{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/406 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/689<br>DAVA\t: Genel kurul kararlarının iptali<br>DAVA TARİHİ\t: 07/04/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 25/10/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel kurul kararlarının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özet;  davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının sahtecilik yaparak 31/07/2008 tarihli bir genel kurul toplantısı yaparak şirketin tasfiyesine karar verildiğini, davacının da sanki toplantıya katılmış gibi gösterildiğini, oysa hazirun cetvelindeki imzanın davacıya ait olmadığını, imzanın sahte olduğunu, davacının toplantıdan tesadüfen haberdar olduğunu, toplantının duyurulmadan yapıldığını, diğer ortakların .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyasında sahtecilik suçundan mahkum olduğunu, bu nedenle anılan toplantının ve kararların TTK'nın 447. Maddesi uyarınca batıl olduğunu beyanla, tasfiye sonunda da davacıya bir pay ödenmediğini, davalı şirketin 31/07/2008 tarihli Olağan genel kurul toplantısının ve kararların iptaline, şirket ünvanındaki Tasfiye Halinde ibaresinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı taraf tebligata rağmen bir cevap vermemiştir.<br>Ceza dosya örneği dosyamız arasına alınmış, incelenmesinde, davacının sahtecilik iddiasıyla 2014 yılında emniyete başvurup müşteki sıfatıyla ifade verdiği ve bu tarihte toplantıdan ve alınan kararlardan haberdar olduğu anlaşılmıştır.<br>Şirketin ilgili sicil kayıtları dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.<br>İncelenen dava konusu genel kurul toplantı tutanağından; şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına, şirket yönetici ve denetçilerinin ibrasına yönelik karardan başka bir karar alınmadığı, davacının da toplantıya katılmış gibi oybirliğiyle karar alındığının yazıldığı, bakanlık temsilcisinin de hazır bulunduğu görülmektedir. Davacı, anılan toplantıya katılmış olsa da TTK'nın 529/1-d  maddesi yollamasıyla TTK'nın 421. Maddesindeki yeterli çoğunluğun oluştuğu anlaşılmaktadır.<br>... Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporları ve gerekçeli karardan, davacı adına atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.<br>Dava, davalı şirketin 21/07/2008 tarihli genel kurul toplantı ve kararlarının mutlak butlanla malül olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>Davacının iddiasına göre, alınan kararlar TTK'nın 447/1. Maddesi uyarınca batıldır. Davalı şirket 28/03/2005 tarihinde kurulmuş, davacı da şirkette %20 oranında hissedardır.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 2020/... Esas 2020/... karar sayılı ilamı ile; \"Her ne kadar davacı taraf genel kurula davet edilmediğini ve sahtecilik yapıldığını iddia etmiş ise de, yapılan usulsüzlüğün TTK'nın 446/1-b. Maddesi uyarınca iptale tabi olduğu, tasfiye kararı alınmasının TTK'nın 447. Maddesinde belirtilen yasaklanmış fiil veya kararlardan olmadığı anlaşılmıştır. İptal davası, TTK'nın 445. Maddesi uyarınca üç aylık yasal hak düşürücü sürede açılmalıdır. İş bu dava ise, iptale konu toplantıdan yaklaşık 12 yıl sonra açılmıştır. Bu durumda hak düşürücü süre geçmiş olup, davanın reddi gerektiği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Mahkememizce verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine ... Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin  2021/... Esas sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>İstinaf kararının temyizi üzerine, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı ilamı ile; \"6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesi çağrısız genel kurul usul ve hükümlerini belirler. Buna göre bütün pay sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabilir. Diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir. Tek bir payın sahibi veya temsilcisi bulunmaz veya toplantıyı terk ederse ya da katılıp toplantı şekline itiraz ederse,  genel kurul gidişatını etkileyebilecek durumda olup olmaması  durumu değiştirmez  O halde 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesi öngörülen iki şart gerçekleşmeden yapılan genel kurul hukuken yoktur ve alınan karar da yoklukla maluldür. Bu durumda, somut olayda, davacı toplantıya katılmadığını, kendisinin toplantıya katılmış gibi gösterildiğini ve kendisi adına imza atıldığını iddia edip mahkemece bu husus kabul edildiğine göre, yasada öngörülen çağrı usulüne ilişkin bir işlem yapılmamış olup 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesindeki şartlar gerçekleşmemiş olmakla söz konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla  malül olduğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.\" gerekçesiyle bozularak dosya mahkememize gönderilmiştir.<br>Mahkememizce dosya yukarıdaki esasa kayıt edilmiş ve taraflara tebligat yapılmıştır.<br>Davacı vekili duruşmada, bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı şirketin 21/07/2008 tarihli genel kurul toplantı ve kararlarının mutlak butlanla malül olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>Mahkememizin 08/01/2021 tarih ve 2020/... esas 2020/... sayılı kararının Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 14/03/2023 tarih ve 202/... essa 2023/... sayılı ilamıyla bozularak mahkememizin yeni esasına kaydı yapılmıştır.<br>Uyulan Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 14/03/2023 tarih ve 202/... esas ve 2023/... karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, çağrısız genel kurul toplantı şekline aykırı olarak yapılan genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olup, süre şartına tabi olmadan her zaman bu hususun ileri sürülmesi mümkün olduğu anlaşıldığından ve davacının talebinin bu nedenle haklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :<br>1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davalı şirketin 21/07/2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla  malul olduğunun tespitine, ticaret sicil kayıtlarının buna göre düzeltilmesine,<br>2-Alınması gerekli karar harcı 269,85 TL olup, peşin alınan 54,40 TL mahsubu ile, kalan bakiye  215,45‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Yargılama nedeniyle harcanan 108,80 TL harç ve 528,80 TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,<br>4- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT gereğince 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/10/2023<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9dcbf6b3c2da476d","SID":"362c821d8b7289a0"}}