{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/989 - 2023/1129<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2023/989  Esas<br>KARAR NO\t: 2023/1129      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t  \t (Başvurunun esastan reddi /HMKm.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/280 Esas (DERDEST)<br><br>İHTİYATİ HACİZ <br>TALEP EDEN DAVACI \t :<br>VEKİLİ\t\t\t<br>DAVALILAR \t\t\t<br>BİRLEŞENDAVANIN<br>KONUSU\t                        : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali <br>TALEP\t                        : İhtiyati Haciz <br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/10/2023<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine birleşen dosyalarda açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davalarında mahkemece davacı vekilinin asıl ve birleşen dosyadaki ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından asıl dava dosyasına verilen dava dilekçesinde özetle; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 29/04/2013 tarihinde birim fiyat teklifi almak suretiyle ihalesi yapılan Edirne ilinde \"Hamzadere Barajı Sulaması Yapımı İşi\"nin davalı adi ortaklık uhdesinde kaldığını, müvekkili şirket ile davalı adi ortaklık arasında ise \"Hamzadere Barajı Sulaması Yapım İşi\" konusunda 07/10/2013 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin bedelinin 19/08/2013 tarihli birim fiyat sözleşmenin idarece hazırlanmış birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için davalı yüklenicilik tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı olan 214.931.714,39 TL bedel üzerinden akdedildiğini ve iş sahibi idarenin 25/11/2013 tarihli yazısı ile müvekkili şirketin alt yüklenici olarak çalıştırılmasını uygun gördüğünü, işin yapımı sırasında davalı iş ortaklığı tarafından dava dilekçesinde ayrıntılarıyla açıklanan hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı uygulamalarla müvekkili şirketin sözleşmeden doğan alacaklarının kendisine ödenmediğini, hak edişlerinden haksız kesintiler yapıldığını, müvekkili şirketin 48,49 ve 50 nolu hak edişlerden yapılan kesintilere usulüne uygun olarak itiraz ettiğini, taraflar arasında imzalanan hakedişler neticesinde cari hesap mutabakatları neticesinde hakediş alacakları oluştuğunu, 05/09/2022 tarihli 43 ve 48 nolu ortaklık hakedişinin idarece tasdik edildiğini ve müvekkili şirketin 43 ve 48 nolu hakedişler nedeniyle 644.067,80 TL alacağı olmasına rağmen davalılara gönderilen ihtar, yazı ve sözlü uyarılara rağmen halen ödeme yapılmadığını, dava konusu alacağın likit olduğunu, sonuç olarak toplam 1.016.949,15 TL alacağın tahsili için davalılar hakkında başlatılan Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18711 sayılı dosyasındaki icra takibine davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, sonuç olarak davalılar tarafından Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18711 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>  Davacı vekili tarafından verilen birleşen 2023/281 Esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde özetle; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 29/04/2013 tarihinde birim fiyat teklif almak suretiyle ihalesi yapılan Edirne ilinde \"Hamzadere Barajı Sulaması Yapımı İşi\"nin davalı adi ortaklık uhdesinde kaldığını, sonrasında müvekkili ile adi ortaklık arasında  07/10/2013 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, 19/08/2013 tarihli birim fiyat sözleşmenin idarece hazırlanmış birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için davalı yüklenicilik tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı olan 214.931.714,39 TL bedel üzerinden akdedildiğini, taraflar arasında imzalanan hakedişler neticesinde cari hesap mutabakatları neticesinde hakediş alacakları oluştuğunu, 05/09/2022 tarihli 48 nolu ortaklık hakedişinin idarece tasdik edildiğini ve 25.364.986,73 TL tutarındaki hakediş alacaklarının 21/10/2022 ve 28/12/2022 tarihinde iki defa ortaklık hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini, müvekkili ile ortaklık arasında imzalanan 07/10/2013 tarihli taşeron sözleşmesi'nin 12. maddesinde muacceliyetin düzenlendiğini, sözleşmeye göre ortaklıkça idareden tahsil edilen hakediş bedelinin beş gün içinde ...'e ödeneceğine dair hükme yer verildiğini, ortaklık tarafından müvekkiline 13.473.573,96 TL ödeme yapıldığını, 26/10/2022 tarihinde taraflarına ödenen 4.803.661,88 TL ile birlikte 48 nolu hakediş raporu alacağına karşılık olan toplam 18.277.235,84 TL'nin ödendiğini, 6.098.421,23 TL'nin ödenmediğini, davanın açıldığı tarih itibariyle kısmi ödemeler neticesinde icra takibine konu