{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2592 <br>KARAR NO: 2023/1840<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/06/2022<br>NUMARASI: 2020/497 Esas  2022/533 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat  (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ: 13.08.2020<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 30.10.2023<br>YAZILDIĞI TARİH: 30.10.2023<br> Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/497 Esas 2022/533 Karar sayılı ilamına karşı davacı vekili ve davalılar  ...  A.Ş ile  ...  vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ...  tarihinde sürücü  ... sevk ve idaresindeki  ...  A.Ş.'ye ait  ... plakalı aracın seyir halindeyken, tek gidiş tek geliş yolda, dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek okul çıkış saatinde ve kavşağa yaklaşmasına rağmen hızını azaltması gerekirken daha da hızlanması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın olay tarihinde öğrenci olan  ... 'ın yoldan karşıya geçtiği sırada hızını artıran sigortalı aracın çarpması neticesinde ağır bir şekilde yaralanmasına ve malul olmasına sebep olduğunu, davacının kaza sonrasında 2 kez ameliyat olduğu ve kolunun omuzdan kırılması ve çıkması sebebiyle platin takıldığını, davacının çarpmanın şiddetiyle havaya savrulduğunu, havada taklalar atarak yoldan çıktığı ve kaldırımda bekleyen amcaoğlu  ... 'ın üzerine düştüğünü, davacının kırılan ve omuzdan çıkan koluna platin takıldığını, platinin davacının kolunda yaklaşık 3 ay boyunca takılı kaldığını ancak kolunu rahatsız etmesi üzerine yeniden yapılan ameliyatla platinin çıkarıldığını ve aynı gün taburcu olduğunu, doktor tarafından her ne kadar iz kalmayacağı beyan edilmişse de, platin çıkarıldıktan sonra kolunda büyük iz kaldığını, davacının tüm bu süreçte kollukla gezmiş olduğunu, psikolojik olarak çok etkilendiğini ve bu süreçte kolunu kullanamadığını, aynı şekilde platin çıkarıldıktan sonra da kolunu 2 ay kullanamadığını,  ... ’ın bu kaza sebebiyle ağır yaralandığını, ciddi maluliyetleri ortaya çıktığını ve Kayseri Özel  ...  Hastanesinde tedavilerinin yapıldığını, kaza sonrası  ...  Hastanesi tarafından ilgili kolluk görevlilerine adli vaka olarak ihbarda bulunulmuş ise de ihbar tutanağını teslim alan kolluk kuvvetlerinin herhangi bir adli işlem yapmadığını, bu sebeple kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağı mevcut olmasa da araç sürücüsü tarafından Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/51652 soruşturma numaralı dosyasında araç sürücüsünün sigortalı araç ile davacıya çarptığı ve yaralamak suretiyle malul ettiğinin ifade tutanaklarından tespit edildiğini, davacı ... ’ın trafik kazasından sonra omzunun eski işlevini yitirmiş olduğu ve kaza anında kırılan yerden sürekli çıkması nedeniyle  iş göremez hale geldiğini, ayrıca kaza tarihinden itibaren 3-4 kez farklı zamanlarda kırılan omzunun aynı yerden çıkmaya devam ettiğini, kaza dolayısıyla davacının sürekli iş göremez hale geldiğini, en hafif işlerde dahi çalışamaz hale geldiğini, davacının uğramış olduğu trafik kazası neticesinde geçici iş göremez hale geldiğini, davacının davadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğunu ve başvuru evrakının 12.03.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketinin 15 gün içerisinde başvuruya talebi karşılar bir şekilde nihai bir cevap vermediğini, ayrıca sigorta şirketinin talebe yasal süresinde cevap vermediği gibi, dava açılmasını uzatmak maksatlı birçok belgeyi talep ettiğini, kazaya sebebiyet veren sürücünün ehliyetinin dahi temin edilmesinin istenildiğini, bu nedenle yapılan başvurunun kötü niyetli olarak uzatıldığını, tarafa ancak 59 gün sonra 11.05.2020 tarihinde dönüş yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığından ve dolayısıyla uzlaşma sağlanamadığını belirterek 1.500,00 TL geçici ve 1.500,00 TL kalıcı olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan temerrüt tarihi olan 20/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar  ...  ve  ...  