{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2021/976 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/708<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 13/09/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 09/10/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkette 1.545.253,90 TL/35.000.000 TL oranla hisse sahibi olduğunu, davalı şirketin, 30/09/2021 tarihinde 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının yapıldığını,  Müvekkiinin, Genel Kurulun yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddesinin ve kar payı dağıtılmamasına ilişkin 7. Maddesine red oyu kullandığını ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirildiğini, davacının, davalı şirkette çalışan olduğunu ve şirketin yönetim kurulunun, 30/06/2021 tarih, ... yev. numaralı kararı ile, personellerin iş akitlerinin İş Kanunu 17, 18, 19 maddeleri gereğince (iş akdinin geçerli sebeple tazminat alacaklarının ödenerek feshedilmesine ilişkin madde) feshedilmesine karar verildiğini, işten çıkışa dair davalı tarafında 385.394,52 TL tutarlı Ücret Bordrosu verildiğini ancak ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması üzerine, Büyükçekmece .... İcra Md. ... E. sayılı icra dosyası ile takibe geçildiğini ve davalının takibe itirazı üzerine, Bakırköy .... İş Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, müvekkilininin davalının ve diğer dava dışı hissedarların, dava dışı .... Teknoloji A.Ş. şirketindeki hisselerinin, dava dışı ...a 15/01/2019 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile, devredildiğini, sözleşme ile sözleşme bedeli, tüm hissedarlar adına davalı ... ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı ...'ın, davacı adına hisse devir bedelini tahsil ettiğini ancak müvekkiline ödemediğini, Büyükçekmece .... İcra Md. ... E. sayılı dosyası ile, hisse devir bedelinin tahsili talebiyle icra takibine geçildiğini, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davalı şirketin, davacının hissesinin devir bedelini davacı adına tahsil  ettiğini ancak davacıya bu bedelin ödenmediğini, davacının işçilik alacağı, hisse devir alacağı yönetim kurulu kararına rağmen ödenmediğini, bu nedenle yönetim kurulunun yükümlülüklerini yerine getirmediğin, ibraya dair verilen kararın iptalinin istendiği, şirketi genel kurul toplantısının 7.maddesi ile kar dağıtımına ilişkin oy çokluğu ile alınan kararda, davacının muhalefet şerhinin tutanağa geçildiğini, genel kurulda alınan karar ile dayanaksız olarak davacının kar payının dağıtımına sınırlama getirildiğini, bu nedenlerle, Genel Kurulun yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddesinin ve kar payı dağıtılmamasına ilişkin 7. Maddesinin iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep ve dava edildiğini anlaşılmıştır.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; genel kurulun yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4.maddesinin iptalini gerektirir hukuki sebep bulunmadığını, 30.09.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların iptalini gerektirir ya da eksiklik içerir bir şey olmadığını,  davacının muhalefet şerhlerinin 2020 yılına ilişkin olmadığını, genel kurul çağrıları usule uygun olarak ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... sayılı sayfasında ilan edildiğini, tüm pay sahiplerine 09.09.2021 tarihinde iadeli taahhütlü davet mektubu gönderilmek suretiyle bildirildiğini, davacının 2020 yılına ait genel kurul kararının iptalini istediğini, davacının işçilik alacaklarının ödenmediği talebinin 2021 yılına ait alınan kararlar olduğunu bu nedenle bu iddialarının davanın konusuna girmediğini, yönetim kurulu üyeleri kanundan ve ticari hayatın gereklerinden kaynaklanan yükümlülüklerine uygun davrandığını, davacı tarafın iddialarının soyut ve dayanaksız kaldığını, yönetim