{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   16. HUKUK DAİRESİ      Esas-Karar No: 2023/1803 - 2023/2028<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 16. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1803 <br>KARAR NO\t: 2023/2028<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/05/2023<br>NUMARASI\t: 2023/112 Esas, 2023/307 Karar <br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarrufun İptali <br><br>Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2023 tarih, 2023/112 Esas, 2023/307 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla dosya incelendi.<br>KARAR<br><br>Davacı, davalı .... Şti. ile arasında 20-23.11.2018 tarihlerinde gerçekleştirilen fuara ait 30.04.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığını, fuardan sonra 09.05.2018 ile 30.10.2018 tarihli ödemelerin yapılmadığını, 22.11.2018 tarihli faturanın keşide edildiğini ve alacağın tahsili için Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2019/11915 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı .... Şti.nin takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan itirazın iptali davasında 09.07.2019 tarihli, 2019/249 Esas, 2019/641 Karar sayılı kararı ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı .... Şti. aleyhinde icra inkâr tazminatına hükmedildiğini, takibin devamı sırasında davalı .... Şti.nin alacaklı olduğu İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2018/1745 ve 2018/6433 Esas sayılı dosyalarına haciz konulması sonrasında davalıların talebi üzerine hacizlerin kaldırıldığının bildirildiğini, İzmir 8. Noterliğinin 24/09/2018 tarih 06331 yevmiyeli temliknamenin muvazaalı düzenlendiğini, takip borcunun ödenmediğini, davalılar ile anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İzmir 8. Noterliğinin 24.09.2018 tarih ve 06331 yevmiyeli temliknamesinin 1.000,00 TL'lik kısmının iptaline karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı .... AŞ, davanın Aksaray Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının alacağının 20-23.11.2018 tarihleri arasında gerçekleşen fuardan kaynaklı olduğunu, davalı .... Şti.nin alacaklı olduğu dosyaları 24/09/2018 tarihinde temlik aldığını, davacının alacağı henüz doğmamışken temlik işlemi yapıldığını, temlik edilen dosyalardaki toplam alacağın 1.738.348,32 TL olduğunu, davacının davalı .... Şti.den asıl alacağı için Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davada 35.357,26 TL bedele ilişkin itirazın iptaline karar verildiğini, davalı .... Şti.nin borcundan dolayı dava konusu temlik işlemi yapıldığını, davalı .... Şti.nin icra dosyalarındaki kaydı silinmediğinden sadece davacının alacaklısı olduğu icra dosyalarından değil alacaklısı başka kişiler olan diğer icra dosyalarından da alacağına sehven haciz işlendiğini, icra müdürlüğüne hacizlerin temlik tarihinden sonra işlendiğinin bildirildiği ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği ve hacizlerin kaldırıldığını, davacının muvazaa iddialarını destekleyecek delil bulamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Mahkemece dosya kapsamına göre davacının icra takibi sonucu kesinleşen alacağının tahsilini sağlamak amacıyla davalılar arasındaki temliknamenin iptali amacıyla eldeki davayı açtığı, davanın hukuki dayanağının İİK'nin 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptaline ilişkin hükümlerden kaynaklandığı, alacağını tahsil etme amacıyla icra takibi yoluna başvuran ancak tahsil edemeyen alacaklının, borçlunun üçüncü kişilerle yapmış olduğu mal kaçırma amacı taşıyan hukuki işlemlerin iptali için tasarrufun iptali davasını açabileceği, İcra ve İflas Kanunu’nun 281. maddesi hükmü uyarınca tasarrufun iptali davalarına bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, davanın TTK'nin 4. maddesinde düzenlenen ticari dava niteliğindeki davalardan olmayıp, İcra ve İflas Kanunu'nda özel olarak düzenlenen tasarrufun iptali amaçlı bir dava olduğu, davada görevli mahkemenin davanın açıklanan niteliğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi bulunduğu, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>Davacı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tasarrufun iptali değil muvazaa nedeniyle temlikin iptali istemli olduğunu, davalıların işbölümü ilk itirazlarının bulunmadığını, İİK'nin 281. maddesinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmediği gibi resen görevin değerlendirileceği bir davanın da bulunmadığını, muvazaa nedeniyle iptal istemli tacirler arasındaki ticari işletmelerine ilişkin davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemeyeceğini, Mahkemenin hatalı değerlendirme sonucunda karar verdiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Dava, İİK.nin 277 devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, davanın görevsizlik nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.   <br>Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, özellikle alacaklı davacının borçlu davalı .... Şti. aleyhine faturadan kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, takibe itiraz edilmesi sonrasında açılan itirazın iptali davasında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.07.2019 tarih, 2019/249 Esas, 2019/641 Karar sayılı kararı ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verildiği,  borçlunun bu süreçte İzmir 8. Noterliğinin 24/09/2018 tarih 06331 yevmiyeli düzenlenen temlikname ile İzmir 13. İcra Dairesinin 2018/1745 Esas ile 2018/6433 Esas sayılı dosyalarındaki 1.738.348,32 TL alacağının tamamını ferileri ile İstanbul 14. İcra Dairesinin 2017/30823 Esas sayılı icra dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla diğer davalı .... AŞ’ye temlik ettiği, davacının davalılar arasında düzenlenen temlike dair işlemin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek İİK.nin 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak tasarrufun iptali istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. <br>Hemen belirtmek gerekir ki 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesinde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup buna göre “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. <br>Öte yandan bilindiği üzere 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'nun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. <br>Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.<br>Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f  fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. <br>Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda, davacının davalılar arasında düzenlenen alacağın temlikine dair işlemin alacaklıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek tasarrufun iptali isteğinde bulunduğuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri, 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi olup ticaret mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır. Bu durumda mahkemece davada genel mahkemenin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. <br>Hâl böyle olunca Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2023 tarih, 2023/112 Esas, 2023/307 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacının istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-6100 sayılı HMK'nin 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği işleminin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı Kanun ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/10/2023<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2023<br>\t<br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54e24b4bbaf1d39a","SID":"4202a878fa04715a"}}