edilen 5.494.906,96 TL'nin halen ödenmediğini, müvekkili şirketin alacağının kesin ve muaccel olduğunu, müvekkili şirketin tutanağa bağlanan alacağı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulü ile Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18700 sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptalini, %40'dan aşağı olmamak üzer icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalılar vekilleri tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, davacının dava dilekçesi ile ibraz ettiği eser sözleşmesinin mevcut olduğunu, eser sözleşmesinden doğan alacaklar için 5 yıllık zamanaşımı uygulandığını, bu hali ile davacının taleplerinden Nisan 2018 öncesine ait olanlarının zamanaşımı sebebi ile reddi gerektiğini, taraflar arasında 07.10.2013 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede davacının, “Hamzadere Barajı Sulaması İnşaatı Yapım İşinde” davalıların kurduğu ortaklığın müteahhit sıfatı ile isteyeceği her cins ve miktardaki, altyapı ile üstyapı işleri ile bu işlerin gerektirdiği diğer inşaat, mekanik ve elektrik, harita ve diğer raporlama işlerini müteahhidin yapım işi sözleşmesi ve ekleri, özel ve teknik şartnameler ile fen ve sanat kurallarına uygun olarak sözleşme ekindeki birim fiyatlar üzerinden %7 tenzilat ile imal etmeyi taahhüt ettiğini, davacının 2023/280 Esas dosyasındaki talepleri hakkında, bu davada talep edilen asıl alacakların hukuki sebebinin %3’ten %5’e çıkartılan tenzilat oranı olduğunun ifade edildiğini, davacının talep ettiği asıl alacakların davacıya ödenmemesinin sebebinin, stopaj oranındaki mevzuat değişikliği olduğunu, idarenin vergilere zam yapılmasından dolayı hak edişte müvekkiline uyguladığı stopaj artış oranının aynı şekilde davacıya uygulandığını, bu kapsamda davacının hak edişinden yapılan stopaj kesintisinin %3’ten %5’e yükseltilmek zorunda kalındığını, bu yüzden davacının bu talebinin herhangi bir sözleşmesel ya da hukuki dayanağı olmadığını, yapılan uygulamanın sözleşmenin yukarıda beyan edilen 20, 33 ve 36 maddelerine uygun olduğunun sabit olduğunu, stopaj oranındaki yükselmenin sebebinin davalıların tek taraflı olarak aldıkları bir karar veya yarattıkları bir fiili durum değil vergi oranındaki artıştan ibaret olduğunu, taraflar arasındaki vergilere zam yapılmasından kaynaklanan bir durumun söz konusu olduğunu, davacının esas davaya konu ettiği bu talebinin vergilere zam yapılması sebebi ile reddi gerektiğini, mahkemenin 2023/280 Esas dosyası ile birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/281 Esas 2023/272 Karar dosyası hakkında, davacının iş bu davada Ankara 24. İcra Dairesinin 2022/18700 Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı talep ettiklerini, Ankara 24. İcra Dairesinin 2022/18700 Esas dosyasındaki davacının taleplerinin; 5.494.906,96 TL asıl alacak (taşeron sözleşmesi, fatura, cari hesap, hak ediş alacağı) 67.519,61-TL işlemiş faiz 5.562.426,57 TL toplam dava dilekçesinde asıl alacağın hukuki sebebini 48 nolu hak edişin eksik ödenmesi olarak beyan edildiğini, davacının iddiasının 48 nolu hak ediş alacaklarının 24.375.657,07 TL olduğu yönünde olduğunu, bu hak ediş için 02.11.2022’de 13.473.573,96 TL ve 26.10.2022’de 4.803.661,88 TL olmak üzere toplam 18.277.235,84 TL ödendiğini, 24.375.657,07 – 18.277.235,84 = 6.098.421,23 TL davacının icra takibinde talep ettiğinin ana para olduğunu, davacının eksik ödeme iddiasının doğru olmadığını, mahkemenin 2023/280 Esas dosyası ile birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/282 Esas 2023/273 karar sayılı dosyasındaki talepleri hakkında, davacının 34.954.946,03 TL Sayıştay ilamı kapsamında yapılan kesintiden şimdilik 700.000,00 TL talep ettiğini, talep edilen bu kesintinin temyiz aşamasında olan Sayıştay 2. Dairesi’nin 15.04.2022 tarih ve 161 sayılı EK1 olarak sunulan ilamından kaynaklandığını, idare ile müvekkili arasında olan Yapım İşi Sözleşmesi kapsamında, idarenin yapmış olduğu bu kesintinin her ne kadar kesinleşmemiş dahi olsa bir Sayıştay kararına dayandığını, davacının, idare kontrol görevlilerine teslim edilen araçların kiralarının bedeli olan 3.100.000,00 TL’den şimdilik 50.000 TL talep ettiğini, davacının bu bedelleri talep etmesinin sözleşmenin maddelerine aykırı olduğunu, davacının, şantiye şefi giderleri olarak ifade ettiği 4.400.000,00 TL’den şimdilik 100.000 TL talep ettiğini, taraflar arasındaki ilişkinin başından bu yana yapılan bu uygulamanın artık Yargıtay kararlarında ifade edilen “taraflar arasında teamül haline gelen süreklilik arz eden fiili uygulama” niteliği kazanmış olup davacının taleplerinin sözleşmesel ya da yasal bir dayanağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2023 tarihli 2023/280 Esas  sayılı derdest kararında özetle; Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İİK’nın 257. maddesinin 1. fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.