kurulu üyelerinin dikkat özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini bu nedenle davacının genel kurul 4.maddesinin iptali talebinin reddini talep ettiklerini, Karar yeter sayıları ve kar dağıtımına ilişkin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hükümler esas alınmak suretiyle şirketin 2020 yılı net karından yedek akçelerin ayrılması sonrasında toplamda 5.882.352,94 TL kar dağıtımı yapıldığını, kar payı dağıtımında hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı yanın kar dağıtımın keyfiyetle yapıldığı,  dürüstlük kuralına aykırı  ve kötüniyetle  karar alındığı beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle  genel kurulun kar dağıtımına ilişkin 7.maddesinin iptalini gerektirir hukuki sebep bulunmadığını ve bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, 30/09/2021 tarihinde yapılan davalı ...'nin  2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararlardan; 4. ve 7. maddelerinde yer alan kararların  iptali istemine ilişkindir.<br>TTK'nın 445. maddesi uyarınca, \"446.maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler.\"<br>TTK'nın 446. Maddesinde de iptal davası açabilecek kişiler sayılmış olup buna göre, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına veya oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir.  <br>Dosyaya gelen Ticaret Sicil Müdürlüğü davalı şirkete ait sicil kayıtları, davalı şirkete yazılan müzekkere ile verilen yazı cevabı ile 30/09/2021 tarihli 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağı hazirun cetveli, muhalefet şerhi tutanağı kayıtları dosya içerisine alınmış ve incelenmiştir.<br> Taraf vekillerinin beyanları ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiş ve  iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.<br><br> Bilirkişi heyetinin 23/08/2022 tarihli raporunda özetle; davalı şirket tarafından ibraz edilen 2020 yılı E-Kebir, E-Yevmiye defterleri ile bu defterlere ait açılış ve kapanış E-beratları ve envanter defterinin açılış noter tasdiklerinin yasal süresinde olduğu, davalı şirketin 2020 yılları ticari defterlerinin TTK m. 64/3 hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş ve kendi lehine delil olma (HMK m. 222/2) özelliğine sahip olduğu,  mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu davalı şirketin 2020 yılında gerek net satışlarını, gerekse kârını artırdığı, defter ve belgeler ile beyannameler arasında herhangi olumsuz bir hususa rastlanmadığı, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddenin iptaline gerekçe gösterilen hususların birinin 2019 yılına, diğerinin 2021 yılına ait olduğu, kaldı ki gerekçe olarak ileri sunulan her 2 hususun da dava sürecinde olduğu, dolayısıyla doğrudan 2020 yılı faaliyetlerine ilişkin olmayan ve aynı zamanda dava sürecinde bulunan hususlarda yapılacak mali incelemenin görevlendirme sınırlarımızı aşacağı, kısmi kâr dağıtımı kararının hukuki mahiyet arz etmesi nedeniyle, bu konuda mali yönden bir incelemenin yapılamayacağı, davalı şirketin defter, belge, yıllık kurumlar vergisi beyannameleri ve detaylı mizanları üzerinde yapılan karşılaştırmalarda 2020 yılı mali tablolara ilişkin herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadığı, ibraz edilen defter, beyanname, mizan, bilanço ve belgelerin birbirlerini doğruladıkları, davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dava konusu olayda ibra gündemde ayrı bir madde olarak yer aldığından “açık ibra”'nın söz konusu olduğu, salt “kötü yönetim”den bahisle ibra kararının kanuna aykırı ve dolayısıyla iptal edilebilir olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, şirket'in elde ettiği karın tamamını dağıtma yönünde karar almak zorunda olmadığı, dava konusu genel kurulda, Şirket'in 2020 yılı net karından yasal yedek akçeler ayrıldıktan sonra sadece bir kısmının