{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/2370 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2179<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2022/838 Esas 2023/309 Karar <br>KARAR TARİHİ\t: 13/04/2023<br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ : 31/10/2023<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br><br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/11/2013 tarihinde 8.45 sularında Yeşillik caddesi üzerinde davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka nolu aracın karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini,  %85 oranında kalıcı özürlü kaldığının tespit edildiğini,  ... plaka  sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin vücudunda gerçekleşen kırıklar ve yatağa mahkum olarak yaşayacak olması ve vücut bütünlüğüne  gelen anatomik değişme ve bozulmalarının, kafa tasında oluşan zarar neticesinde konuşma ve anlatma  güçlüğü çekmesi, ruhsal bütünlüğünü de etkileyeceğini, müvekkilinin ruhsal dengesinin bozularak büyük üzüntü ve acıya  neden olduğunu belirterek, fazlaya  ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama  giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. \t<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı  ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili .... nezdinde P-0054709853-1 nolu Trafik Sigorta Poliçesi ile 16.03.2013 - 16.03.2014 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili  şirketin Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limitinin (Sakatlanma ve Ölüm Kişi Başına-250.000,00-TL) ile sınırlı olup sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu,  davacının sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararının kanıtlaması gerektiğini, zararın kanıtlanamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını   savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  trafik kazası tespit tutanağına ve bu tutanakta belirtilen kusur durumuna itirazlarının bulunduğunu, daimi maluliyet tazminat taleplerinin tespiti için öncelikle tarafların kusur durumlarının kesin olarak belirlenmesi gerektiğini,  davacının maluliyet oranının tespiti için dava dosyasının ve davacının Adli Tıp İhtisas Kurumuna sevk edilerek buradan bir rapor alınması gerektiğini, kusur ve maluliyet oranlarının bu şekilde tespiti neticesi ile iş gücü kaybına ilişkin hesaplama yapılmasını talep ettiğini   savunarak davanın reddini istemiştir. <br>DELİLLER                                :<br> İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/193 Esas 2017/219 Karar sayılı dosyası, Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi ,İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05/11/2018 tarihli rapor,  Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 08/12/2016 tarihli rapor,  tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları,  tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM   SAFAHATI VE KARARININ ÖZETİ       :<br> İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/191-71 Esas- Karar sayılı dosyasında 12/05/2015 tarihli kararı ile görevsizlik kararı ile dosya  İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' ne  gönderilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi' nin 07/05/2019 tarihli  2015/712 Esas - 2019/544 karar sayılı ilamı ile \" davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 150.000,00 TL  manevi  tazminatın kaza tarihi olan 18.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalı ...'tan  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve tedavi amaçlı yol gideri ile bakıcı üceretine ilişkin maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara davacı ve davalı ... ' in istinaf  başvurusu üzerine  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi  11. Hukuk Dairesi'nin 2019/2851 esas, 2022/1284 karar sayılı, 22/09/2022 tarihli kararı ile  \" taraflara ilişkin usulüne uygun zabıta araştırması ile ekonomik ve sosyal durumları araştırılmaksızın karar verilmesi yerinde görülmediği, kabule göre yapılan değerlendirmede; davanın maddi ve manevi tazminat istemi yönünden açılmasına rağmen ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu hükümde (4) numaralı bentte yargılama giderlerinin münhasıran maddi tazminata yönelik yapıldığının kabulü doğru görülmediği,\" gerekçesiyle kaldırılmıştır. <br>Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;  maddi tazminat davası yönünden verilen hüküm kesinleştiğinden maddi tazminat talebi hakkında yeniden hüküm kurulmadığını , davacının sürekli maluliyeti ile sonuçlanan kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasında davalı sürücü ...'un tamamen kusurlu olması, davacının beyin zedelenmesi ve %100 oranında maluliyeti oluşacak şekilde yaralanması, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların istinaf ortadan kaldırma kararından sonra alınan ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin araştırma tutanakları ve Uyap sisteminden yapılan malvarlığı sorgulama sonuçları, davacının, yaralanması nedeniyle çektiği elem ve ızdırap nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği gerekçesi ile  maddi tazminat isteği hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının manevi tazminat davasının  kısmen kabulü  ile 150.000,00 TL  manevi  tazminatın kaza tarihi olan 18/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalı ... 'tan  alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkemece takdir edilen manevi  tazminatın hak ve nesafet ölçüsünde yeterli miktarda olmadığını, talepleri gibi 200.000,00 TL üzerinden manevi tazminata hükmolunmasını, ayrıca kendilerinin davadan feragatlerinin sadece maddi tazminata yönelik olduğunu, bu sebeple aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, ayrıca manevi tazminat yönünden yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan bahisle   talepleri doğrultusunda daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi şeklinde  yeniden karar verilmesini, manevi tazminat yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ya da bu hususların görüşülmesi için dosyanın yerel mahkemeye tekrar gönderilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.<br><br><br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, haksız fiil niteliğinde meydana gelen yaralamalı  trafik kazası nedeniyle    maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. <br>İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle maddi tazminat istemi yönünden yeniden karar verilmesine  yer olmadığına  manevi tazminat isteminin kısmen  kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili manevi tazminat isteminin tam kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf isteminde bulunmuştur. <br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun  357. maddesine göre de İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br> 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. 56/2. fıkrası gereğince ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.