A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yalnız davalı sigorta şirketi için arabulucuya başvurduğunu, diğer davalılar yönünden ara buluculuk şartının yerine gelmediğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının kendi ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini ve zararının olmadığını, davacının ve ailesinin kazadan sonra şikâyetçi olmadığını, davacının amacının haksız ödeme almak olduğunu, davacının kötü niyetle dava açtığını ve HMK’nın 329. maddesine göre para cezasına mahkûm edilmesi gerektiğini, davalı  ... ’in kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kural ihlalinin ve kusurunun olmadığını, kazaya karışan araçta takip sistemi bulunduğunu ve kural ihlalinin olmadığını, davacının maluliyetinin olmadığını, ispata muhtaç olduğunu, davacının kaza sonrası tüm tedavi masrafının davalı şirket tarafından karşılandığını, davacının kazadan sonra çocuk şubeye verdiği ifadede kaza tarih ve saatini 26/12/2019, 16:00-16:30 civarı olarak bildirdiğini, araç takip sistemine göre o saatlerde aracın hızının saatte ortalama 20-30 km olduğunu, her ne kadar davacının kazadan sonra omuzunda iz kaldığı ve kolunun çıktığına dair iddiaları olsa da davacının babasının savcılık ifadesinin davacı beyanının aksine olduğunu, davalıların, davacı ve ailesini tanıyan ortak tanıdıklar vasıtasıyla 2019 yılı kurban bayramında Develi’de bulunduğunu ve burada başka bir olay/kaza nedeni ile diğer kolunda hasar meydana geldiğini öğrendiklerini, davacının kendisinden kaynaklanan veya dava konusu kaza ile ilgili olmayan hususlardan dolayı bu davada haksız kazanç elde etmeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Davalı  ...  A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının davadan önce usulüne bir şekilde KTK’nın 97. maddesi uyarınca başvuru yapmadığını, belgelerin eksik olduğunu, davalı araç sürücüsünün kusurunun ve davacının maluliyetinin ispata muhtaç olduğunu, davacının kaza tarihinde çocuk olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağını belirterek davanın HMK 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazların kabul görmemesi halinde ise esasa ilişkin itirazlarının dikkate alınarak esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;<br>1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davasının reddine, <br>2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; 14.077,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi poliçe limiti sınırlı tutulmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa sigorta şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalılara ise kaza tarihi olan 26/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece işgöremezlik oranın belirlenmesi amacıyla üniversiteden alınan tek bir rapora istinaden karar verilmiş olup, hem davacı hem de davalının ATK'ndan rapor aldırılması talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin bilirkişi ve ATK raporunu görmezden gelerek olay tarihinde yürürlükte bulunan KTK'nın 74. maddesi kapsamında rapor düzenleyen İTÜ'nün raporunu hükme esas aldığını, mahkemece keşif sırasında okul olduğu ancak sonrasında okul olmadığının anlaşılması nedeniyle aynı bilirkişiden 2 kez ve okul olmadığına dair MEB yazısı da dosyaya eklenerek ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmasına rağmen işbu raporların dikkate alınmadığını, İTÜ'nün raporuna esas aldığı KTK'nın 74. Maddesinin olay tarihi olan 2016 yılından 2 yıl sonra 2018 yılında değiştirilmiş olup, İTÜ raporunda bu değişiklikliğin görmezden gelinerek olay tarihinde yürürlükte olmayan kanun hükmüne göre karar verildiğini, dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesi rağmen mahkemece yasal faize hükmedildiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.Davalılar ... A.Ş ile  ... vekili tarafından verilen istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ATK tarafından tespit edilen maluliyet oranının herhangi bir tıbbi gerekçeye ve kurulmuş bir illiyet bağına dayanmayıp, tamamen varsayım üzerine olduğunu, bilirkişi marifetiyle tespit edilen davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının,  raporda yapılan incelemeler ve dayanılan gerekçelerle örtüşmediğini, davacı anlatımına bağlı olarak maluliyet tespitinde bulunulduğunu, davacının şikayetlerinin kazadan kaynaklanmadığının yanı sıra, yargılama boyunca davacı tarafından gösterilen çelişik ve gerçeğe aykırı beyanlara dayandırılmış olması nedeni ile maluliyet oranının da, bu oranın davaya konu kazaya bağlı olduğunun da kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamındaki beyanları ve davacının hastane kayıtlarına rağmen hiçbir illiyet bağı değerlendirilmesi yapılmadığını, kazadan bağımsız olarak davacının başından geçen diğer olayların değerlendirilmeye dahi alınmadığını, hesap raporunda doğrudan pasif dönem için de hesaplama yapılması hatalı olduğunu, meslekte kazanma gücünün % 60 veya 2/3'ün altında bir oranla yitirilmesi halinde pasif dönemin gerçek zarar hesabından dışlanması gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamayı kabul anlamına gelmemekle, bakiye ömür sürelerinin tespitinde TRH yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, bakiye ömür sürelerinin tespitinde PMF Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, kusur raporunda müvekkili  ... 