dağıtılmasına, bakiye tutarın ise geçmiş yıl karları hesabında muhafazasına karar verildiği, anonim şirket, kanunda ve esas sözleşmede ayrılması zorunlu olan yedek akçelere ek olarak TK m. 523/2-3 hükümlerinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla ayrıca yedek akçe ayırma imkanına sahip olduğundan, iptali talep edilen (7) nolu genel kurul kararında kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, (7) nolu genel kurul kararının dürüstlük kuralına da aykırı olmadığı görüş ve kanaati rapor edilmiştir. <br>Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı sonrasında yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.<br>10/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;  davalı 2020 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2020 yıl Olağan Genel Kurul toplantı tutanağında kar dağıtımının görüşülmesi ile ilgili 7.maddeye göre, Şirket'in 2020 yılı net karından, yasal yedek akçeler ayrıldıktan sonra 5.882.352,94 TL'nin (beş milyon sekiz yüz seksen iki bin üç yüz elli iki Türk Lirası doksan dört Kuruş) dağıtılmasına ve 2020 karından kalan bakiye tutarın ise geçmiş yıl karları hesabında muhafazasına ... ve ....'in ret oylarına karşı oy çokluğu ile karar verilmiş olduğu, bu toplantıda, Şirket pay sahiplerinden ... söz alarak: \"Şirket'in sınırlı kar dağıtımı ile ilgili olarak geçmişte kar dağıtımı vergiye tabi değildi ancak yeni düzenlemede stopaj vergisine tabidir. Şirket'in yatırım ihtiyacına ilişkin olarak açıklama yapılmamıştır. Kar dağıtımının sınırlı tutulması ortakları zarara uğratmak içindir, karın tamamının dağıtılması gerekmektedir.\" demiştir. Şirket pay sahiplerinden ... söz alarak; \"Bu konuyla ilgili olarak Şirketin hali hazırda kesinleşmemiş ve bilançoda resmi olarak karşılık ayrılamayan çeşitli riskler bulunmaktadır.Kar dağıtımının yapılmamasının nedeni pandemi şartlarına, dalgalı döviz riskine ve diğer risklere (Cezayir riski ve diğer yurt içi ve yurt dışı riskleri) karşılık başiretli tacir olarak hazırlık yapmaktır. Bu risklerin olduğu noktada bütün karın dağıtılması şirketin işletme sermayesini riske sokabileceği gibi şirketin ileriye yönelik işleyişini de ciddi risk altına alabilecektir. Şirketin yönetimi ile ilgili olan kişiler bu süreçleri çok yakından takip etmekte ve şirketin geleceğine yönelik hazırlık yapmaktadır. Yatırım ile ilgili olarak ise piyasa şartları öngörülerek temkinli olarak gerek şirket nezdinde gerekse de iştirak şirketleri nezdinde bazı yatırımların yapılması planlamaktadır. Söz konusu yatırımların bir kısmı 2021 yılı kapanmadan bazıları ise önümüzdeki yıllarda yapılması planlanmaktadır.\" Demiş olduğu görülmekte olduğu, ancak şirketin bütün karının dağıtılmasının davalı şirketi ciddi risk altına sokabileceği veya yeni yatırımların yapılacağı ile ilgili bir belgeye rastlanmamış olduğu, ispata muhtaç olduğu, Davalı şirketin Cari Oran ve Net İşletme Sermayesi oran ve değerlerine göre,  işletmenin Dönen Varlıklarının Kısa Vadeli Borçlarını ödemeye yeterli olduğu, davalı şirketin 2020 yılı kar payının tamamını dağıtmasının şirketin geleceği ile ilgili bir problem oluşturmayacağı kanaatine varılmış olduğu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptali şartlarının oluşmadığı, buna karşılık kar payı dağıtılmamasına ilişkin alınan kararın iptali şartlarının oluştuğu görüş ve kanaati rapor edilmiştir. <br>Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde:<br>Davacının; davalı ...'nin  ortaklarından olduğu, 30/09/2021 tarihinde 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantısına katıldığı, iptal davası için aranan üç aylık hak düşürücü süre içinde  davayı açtığı anlaşılmıştır. <br> TTK'nın 446 maddesi gereğince tapolantıda hazır bulunan ortağın alınan karara red oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartıdır. (Yargıtay 