80f31192190588","SID":"52aa952957324af1"}}