{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/801 - 2023/625<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/801 <br>KARAR NO\t: 2023/625<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2020/87 Esas 2020/699 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 05/10/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/10/2023<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 22.08.2019 tarihinde, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirtildiğini, 01.10.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine tazminat talebiyle başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası mahiyetinde şimdilik 5.500,00-TL daimi maluliyet tazminatının 01.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.11.2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile tazminat miktarını 113.570,83 TL’ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili, başvuru tarihi itibariyle alacak miktarı tamamen ve açık şekilde belirli olduğundan davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun düzenlenmiş bir rapor dosyada bulunmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderinden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini belirterek davanın davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı ve davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle %8 daimi maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının aktüerya raporu ile hesaplandığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 113.570,83 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 07.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından usulüne göre tanzim edilmiş maluliyet raporu olmadan davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını, bu başvurunun geçerli olmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, davacının maluliyetinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda PMF yaşam tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının gelirinin belirlenmesinde kaza öncesine ilişkin 3 aylık gelirinin esas alınması ve davacının sürücü belgesini olmadığı dikkate alınarak müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavalı sigorta şirketi, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK’nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Mahkemece davacının maluliyetinin belirlenmesi için alınan Balıkesir Üniversitesi, Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen raporda davacının dava konusu kaza nedeniyle yaralanması sonucu %8 oranında maluliyetinin bulunduğu belirtilmiş, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının talebi olan sürekli iş göremezlik zararı olay tarihinden başlatılarak maluliyet oranına göre hesaplama yapılmıştır. Mahkemece davacının dava konusu olay nedeniyle geçici işgöremezlik (iyileşme süresinin) süresi belirlenmeden ve aktüer bilirkişi tarafından geçici iş göremezlik süresi gözetilmeden olay tarihinden itibaren maluliyet oranına göre tazminat hesabı yapılması doğru görülmemiştir. Mahkemece öncelikle davacının geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre geçici iş göremezlik süresinin bittiği tarihten itibaren sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması gerekir. <br>\tDavaya konu kaza 22.08.2019 tarihinde meydana gelmiş, maddi tazminat hesaplanmasına ilişkin hükme esas alınan aktüer bilirkişi tarafından davacının 2019 yılı SGK kayıtlarında belirtilen ücreti asgari ücrete oranlanarak asgari ücretin 1.2970 katı gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de mahkemece davacının kaza tarihinde elde ettiği geliri konusunda gerekli araştırma yapılmamıştır. Öncelikle davacının kaza tarihindeki gelirine dair delillerinin ibrazının sağlanması, davacının kaza tarihinde SGK kaydına göre işverene bağlı olarak çalıştığı anlaşıldığından çalıştığı işyerlerinden kaza tarihinden ilk derece mahkemesi rapor tarihine kadar olan tüm maaş ve ödemelere ilişkin belgeler getirilerek gelirinin belirlenmesi ve istinaf kanun yoluna başvuran davalı taraf yararına oluşan kazanılmış haklarda dikkate alınarak tazminatın hesaplanması gerekirken bu hususa ilişkin deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\tAyrıca tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna ve tatbik edilen esaslara açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 E. – 2020/8874 K. sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 E. – 2021/34 K. sayılı ilamı) Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak (taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek) davacının bakiye muhtemel yaşam sürelerinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekir. <br>\tAçıklanan nedenlerle Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilimdalı başkanlıklarından rapor alınarak davacının dava konusu kaza sonucu yaralanmasına bağlı geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi ve sonucuna göre geçici iş göremezlik süresinin bittiği tarihten itibaren davacının talep ettiği sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması, tazminat hesabına esas gelirinin belirlenmesi için çalıştığı işyerlerinden olay tarihinden ilk derece mahkemesi hesap tarihine kadar olan tüm maaş bordroları ve ödemeler dosyaya getirilip gelir net olarak belirlenerek hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmadığından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlardaki eksiklikler tamamlanarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br> \t2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/10536 esasına yatırılan 170.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 05/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br> * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b8a04125970f70c","SID":"e3bdffa51f65f3be"}}