11. H.D.'nin 18/11/2020 tarihli 2020/537 Esas-2020/5167 Karar sayılı ilamı v.d.) davacının 30/09/2021 tarihli davalı şirketin olağan genel kurul toplantısına katıldığı, muhalefet şerhini de tutanağa geçirdiği, dava şartının yerine geldiği anlaşılmıştır. <br>Yönetim Kurulu üyelerinin ibraza ilişkin alınan karar incelendiğinde anonim şirket bir sermaye şirketi olup kararlar esas itibari ile çoğunlukla alınmaktadır. Davacının hissesinin küçük bir miktar olduğu, dava konusu kararın ise sermayenin önemli bir çoğunluk oranı ile alındığı, her iki bilirkişi heyet raporlarınna yapmış olduğu tespitler ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtları usulüne göre tuttukları şirketin önemli oranda kar payı elde ettiği, yönetim kurulu üyelerinin şirketi kötü yönettiklerini söylenemeyeceği yönetim kurulunun, genel kurlun devredilmez yetkisinin elinden alındığı, gerekli bilgilendirmenin yapılmadığı yönündeki iddianın yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacının yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br> Karın dağıtılıp dağıtılmayacağı, dağıtılacak ise ne ölçüde dağıtılacağı konusunda takdir genel kurula aittir, genel kurul dağıtılabilir kardan TTK 523 / 2 madde hükmüne göre yedek akçe ayırabileceği gibi belirli şartlar altında bu karın esas sermayeye eklenmesine de karar verebilir.  Ancak emredici kanun hükümlerine riayet etmek gerekir.  Vergi, fon, kanuni yedek akçe gibi emredici kanun hükümleri ile belirlenmiş ayrımların yapılması gerekir. Bunun yanında esas sözleşme hükümleriyle kar dağıtımı konusunda bazı prensipler belirlenmişse genel kurul bunları da bertaraf edemez.  Ayrıca  genel kurulun takdirine bırakılan ayrımlar konusunda da genel kurulun takdir hakkını sınırlayan ilkeler söz konusudur. Bunlar kanun ve esas sözleşmede düzenlemeler dışında objektif iyi niyet kuralları ile şirketin devamlı gelişmesi ve istikrarlı kar dağıtımı bakımından gerekli olan işlemlerdir. Cevap dilekçesi ve dosyaya gelen beyanlar ve kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde şirketin karının dağıtılmasının davalı şirketi ciddi risk altına sokabilecek durum oluşturacağı veya yeni yatırımlar yapacağı ile ilgili bir belgeye rastlanmadığı, bunu durumun davalı tarafça ispata muhtaç olduğu davalı vekilinin cevap dilekçesi ve 02/08/2023 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu Cezayir Makamları vergi evrakları ile borcun 2018 yılı için olup ertelenmesine karar verildiği  davalı şirketin cari oran ve net işletme sermayesi olan değerlerine göre işletmenin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını ödemeye yeterli olduğu tesbitlerini yapan ikinci bilirkişi heyetinin raporuna itibar edilerek davacının kar payı dağıtılmamasına ilişkin alınan kararın iptali şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile;<br>-Davalı ... Sanayi A.Ş.nin 30.09.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddenin iptali talebinin REDDİNE,<br>-Davalı ... Sanayi A.Ş.nin 30.09.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurulunda kar dağıtımına ilişkin 7. maddenin İPTALİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam hacından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile 210,55‬-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvuru harcı, 59,30-TL peşin harç toplamı olarak 118,40-TL hacın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan toplam 7.082,10-TL yargılama giderinin(bilirkişi ödemeleri+tebligat+posta masrafları) davanın kabul red oranı dikkate alınarak hesap edilen 3.541,05‬-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,<br><br>Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu  açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/09/2023<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9dc739a2183ef19e","SID":"8a47ec99fe2ff109"}}