<br>Somut olayda 18/11/2013 günü saat 08:00 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki \"...\" plaka sayılı kamyonet ile Yeşillik caddesini takiben Gaziemir istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde tek yönlü yolun sağ şeritin bitişiğindeki şeritten kontrolsüzce geri manevra yaptığı sırada, seyir yönüne göre sağ taraftan yola giren ve aracın geri manevra yaptığı şeride kadar yürüyüşünü sürdüren yaya ...'e çarpması neticesi dava konusu kaza meydana gelmiştir.<br> Kural olarak 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır.<br>İzmir 4. ACM'nin 2016/193 esas  2017/219 karar sayılı  10/03/2017 tarihli kararının incelenmesinde; katılan ...'e karşı, sanık ...'un taksirle yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde;  sanığın olay tarihi olan 18/11/2013 günü sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile tam kusurlu olarak  Yeşillik Caddesi No: 306/1 önünde 2. Şeritte Merkez istikametine doğru  geriye manevra yaparken kamyonetin arka kısmı ile karşıdan karşıya geçmeye çalışan müşteki ... 'e çarparak katılanın yaşamını tehlikeye sokacak sağ ve sol kolda kullanım zorluğuna, konuşmasında  sürekli zorluğa, sağ kolda kemik kırığına, gelişen sağ kol ve bacak güç kaybı ve yürüme bozukluğunun iyileşmesi mümkün olmayan hastalığa sebep olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğin 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf isteminin reddi kararı ile   05/10/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da ; Davalı sürücü ...' un  yönetimindeki kamyonetle, tek yönlü taşıt trafiğine açık Yeşillik caddesinde ve sağ şeridin bitişiğindeki şerit üzerinde arka tarafı gerektiği şekilde kontrol etmeden ters yönde geri manevra yapmış bu tavrı ile seyir yönüne göre sağ taraftan manevra yaptığı şeride giren davacı yaya ... farkedemeyip kamyonetin arka kesimi ile çarparak meydana getirdiği kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla asli derecede tamamen kusurlu olduğu , davacı yaya ... ' in  tek yönlü taşıt trafiğine açık yola sol taraftan gelen taşıt trafiğine kontrol ederek  karşı tarafa geçmek üzere yola girip , bu tavrı ile taşıt trafiğine ters yönde geri manevra yaparak gelen kamyonete karşı önlem alabilmesi mevcut olay şartlarında mümkün olmadığı anlaşılmakla karıştığı kazanın meydana gelmesinde etken hatalı tutum ve  davranışı bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığı mütalaa edilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince de davalının tamamen kusurlu olduğu kabul edilmiştir. <br>Trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybı olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme ise ATK ihtisas dairesi veya Üniversite hastahanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların kişinin şikayetleri dikkate alınarak Adli Tıp uzmanı ya da uzmanları tarafından kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenmesi gerekir. <br>Somut olaya gelince Felsefe öğretmeni olan ancak olay tarihinde satış elamanı olarak çalışan 1969 doğumlu davacının , davalının geri manevra yaptığı  aracının  çarpması ile kasasındaki metal parçanın başına  isabet ettiği , ambularısla Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü , 35 gün Anestezi Yoğun Bakım Ünitesinde, 10 gün kadar Beyin Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesinde ve kısa bir süre de Beyin Cerrahisi Servisinde kaldığını, kafa travmasından sonra sekel olarak kalan Frontal Lob Sendromu ile  günlük yaşam aktivitelerinin ileri derecede bozulduğu ,  meslekte kazanma gücünde azalma oranının % 100 olduğu ve daimi olarak bakıma muhtaç olduğu belirlenmiştir. <br>  6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br> Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, olay tarihindeki yaşı, davalının %100 oranında asli kusurlu bulunulması, yaralanmanın niteliği,yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde , manevi tazminat isteminin tam kabulüne karar verilmesi  somut olaya ve hakkaniyete  uygun olacağından İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarı  az olmakla davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.<br>İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı  sonrasında  hükümde  \"Davacının, maddi tazminat davası hakkında verilen mahkememizin 2015/712 esas, 2019/544 karar sayılı 07/05/2019 tarihli ilk hükmü istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğinden, maddi tazminat isteği hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,\" yazılmış  ilk karara karşı sadece manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de ,  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararında maddi ve manevi tazminat ayrımı yapılmaksızın kararın esası  incelenmeden kaldırılmasına karar  verildiğinden maddi tazminat isteminin feragat nedeni ile reddi yönünde yeniden hüküm kurulması gerekmekle , hüküm kısmı resen düzeltilmiştir, <br>Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle  davacının, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve tedavi amaçlı yol gideri ile bakıcı üceretine ilişkin maddi tazminat davasının feragat nedeniyle  reddine , Davacının manevi tazminat davasının  kabulü  ile 200.000,00 TL  manevi  tazminatın kaza tarihi olan 18/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalı ...'tan  alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M      : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE,  <br>2-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/838 Esas 2023/309 Karar sayılı 13/04/2023  tarihli kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacının, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve tedavi amaçlı yol gideri ile bakıcı üceretine ilişkin maddi tazminat davasının feragat nedeniyle  REDDİNE,<br>b)Davacının manevi tazminat davasının  kabulü  ile 200.000,00 TL  manevi  tazminatın kaza tarihi olan 18/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalı ...'tan  alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>c)Davacı tarafından peşin yatırılan   686,52 TL'den  alınması gereken 13.662‬,00 TL karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye  12.975,48‬ TL harcın davalı ...'ten alınarak  Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 686,52 TL karar ve ilam harcının ... 'ten  alınarak davacıya verilmesine, <br>ç)Davacı tarafından yapılan  395,00 TL yargılama gideri ve 30,00 TL gerekçeli kararın tebligat masrafı olmak üzere toplam 425,00 TL'nin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,<br>d)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>e)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden  32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 20,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Artan gider avanslarının  yatıranlara iadesine,<br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 31/10/2023  tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17a30de2af5353d1","SID":"d1a35987384d49ac"}}