{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/794 <br>KARAR NO: 2023/1527<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET   MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2019/796 Esas - 2020/878 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 14/09/2018 tarihli ... numaralı sipariş formu imzalanarak sözleşme kurulduğunu, müvekkilinin bu kapsamda 09/01/2019 tarihli 20.039,40-USD tutarlı faturayı düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, imzalanan diğer ... sipariş formu kapsamında 05/12/2018 tarihli 4.071-USD tutarlı faturanın düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, ödenemeyen her iki faturanın da tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 4.071,00-USD tutarlı faturayı kabul ederek ödediği ancak diğer fatura için takibe kısmen haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden iki adet faturadan 4.071-USD'lik fatura için baz alınan 5,2818-TL USD kurunun doğru olduğundan o miktarın ödendiğini, o faturanın uyuşmazlık konusu olmadığını ancak 20.039-USD'lik faturaya ilişkin ... numaralı sipariş formunda 1 USD=4,95-TL şeklinde mutabakat bulunmasına rağmen davacının bu mutabakata aykırı olarak 1 USD=5,46-TL üzerinden fatura düzenlediğini, bu nedenle söz konusu faturanın kabul edilmediğini, müvekkiline teslim edildiği ileri sürülen yazılım paketinin davacı tarafından işleme alınmadığını, ödeme yapılmadığı gerekçesiyle müvekkiline şifrelerin verilmediğini, 20.039-USD tutarlı faturaya itiraz edilerek iade edildiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, dosyaya sunulan e-posta yazışmalarından dava konusu yazılım programının davalı tarafa teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı tarafın e-posta yazışmalarını gerçekleştiren ... isimli kişinin şirket çalışanı olmadığı yönündeki iddialarının davayı uzatmaya yönelik olduğu;yazışmaların içeriklerinden satım bedelinin de ödenmediği,satış bedelinin revizesinin davacıdan talep edildiği, her ne kadar davalı tarafça aktivasyon şifrelerinin kendilerine verilmemesi nedeniyle programın kullanılamadığı, bu nedenle alacak talebinin yerinde olmadığı savunulmuş ise de bilgisayar mühendisi bilirkişi raporunda yazılımın aktivasyon seri numarasının sözleşmede belirtildiği, bu haliyle yazılımın kurularak aktive edilmesinin akabinde kullanımına engel bulunmadığı ve dava konusu yazılımın davalı tarafa teslim edilmesine rağmen davalının tercihi ile yazılımı kullanmadığı,sözleşme gereği davacının alacağını yabancı para olarak tahsili talebinin yerinde olduğu, her ne kadar sözleşmede yabancı para üzerinden satım bedelinin 4,95-TL satış kuruna sabitlendiği belirtilmişse de, sözleşmenin 2.  maddesine göre vadesinde ödeme yapılmayan hallerde davacı satıcının kampanya fiyatını iptal ederek alacağının yabancı para üzerinden tahsilini talep etme imkanı bulunduğu, TBK m.99 gereği borçlunun ödemeyi vadesinde yapmaması halinde alacaklının ister vade günündeki, isterse ödemenin fiilen yapıldığı gündeki kurun uygulanmasını isteyebileceği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle,  davalının vaki itirazının iptaline, asıl alacak 20.039,94-USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata kamu bankalarınca uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasına ve 20.039,94-USD'nin takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği 28/12/2018 tarihli e-postayı davacıya gönderen ve şirket müdürünün kardeşi olan ...'nin müvekkili şirketle hiç bir hukuki bağı bulunmadığını, şirketin yetkilisi veya çalışanı olmadığını;yazılı bir sözleşme imzalanmadığını; davacının e-posta ekinde gönderilen teklif formundan ve ...'nin e-postasından başka delil sunamadığını; yazılımın, aktivasyon anahtarının müvekkiline hiç teslim edilmediğini ve hiç kullanılmadığının sektör bilirkişisi tarafından tespit edildiğini; faturanın tebliğ edilmediğini; müvekkilinin davacıdan 2017, 2018 ve 2019 yıllarında parasını ödeyerek bir çok program ve bilgisayar satın aldığını, dosyaya sunulan e-postaların içeriklerinden hangi yazılım ile ilgili olduklarının anlaşılamadığını; yabancı para üzerinden gönderilen satış teklif formunda 1-USD'nin TL karşılığının 4,95-TL olarak sabitlenmesine rağmen icra takibine konu faturada kurun 5,46-TL olarak belirlendiğini, faturanın icra takibinden önce müvekkiline gönderilmediğini, dolayısıyla ortada yargılamaya muhtaç yani likit olmayan bir alacak olduğunu ve müvekkilinin de kötüniyetli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı başlatılan ilamsız icra takibine davalının vaki itirazın iptaline ilişkindir. 