{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1493 <br>KARAR NO: 2023/910<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2019<br>NUMARASI: 2018/119 Esas - 2019/1083  Karar<br>DAVA: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/09/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/09/2015 tarihinde akaryakıt alımına ilişkin olarak \"Automatic Sözleşmesi\" akdedildiğini, bu sözleşme gereği davalıya 22 adet ... cihazı teslim edilerek akaryakıt kullanımının aktif hale getirildiğini ancak davalının herhangi bir hakka neden olmadan sözleşmeyi feshederek akaryakıt alımını durdurduğunu, davacı tarafından Bakırköy ... Noterliğinin 06/12/2016 tarih ... yevmiye nolu evrakı üzerinden keşide edilen ihtarname ile sözleşme gereği davalının ödemesi gereken cezai şart alacağının talep edildiğini, ihtarnamenin davalıya 08/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olması karşısında davalının ... Tarihinde temerrüte düştüğünü, davacının akabinde Bakırköy ... Noterliğinin 10/01/2018 tarih ... yevmiye numaralı evrak üzerinden keşide ettiği ihtarname ekinde tahakkuk eden cezai şarta ilişkin faturaların davalıya gönderdiğini ve bu ihtarnameninde faturalarla birlikte 12/01/2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, buna rağmen davalının cezai şart alacağını ödemediğinden 72.297,65 TL cezai şart alacağının 18/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 01/09/2015 tarihinde akaryakıt alımına ilişkin olarak \"Automatic Sözleşmesi\" akdedildiğini ve sözleşmenin süresiz olduğunu, bu özellik nedeniyle sözleşmenin dilendiği zaman feshedilebileceği, dolayısıyla feshin haksız addedilemeyeceği, aksinin sözleşmeye süresiz olarak bağlanma anlamına geleceği, bununda ahlaka ve adaba aykırılık teşkil ettiği, sözleşmenin 4.maddesiyle sözleşmenin süresiz olduğunu öngörüldüğü bu nedenle sözleşmenin ahlaka ve adaba aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz bir sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceği, cevap dilekçesinde ekinde sunulup Yard. Doç. Dr. ... tarafından düzenlenmiş olan 22/02/2018 tarihli raporda açıklandığı üzere davalı şirket yetkilisi ...'ın temyiz kudretine sahip olmadığı ve bu nedenle fiil ehliyetinin bulunmadığı bundan dolayıda sözleşmenin geçersiz olduğu ve içerdiği cezai şarttan sorumlu tutulamayacakları bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"taraflar arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli olduğu görülmektedir. Ancak Yargıtay uygulamaları ile de kabul edildiği üzere belirsiz süreli sözleşmelerin ancak haklı nedenle feshi mümkündür. Aksi keyfilik olup her hak gibi olağan fesih hakkı da keyfi olarak kullanılamaz. Keyfi kullanım dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil eder. Bu nedenle davalı olağan yolla kullandığı fesih hakkının haklı bir nedene dayandığını ispat yükü altındadır.(bkz. Yargıtay 11. HD. 22/10/2014 tarih - 2014/7542 Esas ve 2014/16209 Karar ve 11. HD. 27/04/2016 tarih - 2015/15216 Esas ve 2016/4748 Karar) Bu doğrultuda davalı taraf sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ispat edememiştir. Davalı taraf her ne kadar sözleşmeye imza atanın davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı yönünde savunmada bulunmuş ise de imzalanan sözleşmeden kaynaklanan karşılıklı edimleri fesihten önce ifa ederek yetkisiz temsile rıza göstermiş olması nedeniyle davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan hak ve borçlardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Alınan son bilirkişi raporu ile; davacının sözleşme kapsamıyla talebi mümkün cezai şart alacağından %30 oranında indirim yapıldığından davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı tespit edilmiş olduğundan ve davacının talebi mümkün 72.297,65 TL'den %30 indirim yapıldığında 50.608,35 TL'nin davalının bu miktar alacak bakımından temerrüte düştüğü 18/01/2018 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ,...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müvekkili şirketten cezai şart talep edilmekte ise de taraflar arasında akdedilen Automatic Sözleşmesi’nin süresiz olarak akdedildiğini,  hal böyle iken süresiz sözleşmenin dilendiği zaman feshedilebileceği ve süresinden önce Automatic Sözleşmesi’nin haksız feshinin söz konusu dahi olamayacağını, diğer taraftan süresiz sözleşme akdedilmesinden müvekkili şirketin sonsuza kadar ilgili sözleşme ile bağlı kalması anlamının da çıkarılamayacağını, taraflar arasında akdedilmiş 01.09.2015 tarihli Automatic Sözleşmesi’nin “süre, fesih ve cezai şart” başlıklı 4. maddesinde ilgili sözleşmenin süresinin “süresiz” olarak kararlaştırıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin ilgili sözleşmeyi süresinden önce feshinin söz konusu dahi olamayacağı bu nedenle de müvekkili şirketten herhangi bir nedenle feshe bağlı olarak cezai şart talebinde bulunulamayacağını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla, en son alınan bilirkişi raporunda, davacının menfaat kaybının en fazla bir kat iskonto olduğu tespit edilmiş olup bu doğrultuda