<br>İhtiyati tedbir ise, 6100 sayılı HMK’nin 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir (PEKCANITEZ Hakan / ATALAY Oğuz / ÖZEKES Muhammet, Medeni Usul Hukuku, 13. B., Ankara 2012, s. 873).<br>Talep eden yan dilekçe içeriğinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu yönünde açıklamada bulunmuş olup, ihtiyati haciz talebi yönünden vadesi gelmiş bir muaccel alacağın varlığı bu aşamada ispat edilemediği, dava konusu alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiği gibi, dava dosyasında dava dilekçesi dışında başka bir belge ve bilgi bulunmadığı, böylece ihtiyati haciz için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği görülmekle, davacı vekilinin asıl ve birleşen dosyalardaki ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 15.05.2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağının kesin ve muaccel olduğunu, müvekkili davacı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (bundan sonra ‘müvekkil davacı’, ‘müvekkil davacı alt yüklenici’ olarak anılacaktır.) ile davalı yüklenicilik arasında \"Hamzadere Barajı Sulaması Yapımı İşi’ne yönelik, 195.000.000,00 TL bedelli birim fiyat alt yüklenici sözleşmesinin 07.10.2013 tarihinde imzalandığını, müvekkili davacı firmanın alt yüklenici olarak çalışması ve imzalanmış bulunan alt yüklenici sözleşmesinin idarenin 25.11.2013 tarihli, 696778 sayılı yazısı ile uygun görüldüğünü, \"Hamzadere Barajı Sulaması Yapımı İşi Sözleşmesi\" kapsamında 43-48 nolu ortaklık hakkedişinin idarece tasdik edildiğini ve hakedişlerin ortaklık hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini,  43-48 nolu ortaklığın hakediş alacakları kısmen tahsil edilmiş olup müvekkili şirketin hakedişlerinden %3 tenzilat yapılmasının kararlaştırıldığını, taraflarca imzalanan 02.01.2017 tarihli 1 nolu zeyilname ile sözleşmenin “Sözleşmenin konusu ve işin yeri” başlıklı 3. maddesinde % 7 olarak belirlenmiş bulunan tenzilat oranının %3 olarak değiştirildiğini, ancak ortaklık tarafından sözleşmeye aykırı olacak şekilde hak edişlerinden %5 kesinti yapıldığını, kesintiler neticesinde müvekkili ... şirketinin 644.067,80 TL alacağı oluştuğunu, 28.09.2022 tarihinde taraflarınca  düzenlenerek ortaklığa gönderilen 48 nolu taşeronluk hakkedişinin de ortaklıkça düzeltilerek tasdik edildiğini, düzeltmelere karşı ise müvekkilince 17.10.2022 tarih ve 2022/40 sayılı yazıyla itiraz edilerek anılan hakediş raporuna ait 21.10.2022 tarihli faturanın ihtirazi kayıtla düzenlendiğini, ortaklıkça istenen teminat mektuplarının da, kesin hesap teminat mektubunun da ihtirazi kayıtla olmak şartıyla ortaklığa verildiğini, 48 nolu taşeronluk hakediş raporundan ...'e ödenmesi gereken tutarın 24.375.657,07 TL olduğunu, 05.09.2022 tarihli 48 nolu ortaklığın hakediş alacak bakiyesinin 28.10.2022 tarihinde tahsil edilmiş olup bu tarihten itibaren beşinci günü olan 02.11.2022 tarihinde ortaklık tarafından ...'e 13.473.573,96 TL ödeme yapıldığını,  26.10.2022 tarihinde taraflarına ödenen 4.803.661,88 TL ile birlikte, 48 nolu taşeronluk hakediş raporu alacaklarına karşılık toplam 18.277.235,84 TL ödenmiş olup (24.375.657,07 TL - 18.277.235,84 TL =) 6.098.421,23 TL ödenmediğini, davanın açıldığı tarih itibarıyla kısmi ödemeler neticesinde icra takibine konu edilen 5.494.906,96 TL'nin de halen ödenmediğini, davalı ortaklık tarafından idareden hak ediş alacaklarının tahsil edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin hak ediş alacağının sözleşmede karşılığı olmayan gerekçelerle kesildiğini, tarafların karşılıklı kabulüne bağlı olan hak ediş tutanağı ile imzalanan alacağın kesinleşmiş alacak olduğu dikkate alınarak dava konusu alacak nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haciz kararı için ortada bir para borcunun bulunması ve haciz talep eden kişinin, talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması hususları dikkate alınarak istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava ve birleşen dava, taraflar arasında düzenlenen 07.10.2013 tarihli ve konusu ''Hamzadere Barajı Sulaması Yapımı İşini'' konu alan alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan davacı alt yüklenicinin hak edişlerinden haksız yere yapılan kesintiler ile ödenmeyen hak ediş alacaklarının tahsili için davalı yüklenici ortaklık hakkında yapılan icra takiplerine itirazın iptali ile inkar tazminatı istemlerine ilişkin olup davacı vekilin asıl ve birleşen dava dosyalarında takibe konu alacaklarının dava sonuçlanıncaya kadar tahsilinin teminat altına alınabilmesi amacıyla davalı ortaklığın mal varlığı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. davacı alt yüklenici, davalı adi ortaklık ise yüklenicidir.