'in % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini ancak bunun kabul edilemeyeceğini, davacının mezkur kazaya ağır kusurlu davranışlarıyla sebebiyet verdiğini, davacının KTK'nın 68/1b-3, KTK m.74, KTY m.138/1b-3 hükümlerini açıkça ihlal ederek kendi can güvenliğini tehlikeye attığı, göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediği, güvenli geçiş kurallarına uymadığı, bu sebeple de KTY m.109/1-d hükümlerine göre müvekkiline kusur izafesinde bulunulmasının mümkün olamayacağını, davacının dosyada aldırılan bilirkişi raporları sonrası sürekli değişen, çelişkili ve gerçek dışı beyanlarının kötü niyetli olduğunu, davacının, kendi kusurundan dolayı zarara uğramış olması bir yana, uğramış olduğunu iddia ettiği haksızlığın giderilmesinden ziyade zenginleşme gayesi ile işbu davayı ikame etmesinin hakkın açıkça kötüye kullanıldığını bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/06/2022 tarih, 2020/497 Esas 2022/533 Karar sayılı kararı ile, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili, davalılar ...  AŞ ile  ...  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008  ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/09/2013 - 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.Somut olayda, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacının maluliyet oranın tespitine ilişkin 08/04/2021 tarihli raporda davacının vücut genel çalışma gücü kayıp oranının %2 oranında kaybettiğinin, trafik kazası nedeniyle davacının mutat iş ve gücünden kaldığı sürenin 3 ay olduğunun rapor edilmiş olduğu bildirilmiştir.  ...  Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınmış olan 08/04/2021 tarihli raporun, 23/11/2018 tarihinde yürürlükte olan  \"Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"  değerlendirilmek suretiyle tesis edilmiş olduğu anlaşılmış olup, taraf vekillerinin maluliyet raporuna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.Trafik kazasına dayalı alacak, trafik kazasının meydana gelmiş olduğu tarih itibariyle muaccel olur. Ancak trafik kazasında düzenlediği poliçe nedeniyle sorumluluğu olan sigorta açısından sorumluluk haksız fiil sorumluluğu olmadığından, poliçeye dayalı alacak yönünden sigortaya başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü geçtikten sonra alacak muaccel hale gelecek, başvuru yapılmaması ya da başvuru yapılmasına rağmen birtakım belgelerin sigortaya temin edilerek verilmemiş olması sonucunda dava açılması halinde ise sigorta açısından dava tarihi itibariyle alacak muaccel hale gelecek ve faiz bu muaccel tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.Somut olayda, trafik kazasından doğan alacağın kaza tarihi itibariyle muaccel olduğu ve davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olduğu dikkate alınmak suretiyle, alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken; davacı vekilinin dava dilekçesinde 1.500-TL sürekli işgöremezlik tazminatı alacağına tüm davalılar yönünden 20/03/2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edilmesi ve davacı vekilinin 25/04/2022 tarihli ıslah dilekçesinde de ıslahla artırılan 40.732,03 TL'lik kısma kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep edilmesi hususu dikkate alınarak, HMK'nın 26.maddesinde düzenlenen \"taleple bağlılık ilkesi\" gereğince, istinaf eden davalılar yönünden alacağın 1.500-TL'lik kısmına 20/03/2020 tarihinden itibaren, (14.077,34 TL-1.500-TL=12.577,34 TL) 12.577,34 TL'lik kısma kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, 14.077,34 TL'ye istinaf eden davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalılar vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu görülmüştür.Sigortanın davalı olması otomatik olarak trafik kazasını ticari iş haline getirmeyecek olup, trafik kazasına karışan aracın ticari olup olmadığına bakılacak, aracın ticari olması halinde alacağa ticari avans faiz oranları, aracın ticari olmaması halinde ise alacağa yasal faiz oranları uygulanacaktır. İşletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir.Somut olayda, aracın davalı ... . AŞ'ye ait ve ruhsatında hususi otomobil olduğunun anlaşılmakla birlikte; dosya kapsamından aracın ticari amaçla kullanıldığı anlaşılamadığından, mahkemece yasal faize hükmedilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.