11/09/2018-14/09/2018 tarihlerinde ve davacı çalışanı ile davalı çalışanı ... arasındaki 7 adet e-posta yazışmasında, \"... Paketi (lisansı) ve 1 yıllık versiyon güncelleme ve abonelik anlaşması\" alım-satımı konusunda anlaşmaya varıldığı, davacının ürünü o dönemde geçerli kampanyaya göre 1-USD=4,95-TL kur üzerinden  KDV hariç 16.983-USD peşin fiyat  ile satacağı,söz konusu fiyat üzerinden 2018 yılının Ekim, Kasım ve Aralık ayının 20. günü ile 2019 yılının Ocak ayının 20. gününde taksitle ödeme olacak şekilde satın alınabileceğini bildirmesi üzerine, davacı tarafından teklifin kabul edilerek 14/09/2018'tarihinde sipariş formunun davalıya gönderildiği ,  sipariş formunda KDV hariç bedelinin 18.870-USD olduğu ancak 1.887-USD iskonto ile davalının ödeyeceği bedelin KDV dahil 20.039,94-USD olduğu, 1-USD=4,95-TL ve ödeme planının da 19/10/2018'de 5.039,94-USD, 20/11/2018-20/12/2018-20/01/2019'da 5.000'er USD olmak üzere belirlendiği, formun 2. maddesinde, vadesinde yapılmayan ödemeler için aylık %2 vade farkı uygulanacağı ve sipariş edilen ürünlerle ilgili yapılan indirimin iptal edileceğinin yazılı olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu e-postalar davalının ... ve ... simli çalışanları ile davalı şirket yetkilisi ...'ye de \"Bilgi\" amacıyla eş zamanlı olarak gönderilmiştir. Sonrasında davacının muhasebe görevlisi tarafından 18/12/2019'da \"...@...com.tr\" adresiyle birlikte davalı çalışanı ...'a gönderilen e-postada 14/09/2018 tarihli siparişteki kur kampanyası özel koşullarda yer alan 2. maddeye istinaden iptal edildiği, faturanın güncel kurdan kesileceği, vadesi geçmiş bakiyelerin o gün ödenmesi durumunda faiz uygulanmayacağı bildirilmiştir. Dosyadaki tüm yazışmalara bakıldığında, davalı şirketin e-posta adresi \"@...com.tr\" uzantısını taşımaktadır. Buradan hareketle, 28/12/2018'de  \"...@...com.tr\" adresinden Genel Müdür sıfatıyla \"...\" isimli kişi tarafından, davacının muhasebe görevlisi ...'e ve davalı çalışanı ...'a, \"Bilgi\" için de \"...@...com.tr\" (davalı şirket yetkilisi) adresine gönderdiği e-postada, zaman tanıma konusundaki anlayış için teşekkür ettiği, söz konusu yazılımın TÜBİTAK Projesi kapsamında TÜBİTAK tarafından finanse edileceğini ancak TÜBİTAK'ın projeyi 6 ay ötelediğinden yapılmış ve yapılacak tüm alımların durdurulduğunu ve ötelendiğini, bunun sebebinin güncel kur oynamaları olduğunu, yazılımın mutlaka satın alınacağını, yazılımın paketinin henüz açılmamış vaziyette kendilerinde bulunduğunu, yazılımın faturalanması ve ödemesi hakkında 3 adet öneride bulunduğunu bildirmiştir. Davalı vekili, istinaf dilekçesinde bu şahsın şirketle hiç bir bağı ve temsil yetkisinin bulunmadığını belirtmiş ise de ,davacı çalışanı ... tarafından 18/12/2019'da hem adı geçen ...'a ve tüm süreçte yazışmalara dahil olan davalı çalışanı ...'a da e-posta gönderildiği; sonrasında  28/12/2018 tarihli e-posta da davacı çalışanı ile birlikte, davalı çalışanı ...'a ve davalı şirket yetkilisi ...'ye de gönderilmiştir. Süreç içinde davalı şirket tarafından, adı geçen ...'ın gönderdiği e-postanın dikkate alınmaması gerektiği veya şahsın davalı şirketle ilgisi olmadığı yönünde davacıya hiç bir itirazı ve bildirimi olmamıştır. 16/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, aynı tarihte lisansın kurulumu ve aktive edilmesi için gerekli olan seri numarasının davalıya gönderildiği belirlenmiştir. Yazılımın aktive edilmeme sebebinin davalının sorumluluk alanındaki projenin ertelenmesi olduğu,davacıya yüklenebilecek bir sorumluluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Davalı tarafın cevap dilekçesinde, faturaya itiraz sebebinin USD üzerinden düzenlenen faturadaki TL kurunun, sipariş formundaki kur üzerinden değil daha sonraki tarihli yüksek olan kur üzerinden hesap edilerek fazla miktarın talep edildiği ifade edilmiştir. Yani fatura bedelinin ödenmemesinin sebebi ürünün teslim alınmaması, kullanılmaması veya aktivasyon kodunun teslim edilmemesi olmadığı anlaşılmaktadır.Buna göre,davacı tarafından satılıp teslim edilen ve davalının uhdesinde bulunan ürün bedelinden sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davalı vekili, faturanın sipariş formunda mutabık kalınan USD-TL kuru üzerinden değil sonraki tarihte daha yüksek olan kur üzerinden düzenlendiğini ve fatura daha önce görülmediğinden icra takibinde itiraz edildiğini dolayısıyla alacağın likit olmadığını ileri sürmüş ise de; sipariş formundaki indirimin  iptal sebebine ilişkin kayıt ve bedele uygun olarak düzenlenen faturaya dayalı alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; davacı tarafça başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve  icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmayıp hükme yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.145,80-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.786,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.359,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa99f482434cf22c","SID":"291ae7bb4bf7ddc2"}}