<br>\tMahkemece, asıl ve birleşen davalar yönünden, 25/04/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz isteğinin, alacağın yaklaşık olarak ispatlanamaması ve alacağın var olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği kabul edilmek suretiyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur.  <br>\tHer ne kadar davacı vekili tarafından verilen ve içeriği yukarıda açıklanan istinaf başvuru dilekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığı nedeniyle kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi isteğinde bulunulmuş ise de; <br>\t İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları gösterilmiştir.<br>\t\tİİK'nın 257. maddesi uyarınca; alacağının vadesi gelmiş (alacak muaccel) ve alacak rehin ile güvence altına alınmamış ise, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilir (İİK m. 257/1). Bu halde alacaklı, mahkemede yalnız alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmekle yetinecektir, alacaklının başka bir hususu ispat etmesine gerek yoktur. <br>\tAlacağının vadesi henüz gelmemişse (alacak müeccel ise), alacaklı kural olarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasını isteyemez. Ancak alacaklı borçlunun belli bir ikametgahının bulunmadığını, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da   alacaklanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispat ederse, ihtiyati haciz kararı verilebilir. <br>\tBu bilgiler ışığnda somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında, eser sözleşmesi niteliğindeki ve yukarıda belirtilen işlerin yapılmasını konu alan 07.10.2013 tarihli alt yüklenici sözleşmesi uyarınca davacı alt yüklenici hak edişlerinden haksız kesintiler yapıldığını ve bir kısım hak edişlerinin ödenmediğini belirterek bu alacaklarının davalı ortaklıktan tahsili istemiyle önce icra takipleri başlatmış, davalı ortaklığın takiplere itirazı üzerine eldeki itirazın iptali istemli davaları açmış, bu alacakların tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davaya ve birleşen davaya konu bu alacaklarını karşılayacak oranda davalı ortaklığın mal varlığı üzerine teminatsız veya takdiren teminat mukabili ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.<br>\tİİK'nın 257. ve 258. maddeleri uyarınca, davacının, davalıdan var olduğu iddia ettiği alacağın varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamaktadır. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterlidir.<br>\tSomut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve açılan davadalarda davacı taşeronun davalı ortaklıktan hak edişler sebebi ile takip tarihi itibari ile alacağının olup olmadığı ve alacaklarının miktarı davalı taraf alacağa ve davalara karşı koyduğundan yargılamaya muhtaç olup, dosyada bu aşamada bulunan deliller, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte değildir. <br>\tBu nedenle, mahkemece de, aynı gerekçelerle asıl ve birleşen dosya yönünden davacı vekilinin ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istemde bulunan davacı vekilinin, ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair 25/04/2023 tarihli ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>   \t\t\t1-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  tarihli 2023/280 Esas sayılı derdest dosyasından verilen 25/04/2023 tarihli, davacı vekilinin asıl ve birleşen dosyalardaki ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair ara kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2- İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davacıdan asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcı davacı tarafından asıl dosyada peşin olarak yatırılmış olup birleşen dosyada 179,90 TL yönünden yatırılmış olduğundan birleşen dosya yönünden alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcından 179,90 TL peşin harç bedelinin mahsubu ile kalan 89,95 TL harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3- Davacı tarafından asıl ve birleşen dosyalarda yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t\t\t4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f ve 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 24/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>         Başkan                Üye                   Üye             Katip <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6403a6900db72ee7","SID":"32598a12d61449b8"}}