da davacının cezai şart olarak müvekkili şirket ile sözleşmeyi ifa ettiği dönemdeki ticari iskonto tutarlarının iki katını talep etmesinin de ayrıca kanuna ahlaka ve adaba aykırı olduğunu, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olması yanında ayrıca bu nedenlerle ... cezai şart bedeli olarak müvekkili şirketten hiçbir talepte bulunamayacağını, istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/119 E.ve 2019/1083 K. sayılı kısmen kabul kararının kaldırılmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın tümden reddine ve ayrıca istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, sözleşmenin haksız feshi ve ariyetlerin iade edilmemesi nedeniyle kararlaştırılan cezai şartın tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı  noktasındadır.Taraflar arasında, 01/09/2015 tarihinde akaryakıt satışına automatic sözleşmesi imzalanmıştır.Bu sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği ihtilaf konusu değildir.Davacı tarafından, sözleşmenin feshine bağlanan cezai şart ile automaticten çıkılması durumunda ödeneceği kararlaştırılan tutarların ödenmesi davalıdan ihtarla talep edilmiştir.Davacı tarafça, cezai şart ve ... ve standart kart için kararlaştırılan ücretlerin davalıdan tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme süresiz olarak imzalanmıştır. Sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte hangi tarihte feshedildiği dosya kapsamıyla belli değildir. Ancak davacı tarafından cezai şartın ödenmesi için davalıya 06/12/2016 tarihinde ihtarname çekildiğine göre sözleşmenin bu tarihten önce feshedildiğinin kabulü gerekir.Sözleşmenin süre, fesih ve cezai şarta ilişkin 4. Maddesinin 3. Paragrafında, müşteri(Davalı)nin, satıcının üzerine düşen yükümlülüklerinden herhangi birini ve ya birkaçını yada hiç yada gereği gibi yerine getirmemesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebileceği, düzenlenmiştir.Davalı tarafça sözleşmenin süresiz olup ilanihaye sözleşme ile bağlı kalınamayacağı ileri sürülmüş ise de, henüz sözleşmenin 2. yılı dahi dolmadan sözleşmenin feshedilmesi karşısında söz konusu iddia dinlenebilir değildir. Bu halde davalının sözleşmeyi az yukarıda anılan sözleşme maddesine göre feshetmesi gerekir. Ancak davalı tarafça bir fesih nedeni ileri sürülmemiş ve dolayısıyla sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamamıştır.Sözleşmenin 4. Maddesinin 4. Paragrafında, müşteri sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerden birine aykırı davranması halinde veya söz konusu yükümlülüklerin ifasının ihmali halinde yada her ne sebeple olursa olsun iş bu sözleşmeden dönmesi halinde satıcıya vuku bulan her bir fiil ile ilgili kendisine iş bu sözleşme ile sağlanmış iskonto bedellerinin 2 katı tutarında cezai şartı ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın ödemeyi taahhüt etmiştir. Ayrıca, sözleşmenin 14. Maddesinde, herhangi bir nedenle(sözleşmenin süresinden önce herhangi bir nedenle süresinden önce feshedilmesi hali de dahil ve fakat bununla sınırlı olmaksızın automaticten çıkılması durumunda, ekipmanların başka bir araca takılması, müşteriyle teslim edilen standart kartların kaybedilmesi ve araca takılan ilk ekipmana kaydedilen bilgilerde değişiklik yapılması durumlarında müşteri araç başına işlemin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankası satış kuru üzerinden ... için 250 $ ve standartkart için 50 $ karşılığı TL ve KDV tutarında bedellerin ödeneceği taahhüt altma alınmıştır.Davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığından sözleşmenin feshine bağlı cezai şartın ve sözleşmenin feshi nedeniyle automatıcten çıkılmış olduğundan ... için 250 $ ve standartkart için 50 $ karşılığı TL ve KDV tutarının ödenmesinin koşulları oluşmuş bulunmaktadır. Davalı tarafça, iskonto oranının iki katı cezai şart belirlenmesinin  hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, davalı sözleşme ile bağlı olup, belirlenen cezai şartın miktarı tek başına sözleşmeyi hükümsüz hale getirmez. Ayrıca, davalı şirket yetkilisinin sözleşmenin imzalandığı sırada muhakeme yeteneğinin bozuk olduğu ileri sürülmüş ise de, sözleşmenin feshedilene kadar uygulanmış olması ve fesihle sona ermiş olması karşısında süreç içerisinde sözleşmeye onay verildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece alınan, 28/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalının son bilançoya göre özvarlık değeri dikkate alındığında ceza miktarında davalının ekonomik mahvına sebep olunmaması için %30 oranında indirim uygulanabileceği kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu gerekçeli, denetime elverişli ve somut olaya uygun olup raporun hükme esas alınmasında ve cezai şarttan takdiren %30 oranında indirim yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 864,27‬ TL harcın, alınması gerekli olan 3.457,06 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.592,79‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/09/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d560f069fa4af91","SID":"74868aa74bf536a9"}}