<br>Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, ancak faiz başlangıcında hata edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine, davalılar ...  AŞ ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davalılar ...  AŞ ve ... 'in ödeyeceği faiz yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;<br>A-) Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br> Davalılar ...  AŞ ve  ... 'in istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,<br>B-)  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/497 Esas 2022/533 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,<br>1-) Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davasının reddine, <br>2-) Davacının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; 14.077,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin poliçe limiti sınırlı tutulmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalılar ...  AŞ ve  ... yönünden alacağın 1.500-TL'lik kısmına 20.03.2020 tarihinden, 12.577,34 TL'lik kısma kaza tarihi olan 26.12.2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3-) Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davası yönünden alınması gerekli 80,70 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 54,40 TL ve ıslah harcı 700,00 TL'nin mahsubu ile  davacının peşin harcının mahsup sonucu 673,70 TL kaldığının tespitine,<br>4-) Kısmen kabul ile sonuçlanan sürekli iş göremezlik davası için alınması gereken 961,62 TL harçtan davacı tarafın 673,70 TL peşin harcının mahsubu ile eksik 287,92TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın kabul ve red oranına göre  424,90 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan ve 895,10 TL'sinin davacıdan  alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>6-)Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 54,40 TL, peşin harç 54,40 TL, ıslah harcı 700,00 TL davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>7-) Keşif harcı 384,90 TL, keşif araç ücreti 150,00 TL, tebligat ve müzekkere gideri 265,00  TL, bilirkişi ücreti 1.300,00 TL olmak üzere toplam 2.099,90 TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 713,66 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>8-)Davalı  ... 'in gider avansından harcanan tebligat ve posta gideri 96,90 TL, Ankara  ATK rapor ücreti 723,00 TL, bilirkişi ücreti 103,00 TL olmak üzere toplam 922,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 625,81 TL'sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine, artan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, <br>9-)Davalı ...  A.Ş'nin gider avansından harcanan tebligat ve posta gideri 53,00 TL, bilirkişi ücreti 1.897,00 TL olmak üzere toplam 1.950,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.322,29 TL'sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine, artan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, <br>10-)Davalılar  geçici iş göremezlik tazminatı davası yönünden kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 1.500,00  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, <br>11-) Davacı sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, <br>12-) Davalılar sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, <br>13-)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  ilgili tarafa resen iadesine,<br>C-)  Davacının istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla;<br>1-) Alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile  eksik kalan 189,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-) Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Ç-) Davalılar ... . AŞ ve ... 'in istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla;<br>1-) İstinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine,<br>2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-) Davalılar tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 215,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 435,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>D-) 1-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1,2. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay  nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/10/2023<br>\t\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bc2aff2ea54186a","SID":"1c1c6419d85b7910"}}